Çin’e Karşı Asya’nın İki Gücü: Japonya ve Hindistan

Okunma Süresi: 4 dk 7 sn

Soğuk Savaş sonrası Dünya’da “Amerika Birleşik Devletleri’nin Tek Kutuplu Anı” (Unipolar moment) sonrasında çok kutuplu bir “Uluslararası Sistem” ortaya çıkmıştır. Bu ortaya çıkan sistemde yeni yükselen güçlerden bir tanesi Çin olmuştur ve Güney Doğu Asya Bölgesi dikkatleri üzerine çeken bir bölge haline gelmiştir. Fakat Çin bu yükselişini her zaman iyi amaçlar için kullanmamakta geçmişteki İmparatorluk anlayışının verdiği özgüvenle bölgede zorbalık yapmaktadır. Bunun sonucunda da bölge ülkeleri Çin’e karşı politikalar üretmektedir. Japonya ve Hindistan ise Çin’in yükselişinin karşısında direnen Asya’nın en önemli güçlerinden ikisidir. Bu iki devlet yükselen güç Çin’i dengelemeye çalışan ve fazla güçlenmemesini isteyen devletler arasındadır. Japonya ve Hindistan Çin ile bazı anlaşmazlıklara sahip olmasına rağmen bir yandan da ekonomik ilişkilerini sürdürmektedir. Çin’in anti-demokratik uygulamaları ve saldırgan eylemleri Japonya ve Hindistan’ı tedirgin etmektedir. Bu nedenle, Japonya ve Hindistan dış politikalarında Çin’in gücünü hesaba katarak birtakım ayarlamalar yapmaktadır.

(ABD Başkanı Donald Trump, Japonya Başbakanı Shinzō Abe, Hindistan Başbakanı Narendra Modi)

Japonya açısından değerlendirilecek olursa, tarihte hiçbir zaman Japonya ve Çin aynı anda egemen güç pozisyonunda olmamıştır. Tarih boyunca bu iki devlet, birbirleriyle sürekli rekabet içinde bulunmuşlardır. İkinci Dünya Savaşından sonra ABD’nin yakın müttefiki olan Japonya dış politikasında pasifist bir tutum izlemiştir. ABD aracılığıyla yapılan yeni Japon anayasasında bulunan Madde 9 sayesinde ordu bulundurmamaya karar veren Japonya 1990’lara kadar askeri gücünü arttırmamıştır [1]. ABD ile çok yakın müttefik olan Japonya Çin’in Asya’daki yükselişinden rahatsız olmuş ve ABD’nin Çin’e karşı caydırıcı politikalar izlemediği dönemlerde kendi askeri gücünü geliştirme kararı almıştır. ABD müttefikliği konusunda tuzağa düşme (entrapment) ve terk edilme (abandonment) gibi ikilemlerde olan Japonya her ihtimale karşı kendi güvenliğini sağlamaya çalışırken diğer Asya ülkeleri ve ASEAN gibi örgütler ile de ilişkilerini güçlendirmiştir [2]. Japonya yine de ABD’nin verdiği güvenlik garantilerine dayanarak dış politika ayarlamalarını yapmaktadır.

Japonya ve Çin arasındaki anlaşmazlıklardan bir tanesi olan Diaoyu/Senkaku adaları nedeniyle iki ülke arasındaki politik ilişkiler gergin seyretse de ekonomik ilişkiler oldukça artmış durumdadır [3]. Japonya Çin ile artan ekonomik ilişkisini, ABD ile artan güvenlik ilişkisiyle dengelemeye çalışmaktadır. Hem ABD’yi hem de Çin’i dengelemek isteyen Japonya bölgedeki diğer aktörler ile ilişkilerini geliştirerek kendine bu iki güç dışında bir patika bulmaya çalışmaktadır. Özellikle, Shinzo Abe’nin iktidara gelmesiyle daha aktif bir dış politika izleyen Japonya Asya ve Afrika arasındaki bağlantıyı geliştirmek istemektedir [4]. QUAD gibi bölgedeki diğer ülkelerin katıldığı askeri forumlara katılmaktadır. Hem bölge de hem de bölge dışında aktif olarak yükselen Çin’e karşı ABD veya bölgedeki diğer aktörler ile dengeleme siyaseti yürütmeye çalışsa da Çin ile artan ekonomik ilişkiler bu iki ülkeyi birbirine bağımlı hale getirmektedir.

(Japonya ile Çin arasındaki sorun Diaoyu/Senkaku adaları)

Diğer taraftan Hindistan açısından bakılacak olursa, Hindistan bölgedeki en büyük demokrasilerden bir tanesi ve dünyanın en büyük beşinci ekonomisidir [5]. Bu açıdan bakılacak olursa ekonomik yarışta Çin ile rakip olan Hindistan önemli bir hizmet sektörü ihracatçısı konumdadır. Fakat, altyapısı çok iyi olmayan, Birleşmiş Milletler gibi uluslararası örgütler de Çin kadar etkili olamayan ve sınır komşuları zayıf devletlerden oluşan Hindistan, Çin ile olan yarışta geri kalmaktadır. Hindistan, Japonya gibi ABD ile yakın ilişkiler içerisinde değildir ve silah ithalatını önemli ölçüde Rusya’dan yapmaktadır [6]. Fakat, ABD’nin bölgedeki etkisini kabul eden Hindistan, Çin’e karşı ABD ile hareket edebilmekte ve QUAD aracılığı ile askeri tatbikatlar düzenlemektedir.

Bunların dışında, ABD Hindistan’ın önemli bir ticaret ortağıdır. Çin ile Hint Okyanusunda rekabet içerisinde olan Hindistan aynı zamanda Çin ile önemli bir ticaret ortağı olmayı sürdürmektedir. Bunun dışında, WTO gibi uluslararası örgütler içerisinde ve diğer aktörler ile ilişkilerinde iş birliği yapmakta olan Hindistan tamamen bağımsız bir dış politika izlemektedir [7]. Hindistan’ın bağımsız dış politikasının en önemli örneği: iki Kore devleti arasında arabuluculuk yapmaya çalışmasıdır. Çin’e karşı silah ithal eden, nükleer silah geliştiren, ASEAN gibi diğer aktörler ile güvenlik ve ticaret ilişkilerini geliştiren; bunun yanında küresel arena da kendini gösteren Hindistan, Çin’e karşı sert dengeleme (hard balancing), yumuşak dengeleme (soft balancing) ve diplomatik angajman (diplomatic engagement) gibi stratejilerin kombinasyonunu kullanmaktadır [8].

Sonuç olarak, Japonya ve Hindistan Çin’e karşı dengeleme siyaseti izlemektedirler. Çin ile artan ekonomik ilişkileri nedeniyle bu iki ülke Çin’e karşı bağımlı hale gelmeye başlamaktadır. Diğer taraftan, Obama’nın etkisiz politikası, Trump’un belirsiz politikası nedeniyle bölgede göreli gücü azalan ABD Çin’in yükselmesine fırsat tanımıştır. ABD’nin bölgedeki en iyi müttefiklerinden olan Japonya yalnız kalma korkusu ile bölge de alternatif ilişkiler içerisine girmiştir. Hindistan ise Japonya gibi herhangi bir büyük gücün yakın müttefiki değildir. Fakat, Hindistan da tıpkı Japonya gibi bölgede ASEAN, QUAD gibi diğer ülkelerin de içinde bulunduğu aktörlerle ilişkilerini geliştirmiş ve Çin’e karşı olan pozisyonunu güçlendirmeye çalışmıştır. İki ülkede ABD’nin bölgedeki varlığını Çin’e karşı kullansa da Çin ile artan ekonomik ilişkileri nedeniyle ve ABD’nin başarısız politikaları sayesinde Çin’i kışkırtmadan riskten korunma (hedging) politikası uygulamaya çalışmışlardır [9]. Shinzo Abe’de Narendra Modi’de aktif ve bağımsız dış politika izlemeye çalışsalar da bu noktada Japonya ABD’ye daha bağlıdır. Bunun dışında Hindistan ve Japonya’nın arasındaki ilişkiler ekonomik ilişkilerin ötesine gitmeye başlamıştır ve iki ülke askeri tatbikatlar düzenlemekte ve birbirleri arasında silah alışverişi yapmaktadır. Çin’in bölgedeki artan baskısı ve ABD’nin etkisinin azalması neticesinde bu iki ülke birbirleri arasında ve bölgedeki diğer aktörler arasındaki ilişkilerini geliştirerek Çin’i dengelemeye çalışmaktadır. Diğer taraftan bunu yaparken de Çin ile aralarında artan ticaret hacmini görmezden gelmemektedirler.

KAYNAK



1- Peter Katzenstein, “Cultural Norms and National Security: Police and Military in Postwar Japan”, Ithaca, NY: Cornell University Press, 1996, s. 35.

2- Michael J. Green, “The Democratic Party of Japan and the Future of the U.S.-Japan Alliance,” Journal of Japanese Studies 37, no. 1 (Winter 2011): 91–116.

3- Thomas Berger, “The Politics of Memory in Japanese Foreign Relations,” in Japan in International Politics: The Foreign Policies of an Adaptive State, ed. Thomas U. Berger, Mike M. Mochizuki, and Jitsuo Tsuchiyama (New York: Reiner, 2007), 179–212.



4- Hudson Institute, “Japanese Prime Minister Shinzo Abe’s Remarks,” Hudson Institute’s 2013 Herman Kahn Luncheon, September 25, 2013, https://s3.amazonaws.com/media.hudson.org/Shinzo%20Abe%20Kahn%20Award%20Remarks%20PDF.pdf (Erişim Tarihi: 16.02.2021)

5- T. V. Paul and Mahesh Shankar, “Status Accommodation through Institutional Means: India’s Rise and the Global Order,” in Status in World Politics, ed. T. V. Paul, Deborah Larson, and William Wohlforth (Cambridge: Cambridge University Press, 2014), chap. 7, s. 50.

6- M. S. Rajan, Studies on India’s Foreign Policy (New Delhi: ABC Publishing, 1993), s. 220–22.

7- Raju G. C. Thomas, Indian Security Policy (Princeton, NJ: Princeton University Press, 1986), s. 185.



8- Mohammed Ayoob, “Nuclear India and Indian-American Relations,” Orbis 43, no. 1, 1999, s. 59–74.

9- “India-China Bilateral Relations,” Embassy of India, Beijing, China, https://www.eoibeijing.gov.in/political-relation.php (Erişim Tarihi: 16.02.2021)

E-BÜLTENE ABONE OLUN

Stratejik Ortak yazarlarının makalesi ve haritalar ücretsiz e-postanıza gelsin.

Abone oldunuz, teşekkürler.



Bir şeyler yanlış oldu. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.



E-BÜLTENE ABONE OLUN

Stratejik Ortak yazarlarının makalesi ve haritalar ücretsiz e-postanıza gelsin.

Abone oldunuz, teşekkürler.

Bir şeyler yanlış oldu. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.

Yorum Yaz

Lütffen yorumunuzu giriniz!
Please enter your name here