Dış Politika’da Stratejik İstihbarat Kullanımının Önemi

Okunma Süresi: 4 dk 19 sn

Dış politika bir devletin diğer devletler için güttüğü ve belirli planlar doğrultusunda devam ettirdiği bir siyaset biçimidir. Devletler, dış politika için yol haritası hazırlarken mevcut dönemdeki ekonomik, sosyolojik, eğitim, askeri, coğrafi ve siyasi şartları ülke içinde ve dışında inceler. Bu bağlamda ülkesinin ve halkının refahını göz önünde bulundurarak ülkesi için en uygun yol haritasını hazırlar. Bu yol haritasını hazırlarken diğer konulardan bağımsız bir şekilde adeta karanlıkta yolunu aydınlatan bir ışık olarak “Stratejik İstihbaratı” kullanır.

Amerikalı gazeteci ve siyaset Bilgini Walter Lipmann; stratejik istihbaratı şu cümle ile anlatmıştır, “Eğer dış politika devlet için bir kalkansa, stratejik istihbarat o kalkanı tam zamanında doğru yere koyabilen şeydir.” Bu söz aslında üzerinde düşünüldüğü zaman bizlere çok şey anlatıyor. Eğer bir devlet stratejik istihbaratı kullanmadan dış politika planlaması yaparsa ülkesinin sosyolojik yapısını tehdit eden, ekonomik darbe yiyip halk refahını kaybetmesine neden olan, mevcut bulunduğu coğrafi konumun kendisine sağladığı faydaları kaybettiren unsurlarla karşı karşıya kalabilir.

Bu unsurlarla karşı karşıya kalmamanın tek yolu Stratejik İstihbaratı doğru yerde ve tam zamanında kullanabilmektir. Stratejik istihbaratın hatalı kullanımı veya kullanılmaması durumunda oluşabilecek sonuçlarla ve doğru yerde, tam zamanında kullanıldığı durumlarda bir ülke için ne boyutta kazanımlar elde ettireceğine Uluslararası İlişkiler alanında yaşanmış, gerçek ve okullarda öğretilmesi gereken örneklerle göz atalım.

Stratejik İstihbaratın Hatalı Kullanımı

1974 Yom Kippur savaşı sırasında İsrail İstihbaratı tarafından uygulanan bir dizi hatalı İstihbarat analizi yapmıştır. Bu hatalı analiz “Ayna İmajı” olarak adlandırılır. Devletin kendi düşüncelerini ve reflekslerini rakip devlete yansıtarak rakip devletin de kendisi gibi refleks gösterip hareket edeceğini zannetmeye “Ayna İmajı” denir. İsrail Devleti, daha önceki yıllarda Arap ordularını defalarca yenmesi sebebiyle 1974 öncesinde bu ülkelerin istihbarat teşkilatlarını, dışişleri bakanlıklarını, karar alıcıların iradesini ve ordusunun gücünü küçük görmeye başlar.

Bu duruma örnek verecek olursak, 1974 Yom Kippur öncesinde İsrail İstihbaratı, Mısır ordusunun hava ve kara saldırısı için son hazırlıkları yaptığı bilgisini Dışişleri ve Ordu makamlarına raporlar ile iletir. O sırada Sovyetler Birliği ve Amerika Dışişleri bakanlıkları İsrail-Mısır arasındaki gerginlik üzerine bir toplantı gerçekleştiriyordur.

İsrail Dışişleri, diplomatik kanal hâlâ devam ederken Mısır’ın Sovyetler Birliği’nden izin almadan böyle bir saldırıyı gerçekleştireceğine ihtimal vermez çünkü İsrail, ABD’den bu konuda direktif almadan böyle bir saldırı yapmayı asla düşünemez. Yani kendi düşüncesini ve reflekslerini “Ayna İmajı” adı verilen hatalı analiz ile rakip devlete yansıtır. İsrail İstihbarat teşkilatının saldırı için son hazırlıklar yapıldığı istihbaratına rağmen Dışişleri ve Ordu bu istihbaratı ciddiye almaz. Bu olay Mısır’ın, savaşın ilk 2 gününde Sina yarımadası üzerinde 80 kilometre ilerlemesine sebep olmuştur. Stratejik İstihbaratın hatalı analizler sonucu yanlış kullanımı, devletleri geri dönülmesi mümkün olmayan yollara sokar.

Stratejik İstihbaratın Doğru Yerde Tam Zamanında Kullanımı

Walter Lipmann’ın sözünün doğruluğunu bu konu başlığı altında göreceğiz. İsrail Devleti ile Suriye Devleti arasında “Golan Tepeleri” ismi verilen su kaynaklarının bol olduğu ve stratejik olarak büyük öneme sahip, Suriye-İsrail sınırında bulunan Suriye Devletinin kontrolü altında olan bu bölge için büyük bir çatışma vardır. İki ülke de bu bölge sebebiyle sık sık sınır çatışması yaşar ve silahlanma yarışına girer. İsrail Dışişleri bakanlığı Dış Politika planlaması yapmak için İsrail İstihbarat teşkilatından, “Suriye Devlet Başkanı Hafız Esad’ın Golan Tepeleri üzerinden gerçekleşebilecek bir savaşı göze alabilir mi?” sorusu üzerine bir rapor talep eder. İsrail İstihbarat teşkilatı, 15 kişilik, farklı alanlarda uzmanları içinde barındıran bir ekip kurar. Bu ekipte; uzman doktorlar, psikologlar, uluslararası ilişkiler uzmanları, iç politika yorumcuları ve üst rütbeli askerler vardır.

İsrail İstihbaratı dünya literatüründe kayıtlara geçen ve emsali olmayan bir operasyonla Suriye Devlet Başkanı Hafız Esad’ın idrarını, halk arasındaki tabiriyle çişini çalar. İdrar herhangi bir tahribata maruz kalmadan İsrail İstihbarat teşkilatı binasına getirilir ve laboratuvarda analiz edilir. Önce ekipte bulunan uzman doktorlar, idrar örneğinden Hafız Esad’ın hangi ilaçları kullandığı, bu ilaçları hangi hastalıkların sebebi olarak kullandığını ve hangi dozda kullandığını yapılan analizler sonucu ortaya koyar ve bu hastalıklara sahip, bu dozda, bu ilaçları kullanan birinin 7-8 sene ömrü kaldığını ekibe bir rapor halinde sunar.

Sunulan rapor ekipteki psikologlar tarafından incelenir ve Hafız Esad’ın yaptığı görev sebebiyle çok stresli bir hayatı olduğunu ve bu hastalıklara sahip, bu dozda ilaçları kullanan ve tüm bunların yanında yoğun stres bulunan bir hayat yaşayan bir insanın maksimum ömrünün 4-5 yıl kaldığını ekibin geri kalanına rapora ekleyerek sunar. Ekipteki askerler Golan Tepeleri üzerinden çıkacak bir savaşın yaklaşık 6-7 yıl süreceğini söyler. Suriye İstihbaratının da aynı şekilde savaşın 6-7 yıl süreceğini yorumladığı, İsrail istihbaratı tarafından önceden bilinmektedir. Tüm bu raporlar birleştirilip uluslararası ilişkiler uzmanlarına sunulur ve uzmanlar rapora son halini verir.

Raporda özet olarak şu yazmaktadır, “Yapılan bilimsel analizler sonucunda Suriye Devlet Başkanı Hafız Esad’ın 4-5 yıl ömrü kaldığı, Golan tepeleri üzerinden çıkacak bir savaşın Suriye tarafından 6-7 yıl sürmesinin beklendiği saptanmıştır. 4-5 yıl ömrü kalan bir insanın 6-7 yıl sürmesi beklenen bir savaşı göze alması mümkün değildir.” Rapor bu şekilde İsrail Dışişleri Bakanlığına sunulur ve bakanlık, Dış Politika planlamasını bu rapor ışığında yapar, diplomatik faaliyetlerini bu rapora göre ayarlar. Rapor, İsrail İstihbaratı tarafından İsrail Dışişleri Bakanlığına sunulduktan tam 4 yıl 11 ay sonra Suriye Devlet Başkanı Hafız Esad hayatını kaybeder.

Stratejik İstihbaratın doğru yerde tam zamanında kullanımı sayesinde elde edilen kazanımlara bakacak olursak; İsrail, savaş olmayacağını düşünerek silah yarışından vazgeçmiş ve ekonomik olarak yıpranmamış, halkının refahını etkilememiş, ordusunu sosyolojik ve psikolojik olarak yıpratmamış, siyasi olarak olayları öngördüğü için uluslararası arenada doğru hamleler yaparak saygınlık kazanmıştır. Walter Lipmann’ın sözleri yaşanan bu eşi benzeri görülmemiş olayda açıkça kanıtlanmıştır. Stratejik İstihbarat, aklı selim yönetilen bir devletin Dış Politika planlamasında asla geri plana atamayacağı bir “karanlıkta yolunu aydınlatan bir ışıktır.”

KAYNAK



*Ümit Özdağ İstihbarat Teorileri Kitabı 14. Baskı Kripto Yayınevi

*https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/208195#:~:text=Ransom’a%20(1970)%20g%C3%B6re,k%C4%B1s%C4%B1m%20uzun%20vadeli%20tahminleri%20kapsamaktad%C4%B1r.

E-BÜLTENE ABONE OLUN



Stratejik Ortak yazarlarının makalesi ve haritalar ücretsiz e-postanıza gelsin.

Abone oldunuz, teşekkürler.

Bir şeyler yanlış oldu. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.



E-BÜLTENE ABONE OLUN

Stratejik Ortak yazarlarının makalesi ve haritalar ücretsiz e-postanıza gelsin.

Abone oldunuz, teşekkürler.

Bir şeyler yanlış oldu. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.

Yorum Yaz

Lütffen yorumunuzu giriniz!
Please enter your name here