Çin’in Ukrayna’dan Çıkaracağı Dersler

Okunma Süresi: 35 dk 59 sn

Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinden sonra Xi Jinping, Çin’in grant stratejisinde yer alan Tayvan’ı anakıta ile buluşturma hayaline tekrar odaklanmıştır. Batı’nın Ukrayna işgali için Rusya’ya hangi tür yanıtlar vereceği Xi için ileride olası Tayvan işgali hakkında ön bir okuma verecektir. Şu an için Batı’nın Rusya’ya karşı askeri açıdan sessiz kalması ve Çin’in hâlihazırda diplomasi çağrısında bulunması büyük tehlikenin ne olacağına dair tahminlerde bulunmayı güçlendirmektedir.

24 Şubat sabahında Rus askeri güçlerinin Ukrayna’yı kapsamlı bir şekilde işgal etmesiyle birlikte Batı hükümetleri de derhal Rusya’ya karşı yeni bir yaptırım turu ilan etmiştir. Batı’nın yaklaşımlarının aksine Pekin’in kamuoyu açıklamaları her zamanki gibi belirsiz olmakla birlikte tüm ülkelerin egemenliğine ve bölgesel bütünlüğüne saygı duyduğunu, aynı zamanda Rusya’nın güvenlik kaygılarını anladığını ve askeri harekâtı “işgal” olarak nitelendirmekten kaçındığını ifade etmiştir[1].

Çin’in Tarafsızlığı

Ukrayna işgalinden önce Çin ve Rusya arasında yaşanan gelişmeler ABD’ye karşı yeni bir ittifak oluşumunu akıllara getirmiş ve ABD ile karşı karşıya gelme ihtiyacından yola çıkan Çin, Rusya ile stratejik bir ittifak kurmayı seçmiştir. Pekin Kış Olimpiyatları’nın açılmasından hemen önce Xi Jinping ve Vladimir Putin bir araya gelmiş ve her iki taraf da çok çeşitli jeopolitik ve ticaret alanlarını kapsayan 15 önemli işbirliği anlaşması imzalamıştır[2]. Rusya’nın Ukrayna’yı işgal gününde Çin, Rusya’dan buğday ithalatına izin vereceğini açıklamıştır. Böyle bir zamanda bu tür bir işbirliği şüphesiz Putin’e olan bağlılığının ve desteğinin bir ifadesi olarak açıkça anlaşılmakta ve bu politik jest Rusya’nın Ukrayna’ya karşı saldırganlığına ve Batı ekonomik yaptırımlarına direnme kabiliyetine olan güvenini arttırmaktadır[3].

Her ne kadar Putin, ortaya çıkan Ukrayna krizinin ana suçlusu olsa da, Xi’nin “ateşe körükle gitme” rolü göz ardı edilemez. Askeri çatışma yoğunlaştıkça ve Rusya’ya karşı ekonomik yaptırımlar yürürlüğe girmeye devam ettikçe, Xi Jinping Rusya’nın işgalini doğrudan desteklemeyecek olsa bile, Çin’in Rusya ile ortaklığını sürdürmek ve gizlice ona ekonomik yardım sağlamak için hala önceden ayarlanmış bir planı olduğu açıktır.

Çin, 12 yıl üst üste Rusya’nın en büyük ticaret ortağı olmuş ve Rusya, Çin’in en büyük enerji ihracatçısı konumundadır. Batılı ülkeler Rusya’ya karşı yaptırımlar açıkladığında Pekin, bu tür önlemlerin “ sorunu çözmek için hiçbir zaman temel ve etkili bir yol olmadığını” açıklamıştır[4]. Bu şüphesiz ekonomik sıkıntılarla boğuşan bir Rusya’ya büyük umut getirecektir.

Çin, Ukrayna Krizi’nin Galibi Konumunda

Rus işgali Putin’i uluslararası kamuoyunun “şeytani lider” olarak ilgi odağı haline getirerek Xi rejimini son yıllarda demokratik dünya için en büyük tehdit olarak görülen diplomatik sorundan kurtarmıştır. Şu anda Xi Jinping, Ukrayna krizinin tartışmasız en büyük galibi olma coşkusunun tadını çıkarıyor olabilir. Xi, Ukrayna kriziyle birlikte Tayvan planlarını hesaplamak için referans materyal olarak hizmet edecek olan tüm tarafların tepkisini yakından incelemelidir. Buna ön ayak olan gelişmelerden bir tanesi de şüphesiz ABD Başkanı Biden tarafından yapılan açıklama olmuştur. 1994 Budapeşte Muhtırasında ABD ve İngiltere, Ukrayna’nın nükleer silahlardan vazgeçmesi karşılığında Ukrayna’nın bağımsızlığı, egemenliği ve toprak bütünlüğü için bazı güvenlik garantileri vermiş olsalar da, şimdi Biden, ABD ordusunun Ukrayna üzerinden Rusya ile savaşa girmeyeceğini söylemiştir[5].

Bu açıklamaların ardından Asya Pasifik Bölgesi’nde yaşanabilecek olan en tehlike gelişmenin sorusu ortaya çıkmıştır. Tayvan Boğazı’nda askeri bir çatışma gerçekleşirse, ABD aynı stratejiyi benimser mi? Her ne kadar Tayvan ve Ukrayna jeopolitik strateji, coğrafi çevre ve uluslararası tedarik zincirinde rol bakımından farklı olsa da bu Rusya-Ukrayna Krizi’nde yaşanan ABD’nin askeri kısıtlama olayı Xi için önemli bir husus haline gelmiş ve Amerika Birleşik Devletleri ve Batı’nın askeri açıdan Tayvan’ı savunma ihtimalini küçümsemesine yol açmıştır.

Ancak Xi Jinping, ABD ve NATO’nun doğrudan Rusya’ya karşı askeri operasyon yapmamasına rağmen, ekonomik yaptırımların derinleştiği ve yaygınlaştığı gerçeğine de kesinlikle dikkat edecektir. Belki de Xi bu konuda pek endişeli değildir. İlk olarak, yukarıda belirtildiği gibi, Kış Olimpiyatları’nda Rusya ve Çin, Batı ekonomik yaptırımlarının etkisinin nasıl sınırlandırılacağını çoktan tartışmış olabilirler. Çin, Rusya ekonomisine ekonomik bir transfüzyon sağlayacak, böylece Rusya’ya yönelik yaptırımların etkisi çok fazla olmayacaktır. İkincisi, Pekin Tayvan’a askeri olarak saldırırsa, Batı’daki ekonomik devlerin kaçınılmaz olarak alacağı ekonomik yaptırımları göz önünde bulundurması gerekmektedir. Fakat Çin’in Rusya’dan daha astronot ve daha geniş sanayi tabanına sahip olan ekonomisinin çökmesini önlemek için iç pazarına güvenmesi daha mümkün olabilir. Bu bakımdan Xi rejimi son yıllarda bazı hazırlıklar yapmıştır.

Çin ve Rusya Farklılıkları

Xi Jinping için daha endişe verici olması gereken şey, Batılı ülkelerin Putin’e ve ailesinin denizaşırı varlıklarının dondurulması da dâhil olmak üzere yakın arkadaşlarına uyguladığı ekonomik yaptırımlardır. Çin ile uluslararası finans ve ticaret sistemi arasındaki karmaşık bağlantı ve sayısız yetkilinin ve ailesinin yıllar içinde ABD’ye ve diğer ülkelere varlık aktarması nedeniyle, benzer yaptırımların Xi rejimine büyük zarar vereceğinden şüphe yoktur. Bu, Çin’in büyük siyasi ailelerini etkileyecektir. Reform ve açılmadan bu yana, bu siyasi seçkinler, büyük bir kısmı sürekli olarak yurtdışına transfer edilen büyük servetler biriktirebildiler[6]. Dahası, komünist Çin’in kurucularının ikinci ve üçüncü kuşakları daha uluslararası yönelimlidir ve bu denizaşırı zenginlik uluslararası bağlarının temeli olarak işlev görür.

Eğer ciddi ekonomik ve kişisel yaptırımlarla karşı karşıya kalınırsa, Çin Komünist Partisi (ÇKP) rejimi içinde Putin’inkine benzer davranışlarda bulunmak için bir fikir birliği oluşturulabilir mi? ÇKP’ nin güç yapısı, Putin oligarşisinin dar yapısından farklıdır. Tartışmasız “çekirdek” lider olsa bile Xi Jinping’ in diğer siyasi figürlerin taleplerini göz önünde bulundurması gerekebilir ve diğer üst düzey ÇKP liderleri aslında Xi Jinping’ in risk alma dürtüsünü dizginleme yeteneğine sahip olabilir. Xi Jinping’ in Rus halkının işgale tepkisine dikkat etmesi de önemlidir. Birçok Rus şehrinde savaş karşıtı gösteriler patlak vermiş ve uluslararası siyaseti ele alan yüzlerce Rus bilim adamı ve gazeteci, Rusya’nın askeri harekâtını kınayan açık bir mektup imzalamıştır[7].

Xi, Tayvan’a karşı askeri harekat yaparsa, hayatın her kesiminden Çin halkının savaşa karşı tutumu onun istediği gibi olur mu? Yoksa savaş halinde daha büyük ekonomik sıkıntılara katlanmak zorunda kalacak olan halk risk almaya ve rejimin istikrarını tehdit etmeye istekli mi olacak?

Bu bakımdan Xi Jinping, Putin’den bile daha emin olabilir, çünkü ÇKP rejiminin Rusya’nın bilgi tekeli, konuşmanın bastırılması ve halkı aldatması konusunda büyük bir avantajı var. Dahası, Xi Jinping, “ulusun büyük gençleşmesini” savunarak halkının milliyetçiliğini harekete geçirmiş ve Çin-ABD ticaret savaşı ve COVID–19 salgınının yönetimi sırasında odağı ÇKP’ nin hatalarından uzaklaştırmak için milliyetçi bir coşku beslemiştir.

Şimdi Çin’in birçok internet kullanıcısı, ABD’nin müdahalesinin çatışmaya yol açan önemli bir faktör olduğuna inanarak Rusya’nın işgaline destek verdiğini belirtmiştir. Xi, Tayvan Boğazı’nda askeri çatışma başlatırsa, bu iyi kontrol edilen kamuoyu sayesinde bu tür eylemlerin meşruiyeti için bir nimet olabilir. Xi kesinlikle bunu istemektedir. Ancak, eğer Rus halkının savaş karşıtı tutumu Putin aleyhine olmaya artarak devam ederse ve böylece Putin’in yönetimini tehdit edebilirse, kesinlikle Xi’ nin güvenini baltalayacaktır. Özgürlük talep eden, Xi Jinping’ in başlattığı herhangi bir savaşa karşı çıkan ya da ekonomik yaptırımlardan muzdarip olan Çinliler Batı’nın uyguladığı bireysel yaptırımlarla şahsen vurulacak iktidar kliği üyeleriyle birlikte, Xi’ nin kontrolü altındaki güçler olarak devam edeceklerinin garantisi yoktur.

Bunu göz önünde bulundurarak, Putin ve Xi’ nin bugüne kadar ki ortak çabaları ve Xi’ nin Ukrayna krizine atıfta bulunan Tayvan hakkındaki olası hesaplamaları karşısında, Birleşik Devletleri’nin ve müttefiklerinin alması gereken yanıtlar olarak şunlar önerilebilir. Çin, Rusya’nın ekonomik yaşam çizgisi haline gelmiş ve Çin’in ABD ve Avrupa ile olan kapsamlı ticari ilişkileri göz önüne alındığında, şimdilik Rusya’ya yönelik Batı yaptırımları, Çin’in Rus halkının sıkıntılarından parazit olarak faydalanacağı ve böylece Putin’in acısını aynı anda hafifleteceği ve bu yaptırımların etkisini azaltacağı anlamına gelecektir.

Bu nedenle, Amerika Birleşik Devletleri ayrıca Rusya ile Çin arasındaki ticareti yakından izlemeli, Çin’e toplu ekonomik yaptırım planları hazırlamalı ve gerektiğinde bunları uygulamalıdır.

Çin’in Ekonomi Faktörü

Çin ekonomisi hala büyük ölçüde uluslararası ticarete bağlı kalmayı sürdürmektedir. Zaman içinde sürekli büyümeyi teşvik etmek için tamamen iç ekonomik faaliyetin potansiyel yetersizliği göz önüne alındığında, uluslararası finansal bağlar aniden kaybedilirse, Çin ekonomisi düşebilir. Xi Jinping, bu sonbaharda 20. Parti Kongresi’nde benzeri görülmemiş bir üçüncü dönem için iktidarda kalma görevini oluşturmak için hem siyasi hem de ekonomik istikrarı bir arada tutmaya acil ihtiyaç duyacaktır.  Batı’nın uyguladığı büyük ekonomik yaptırımları görmezden gelemeyecektir. Siyasi iktidar, genel olarak ÇKP içinde kurumsal olduğu kadar kişiseldir ve özellikle egemen sınıfıdır.

Bu nedenle, bireysel liderler ve onları destekleyen kurumlar için önemli olan şeylerden yararlanmak kritik öneme sahiptir. En belirgin hedef, Çin’in yönetici seçkinlerinin muazzam zenginliğidir. Bunların çoğu Çin’in en önemli çok uluslu şirketleriyle iç içe ya da yabancı bankalara gizlenmiş, bu seçkinleri finansal yaptırımlara karşı daha savunmasız hale getirmektedir. Batılı ülkelerin istihbarat teşkilatları, Çin egemen sınıfının üyelerinin gizli varlıkları hakkında çok şey biliyor ve bu tür bilgilerin yayınlanması ÇKP rejimine ciddi bir darbe olacaktır. Amerika Birleşik Devletleri bu sistematik eylemleri hiçbir zaman gerçekleştirmedi, ancak şimdi Xi’ nin Tayvan’a yönelik hırslarına etkili bir caydırıcı olacak bu tür eylemlere açıkça hazırlanmanın zamanı gelmiştir.

Başka bir caydırıcılık unsuru da gereklidir: stratejik netlik. Her ne kadar ABD ve NATO henüz Rusya’ya karşı doğrudan askeri harekatta bulunmamışlarsa da, gelecekte olmayabilir de, Amerika Birleşik Devletleri halkına ve dünyaya Tayvan meselesinin farklı olduğunu ve ABD’nin Tayvan’ı savunmak için yalnızca ahlaki değil yasal bir sorumluluğu olduğunu açıklamalıdır.

Sonuç Olarak;

Batılı ülkelerin istihbarat teşkilatları, Çin egemen sınıfının üyelerinin gizli varlıkları hakkında çok şey biliyor ve bu tür bilgilerin yayınlanması ÇKP rejimine ciddi bir darbe olacaktır. Amerika Birleşik Devletleri bu sistematik eylemleri hiçbir zaman gerçekleştirmedi, ancak şimdi Xi’ nin Tayvan’a yönelik hırslarına etkili bir caydırıcı olacak bu tür eylemlere açıkça hazırlanmanın zamanı gelmiştir. Başka bir caydırıcılık unsuru da gereklidir: stratejik netlik.

Her ne kadar ABD ve NATO henüz Rusya’ya karşı doğrudan askeri harekâtta bulunmamışlarsa da, gelecekte olmayabilir de, Amerika Birleşik Devletleri halkına ve dünyaya Tayvan meselesinin farklı olduğunu ve ABD’nin Tayvan’ı savunmak için yalnızca ahlaki değil yasal bir sorumluluğu olduğunu açıklamalıdır.

Rusya şu anda demokratik dünyayla yüzleşenlerin ön saflarında yer alıyor. Yaptırımlara ek olarak, uluslararası toplum, Rus halkının savaş karşıtı ve demokrasi yanlısı güçlerini tam olarak desteklemeli ve diktatörlüğün ve askeri şiddetin temel nedenlerini ortadan kaldırmak için orada siyasi reform yapmaya çalışmalıdır. Bu sadece Ukrayna krizini sona erdirmenin ve Putin’in faşist yönetimini silmenin daha temel bir yolu olmayacaktır.

Aynı zamanda Xi Jinping’ e en derin uyarıyı da sunacaktır, çünkü en çok korktuğu şey, liberal görüşlü ve barışsever insanların, Xi Jinping’ e ve ÇKP totalitarizmine karşı etkili bir güç oluşturmak için iktidardaki kliğinin kopma üyeleriyle bir araya gelme olasılığıdır. Rusya’nın artan izolasyonu, özellikle Putin’in Ukrayna’ya karşı saldırganlığı konusundaki siyasi çöküşü, Xi Jinping’ e Tayvan’ı işgal etmeye cesaret ederse aynı kaderin onu bekleyebileceğini söyleyecektir.

[1] Açıklamanın detayları için bkz. https://edition.cnn.com/2022/02/24/politics/biden-sanctions-russia-ukraine/index.html (Erişim Tarihi: 11.03.2022)

[2] Çeviriler bana aittir. Haberin detayları için bkz. https://www.fmprc.gov.cn/zyxw/202202/t20220204_10638957.shtml (Erişim Tarihi: 11.03.2022)

[3] Çin’in destek verdiğine dair ilgili The New York Times gazetesi yazısı için bkz. https://www.nytimes.com/2022/02/24/business/ukraine-russia-wheat-prices.html (Erişim Tarihi:11.03.2022)

[4] Konuyla ilgili haber içeriği ve detaylı açıklamalar için bkz. https://edition.cnn.com/europe/live-news/ukraine-russia-news-02-23-22/h_dd983fae03f4087657438ab6d052c066 (Erişim Tarihi:11.03.2022)

[5] Konuyla ilgili detaylı analiz için The Washington Post gazetesi yazısına bkz. https://www.washingtonpost.com/politics/2022/02/01/what-budapest-memorandum-means-us-ukraine/ (Erişim Tarihi:11.03.2022)

[6] Konuyla ilgili makaleye ve detaylı bilgi için bkz. https://www.icij.org/investigations/offshore/leaked-records-reveal-offshore-holdings-of-chinas-elite/ (Erişim Tarihi:11.03.2022)

[7] Açık mektuba ulaşmak için bkz. https://www.eureporter.co/world/russia/2022/02/24/an-open-letter-from-russian-scientists-and-science-journalists-against-the-war-with-ukraine/ (Erişim Tarihi: 11.03.2022)

E-BÜLTENE ABONE OLUN

Stratejik Ortak yazarlarının makalesi ve haritalar ücretsiz e-postanıza gelsin.

Abone oldunuz, teşekkürler.

Bir şeyler yanlış oldu. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.

Yorum Yaz

Lütffen yorumunuzu giriniz!
Please enter your name here