Avrasya’nın Kalbi Orta Asya: Jeopolitika ve Bölge Sorunları Üzerine Bir Bakış

Okunma Süresi: 7 dk 48 sn

Soğuk Savaş’ın sona ermesinin ardından yaşanan dönüşüm tüm dünyayı etkilemiştir. İki kutuplu sistemden çok kutuplu dünya düzenine bir evirilme olsa da Soğuk Savaş’ın sonunda galibiyeti Amerika Birleşik Devletleri (ABD) alarak başat aktör olarak uluslararası arenada oyun kurucu konumuna gelmiştir. Soğuk Savaşı’n bitmesinin ardından iki kutuplu sistemin diğer oyuncusu olan Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB) dağılmış ve Kafkasya ve Orta Asya’da bir değişim ve dönüşüm başlayarak devletler bir bir bağımsızlıklarını ilan etmeye başlamışlardır. Bugün bağımsızlıklarını kazanan Orta Asya ülkeleri arasında Kazakistan, Özbekistan, Kırgızistan, Türkmenistan ve Tacikistan sayılabilmektedir. Bu ülkelerin bağımsızlıkları sonrası yaşanan geçiş süreci sorunları da kaçınılmaz olmuştur.

Orta Asya’yı gösteren harita

Orta Asya’nın jeopolitik ve jeoekonomik konumu düşünüldüğünde bölgede yaşanan sorunlar sadece bölge ülkelerinin etkisi ile yaşanmamış dış aktörlerin bölgeye müdahalesi sonucu da etkilenmiştir. Bu çalışmada öncelikle Orta Asya bölgesinin jeopolitik konumunun önemi ve bağımsızlıkları ardından geçiş süreci sorunları ele alınmasının ardından geçiş dönemi sorunları arasında yer alan etnik-sınır sorunları detaylıca incelenerek bölgeye ve bölge ülkelerine etkisi anlatılacaktır.

Orta Asya Jeopolitikası 

Orta Asya Doğu ve Batı’nın çıkar çatışmaları arasında kalmış, jeopolitik ve jeoekonomik açıdan en önemli bölgelerden biridir. Ünlü teorisyen Mackinder’in de önemle işaret ettiği bölge olan Orta Asya, Avrasya’nın merkezinde, kalbinde, yer almaktadır[1]. Bakıldığında Rusya, Ortadoğu, Hint-Pasifik bölgelerine geçişte bir köprü olan Orta Asya, kurulacak yeni oyunun bir parçası haline gelmiştir. Orta Asya’nın küresel güçleri bu denli çekmesinin asıl nedeni de Hazar enerji havzasının dünya petrol rezervinin %16’sına sahip olmasıdır. Hazar bölgesinde yaklaşık 230 milyar varil petrol rezervi bulunmaktadır. Aynı şekilde 263 milyar küp doğalgaz rezervine sahip bölge yeraltı ve yerüstü kaynakları açısından da zengindir[2]. Tarım, kömür, hidroelektrik, altı vb. değerli madenler ve diğer madenler açısından da zengin bir bölge olması dolasıyla yeni büyük oyunun bir oyuncusu haline gelmiştir.

Hazar bölgesi

Rusya, İran, Ortadoğu gibi ABD çıkarlarının olduğu bölgelere yakınlığı sebebiyle de ABD açısından bölgenin önemi farklı anlamlar da taşımaktadır. ABD gerek Hazar havzasındaki petrol rezervleri sebebiyle gerekse eski düşmanı Rusya’ya karşı çevreleme politikası güdebileceği bir bölge olması sebebiyle Orta Asya’ya fazlaca önem vermektedir[3]. Ayrıca Çin’in son yıllarda yürütmekte olduğu Kuşak Yol Girişimi’nin güzergahında olan Orta Asya devletleri ile hem ticari hem de askeri-politik iş birliği içerisine girerek Çin yayılmacılığının önüne geçmeye çalışmaktadır.  Rusya açısından ise hem sınır güvenliği hem de ülkesi için birer pazar konumunda olması nedeniyle Orta Asya büyük öneme sahiptir.

Rusya, SSCB’nin dağılmasının ardından da bu bölgede bir abi görevi üstlenmiş ve Rus etkisini Orta Asya ülkeleri üzerinde devam etmiştir. Bugün, Orta Asya devletleri jeopolitik ve ekonomik konumları, savunma yapıları, gelişen iletişim ve bilgi ağları nedeniyle halen Rusya’ya bağımlıdır ve uluslararası ilişkilerde bir denge oluşturmaya çalışmaktadırlar[4]. Çin Orta Asya bölgesinde, bağımsızlıkları sonrası dış dünyaya açılmalarında bir köprü olmak amacıyla ekonomik anlamda desteklemiştir. Kuşak Yol Girişiminde bir geçiş noktası olan Orta Asya, Çin ve ABD’nin rekabet haline dönüşen bölgelerden biri olmuştur[5].

Bağımsızlık Süreci Sonrası Orta Asya’da Yaşanan Geçiş Süreci Sorunları 

Soğuk Savaş’ın bitmesinin ardından 1991 yılında Sovyetler Birliği dağılma sürecine girmiştir. Bu süreç içerisinde 15 devlet bağımsızlığını kazanmıştır. Bu devletlerin bir kısmını oluşturan Orta Asya bölgesinde de bağımsızlık ardından birtakım geçiş dönemi sorunları yaşanmıştır. Bu sorunlar;

  1. Etnik ve sınır sorunları
  2. Ulus devletleşme sorunu
  3. Su ve çevre sorunları
  4. Narkoterörizm
  5. Hazar sorunu
  6. Enerji güvenliği
  7. Radikalizm- Terörizm
  8. Ekonomik yapı (Yolsuzluk ve refah sorunu)
  9. Bölgesel liderlik ve entegrasyon girişimlerinin başarısızlığı
  10. Kimlik sorunu (Üst kimlik inşa süreci)
  11. Yeni büyük oyundaki jeopolitik- jeostratejik önemlerinden kaynaklanan güç mücadelesi
  12. Demokratikleşme ve bu bağlamda yaşanan sistem inşası sorunu

şeklinde sıralanabilmektedir.[6]

Orta Asya’da Yaşanan Etnik-Sınır Sorunları 

Tarihsel olarak Orta Asya cumhuriyetlerinin kurulma ve kendi aralarındaki sınırlarının oluşturulması Sovyet yönetiminin himayesinde 1924 yılında uygulamaya konulan ve Orta Asya’da “Ulus Devlet Sınırlarının Belirlenmesi” çalışmalarının ürünüdür. Ancak Sovyetler döneminde Orta Asya Cumhuriyetleri arasındaki sınırlar ilk başlarda idari sınırlar olmaktan öte anlam ifade etmemiş ve geçen süre zarfında sınır belirsizlikleri ve sık sık değişiklikler yapılmıştır[7]. Sovyetler döneminden kalma bu sorun, Sovyetlerin böl-yönet politikasının bir tezahürüdür. Orta Asya farklı etnik, dini ve kültürel kimliklerin iç içe geçtiği büyük bir mozaik görüntüsüne sahiptir.

Bu durum bir yönüyle kültürel bir zenginliğin ifadesi olsa da diğer boyutuyla farklı kimliklerin çatışma alanına dönüşme riskini de taşımaktadır. Sovyetler sonrası dönemde ortaya çıkan sınır sorunları ve yeni kurulan ülkelerin demografilerinden kaynaklanan gerilimler halen bütünüyle çözülmüş değildir[8]. Sovyet döneminde 1921’den 1980’e kadar yaklaşık 90 kere değişmesi, bugün sadece Orta Asya’da 18 ciddi sınır uyuşmazlığının temel nedenini teşkil etmektedir. Orta Asya’daki etnik-sınır sorunlarını oluşturan ihtilaflı bölgeleri maddeler halinde sıralayacak olursak; [9]

  1. Karakalpak Muhtar Cumhuriyeti’nin, Özbekistan’dan ayrılıp Kazakistan’la birleşmek istemesi;
  2. Türkmenistan, Kazakistan’ın Mangistauski rayonunu istemesi;
  3. Özbekistan, Türkmenistan’ın Daşovuz bölgesinin bir bölümünü istemesi;
  4. Karakalpak Muhtar Cumhuriyeti’nin, Özbekistan’ın Buhara bölgesinin kuzey-batı kısmını istemesi;
  5. Özbekistan’ın Harezm Bölgesi, Karakalpak Muhtar Cumhuriyeti’nin güney-doğu bölgesini istemesi;
  6. Özbekistan’ın, Carcov bölgesinin Amu-Derya kısmını istemesi;
  7. Türkmenistan’ın, Buhara bölgesinin Amu-Derya kısmını istemesi;
  8. Özbekistan’ın, Kazakistan’ın Çimkent bölgesinin güney kısmını istemesi;
  9. Tacikistan’ın, Özbekistan’ın Surhan-Derya rayonunu istemesi;
  10. Tacikistan’ın, Özbekistan’ın Semerkant ve Buhara bölgelerinin bir kısmını, Zeravşan Nehri vadisini istemesi;
  11. Tacikistan’ın, Kırgızistan’ın Oş bölgesindeki sıradağların güney bölümünü istemesi;
  12. Kırgızistan’ın, Tacikistan’ın Gomo-Bedehşan muhtar bölgesinin bir kısmını istemesi;
  13. Özbekistan’ın, Kırgızistan’ın Oş vilayetinin bir bölümünü istemesi;
  14. Kazakistan’ın, Kırgızistan’ın Issık-Göl bölgesinin kuzey bölümlerini istemesi;
  15. Kırgızistan’ın, Kazakistan’ın Alma-Ata ve Taldı Kurgan bölgelerinin güney kısımlarını istemesi;
  16. Kazakistan’ın, kendisine sınır Rus topraklarının bir kısmını istemesi. (Mesela, Astrahan, Volgograd, Orenburg, Omsk, Kurgan, Altay toprakları ve diğerleri);
  17. Kazakistan’ın kuzeyinde ve buna komşu Rus topraklarında bir Alman idari biriminin kurulması düşünülmesi;
  18. Rusya, Kuzey Kazakistan, Kökşetav, Akmolla (Tselinograd), Kustanay, Doğu Kazakistan, Oral ve Aktöbe rayonlarının kuzey kısımlarıyla Semipalatinsk ve Pavlodar’ın Irtış kısmını istemesi; sayılabilmektedir.

Orta Asya cumhuriyetlerinin 1991 yılında bağımsızlıklarını ilan etmesi ile gerçekleşen bazı olaylar bölge ülkelerinin sınır konuları üzerinde yoğunlaşmalarına sebep olmuştur. Özbekistan’ın huzurunu kaçıran terör saldırılarına karşılık olarak, Özbek hükümetinin devlet güvenliği gerekçesi ile halen net olarak çizilmemiş ihtilaflı sınırlara patlayıcı mayınların yerleştirmesi; yıllardır ülke vatandaşlarının ülkeler arası serbest dolaşımına sınırlamalar getiriyor olması; ve aynı zamanda Özbekistan yönetiminin sınır komşularıyla sınır anlaşmaları olmaksızın tek taraflı olarak sınır önlemlerini alması, diğer Orta Asya ülkeleri tarafından sınır belirleme görüşmelerini hızlandırmıştır[10]. Görüldüğü üzere Orta Asya yapay sınırlarının çiziminde etnik, sosyal, kültürel ve tarihi bağlar göz ardı edilerek Sovyet sistemine ve isteğine bağlı çizilmiştir. Bağımsızlıklarının ardından bu durum 1992 yılında Özbek ve Kırgızlar arasında Oş bölgesinde çıkan çatışmalarda insan kaybı yaşanmıştır[11]. Yıllar içerisinde yaşanan sorunlar çerçevesinde yukarıda saydığımız 18 ihtilaflı bölge ortaya çıkmıştır.

Oş bölgesi

Günümüzde halen bazı bölgelerde sorun devam etmektedir. Orta Asya cumhuriyetlerinin her birine farklı etnik kökenden insanların yerleştirilmesi Sovyet etnik politikasının başarılarından biridir. Bu sayede, bağımsızlıklarına kavuştuklarında bölge ülkeleri çeşitli etnik gruplara ev sahipliği yapıyor olacaktı. Farklı etnik gruplar, bu ülkelerde kültürel zenginlikten ziyade ulusal kimlik oluşturmada istikrarsızlık faktörü olarak ortaya çıkmıştır.

Kazakistan bağımsızlığını ilan ettiğinde ülkenin %39’u Kazaklardan, %38’i Ruslardan oluşuyordu; Kırgızlar kendi memleketinde %52’yi oluşturuyorken ülkenin %22’si Ruslardan, %13’ü Özbeklerden oluşmaktaydı. Tacikistan’ın %62’si Tacik ulusundan, %24’ü Özbeklerden ve %7’si Ruslardan; Türkmenistan Cumhuriyeti’nin %71’i Türkmenlerden, %9’u Özbeklerden, %9’u Ruslardan; Özbekistan’ın %71’i Özbeklerden, %8’i Ruslardan ve %5’i Taciklerden oluşmuştur[12]. Görüldüğü üzere bu etnik farklılıklar ve bölgede oluşan heterojen kimlik bir tesadüf değildir. Sovyet rejiminin bir üst Rus kimliği yaratma çabası içerisinde Orta Asya devletlerinin kendi kimliklerinden uzaklaşarak birleşme ve bütünleşme çabasının önüne taş koymaktır. Etnik azınlıklar konusunda geliştirilmiş politikalardan öne çıkanı Nazarbayev’in söylemlerinde yer alan “devlet, biçimsel bir birlikten çıkarak ancak ortak değerlerin ve kültürün bütünlüğü ile ayakta kalır. Çünkü devlet bir organik bir bütünlüktür.” politikasıdır[13]. Nazarbayev’in söylemlerinde olduğu gibi, Orta Asya’nın genelinde birlik ve bütünlük içerisinde etnik-sınır sorunlarının kısa sürede çözülmesi ve bölgesel olarak her devletin daha da gelişmesine ve ilerlemesine katkı sağlanması gerekmektedir.

Sonuç

Orta Asya, Doğu ve Batı arasında bir köprü görevi görmesi ve Avrasya’nın kalbinin attığı yer olması sebebiyle pek çok açıdan büyük öneme sahip bir bölgedir. Bölgenin jeopolitik, jeostratejik önemine bakacak olursak Orta Asya Hazar havzası enerji rezervleri ve yeraltı ve yerüstü kaynakları sebebiyle küresel güçlerin göz bebeği haline gelmiş bir bölgedir.

Dünyada Orta Asya’yı çok önemli bir yere konumlandıran teorisyen Mackinder’in görseli

Soğuk Savaş’ın ardından Sovyetlerin dağılması ve Orta Asya devletlerinin bağımsızlıklarını kazanmasının ardından bölgede bazı geçiş süreci sorunları yaşanmıştır. Yeni kurulan devlet olmaları, yıllarca Rus etkisi ve komünizm etkisi altında kalmaları sebebiyle bölge devletlerinin sorun yaşaması kaçınılmaz olmuştur. Geçiş dönemi sorunlarından belki de en önemlisi etnik-sınır sorunları bölge ülkelerini ve bölge ülkelerinin birbirleri ile ilişkilerini çokça etkilemektedir. Etnik-sınır sorunlarının çıkmasının başlıca nedeni Sovyetlerin bölge ülkeleri üzerindeki hakimiyeti sırasında bölgeyi yapay sınırlara bölerek idari bilimlere ayırmasıdır. Ayrıca etnik açıdan da homojen olmayan bu sınırların oluşmasının sebebi, bir üst kimlik olarak Rus kimliğini entegre ederek heterojen bir yapı oluşturmak ve ortak kimlik etrafında bütünleşmeyi engellemektir. Bağımsızlıkların kazanılmasından itibaren 18 ihtilaflı bölge bulunmaktadır.

Orta Asya’da oynanan yeni büyük oyunun bozulması ve küresel güçlerin oyun sahasının dağıtılması için öncelikle bölge ülkeleri aralarındaki etnik-sınır sorunlarını çözerek bölgedeki diğer sorunlara karşı ortak hareket etmeli ve gelişmeye ve büyümeye odaklanmalıdır.

  Orta Asya ve Kafkasya Ülkelerinde 2016

KAYNAK



Dipnotlar 

[1] Mehmet Seyfettin Erol, Küresel Güç Mücadelesinde Avrasya’nın Değişen Jeopolitiği: Yeni Büyük Oyun, Ankara: Barış Kitapevi, 2011, s.59.

[2] Uğur Aktürk, Orta Asya ve Kafkasya Jeopolitiğinde Küresel Egemenlik Mücadelesi, Elektronik Siyaset Bilimi Araştırmaları Dergisi, 1(1), 2010, s.27.



[3] “Orta Asya’nın Jeopolitik Konumu ve Oluşturulmak İstenen Bölgesel Güvenlik Sistemi”, 25 Kasım 2014,

https://www.altayli.net/orta-asyanin-jeopolitik-konumu-ve-olusturulmak-istenen-bolgesel-guvenlik-sistemi.html , (Erişim Tarihi:19.04.2021).

[4] Orta Asya’nın Jeopolitik Konumu ve Oluşturulmak İstenen Bölgesel Güvenlik Sistemi, 2014.

[5] Uğur Aktürk, 2010, s.33.



[6] Mehmet Seyfettin Erol, “Orta Asya’da Güvenlik Sorunları”, Türkiyat Araştırmaları Dergisi, 1, 2004, s. 86-108.

[7] Altynbek Joldoshov, “Kimlik ve Sınır: Orta Asya’da Sınır Sorunları”, Türk Dünyası İncelemeleri Dergisi, 19(2), 2019, s.304.

[8] “Dungan Hadiseleri ve Orta Asya’daki Etnik Fay Hatları”, 14 Şubat 2020,

https://www.aa.com.tr/tr/analiz/dungan-hadiseleri-ve-orta-asya-daki-etnik-fay-hatlari/1733969, (Erişim Tarihi: 19.04.2021).



[9] Mehmet Seyfettin Erol, 2004, s.88.

[10] “Bağımsızlığın 30. Yılı Yaklaşırken Orta Asya Cumhuriyetlerinin Arasındaki İhtilaflar”, 28 Şubat 2020, https://21yyte.org/tr/merkezler/bolgesel-arastirma-merkezleri/orta-asya-arastirmalari-merkezi/bagimsizligin-30-yili-yaklasirken-orta-asya-cumhuriyetlerinin-arasindaki-ihtilaflar, (Erişim Traihi:19.04.2021).

[11] “Orta Asya Raporu: Dönüşüm Sürecinde Türk Cumhuriyetleri”, 29 Ekim 2018,

https://insamer.com/tr/orta-asya-raporu-donusum-surecinde-turk-cumhuriyetleri_1743.html, (Erişim Tarihi: 19.04.2021).



[12] Bağımsızlığın 30. Yılı Yaklaşırken Orta Asya Cumhuriyetlerinin Arasındaki İhtilaflar, 2020.

[13] Bağımsızlığın 30. Yılı Yaklaşırken Orta Asya Cumhuriyetlerinin Arasındaki İhtilaflar, 2020.

Kaynaklar 

“Google”. “Bağımsızlığın 30. Yılı Yaklaşırken Orta Asya Cumhuriyetlerinin Arasındaki İhtilaflar”. 28 Şubat 2020. https://21yyte.org/tr/merkezler/bolgesel-arastirma-merkezleri/orta-asya-arastirmalari-merkezi/bagimsizligin-30-yili-yaklasirken-orta-asya-cumhuriyetlerinin-arasindaki-ihtilaflar, (Erişim Traihi:19.04.2021).



“Google”. “Dungan Hadiseleri ve Orta Asya’daki Etnik Fay Hatları”. 14 Şubat 2020. https://www.aa.com.tr/tr/analiz/dungan-hadiseleri-ve-orta-asya-daki-etnik-fay-hatlari/1733969,  (Erişim Tarihi: 19.04.2021).

“Google”. “Fergana Vadisi’nde Sınır Problemleri ve Eksklavlar”. 28 Mart 2019. https://www.aa.com.tr/tr/analiz/fergana-vadisinde-sinir-problemleri-ve-eksklavlar/1432575, (Erişim Tarihi: 19.04.2021).

“Google”. “Orta Asya Raporu: Dönüşüm Sürecinde Türk Cumhuriyetleri”. 29 Ekim 2018. https://insamer.com/tr/orta-asya-raporu-donusum-surecinde-turk-cumhuriyetleri_1743.html, (Erişim Tarihi: 19.04.2021).

“Google”. “Orta Asya: Güç, Siyaset ve Ekonominin Çatıştığı Yer”. 30 Mart 2010. https://www.nato.int/docu/review/tr/articles/2010/03/30/orta-asya-guec-siyaset-ve-ekonominin-catistigi-yer/index.html, (Erişim Tarihi: 19.04.2021).



“Google”. “Orta Asya’nın Jeopolitik Konumu ve Oluşturulmak İstenen Bölgesel Güvenlik Sistemi”. 25 Kasım 2014. https://www.altayli.net/orta-asyanin-jeopolitik-konumu-ve-olusturulmak-istenen-bolgesel-guvenlik-sistemi.html, (Erişim Tarihi:19.04.2021).

Aktürk, Uğur. “Orta Asya ve Kafkasya Jeopolitiğinde Küresel Egemenlik Mücadelesi”, Elektronik Siyaset Bilimi Araştırmaları Dergisi, 1(1), 2010.

Erol, Mehmet Seyfettin. “Orta Asya’da Güvenlik Sorunları”, Türkiyat Araştırmaları Dergisi, 1, 2004.

Erol, Mehmet Seyfettin. Küresel Güç Mücadelesinde Avrasya’nın Değişen Jeopolitiği: Yeni Büyük Oyun. Ankara: Barış Kitapevi, 2011.

Joldoshov, Altynbek. “Kimlik ve Sınır: Orta Asya’da Sınır Sorunları”, Türk Dünyası İncelemeleri Dergisi, 19(2), 2019.

Özdemir, Abdullah ve Mesut Çakır. “Bağımsızlık Sonrası Orta Asya Ülkelerinin Yoksulluk Sorunu”, Yönetim ve Ekonomi Araştırmaları Dergisi, 2007.

E-BÜLTENE ABONE OLUN

Stratejik Ortak yazarlarının makalesi ve haritalar ücretsiz e-postanıza gelsin.

Abone oldunuz, teşekkürler.

Bir şeyler yanlış oldu. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.



E-BÜLTENE ABONE OLUN

Stratejik Ortak yazarlarının makalesi ve haritalar ücretsiz e-postanıza gelsin.

Abone oldunuz, teşekkürler.

Bir şeyler yanlış oldu. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.

1 YORUM

Yorum Yaz

Lütffen yorumunuzu giriniz!
Please enter your name here