Birleşmiş Milletler’in Yakın Tarihteki İklim Zirveleri

Son zamanların en çok gündeme gelen, dünyanın en büyük potansiyel global sorunu olduğu ve olacağı düşünülen problem iklim değişikliği ve doğaya olan etkileridir. Bu iklim değişikliği ve küresel ısınma problemi ile ilgili, çocukluğumuzdan itibaren en az bir kere bile yaşananlar hakkında bir şeyler duymuşuzdur.  Bu problemi önlemek için bireysel olarak neler yapabileceğimiz konusunda birtakım şeyler duymuş olsak da konunun asıl gündeme getirilip konuşulmaya başlanması; 16 yaşındaki İsveçli iklim aktivisti Greta Thunberg’in Birleşmiş Milletler’ de yaptığı, birçok dünya liderlerini ve direkt olarak ülkeleri iğnelediği (suçladığı), bir o kadar ciddi ve bir o kadar da alışık olmadığımız tuhaf konuşması ile oldu. Yaptığı konuşma toplumun dikkatini kendisine ve iklim değişikliği problemine çevirdi. Bu, işin tabii ki magazinsel boyutu olarak görülebilir. Birçoğumuzun haberi olmasa da Birleşmiş Milletler bu konu hakkında pek çok çalışmalar yapmakta ve ülkeleri bu çalışmalara katılımları için teşvik etmektedir. BM’nin iklim ile ilgili yaptığı çalışma ve zirvelerden bazıları şunlar:

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC)

1988 yılında, İsviçre’nin Cenevre şehrinde, Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP) ve Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO) tarafından Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli (IPCC) kuruldu. Bu panelin amacı iklim değişikliğiyle alakalı var olan en son bilimsel, sosyo-ekonomik ve teknik bilgi ve çalışmaların değerlendirilmesi ve gözden geçirmektir. Birçok ülkeden binlerce bilim adamı bu panele katkı sağlamaktadır. IPCC raporları konuyla alakalı çalışma ve müzakerelerde referans noktası olarak kabul edilmektedir. Çözümden ziyade olayların değerlendirilmesi bu panelin esas özelliğidir. Birleşmiş Milletler ve Dünya Meteoroloji Örgütü’ne üye olan toplamda 195 ülke aynı zamanda bu panelin de üyesidir.

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC) 1992 yılında Birleşmiş Milletler öncülüğünde imzalanmış olup iklim değişikliğine karşı uluslararası işbirliği için bir çerçeve oluşturmuştur. Global ortalama sıcaklık artışını sınırlamak ve iklim değişikliği problemiyle mücadele en büyük amaçtır. Sözleşme aynı zamanda insan kaynaklı çevresel kirliliklerin iklim üzerinde tehlikeli etkileri olduğunu kabul ederek atmosferdeki sera gazı oranlarını düşürmeyi ve bu gazların olumsuz etkilerini en aza indirerek belli bir seviyede tutmayı amaçlamaktadır. Bu sözleşme Türkiye’de 24 Mayıs 2004 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Sözleşmeyle bağlantılı olarak 1997 yılında Kyoto Protokolü imzalanmıştır. Bu protokolle birlikte gelişmiş ülkelerin mevcut durumda var olan sera gazı salınımından büyük ölçüde sorumlu olduğu belirtilmiştir. Protokolde bulunan ilkelere uymak zorunludur ve uymayan ülkeler bir sonraki yıl için sera gazı azaltma hedefleri artırılarak cezalandırılır. Protokol 1997’de imzalanmasına rağmen 2005’te yürürlüğe girmiştir. Türkiye ise protokole 2009 yılında taraf olmuştur.

  ABD Suriye'yi vurdu: Saldırı adım adım geldi

Paris Anlaşması

12 Aralık 2015’te UNFCCC’ye dahil olan ülkeler iklim değişikliği ile mücadele ve sürdürülebilir düşük karbonlu bir gelecek için gereken eylemleri ve yatırımları hızlandırmak ve yoğunlaştırmak için önemli bir anlaşma imzaladılar. Anlaşma 4 Aralık 2016’da yürürlüğe girdi. Paris Anlaşması’nın temel amacı, bu yüzyılda küresel ortalama sıcaklık artışını, sanayi devrimi öncesine göre 2°C’nin oldukça altında tutan ve hatta 1.5°C ile sınırlamayı amaçlayan uzun vadeli bir hedef ortaya koymaktır. Ayrıca anlaşma, ülkelerin iklim değişikliğinin etkileriyle başa çıkma yeteneğini artırmayı ve finansal harcamalarını düşük sera gazı emisyonları ve iklim değişikliğine karşı dirençli olacak yolla tutarlı hale getirmeye çalışmaktadır. Türkiye bu anlaşmayı imzalamayan tek G-20 ülkesidir.

Madrid İklim Zirvesi

En son olarak 2 Aralık- 13 Aralık 2019 tarihlerinde, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı Madrid’de toplandı. Konferansta beklenenin aksine ulusal hedeflerin yenilenmesi konusunda bir karar alınamadı. Bunun yanı sıra ulusal hedeflerin uygulanmasını kolaylaştırmak üzere yürürlüğe konulacak piyasa mekanizmalarının kurulması ve yönetilmesi ile ilgili kurallar da kararlaştırılmadı. Bu kararların alınması da gelecek seneye bırakıldı. ABD, Brezilya, Suudi Arabistan, Avustralya gibi ülkelerin kararlar konusunda uzlaşmaz tavırları nedeniyle kararların alınması sekteye uğramıştır. Dolayısıyla Madrid’de düzenlenen taraflar toplantısı maalesef zayıf sonuçları olan bir konferans oldu.

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, sonuç karşısında hayal kırıklığına uğradığını söyledi:

“Uluslararası toplum, iklim krizinin çözümünü finanse etmeye, yükünü hafifletmeye yönelik artan bir istek duyduğunu gösterme fırsatını kaçırdı.”

Paris Anlaşması’nın mimarlarından Laurence Tubiana ise “Madrid’deki büyük oyuncular beklentileri karşılamadı, ancak küçük ada ülkeleri, Avrupa, Afrika ve Latin Amerika ülkelerinin artan işbirliği sayesinde, havayı kirleten tüm büyüklere karşı elde edebileceğimiz mümkün olan en iyi sonucu aldık.” ifadesi kullandı. Birçok konu 2020 Glasgow şehrinde yapılacak toplantıya bırakıldı.

İlyas Akça

Stratejik Ortak Misafir Yazar

KAYNAKLAR

http://www.abmerkezi-arastirma.itu.edu.tr/haberler/2017/08/10/metropolis-camapolihttps://www.avrupa.info.tr/sites/default/files/2016-08/brochure_4_v2.pdf

Big Decisions Delayed at U.N. Climate Talks

https://www.tarimorman.gov.tr/ABDGM/Belgeler/Uluslararas%C4%B1%20Kurulu%C5%9Flar/IPCC%20TR.pdf

https://unfccc.int/cop25

Yorum Yaz

Lütffen yorumunuzu giriniz!
Please enter your name here