Keşmir Sorunu: 370. Maddenin Kaldırılmasının Anlamı ve Yeni Harita

Pakistan, Çin ve Hindistan’ın taraf olduğu Keşmir’de “Cammu ve Keşmir’in Yeniden Yapılandırılması Yasası” kapsamında 370. maddenin anayasadan çıkarılması, 370. maddenin kapsamı, Keşmir’in ‘özel statüsünün’ kaldırılmasının karşılığı ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi Daimi üyelerinin bu karar ile ilgili açıklamalarını inceledim. Bu başlıkları daha iyi yorumlamak adına da Keşmir Sorunu’nun temelini oluşturan 1947 yılındaki gelişmeleri kısaca ele aldım.

Keşmir’in Hindistan’a Bağlanma Süreci

Hindistan ile Pakistan’ın bağımsızlıklarını kazandıkları 1947 yılından bu yana anlaşmazlıkların odağındaki Keşmir bölgesi, Hindistan, Pakistan ve Çin’in kontrolünde. 222.236 km²’lik bölge yüz ölçümünün yüzde 45’lik kısmı Hindistan’ın kontrolündeki Cammu Keşmir, yüzde 35’lik kısmı Pakistan’ın kontrolündeki Azad Keşmir ve geriye kalan yüzde 20’lik kısım ise Çin kontrolündeki Aksai Chin ve Shaksgam Valley’den oluşmaktadır. Birinci Dünya Savaşı’nın devam ettiği sıralarda Hint yarımadasında esen bağımsızlık rüzgarında Müslümanların lideri olarak Muhammad Ali Cinnah, Hinduların lideri olarak da Mahatma Gandhi öne çıkıyordu. 1940’lı yıllara gelindiğinde iki lider de İngiliz sömürgesinden kurtulmak ve halkların bağımsızlığını elde etmek için birçok mücadele verdi.

keşmir son durum haritası
Yeni Keşmir haritası: 370. maddenin ortadan kaldırılmasının ardından ortaya çıkan 2 yeni eyalet: Cammu Keşmir ve Ladakh

İngiliz sömürgesi altındaki yarımadada 14 Ağustos 1947’de bağımsızlığını ilan eden Cinnah liderliğindeki Müslümanlar Pakistan adında yeni devletin kurulduğunu ilan etti. Bir gün sonra 15 Ağustos’ta da Hindular Hindistan’ın bağımsızlığını tüm dünyaya duyurdu. İngiltere, Pakistan ve Hindistan’ın ayrılarak iki devlet kurmasının ardından ‘tartışmalı eyaletlere’ iki ülkeden birini seçerken iki kritere göre hareket etmelerini öneriyordu. Buna göre, coğrafi yakınlık ve eyalette yaşayan halkın çoğunluğunun hangi dine mensup(Müslüman, Hindu veya Sih) oldukları dikkate alınmalıydı. Haydarabat ve Junagar bölgelerinde halkın çoğunluğu Hindu olmakla beraber yöneticileri Müslümandı ve Hindistan bu eyaletleri zor kullanarak da olsa kendisine katılmalarını sağlamıştı. Bununla beraber nüfusu 4 milyona yakın olan Keşmir’de durum farklıydı. Keşmir halkının büyük çoğunluğu Müslüman olmakla beraber başında Sih Maharaja Hari Sing bulunmaktaydı. O dönemde yüzde 80-90’ı Müslüman olan Keşmir, kendisini Müslüman Pakistan’ın bir parçası olarak görüyordu. Sih Sing, Hindistan ile katılım anlaşması imzaladı. Hindistan da bölgeyi yönetmesi için Kurucu Meclis oluşturdu ve bir Müslüman Başbakan atadı. Bu karar bölge halkının büyük tepkisiyle sonuçlandı ve Müslümanlar ‘isyan hareketi’ başlattı. İsyanı bastıramayan Sih, Hindistan’dan yardım istemesi sonucunda Hint ordusu Keşmir topraklarına girdi. Hint ordusunun Keşmir’de ilerlediğini gören Cinnah liderliğindeki Pakistan, halka destek vermek adına mücahitleri ve orduyu Keşmir’e yönlendirdi. İki ülke arasında ilk savaş böylece başlamış oldu.

  1947 Birinci Keşmir Savaşı

İki ülke arasında savaş Birleşmiş Milletler (BM) ara buluculuğu ile ateşkes ile sonuçlandı. Pakistan, kontrolü atındaki topraklarda Azad Keşmir ve Gilgit Baltistan adında iki özerk bölge oluştururken, Hindistan Müslüman nüfusun yoğunlukta olduğu tek eyalet olan Cammu Keşmir’i kendine bağladı.

5 Ocak 1949 tarihli BM kararı ile Keşmirliler’e ”Cammu ve Keşmir Devleti’nin Hindistan veya Pakistan’a bağlanması, halk tarafından Birleşmiş Milletler himayesi altında yönetilecek bir serbest ve tarafsız halk oylaması demokratik metodu ile kararlaştırılacaktır.” garantisi verildi. BM, Hindistan ve Pakistan tarafından kabul edilen bu karar için Keşmir’in tamamen askersizleştirilmesini ve böylece plebisit kararının daha sağlıklı uygulabileceğini açıklamasına rağmen Hindistan bunu kabul etmedi. Keşmir sorununu kendi BM’ye götüren Hindistan, bölgenin askersizleştirilmesini de plebisit kararını da kabul etmeyerek, Keşmir sorununun fitilini ateşlemekle kalmamış, günümüze kadar sorunun sürmesine neden olmuştur. Keşmir sorununun tarihinin kısaca ele alındığı bu bölümün ardından yazı, ‘Hindistan’ın 370. maddede yer alan Keşmir’in özel statüsünün kaldırması’ öncesi bölgede yaşananlar ve kararının ne anlama geldiğiyle devam edecektir.

370. Madde Kaldırılmadan Önce Keşmir’de Neler Yaşandı?

Şubat ayında Hindistan kontrolündeki Keşmir’de Hint askerlerinin bulunduğu konvoya düzenlenen bombalı saldırıda 44 asker öldü. Saldırıyı Pakistan merkezli Ceyş-i Muhammed örgütü üstlendi. Seçimlere sayılı günler kala yapılan bu saldırıyı ‘alçakça ve korkakça’ olarak nitelendiren Hindistan Başbakanı Narendra Modi, “Teröristler ve destekçileri çok ağır bedel ödemek zorunda. Bu saldırıya gerektiği gibi karşılık vereceğiz.” diyerek Cammu Keşmir’de askerlere, müdahale için karar alma yetkisi verildiğini açıkladı. Öte yandan bazı bölgelerde Pakistan ile paylaşılan suyun kesilmesi, Pakistan ile inşaat işi yapan Hintli şirketlerin yük gemilerini ve TIR’larını geri çağrılması ve Bollywood filmlerinde Pakistanlı oyuncularla çalışmanın yasaklanması gibi kararlar alındı.

Bölgede son 30 yılın en büyük saldırısı olarak kayıtlara geçen bu olaydan 12 gün sonra, 26 Şubat’ta, Hint savaş uçakları Pakistan’ın sınır eyaleti olan Hayber-Pahtunhva’daki Balakot kenti civarında ‘terör hedeflerini’ vurduğunu, 200’den fazla teröristin öldürüldüğünü duyurdu. Pakistan tarafından doğrulanan bu hava saldırı sonrası İslamabad yönetimi yaşanan olayı “sınırdan 5-6 kilometre içeri giren uçaklardan birinin Pakistan savaş uçaklarının müdahalesinin ardından Hint tarafına kaçarken aceleyle bomba bıraktı” şeklinde açıkladı. Herhangi bir can kaybının yaşanmadığını açıklayan Pakistan Dışişleri Bakanı Şah Mahmud Kureyşi, Hindistan’ın terör kamplarını hedef aldığına dair ifadeleri reddederek, Pakistan’ın Hindistan’ın eylemine karşılık vereceğini söyledi. Kureyşi, “Pakistan istediği zaman cevap verebilecektir” ifadelerini kullanarak cevap hakkının saklı olduğunu belirtti. Pakistan ordusu, Hint uçaklarının bombaladığı bölge ile ilgili ‘boş arazinin vurulduğunu’ öne sürerek bazı fotoğraflar servis etti.

Pakistan ordusu, Hindistan’ın vurduğu bölgenin fotoğraflarını paylaştı.

Yaşanan gerginlikte taraflara itidal çağrısı yapan Çin, Cammu Keşmir’deki son 30 yılın en büyük saldırısını gerçekleştiren Ceyş-i Muhammed örgütünün lideri Mesud Azhar’ın BM Güvenlik Konseyi’nin yaptırım listesine alınmasına karşı çıktı.

Keşmir’deki bombalı saldırı ve Balakot kentinin Hint uçakları tarafından bombalanmasının ardından artan gerginlik 27 Şubat’ta Pakistan hava sahasını ihlal eden 2 Hint uçağının Pakistan tarafından düşürülmesiyle farklı bir boyuta ulaştı. İkisi pilot olmak üzere 3 kişinin öldüğü olay sonrasında esir alınan Hint savaş uçağı pilotu, Pakistan Başbakanı Imran Khan’ın ifadesine göre “iyi niyet göstergesi” olarak sivil kıyafetlerle serbest bırakıldı.

Hindistan savaş uçağı pilotu serbest bırakıldı.

Uluslararası örgütler ve ülkeler, iki nükleer gücün doğrudan sıcak çatışmaya girmesinin bölgeyi felakete sürükleyebileceği uyarılarında bulunmaya devam ediyordu ki Pakistan’ın pilotu serbest bırakması gerginliğin azalmasında önemli bir adım olarak görüldü. Pakistan’ın uzattığı bu zeytin dalı iki ülke arasında gerginliği azalttı ancak Cammu Keşmir’de Hint ordusunun operasyonları devam ediyordu.

Operasyonların gölgesinde Hindistan’da, 11 Nisan itibariyle başlayan ve 19 Mayıs’a kadar süren dünyanın en uzun seçim süreci başladı. Seçim sonuçları açıklanmadan günler önce bir yüzbaşının öldürüldüğünü açıklayan Hindistan, Cammu Keşmir bölgesinde, güvenlik güçleriyle direnişçiler arasında çıkan iki çatışmada 5 direnişçi, 2 Hint askeri ve 2 sivilin yaşamını yitirdiğini açıkladı.

Dünyanın en uzun süren seçimi 39 günün ardından Başbakan Narendra Modi liderliğindeki Hindistan Halk Partisi’nin (BJP), Halk Meclisi’ndeki 543 sandalyeden 303’ünü kazanarak seçimlerden birinci parti çıkmasıyla sonuçlandı. Modi’nin bir önceki seçime göre meclisteki sandalye sayısını 21 sandalye daha arttırması; Pakistan ile yaşanan gerginliğin Modi’ye olumlu yansıdığı ve Modi tarafından gerçekleştirilen ekonomik reformların sonuçlarının tartışıldığı Hindistan’da, Modi ve iktidardaki BJP’nin güç tazelemesi anlamına geliyordu.

Hindistan Babaşkanı Modi’nin seçim kutlamasından.

Haziran ayında Keşmir’de yer yer direnişçiler ile Hint askerleri arasında yaşanan çatışmalar devam ederken, Temmuz ayının başında 776 kilometrelik Kontrol Hattı’nın Pakistan tarafından yaşanan bombalı saldırı sonrası iki ülke diplomatik açıdan tekrar karşı karşı geldi. Kontrol Hattı’nın Pakistan tarafına 50 metre kadar mesafeden yerleştirilen bombanın infilak etmesi sonucu 5 Pakistanlı asker hayatını kaybetti. Pakistan ordusu sözcüsü Tümgeneral Asıf Gafur, yaşanan patlamayla ilgili Hindistan’ı sorumlu tutarak, 3 Temmuz’da Keşmir’in Pakistan kontrolündeki bir noktasında yaşanan saldırıda el yapımı bomba kullanıldığını ve saldırının bölgede bir ilk olduğunu söyledi.

Seçim sonrasında da birçok çatışmanın yaşandığı Cammu Keşmir’de yılın ilk 6 ayında 43’ü sivil olmak üzere 271 kişinin öldüğü kaydedildi. BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği‘nin hazırladığı Keşmir Raporu‘nda halkın yaşama hakkı başta olmak üzere insan hakları ihlallerine maruz kaldığı belirtildi. Pakistan Dışişleri Bakanlığı raporun olumlu karşılandığını açıklarken, “Bir kere daha Cammu Keşmir’deki insan hakları ihlallerini tanınmıştır. Hint ordusunun orantısız güç kullanımı, savunmasız insanlara karşı silah kullanımı, yargısız infazlar, protestocu ve siyasilerin hukuksuz tutuklanması, Silahlı Kuvvetler Özel Yetki Kanunu ve Kamu Güvenliği Kanunu’ndan güç alan Hint askerlerinin işkenceleri, insan hakları ihlallerini denetleyecek bağımsız kuruluşların çalışmalarına izin vermeme ile basın ve ifade özgürlüğünün kısıtlanması hazırlanan raporla belgelenmiştir.” ifadelerini kullandı ve şöyle devam etti: “Cammu Keşmir’de yaşananlara benzer ihlaller, Azad Keşmir ve Gilgit Baltistan’da yaşanmamaktadır. Dünyanın en çok asker bulundurulan bölgesi olan Cammu Keşmir’in aksine Azad Keşmir ve Gilgit Baltistan tüm yabancı ziyaretçilere açıktır.”

370 Maddenin Kaldırılmasıyla Keşmir’in Özel Statüsünün Kaldırılması

370. maddenin kaldırılmasından önce 370. maddenin 3. bendinde Hindistan Devlet Başkanı’nın, 1957’de kendini fesheden Cammu Keşmir Kurucu Meclisi’nin onayı dışında değişiklik yapamayacağı ve kurulun lağvedilmeyeceği belirtiliyor. Bu maddeye rağmen Modi hükümeti, 2018 yılında ilk olarak ‘Kurucu Meclis’ ismini ‘Yasama Meclisi’ ile değiştiren bir karar çıkarttı. Daha sonra iktidardaki Hindistan Halk Partisi (BJP), yerel Keşmirli parti ile girdiği ittifaktan çekildi. BJP, Haziran 2018’de ismi değişerek yasama meclisi olan ‘Kurucu Meclisi’ feshedip Cammu Keşmir’e vali atadı. Aslında Hindistan 370. maddenin anayasadan kaldırılacağının sinyallerini bu şekilde vermişti.

370. maddenin kaldırılmasından üç gün önce hazırlıklarını ilk olarak askeri yığınak yaparak planlayan Yeni Delhi yönetiminin, NDTV’ye göre, Keşmir Vadisi’ne 10 bin paramilis güç göndermesine ek olarak 25 bin personel daha sevk edeceği bildirilmişti. Askeri sevkiyat ile birlikte eyaletteki telefon ve internet erişimi kesilerek eyaletin eski başbakanları dahil bazı politik isimler tutuklanmıştı.

Vali atamasının üzerinden bir yıl geçmişti ki İçişleri Bakanı Amit Shah’ın önergesi olarak meclise sunulan “Cammu ve Keşmir’in Yeniden Yapılandırılması Yasası” federal parlamentonun üst kanadı Eyaletler Meclisi’nden geçti. “Cammu Keşmir Birlik Toprağı” ve “Ladakh Birlik Toprağı” olarak ikiye ayrılması 370. maddenin kaldırılmasıyla gerçekleşti.

 “Cammu ve Keşmir’in Yeniden Yapılandırılması Yasası” nedir?

Hindistan’da “Birlik Toprağı” olarak tanımlanan eyalet modeli, kendine ait hükümeti olmayan, doğrudan merkezi hükümet tarafından yönetilen idari bölgelere denmektedir. Ladakh ve Cammu Keşmir’in yeni yapılanması ve “Birlik Toprağı” olarak nitelendirilmesi bu anlama gelmektedir. Yani yeni düzenlemeyle Cammu Keşmir ikiye ayrıldı ve eyaletin batısının (Cammu Keşmir) sınırlı yetkilere sahip sembolik yerel bir meclis ile yönetileceğine, Ladakh’ın ise sembolik bile olsa meclisinin olmayacağına karar verildi. (Cammu Keşmir’in nüfusu Müslüman, Ladakh’ın nüfusu Budist ağırlıklı)

370. Madde Neyi Kapsıyor?

Öncelikle 370. madde Hindistan’daki diğer tüm eyaletlerden farklı olarak Cammu Keşmir’e farklı haklar tanıyordu. Eyaletin kendi anayasası, bayrağı, dış işleri, savunma ve iletişim konuları ile birlikte birçok bağımsız politikaya sahip olma gibi birçok hak tanıyordu. Öte yandan demografinin korunması adına eyalet dışındaki Hindistan vatandaşlarının bölgeden toprak satın olmasını, kalıcı olarak yerleşmesini ve yerel eyalet binalarında memur olarak çalışmasını yasaklıyordu.

Resmi Cammu Keşmir Bayrağı (solda), Azad Keşmir bayrağı (sağda)

370. maddenin anayasadan çıkarılmasıyla birlikte Hindistan’ın Keşmir’in demografisini değiştirmek için çalışmalarda bulunacağı düşünülüyor. Çünkü “Birlik Toprağı” olan Keşmir’de artık Hindistan vatandaşları toprak satın alabilecek, süresiz yerleşim imkanına erişebilecek ve yerel hükümet binalarında çalışabilecek. [2011’deki son nüfus sayımına göre 12,5 milyon nüfusa sahip olan Cammu Keşmir’in yüzde 68,3’ü Müslüman, yüzde 28,4’ü Hindu ve yaklaşık yüzde 1’i Budistlerden oluşuyor.]

370. madde; 1949’daki katılım anlaşmasına göre kalıcı olmayacak, Keşmir’in geleceğini halkın karar vermesinin ardından ortadan kalkacaktı. Aynı şekilde 1949 yılındaki BM kararları da bu yönde ifadelerden oluştuyordu. Bu kararları tek taraflı reddeden Hindistanlı yetkililer, gelen tepkilere rağmen geri dönüş olmayacağını söylüyor. Kararın öncüsü Hindistan Başbakanı Modi, ‘özel statünün’ Cammu Keşmir’e terörizm ve ayrılıkçılıktan başka bir şey vermediğini ve son otuz senede 42 binden fazla kişinin hayatını kaybettiğini öne sürdü.

Uluslararası toplumun dikkatini çekmek için çeşitli açıklamalarda bulunan ve Keşmirli Müslümanların yanında olduklarını ifade eden Pakistan Başbakanı Han, “Dünya, Hindistan işgali altındaki Keşmir’de Müslümanlara yönelik Srebrenitsa benzeri bir diğer katliam ve etnik temizliğe sessizce tanıklık mı edecek? Uluslararası toplumu, buna izin vermesi halinde, gelişmelerin Müslüman dünyasında radikalleşme ve şiddet döngülerine yol açacak sert yankılar ve tepkiler doğuracağı konusunda uyarmak istiyorum.” ifadelerini kullandı.

Karara BM Güvenlik Kurulu’nun Daimi 5 Üyesinin Tepkileri

Suudi Arabistan’ın barış çağrısında bulunduğu, Türkiye’nin endişe duyarak sorunun BM kararları çerçevesinde çözülmesi gerektiğini söylediği, Birleşik Arap Emirlikleri’nin Hindistan’ı desteklediği ve İran’ın kararı kabul etmediği ‘370. Madde Krizi’ konusunda birçok ülke açıklamada bulunurken, uluslararası toplum açısından dikkat çekebilecek ve BM Güvenlik Kurulu’nda yaptırım gücüne sahip 5 daimi ülkenin yorumları dikkat çekiciydi. Çin yıllardır olduğu gibi Pakistan ile paralel bir politika izlerken, Rusya Hindistan’ın kararını destekledi. İngiltere, Fransa ve ABD ise ‘diyalog’ çağrısında bulundu.

Amerika Birleşik Devletleri

ABD Dışişleri Bakanlığı “Keşmir konusunda ABD, Hindistan ve Pakistan arasında direk diyaloğu destekliyor.” ifadesini kullandı. Temmuz ayında ABD Başkanı Trump iki ülke arasında ara bulucu olabileceğini açıklamıştı.

Rusya

Rusya, Keşmir’in statüsüyle ilgili Yeni Delhi yönetiminin aldığı kararın ‘anayasal’ olduğunu savunarak bir kez daha bölgede Hindistan ile aynı politikayı izledi. Moskova yönetimi Hindistan’ın en fazla silah ithal ettiği ülke olarak biliniyor.

Çin

Ekonomik açıdan Pakistan’da büyük yatırımları bulunan ve Keşmir Sorunu’nun bir tarafı olan Çin, Dışişleri Bakanlığı aracılığıyla yaptığı açıklamada, “Hindistan tarafı, iç hukuk yasalarını tek taraflı olarak değiştirerek, Çin’in toprak egemenliğinin altını oymaya devam etti.” dedi. Çin, Birleşmiş Milletler Güvenlik Kurulu’nda (BMGK) Hindistan’ın kararının ele alınması için 3 kez mektup gönderen Pakistan’a destek olarak Çin, konuyu BMGK’da görüşmek üzere toplantı istedi.

İngiltere

İngiltere Dışişleri Bakanı Dominic Raab kararın üzerinden geçen ikinci günde yaptığı açıklamada, “Hindistan Dışişleri Bakanı ile konuştum. Durumla ile ilgili endişelerimizi dile getirdik ve sakinlik çağrısında bulunduk. Ancak aynı zamanda olayı açık bir şekilde Hindistan hükümetinin perspektifinden okuduk” ifadelerini kullandı.

Fransa

Hindistan’ın Keşmir kararı ile ilgili herhangi bir açıklamada bulunmayan Fransa, Pakistan’ın 2 Hindistan savaş uçağını düşürmesinin ardından iki ülkeyi de tansiyonu düşürmeye çağırmıştı. Fransa Dışışleri Bakanlığı, “Fransa, Hindistan’ın sınırda terörizme karşı güvenliğini sağlama konusunda meşruiyetini kabul ediyor ve Pakistan’ı ülkesindeki terörist grupların eylemlerine son vermeye çağırıyor.” ifadelerini kullanarak Hindistan’a yakın bir denge siyaseti yürütmüştü.

Bağımsızlıklarını kazanan iki ülkenin arasında en büyük sorun olarak devam Keşmir, Hindistan-Pakistan ve Hindistan-Çin savaşlarına sahne olmuştu. Çin ile uzun bir süredir sınır çatışması yaşamayan Hindistan’ın, Pakistan ile sınırında (Kontrol Hattı) iki taraflı yüzlerce ihlal gerçekleşiyor ve bunların çoğu ölüm ile sonuçlanıyor. SIPRI raporlarına göre Pakistan’ın 150-160, Hindistan’ın 130-140 ve Çin’in 290 nükleer bombaya sahip olması, en küçük kıvılcımın hızla büyüme olasılığı ve Hindistan Savunma Bakanı Rajnath Singh’in, ülkesinin “herhangi bir ülkeye karşı nükleer güç kullanan ilk taraf olmayacağını taahhüt ettiği” politikasında değişime gidebileceğini açıklaması gibi çıkışlar, bölgeyi olduğu kadar dünyayı da geri dönüşü olmayan bir felakete sürükleyebilir.

  Keşmir Sorunu: Çin, Hindistan ve Pakistan Savaşı

Türkkaya Ataöv, Keşmir Meselesinin Önemi, Ankara Üniversitesi SBF Dergisi
https://aawsat.com/turkish/home/article/1849261/madde-370-ve-cammu-ke%C5%9Fmirde-pakistan-hindistan-gerilimi
https://www.bbc.com/news/world-asia-india-48315659?intlink_from_url=https://www.bbc.com/news/topics/c27kzzpqm7xt/india-elections-2019&link_location=live-reporting-story
https://www.aa.com.tr/tr/analiz/hindistanin-kesmir-karari-cozum-arayislarina-darbe/1553484
https://www.aa.com.tr/tr/dunya/hindistan-cammu-kesmirin-ozel-statusunu-ortadan-kaldirdi/1550255
stratejikortak.com/2016/02/1947-birinci-kesmir-savasi.html
stratejikortak.com/2016/02/hindistan-pakistanin-kurulusu.html
https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-49234725

YAZIYLA İLGİLİ YORUM YAZABİLİRSİNİZ

Please enter your comment!
Please enter your name here