Bağımsızlıktan Özerkliğe: Bulgar Hanlığının Bakiyesi Tataristan

Okunma Süresi: 6 dk 1 sn

Tataristan Özerk Cumhuriyeti, Avrupa’nın doğu kesiminde, İdil ve Kama nehirlerinin birleştiği yerdedir. Batısında Çuvaşistan, doğusunda Başkurdistan ile komşu olan ülkenin kuzeybatısında Mari El Cumhuriyeti, kuzeyinde Kirov Oblastı, kuzeydoğusunda Udmurtya Cumhuriyeti, güneydoğusunda Orenburg Oblastı, güneyinde Samara Oblastı ve Ulyanovsk Oblastı yer almaktadır.

Sovyetler Birliği’nin dağılması sürecinde Tataristan 30 Ağustos 1990 tarihinde bağımsızlığını ilan eden ilk cumhuriyettir. Sovyet sistemi sonucu (SSCB içinde federe bir cumhuriyet olan Rusya’ya bağlı özerk bir cumhuriyet olduğu için) bağımsızlığını hem SSCB’ye hem de Rusya’ya karşı ilan etmiştir.  Şu anki mevcut durumuna ise 15 Şubat 1994’te ilan ettikleri Tataristan Cumhuriyeti’nin 3,5 yıl boyunca hiçbir devlet tarafından tanınmaması yüzünden ve vergi avantajları, verilen otonomilerle bağımsızlık ilanını geri çekip Rusya Federasyonu’na katılarak kavuşmuştur. Bugünlerde ise verilen otonomilerin teker teker elden alınmasıyla gündeme gelmektedir. Örneğin; Rusya Federasyonu’na katıldığı ilk zamanlarda Tataristan dış politika yapma hakkına sahip olmakla birlikte kendi anayasasını da Rusya Federasyonu’nun anayasasından üstün tutmaktaydı.

2018 verilerine göre nüfusu 3,894 milyon olan Tataristan nüfusunun üçte biri başkent Kazan’da yaşamaktadır. 2010 Nüfus Sayımı Sonuçlarına göre, ülkede 173 etnik grup bulunuyor. Nüfusu 10 bini aşanlar ise şunlardır; Tatarlar, Ruslar, Çuvaşlar, Udmurtlar, Ukraynalılar, Mordovyalılar ve Başkurtlar. Tatarlar, 2 milyondan fazla kişiyle toplam nüfusun %53,2’lik kısmını oluştururken Ruslar, 1,5 milyon kişiyle toplam nüfusun %39,7’sini meydana getirirken Çuvaşlar da 116,2 bin kişiyle üçüncü sırada yer almaktadır.

Tataristan Anayasasına göre ülkenin resmi dilleri Tatar Türkçesi ve Rusçadır. 1552’de Kazan Hanlığının Rus Çarlığı tarafından ilhak edilmesinden bu yana geçen 500 yılda Tatar Türkçesi ve Tatar kültürüne olan baskılara rağmen Tatar Türkçesi‘ni ana dili olarak kabul edenlerin oranı 1959’da %92,1, 1979’da %85,9, 1989’da ise %83,7 olarak tespit edilmiştir. Tataristan’da eğitim son zamanlara kadar Rusça ve Tatar Türkçesi ile yapılmaktayken Rusya’nın yasama organı olan Duma’nın 25 Temmuz 2018’de verdiği kararla Tataristan’daki ilkokul ve ortaokullarda Tatar ana dil eğitimi zorunlu olmaktan çıkarılmıştır. Günümüzde Tataristan Özerk Cumhuriyeti’nde okuma-yazma oranının %100 olması ve SSCB’de Kazan Tatar Türkçesiyle yayınlanan 5.218.000 milyon kitabın olması ve şu söz “Kazan’ın İşgali’nden sonra Rusya yükselişe, Türk dünyası çöküşe geçmiştir.” bölgenin entelektüel düzeyini açıklamak için yeterli gelecektir.

Tataristan petrol, tabii gaz, kimya ve petro-kimya endüstrisi bakımından gelişmiştir. Tataristan Cumhuriyeti yılda yaklaşık 36 milyon ton ham petrol üretmektedir. Ülkenin petrokimya şirketlerinin polietilen, sentetik kauçuk ve otomobil lâstiği üretim miktarı Federasyon içinde üçüncü sıradadır.  Ülkede helikopter, uçak, uçak motoru, TIR, otomobil, kompresör ve petro-gaz pompalama donanımları, yüksek teknolojiye sahip elektrikli cihaz üretimi yapan mühendislik girişimleri, şirketler bulunmaktadır. Ülkede tarım faaliyetleri Sovyetler Birliği’nde yer alan diğer bölgelerde olduğu gibi devlet çiftliği (Sovhoz) ve kolektif çiftlikler (Kolhoz) tarafından yürütülür. Başlıca tarım ürünleri çavdar, buğday, mısır, keten, şeker pancarıdır. Ayrıca sebzecilik ve meyvecilikle, hayvancılık ve buna bağlı olarak mandıracılık da gelişmiştir. Bunların yanında bölge, Tatneft, Kamaz, Kazanorgsintez ve Kazan Helicopters gibi dünyaca ünlü firmalara da ev sahipliği yapmaktadır.

Rusya’nın 80 idari bölgesi arasında insani gelişmişlik indeksine göre listenin 6. sırasında yer alırken Rusya içindeki en güvenli bölgeler arasında da yer almaktadır. Nominal Gayri Safi Yurtiçi Hasılası yaklaşık olarak 35 milyar dolar ile Tataristan, Letonya ekonomisine denk bir büyüklüğe sahipken 2017 verilerine göre kişi başına düşen yıllık gelir ise 10 bin dolar düzeylerinde seyretmektedir. Bu durum ülkenin yer altı ve yer üstü zenginliklerinin Moskova’nın projeleri ve yatırımlarına tahsis edilmesiyle, bu sebeple halka gayri sâfi millî hâsıladan çok az pay kalmasıyla açıklanabilir.

Oldukça köklü bir tarihe sahip olan Tataristan’ın tarihini kısaca sekiz döneme ayırabiliriz: İdil Bulgar Hanlığı, Altın Orda Hanlığı, Kazan Hanlığı, Rus Çarlığı hakimiyeti, Kazan Guberniyası, Tataristan Özerk Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti, Tataristan Cumhuriyeti ve Tataristan Özerk Cumhuriyeti dönemi.

Göktürklerin yıkılması ve Avarların zayıflamasıyla Kubrat Han tarafından 632 yılında kurulan Büyük Bulgar Hanlığının Hazarların baskısı sonucu 668 yılında yıkılmasıyla birlikte halkın en önemli bölümlerinden bir kısmı kuzeye göç ederek İdil Bulgarları devletini kurmuştur. Batıya giden kol ise 800’lü yıllarda Hristiyanlığı seçerek Balkanlar’da Bulgaristan’ın temellerini atacaktır. Tatarların dedeleri olarak bilinen İdil Bulgarları ise 922’de İslamiyet’in kabulüyle tarihteki ilk Müslüman Devleti olacaktır.

İdil Bulgar Devletinin varlığı 1236’da Cengiz Han’ın torunu Batu Han tarafından sona ermiştir. Cengiz Han’ın ölümünden sonra Moğol Hanlıklarının kurulmasıyla beraber bölgeye hakim olan Altın Orda zamanında İdil Bulgarları Bulgar adını bırakıp Tatar adını kullanmaya başlamışlardır.

Altın Orda Devleti’nin Timur tarafından yapılan seferler sonucu zayıflamaya başlamasıyla Kazan, Kırım, Kasım, Astarhan ve Sibir Hanlıkları ortaya çıkmıştır. İdil-Ural bölgesinde kurulan Kazan Hanlığı’nın 1552’de Ruslar tarafından yıkılmasıyla bölgedeki Türk hâkimiyeti sona ermiştir.

En erken Rus hakimiyetine giren Türk topluluklarından biri olan Kazan Tatar Türkleri, 1552’de Kazan Hanlığı’nın Korkunç İvan tarafından ele geçirilmesi ile başlayan bir Ruslaştırmaya tabi tutulmuşlardır. Özellikle 1863-1905 yılları arasında Çarlık döneminde Nikolay İvanoviç İlminskiy ile başlatılan bir Hristiyanlaştırma hareketine maruz kalan Tatar Türkleri’nin en başta cami, medrese gibi dini ve milli eserleri yıkılıp yok edilmiş, ardından da ileri gelenler zorla veya menfaat karşılığı Hristiyanlaştırılmışlardır. Şehirleşmenin yüksek olduğu Tataristan’da çocuklar kreşlerde büyümekteydi, bu çocuklar kreşe gittikleri yıllarda Rusça ile tanıştırılmıştır. Bütün bu uygulamaların sonucunda 200.000 Tatar Türkü Hristiyanlaştırılmıştır fakat bu nüfusun çoğunluğu 1905’ten sonra yeniden islamiyet’e geçmiştir. Ortodoks Hristiyan olarak kalan nüfus ise Kreşin Tatarları olarak adlandırılmıştır ve günümüzde 55.000’e yakın bir nüfusla Rusya ve Kazakistan’da yer almaktadırlar.

…1905 Rus İhtilali, söz, toplantı vb. gibi hürriyetler getirince başta Kazan, Kırım Tatarları ve Azerbaycanlılar siyasî ve kültürel faaliyetlere giriştiler. Tatar aydınlarının teşebbüsü ile 1906’da “Müslüman İttifakı” adlı bir siyasî teşekkül kuruldu. Bu arada Tatar gazete ve dergileri mantar gibi yerden bitmeye başladı. Bunlar başlıca Kazan, Ufa, Orenburg, Astırahan, Troisk ve Uralsk gibi merkezlerde yayınlanıyordu. 1917 Haziranı’nda Kazan’da toplanan kurultay ise “İç Rusya ve Sibirya Müslüman Türk-Tatarlarının” medenî muhtariyetini ilan etti. Bu siyasî teşkilatın başına Paris’te yüksek eğitim görmüş olan Sadri Maksudî (Arsal) getirildi. Kasım ayında bu teşkilat Ufa’ya taşındı ve çeşitli görüşteki insanların katıldığı serbest seçimlerle 120 kişi, adı geçen Millet Meclisi’ne seçildi. Bu meclis 29 Kasım 1917’de İdil-Ural Devleti projesini ilan etti. Bu devlet 1918’e kadar, yani Bolşeviklerin Millet Meclisi’ni dağıtmalarına kadar hükümranlığını korudu. 23 Mart 1918’de ise Bolşevikler, Sovyet Sosyalist Tatar-Başkurt Cumhuriyeti’ni (İdil-Ural Devleti’nin Sovyet şeklini) kurduklarını ilan etmişlerdi. Bu kararname bir hayli Tatar aydınını Bolşeviklerin safına çekmeye yararlı oldu, fakat Rus Komünistleri bu kararnameye karşı çıktılar. Tatar-Başkurt Cumhuriyeti, bu bölgede süren iç savaş sebebiyle gecikti ve Bolşevikler iç savaşı kendi lehlerine bitirince, bu plandan vazgeçerek, 23 Mart 1919’da Başkurt ve 27 Mayıs 1920’de de Tatar muhtar cumhuriyetlerini ilan ettiler. Böylece İdil-Ural ufak idarî bölgelere parçalanmış oldu… (Devlet, Nadir. “Federe ve Muhtar Türk Cumhuriyetleri”)

İdil-Ural Devleti’nin dağıtılmasından sonra bu devletin yönetici kadrosu ülkeyi terketmiş ve çoğunluğu Türkiye’ye gelmiştir. Bu kadro içerisinde yer alan Sadri Maksudi Arsal, Ayaz İshaki ve Zeki Velidi Togan gibi isimler yeni kurulmuş Türkiye Cumhuriyeti’ne önemli katkılar sağlayacaklardı.

KAYNAK

https://islamansiklopedisi.org.tr/tataristan

https://en.wikipedia.org/wiki/Tatarstan

https://www.refworld.org/docid/49749cb62d.html

http://tatarstan.ru/eng/

https://www.academia.edu/12283435/Federe_ve_Muhtar_Türk_Cumhuriyetleri

E-BÜLTENE ABONE OLUN

Stratejik Ortak yazarlarının makalesi ve haritalar ücretsiz e-postanıza gelsin.

Abone oldunuz, teşekkürler.

Bir şeyler yanlış oldu. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.

E-BÜLTENE ABONE OLUN

Stratejik Ortak yazarlarının makalesi ve haritalar ücretsiz e-postanıza gelsin.

Abone oldunuz, teşekkürler.

Bir şeyler yanlış oldu. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Abone Ol  
Bildir