ABD’de Köleliğin Kaldırılması ve Siyahi Hakları

Okunma Süresi: 62 dk 43 sn

Amerika Birleşik Devletleri (ABD), elde edilen toprakları işlemek için insan gücüne ihtiyaç duymaktaydı. Bundan dolayı kıtaya seneler içinde Afrika’dan milyonlarca köle getirildi. ABD’nin 1776 yılında ilan ettiği Amerikan Bağımsızlık Bildirgesi’nde geçen “bütün insanlar eşit yaratılmıştır.” sözüne ve insanî şartlara uygunluk dolayısıyla kölelere haklarının verilmesi ve “hür birey” olarak topluma katılmalarını hedefleyen Başkan Abraham Lincoln’ün yönetime geçmesinden sonra Güney eyaletleri Amerikan Konfedere Devletleri adıyla bağımsızlıklarını ilan ederek bir iç savaş başlatmıştır. Konfederasyon, bu bölgede halen kölelere ihtiyaç olduğunu düşünüyordu. Dört yıl süren iç savaşın ardından ABD Ordusu galip çıkmış ve devleti bölünme tehlikesinden korumuştur. Bu olaydan sonra köleliğin kaldırılması, 1862 yılında Özgürlük Bildirgesi’yle resmen ilan edilip 1865 yılında yasallaşmıştır. Ancak bu durum, eskiden “köle” olan siyahilere yapılan ırkçı saldırıları ve ötekileştirmeleri engelleyememiştir. Yazıda, ABD’de köleliğin kaldırılması ve siyahilerin eşit vatandaş olmaları yolunda gerçekleştirilen düzenlemelerle birlikte siyahilerin hakları ve ırkçı tepkiler ele alınacaktır.

1.) Köleliğin Kaldırılması, İç Savaş ve Özgürlük Bildirgesi

a.) Köleliğin Kaldırılması ve İç Savaş

Abraham Lincoln, ABD Başkan adayıyken göreve seçilirse köleliği kaldıracağını vaat etmişti. Lincoln başkan seçildiği zaman ABD’de siyahilerin hala tutsak olarak çalıştırılması, özellikle ülkenin liberal çevrelerinde büyük bir anakronizm olarak değerlendiriliyordu.[1] Bundan dolayı Lincoln’ün köleliği kaldırmasından ticari kaygılarından dolayı endişe duyan on bir güney eyaleti, Birlik’ten ayrılarak bağımsızlıklarını ilan ettiler. Bu şekilde ABD İç Savaşı başlamış oldu (1861). Lincoln, “canavarca bir haksızlık” olarak nitelendirdiği kölelik kurumuna karşıydı, ama asıl kaygısı Birliği korumaktı.[2] Bundan dolayı neye mâl olursa olsun birliğin dağılmasına engel olmak durumundaydı.

Abraham Lincoln, savaş devam ederken Birlik lehine sonuç çıkması için iç savaş başlatan güney eyaletlerinin ekonomilerine darbe vurmanın doğru bir yol olduğu sonucuna vararak köleliğin sonlandırılması için ciddi bir adım attı. Bu doğrultuda artık özgürlüklerine kavuşmuş olan eski kölelerin Konfederasyon’a karşı Birlik safında olmalarını sağlamaktı.[3] Bu doğrultuda 1 Ocak 1963 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere “Özgürlük Bildirgesi” ilan edildi.

b.) Özgürlük Bildirgesi

İç Savaş’ın seyrini etkileyen önemli bir faktör de köleliğin ABD’de yasaklanmasının önünü açan ilk resmî belge olan Özgürlük Bildirgesi’dir. 22 Eylül 1862 tarihinde Başkan Lincoln tarafından kaleme alınan metin ana hatlarıyla şöyledir:

1) Köle olarak tutulan tüm insanlar bu tarihten itibaren (1 Ocak 1863) ve sonsuza kadar özgür kılınacak ve devletin yürütme gücü bu insanların özgürlüklerini tanıyacak ve koruyacaktır ve bu insanların tümüne veya herhangi birine özgürlükleri için yapacakları herhangi bir girişimi bastırmaya yönelik eylem ya da eylemlerde bulunmayacaklardır.

2) Ortam izin verdikçe makul bir maaş karşılığında sebatla çalışmaları tavsiye edilmektedir.

3) Şartları uygun olanları kalelerde, mevzilerde, istasyonlarda ve diğer yerlerde konuşlandırılmak üzere Amerika Birleşik Devletleri ordusuna kabul edileceklerdir.[4]

Bildiriden sonra özgürlüklerine kavuşmak isteyen siyahiler Birlik Ordusu’na katılmak için yola çıktı. Birleşik Devletler Siyah Askerler Birlikleri (The United States Colored Troops – USCT) için siyah askerleri orduya almaya başladı. Siyahi askerler, Güney Carolina, Louisiana, Florida, Virginia, Tennessee, Alabama ve diğer eyaletlerdeki cephelerde savaştılar.[5] 1865’te kuzey eyaletlerinin savaşı kazanasıyla kölelik yasaklandı ve ABD kuzey ve güney olmak üzere ikiye bölünmekten kurtuldu.[6] 1865 yılında Özgürlük Bildirgesi yasalaştı ancak savaşın bitmesinden beş gün sonra Lincoln suikaste uğrayarak öldürüldü.

Köleliğin kaldırılması kölelerin sorunlarını çözmeye yetmemiştir. Kölelerin çoğu yoksuldu, topraksızdı. Mal ve mülkleri yoktu. Toprak ağaları ve patronlar, köleleri serbest bırakıyorlardı ama ekonomik bakımdan bağımsız olmayan köleler için bu özgürlüğün bir anlamı yoktu.[7] Toplumun en fakir tabakası, siyahiler olmaya başlamıştı.

2.) Siyahilere Karşı Irkçı Saldırılar

a.) Knights of the White Camellia ve Ku Klux Klan: Seçim Manipülasyonu Denemesi

ABD Anayasası’nın XII. Ek’i, köleliği kaldırmış, XIV. Ek yurttaşlık haklarını tanımıştır, XV. Ek ise ABD yurttaşlarının oy hakkını kabul etmiştir. Ama bütün bunların zenci hakları ve sorunları üzerinde olumlu ve onarıcı bir etkisi olmamıştır.[8] Adını Güney’deki beyaz çiçek açan fundalıklardan alan ve beyaz ırkın saflığını sembolize etmek amacıyla kullanılan “Beyaz Kamelya Şövalyeleri” (Knights of the White Camellia) ve “Ku Klux Klan” (KKK) gibi gizli terör örgütleri siyahi seçmenleri sindirerek seçim sandıklarından uzak tutmak için şiddet eylemlerine başladılar. Başkan Ulysses S. Grant 1874 yılında New Orleans’da adil bir seçim yapılması için bölgeye üç piyade alayı ve gambotlardan oluşan bir küçük filo gönderdi. Grant Klan’ı ezmek için federal birlikleri kullanmıştı, ama militan beyazların kurdukları gayriresmî “sosyal kulüpler” ile şiddet eylemleri etkisini sürdürdü.[9]

b.) Jim Crow Yasaları

Kölelerin özgürleştirilmesine engel olamayan güney eyaletleri, özellikle 1890’lı yıllardan sonra siyahi vatandaşları toplum içinde ötekileştirilmiş ve ırksal ayrımcılık yasaları çıkarma yoluna gitmiştir. Siyahiler ile beyazlar eşit, ama ayrı ayrıydılar. Bu yasalar ile ırkların ayrı tutulduğu devlet okulları, tren vagonları, kütüphaneler, restoranlar ve oteller olması öngörülüyordu. Bu ötekileştirme ve yasaların oluşturduğu sistem, yüzlerini siyaha boyayan beyaz oyuncuların (Blackface olarak da bilinir) cahil, değersiz siyahileri canlandırdıkları 1828 tarihli “Jump Jim Crow” halk oyunu şarkısı atıfla, “Jim Crow” adıyla bilinmeye başlanmıştır.[10]

c.) Siyahilerin Tepkileri ve Gelişmeler

Louisiana Eyaleti beyazlar, siyahlar ve karışık soydan gelen melezlerin ayrı tren vagonlarında yolculuk etmesini öngören bir yasayı kabul etmişti. Yasaya karşı çıkan farklı ırklardan bir grup vatandaş, yasayı denemek için halk eğitimi savunucusu Homer Plessy’yi ikna etti. Plessy’nin kendisi beyaz tenliydi ama büyük büyükannesi siyahtı. Plessy, “sadece beyazlar için” ayrılmış tren vagonuna binmek üzere bilet satın aldı. Yerine oturduktan sonra, kondüktöre ataları ile ilgili gerçeği açıkladı. Sonra tutuklandı ve hakkında dava açıldı.[11] Tarihçi ve sosyal bilimci W.E.B. Du Bois ile bir grup önemli siyahi aydın Niagara Hareketi’ni kurdular ve Jim Crow yasalarına karşı lobi faaliyetleri yürüttüler. Broşür ve el ilanları dağıtıp genelde sivil haklar ve farklı ırklara karşı adalet konuları üzerinde durdular. Bu hareket organizasyon ve finansal destek açısından zayıftı. Ancak grup çok geçmeden genişleyerek 1910 yılında Siyahları Geliştirme Ulusal Derneği’ni (National Association for the Advancement of Colored People – NAACP) kurdular. Ancak Güneyli Başkan W. Wilson, 1913 yılında ırksal ayrımcılık yasasını onaylamıştır. [12]

Sonuç

ABD’nin iki ayrı devlete ayrılması ve iç savaşa sürüklenmesinin ardından birliği sağlayan Başkan Lincoln’ün ilan ettiği Özgürlük Bildirgesi, tek başına bir anlam ifade etmemiştir. Toplumun en fakir tabakası haline gelen siyahilerin özellikle de güney eyaletlerinde varlıklarını sürdürebilmeleri ve kendilerini kabul ettirebilmeleri için çeşitli çalışmalar yapılmış ve yasalar kabul edilmiştir. Ancak ne var ki eşitlik resmiyette kabul edilmiş olsa da “eşit ama ayrı” mantığı kabul görmüş ve siyahiler ayrı taşıtlar kullanmaya, ayrı vagonlarda beklenmeye ve ayrı kütüphanelere girmeye zorlanmıştır. Bu çalışmalar kimi başkanlar tarafından desteklense de kimi başkanlar tarafından darbe görmüştür. Sonuç olarak ABD, 20. yüzyılın başlarında hâlâ ırkçılık problemi yaşayan bir ülke portresi çizmektedir.

KAYNAK

SANDER, O., “Siyasi Tarih İlkçağlardan 1918’e”, İmge Yayınları, Ankara, 2012.

ABD Dışişleri Bakanlığı Uluslararası Bilgilendirme Dairesi Yayını, “Free at Last”, 2015.

ALATLI, A., “Batıya Yön Veren Metinler”, ALFA Başvuru Yayınları, C. 3.

ALEXANDER, R. P., “Amerika’da Zencilerin Başkaldırısı”, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Çev.: T. Karamustafaoğlu, C. XXV, S. 3

[1] Oral Sander, “Siyasi Tarih İlkçağlardan 1918’e”, İmge Yayınevi, Ankara 2012, s. 161

[2] ABD Dışişleri Bakanlığı Uluslararası Bilgilendirme Dairesi Yayını, “Free at Last”, 2015, s. 15

[3] ABD Dışişleri Bakanlığı Uluslararası Bilgilendirme Dairesi Yayını, a.g.e., s. 15

[4] Alev Alatlı, “Batıya Yön Veren Metinler”, Cilt III, s. 935-938

[5] ABD Dışişleri Bakanlığı Uluslararası Bilgilendirme Dairesi Yayını, a.g.e., s. 17

[6] Oral Sander, a.g.e., s. 161

[7] Raymond P. Alexander, “Amerika’da Zencilerin Başkaldırısı”, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Çev.: T. Karamustafaoğlu, C. XXV, S. 3, s. 102

[8] Raymond P. Alexander, a.y.

[9] ABD Dışişleri Bakanlığı Uluslararası Bilgilendirme Dairesi Yayını, a.g.e., s. 20

[10] ABD Dışişleri Uluslararası Bilgilendirme Dairesi Yayını, a.g.e., s. 21

[11] ABD Dışişleri Uluslararası Bilgilendirme Dairesi Yayını, a.g.e., s. 21

[12] ABD Dışişleri Uluslararası Bilgilendirme Dairesi Yayını, a.g.e., s. 23

E-BÜLTENE ABONE OLUN

Stratejik Ortak yazarlarının makalesi ve haritalar ücretsiz e-postanıza gelsin.

Abone oldunuz, teşekkürler.

Bir şeyler yanlış oldu. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.

E-BÜLTENE ABONE OLUN

Stratejik Ortak yazarlarının makalesi ve haritalar ücretsiz e-postanıza gelsin.

Abone oldunuz, teşekkürler.

Bir şeyler yanlış oldu. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.

Abone Ol
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments