Koronavirüs: Ölüm Oranları ve Yanlış Bilinenler

Uluslararası medyanın da katkılarıyla dünya çapında büyük bir şok etkisine sebep olan yeni tip koronavirüs (Kovid-19) hakkında mutlaka bilmeniz gereken ve yanlış bildiğiniz bilgileri sizler için sıraladık.

Koronavirüsler, (CoV), soğuk algınlığından ve Orta Doğu Solunum Sendromu (MERS-CoV) ve Şiddetli Akut Solunum Sendromu (SARS-CoV) gibi daha ciddi hastalıklara kadar hastalıklara neden olan büyük bir virüs ailesidir. Yeni bir koronavirüs olan Kovid-19 daha önce insanlarda tanımlanmamış yeni bir türdür.

Enfeksiyon belirtileri arasında solunum semptomları vardır; ateş, öksürük, nefes darlığı ve solunum güçlüğü. Daha ciddi vakalarda, enfeksiyon pnömoniye, ciddi akut solunum sendromuna, böbrek yetmezliğine ve hatta ölüme bile neden olabilir.

Alacağımız önlemler ne olmalı veyat önlem almamız illa gerekir mi?

Çevrenizde bu salgını ciddiye almayan, “nasılsa hepimiz bir gün öleceğiz” veya “ben zaten abdestli bir insanım” vâri sözler sarf eden insanlara mutlaka rastlamışsınızdır. Bu tip söylemler oldukça yanlış ve tehlikelidir. Siz ölümü veya hastalığı göze aldıysanız bile, diğer insanları da bu hastalığa sürükleyebileceğinizi unutmayın. Araştırmalara göre, bir hasta ortalama 2 diğer insana virüsü bulaştırabilir. Bu anneniz, babanız veya kardeşleriniz bile olabilir. Bu yüzden bizlere düşen gereken önlemleri almaktır. İşte bazı alınabilecek önlemler;

1.) Ellerinizi gün içerisinde sık sık sabunla yıkayın. En az 20 saniye detaylıca ellerinizi yıkayın ki virüs eğer vücudunuzdaysa yaşamaya devam edemesin. Eğer henüz sizde mevcut değilse bile bulaştığı anda zaten hijyenik olan ellerinizde ölür. Ellerin bu kadar önemli olmasının sebebi ise şu; virüsü kapan biri sizin üzerinize öksürürse veya sizinle el sıkışırsa ortaya bir tehlike çıkar; siz istemsizce ellerinizi burnunuza, ağzınıza veya gözlerine götürürsünüz ve virüs bedeninize bu yollardan girer.

2.) Öksürük, önemli bir semptomdur. Eğer öksürme ihtiyacı duyarsanız mutlaka dirsek içlerinize öksürmeye dikkat edin. Tabii ki mendil en iyi seçenektir bu durumda. Mendil kullandıktan sonra mutlaka çabucak mendili çöpe atın ve ellerinizi yıkayın. Nitekim mendil sizi tamamıyla koruyamaz.

3.) Karşınızdakiyle güvenli şekilde selamlaşın. Tokalaşmayın, temastan uzak durun. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın NATO sekreteri Stoltenberg’e yaptığı hareketi hepiniz görmüşsünüzdür. Bu iyi bir örnektir çünkü herhangi bir temas yoktur.

4.) Virüs aşırı ısıya ve sıcaklığa dayanamıyor. Anlayacağınız bedeninizi sıcak tutmanız elzem. Aşırıya kaçmayacak şekilde bol bol çay gibi sıcak içecekler içmekte mantıklı seçenekler arasında. Sanırım bu bizim gibi bir millet için sorun olmayacaktır.

5.) Havalimanlarının etrafında bulunmamaya dikkat edin, zira en tehlikeli yerlerden birisidir. Ülkemizde koronavirüs sadece bir hastada bulunduğu için tabii yurt dışında daha yoğun. Yurt dışından gelenler arasında olanlarda bu risk daha büyük. Eğer seyahate çıkmayı düşünüyorsanız bunu iki kez düşünün. Gitmeden gideceğiniz ülkenin durumunu araştırın. Şu an için Çin, İtalya, İran, Güney Kore, ABD ve Avrupa’nın büyük ülkeleri tehlike arz ediyor ve bazılarında negatif seyahat önerisi mevcut.

  Nusra Cephesi’nden HTŞ’ye: İsim Değişiklikleri ve Liderler

6.)Ateşinizi sık sık ölçün, eğer 38 dereceyi geçiyorsa mutlaka doktora görünün. Zira bu da belirgin bir semptomdur. Ne olur ne olmaz baktormakta ziyâdesiyle fayda var.

Maske veya gözlük gibi şeyler bizi gerçekten korur mu?

Tamamen nasıl kullandığınıza bağlı. Sadece ağzı ve burnu kapatan bir maske kullanmak aslında faydasızdır. Kullansanız bile virüs gözlerinizden de bedeninize girebilir. Bunun dışında çoğu maske yapıldığı maddelerden dolayı nem kapıyor. Nem, virüsün hareket etmesi için ideal bir ortam sunar. Diyelim ki gözlük ve maskeyi beraber kullanıyorsunuz. Bunları eve geldiğinizde ellerinizle çıkarmayacak mısınız? Böylece anladığınız üzere virüs yine de yüzünüze bulaşabiliyor.

İkisini birden kullanmanız da tehlikeyi tamamen ortadan kaldıramayabilir. Sonuçta bütün yüzünüzü kaplamıyor, bu mantıkla hepimizin kafamızda poşetle gezmesi gerekir. Tabipler Birliği, hasta olmayan kişilerin maske kullanması gerekmediğini söylüyor.

Ölüm Oranları ve Söylentiler

Çevrenizde koronavirüsünü direkt olarak ölüme bağlayanlar varsa onları uyarın ve kendiniz başta olmak üzere diğerlerinin de müsterih olmasını sağlayın. Öyle ki İtalya’da 10.000 vaka varken 600 kişi hayatını kaybetmiş, vaka-ölüm dengesi hemen hemen her ülkede bu şekilde. Yani Türkiye gibi salgının yaygın olmadığı ülkelerde, az vaka sayısı olan ülkelerde, virüs direkt olarak ölüme sebep olmaz ve hatta bu ihtimal çok düşüktür. Bağışıklık sistemleri gerilemiş olan yaşlı insanlar ölüm vakalarının çoğunu oluşturuyor. Businnes Insider araştırmasına göre koronavirüsünün yaşlara göre ölüm oranı istatistiği şu şekilde:

YAŞ ARALIKLARI ÖLÜM ORANLARI
20-29 % 0.2
20-29 % 0.2
30-39 % 0.2
40-49 % 0.4
50-59 % 1.3
60-69 % 3.6
70-79 % 8
80+ % 14.8

 

Türkiye’de Son Durum

Bildiğiniz üzere geçtiğimiz gün Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin Koca ülkemizdeki ilk vakayı duyurdu. Dünyaya kıyasla virüs nispeten geç görüldü ülkemizde. Bu pozitif bir şeydir bizim adımıza. Ortaya yeni bir salgın çıktığında bilim adamları daima işe koyulup antivirüs bulmaya çalışırlar. Demem o ki, ne kadar geç görülürse antivirüsün bulunmasına o kadar az kalmıştır. Bir yandan da Türkiye’nin diğer ülkelere kıyasla virüsün çıktığı günlerde daha çabuk aldığı önlemleri de görmek mümkün. Çoğu Avrupa ülkesi daha bir bilgilendirme açıklamasına bile lüzum duymazken Türkiye’de bazı uçuşlar yasaklandı ve havalimanlarında sıkı kontroller başlatıldı. Bu bakımdan da Sağlık Bakanlığı’nın hakkını verip kutlamamız gerektiğini düşünüyorum.

1 YORUM

Yorum Yaz

Lütffen yorumunuzu giriniz!
Please enter your name here