Uluslararası Hukuk Bağlamında 2017’deki Hollanda-Türkiye Diplomatik Krizi

Hollanda Başbakanı Mark Rutte ve hükümetinin çeşitli iç politik saikler öne sürmeleri sonucu Türkiye’nin Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’nun 2017’deki Hollanda’ya yönelik ziyareti kabul edilmemişti. Bunun üzerine Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya eşliğinde Rotterdam’daki konsolosluk binasına gelen Türk diplomatlarının tutuklanmaları, 406 yıllık ikili ilişkilerin zedelenmesine yol açmıştı. Bu çalışmada, uluslararası hukuk bağlamında, Hollanda ile Türkiye arasındaki bu diplomatik krizin, her iki ülkenin politik ve diplomatik etkileri dikkate alınarak üzerinde durulmuştur.

Krize Giden Yol

Diplomatik Dokunulmazlık kuralı doğrultusunda devletler misafir diplomatlar dışında kendilerine ziyarete gelen Devlet Başkanı, Hükümet Başkanı ve Dışişleri Bakanlarını ülkelerine almak mecburiyetinde değildir. Zira ‘Diplomatik Dokunulmazlık’ ilkesi çerçevesinde ortaya birçok doktrin atılmaktadır. Bunlardan biri de şüphesiz ‘Diplomatik Dokunulmazlık’ kuralının resmi ziyaret kapsamı ile sınırlı tutulması lazım geldiğini vurgulayan doktrinlerdir. Nitekim ‘Kabul Eden Devletin’ rızası olmadığı müddetçe, ‘Gönderen Devlet’ elbette bu ziyareti zorla gerçekleştiremeyecektir. En nihayetinde Hollanda’nın bu tutumu, Türkiye tarafından kınanmıştır.

Akabinde Almanya’da bulunan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya kara yoluyla Almanya’dan Hollanda’ya giriş yapmak sureti ile Hollanda’nın Rotterdam adlı şehrinde bulunan Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı Rotterdam Başkonsolosluğuna doğru yol alır iken, Hollanda Hükümet yetkilileri; Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’nın Hollanda’daki mevcudiyetini hoş karşılamadıklarını yüksek bir resmi düzeyde Türkiye’ye bildirmiştir. Bunun yanında 16 Nisan’a kadar hiçbir bakanın Hollanda’da referandum dolaysıyla gelmesine müsaade edilmeyeceğini Hollanda yetkilileri ayriyeten beyan etmişlerdir. Fakat buna rağmen Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, Rotterdam şehrine ulaşmıştır.

Bununla birlikte Hollanda Hükümeti, Bakan Kaya’nın Hollanda’da uluslararası hukuk bağlamında hiçbir özel hüviyete sahip olmadığını, uluslararası hukuk çerçevesinde Dokunulmazlık Kuralı’nın sadece 1) Devlet Başkanlarına, Hükümet Başkanlarına ve Dışişleri Bakanlarına, 2) Hollanda’da kayıtlı diplomatik ve konsolosluk personeli ve 3) Yurtdışında resmi görevde bulunan yetkililer için haiz olduğunu ve bu şartlar altında Hollanda’dan resmi bir davetiye ya da resmi bir kabul olmadığı takdirde Bakan Kaya’nın yukarıda zikredilenlerin dışında kaldığı için Hollanda’daki mevcudiyetini hoş karşılamadıklarını beyan etmişlerdir.

Bu doğrultuda Bakan Kaya’nın mevcudiyeti, kamu düzenini tehlikeye attığından dolayı Rotterdam Başkonsolosluğu; Rotterdam Belediye Başkanı Ahmet Ebu Talip’in emriyle polis kordonu eşliğinde çevrelenmiş ve giriş/çıkışlar kontrol altına alınmıştır. Bu polis kordonu yüzünden Bakan Kaya Rotterdam Başkonsolosluğa giriş yapamamış ve alenen Rotterdam polisi tarafından engellenmiştir.

Bakan Kaya’nın korumaları ile Rotterdam polisi arasında tartışmaların tansiyonu artarken, Rotterdam polisi Bakan Kaya’nın korumalarının beraberinde taşıdıkları ruhsatlı silahları hesaba katarak, Silahlar ve Mühimmatlar Yasası gereği, mevcut durumun bir çatışma tehlikesi ortamına doğru sürükleyebilir olduğuna kanaat getirmişlerdir. Rotterdam Savcılığı’nın emriyle gözaltına alınan korumaların yanı sıra konsolosluk görevlileri üstleri aranmak sureti ile gözaltına alınarak karakola kadar götürülmüşlerdir.

Konsolosluk görevlilerinin üstlerinin aranıp gözaltına alınmaları ve sonrasında karakola götürülmeleri Türkiye tarafından bir hakaret olarak telakki edilmiştir. Üstelik tutuklamalarla ilgili Türk makamlarına herhangi bir bilgi akışı da sağlanmamıştır. Hollanda’da misyon görevinde bulunan diplomatik ajanların ve konsolosluk görevlilerinin savcının emriyle tutuklanmaları, seyahat serbestliklerinin sağlanmaması ve tutukluluk kararının Türk makamlarıyla paylaşılmaması açıkça 1961 Diplomatik İlişkiler Hakkında Viyana Sözleşmesinin 29 üncü Maddesinin ve 1963 Konsolosluk İlişkiler Hakkında Viyana Sözleşmesinin 34, 41, 42, 43 üncü maddelerin ihlallerini teşkil etmektedir.

Viyana Sözleşmeleri’nin Maddeleri

1961 Diplomatik İlişkiler Hakkında Viyana Sözleşmesinin 29 üncü Maddesi gereği; Diplomatik ajanın şahsi dokunulmazlığı vardır. Hiçbir şekilde tutuklanamaz veya gözaltına alınamaz. Kabul eden Devlet diplomatik ajana gereken saygıyı gösterecek ve şahsına özgürlüğüne ve onuruna yönelik herhangi bir saldırıyı önlemek için uygun tüm önlemleri alacaktır.

1963 Konsolosluk İlişkileri Hakkında Viyana Sözleşmesinin 34 üncü maddesi gereği; Seyahat serbestliği Ulusal güvenlik nedenleriyle girmesi yasaklanmış veya nizama bağlanmış bölgelerle ilgili kanun ve düzenlemeler saklı kalmak üzere, kabul eden Devlet, ülkesi üzerinde konsolosluğun bütün mensuplarına yer değiştirme ve seyahat etme serbestliğini sağlar.

1963 Konsolosluk İlişkileri Hakkında Viyana Sözleşmesinin 41 inci maddesi gereği; Konsolosluk memurlarının tutuklanmaları veya gözaltına alınmaları, ağır suç halinde ve yetkili adli makamın kararı ile olur.

1963 Konsolosluk İlişkileri Hakkında Viyana Sözleşmesinin 42 inci maddesi gereği; Konsolosluk personeli mensubunun tutuklanması, gözaltına alınması veya cezaî bir kovuşturmaya tabi tutulması halinde, kabul eden Devlet durumunda konsolosluk şefini en kısa zamanda haberdar etmekle yükümlüdür. Eğer konsolosluk şefinin kendisi bu tedbirlerden birine muhatap tutulmuş ise, kabul eden Devlet bundan gönderen Devlet’i diplomatik yoldan haberdar eder.

1963 Konsolosluk İlişkileri Hakkında Viyana Sözleşmesinin 43 üncü maddesi gereği; Konsolosluk memurları ve konsolosluk hizmetlileri, resmi görevlerinin yerine getirilmesi sırasında işledikleri fiillerden dolayı kabul eden Devlet’in adli ve idari makamlarının yargısına tabi değildirler.

Türkiye’nin Diplomatik Tepkisi

Bilahare Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Betül Sayan Kaya’nın maruz kaldığı diplomatik teamüllere uymayan muamelenin protesto edilmesinin yanı sıra Bakan Kaya’ya eşlik eden Lahey Büyükelçiliği Maslahatgüzarı, Deventer ve Rotterdam Başkonsoloslarının maruz bırakıldıkları uygulamalarını Türkiye kınamıştır. Kınamadan sonra Türkiye bir nota vermiştir.

Türk vatandaşlarıyla bir araya gelmek üzere 11 Mart 2017 tarihinde Hollanda’yı ziyaret eden Aile ve Sosyal Politikalar Bakanımız Sayın Fatma Betül Sayan Kaya ile Hollanda’daki diplomatik ve konsüler misyonlarımıza ve mensuplarına yönelik muamelenin, 1961 tarihli Diplomatik İlişkiler Hakkında Viyana Sözleşmesi ile 1963 tarihli Konsolosluk İlişkileri Hakkında Viyana Sözleşmesi’nin açık ihlalini teşkil ettiği vurgulanmıştır. Tarih boyunca Devlet Ricaline gösterilen diplomatik nezaket ve diplomatik konsüle misyonlar ile mensuplarının dokunulmazlıkları, diplomasinin en temel ilkelerinden biri olagelmiştir. Başta Sayın Bakan olmak üzere söz konusu kişilere gereken saygının gösterilmesi, şahsi özgürlük ve onurlarına yönelik herhangi bir saldırının önlenmesi, Kabul Eden Devletin yükümlülüğüdür.

Nota’dan sonra Başbakan Yardımcısı ve Hükümet sözcüsü Numan Kurtulmuş Türkiye’nin Hollanda’ya uygulayacağı yaptırımları açıkladı. Yaptırımlara göre, Türkiye’nin talepleri yerine getirilene dek şu anda izinli olarak yurt dışında bulunan Hollanda Büyükelçisi’nin Türkiye’ye dönmesi yasaklandı, TBMM ile Hollanda Parlamentosu arasındaki Dostluk Grubu’nun Türkiye kısmı lağvedilmesi, iptal edilmesi için de TBMM’ye tavsiyede bulunma kararı alındı ve diplomatik uçuş izinleri iptal edildi.

  Hollanda 'da Kurulamayan Hükümet: 'Aşırı Sağcılık'

Hollanda’nın Diplomatik Tepkisi

5 Ocak 2018’de Hollanda Dışişleri Bakanı Halbe Zijlstra, “Yakın zamanda yapılan görüşmeler Hollanda ve Türkiye’nin birbirine yaklaşmak için bir fırsat idi, fakat normalleşme sürecinin nasıl yürütülmesi gerektiği konusunda bir mutabakata varamadık” dedi. Açıklamada, “Bu nedenle, Hollanda Bakanlar Kurulu, Mart 2017’den beri Türkiye’ye girişi mümkün olmayan Ankara’daki Hollanda Büyükelçisi’ni resmi olarak geri çekme kararını almıştır. Hollanda’nın Türkiye’de Büyükelçisi olmadığı müddetçe Hollanda, yeni bir Türk Büyükelçisi’nin işe başlamasına da izin vermeyecektir” denildi. Hollandalı kaynaklar, müzakerelerde “karşılıklı taviz dengesini bulamadık” ifadesini kullandı.

Kriz Sonrası Normalleşme Süreci

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, NATO Zirvesi kapsamında, yeni Dışişleri Bakanı olarak atanan Hollandalı mevkidaşı Stef Blok ile bir görüşme gerçekleştirdiğini ve bu çerçevede, geçen yıl 11 Mart 2017’de Rotterdam’da meydana gelen olayları ele aldıklarını söyledi. Stratejik ortaklığa dayanan çok boyutlu ilişkilere zarar veren mevcut tıkanıklığın geride bırakılmasının her iki tarafın da ortak beklentisi ve arzusu olduğunu müşahede ettiklerini dile getiren Çavuşoğlu şu ifadelerde bulundu:

“Bu görüşmemizde ortaya çıkan, ilişkileri normalleştirmek için adımlar atma iradesi ışığında inisiyatif alan Hollandalı mevkidaşım, tarafıma bir mektup iletti ve ilişkilerimizin normalleştirilmesi arzusunu teyit etti. Bu mektup üzerine kendisiyle ayrıca telefonda görüştük ve ilişkilerimizin önünü açmak için atılacak adımlar konusunda mutabık kaldık.”

Çavuşoğlu’nun 20 Temmuz 2018’deki bu açıklamasına paralel bir zamanlama ile Hollanda Dışişleri Bakanı Stef Blok da “Türkiye ve Hollanda bu kötü sayfayı birlikte kapatıp, ilişkilerini canlandırıyorlar. Bizi karşılıklı olarak bağlayan ve ayrı düşündüğümüz konuları rahatça görüşmek için bu gerekli bir adımdı” mealinde, nüanslara da vurgu yapan bir açıklama yaptı.

Hollanda’nın Ankara Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Eric Weststrate de Twitter’dan yaptığı açıklamada, “İlişkiler düzeldi. Hollanda-Türkiye ilişkilerinin en yüksek seviyede düzelmesi iyi olmuştur. İyi ilişkiler, ülkelerimizi bağlayan konuları ve hemfikir olmadığımız konuları konuşabilmek için gereklidir. Bu, perde arkası diplomasinin iyi bir örneği” ifadelerine yer verdi.

Türkiye ve Hollanda,  ilişkilerin normalleştirilmesi kararı aldı ve bu, büyükelçilerin karşılıklı atandığı 2018 7 Eylül’de duyuruldu. Türkiye’nin Lahey Büyükelçisi olarak Şaban Dişli atanırken, Hollanda’nın Ankara Büyükelçisi olarak Marjanne de Kwaasteniet görevlendirildi.

Muhammed Emin Ayverdi

Stratejik Ortak Misafir Yazarı

KAYNAKÇA

  • C. Dışişleri Bakanlığı, No: 73, 11 Mart 2017, Hollanda’yla ilişkilerimiz hk.
  • C. Dışişleri Bakanlığı, Hollanda ile son gelişmeler hakkında basına bilgi notu, 13 Mart 2017
  • 18 Nisan 1961 Diplomatik İlişkiler Hakkında Viyana Sözleşmesi, 34, 41, 42, 43 sayılı maddeler, Resmi Gazete ile yayımı 12.09.1984, Sayı: 18513, TBMM Kanun No. 3042
  • 24 Nisan 1963 Konsolosluk İlişkileri Hakkında Viyana Sözleşmesi, 29 üncü sayılı maddesi, Resmi Gazete ile yayımı 25.5.1975, Sayı: 15249, TBMM Kanun No. 1901
  • Kamerbrief over campagnebezoeken Turkse ministers, Ministerie van Buitenlandse Zaken, aan de Voorzitter van de Tweede Kamer der Staten Generaal, Den Haag
  • Nederlands Genootschap van Burgemeesters, Bevoegdheden openbare orde en veiligheid (OOV), Het noodbevel van Artikel 175 Gemeentewet

Yorum Yaz

Lütffen yorumunuzu giriniz!
Please enter your name here