Batı Avrupa’nın Sistem Karşıtı İlk Hükümeti ve İtalya’nın Geleceği

Avrupa Birliği’nin Birleşik Krallık dışarıda bırakıldığında en büyük üçüncü ekonomisi ve kurucu üye sıfatlarına sahip olan İtalya’da 4 Mart 2018’de genel seçimler yapıldı. Temsilciler Meclisi ve Senato üyelerinin belirlendiği seçimlerden hiçbir parti tek başına hükümeti kuracak çoğunluğa ulaşamadı. Hatırlatalım: İtalya’da koalisyonların önüne geçebilmek için dönemin Başbakanı Matteo Renzi tarafından ‘’Italicum’’ adlı yeni bir yasa Temsilciler Meclisi’ne sunulmuş ve 340 milletvekili tarafından kabul edilmiştir. Yasaya göre %40 ve üzeri oy alan parti tek başına hükümet kurma çoğunluğuna erişebilecekti. Ancak seçimlerde hiçbir parti tek başına %40’ı yakalayamadı.

Seçimlere Beş Yıldız Hareketi ve Özgürlük ve Eşitlik Hareketi tek başına katılmayı tercih ederken hem merkez sağda hem de merkez solda bir ittifak kuruldu. Merkez sağda Kuzey Ligi, Forza İtalya, İtalya’nın Kardeşleri ve İtalya Bizimle adlı milliyetçi partiler yer aldı. Merkez solda ise, Demokratik Parti, Daha Fazla Avrupa, Beraber Hareketi, Popüler Halk Listesi ve ayrılıkçı Tirol partileri yer aldı.

Siyasi PartilerAlınan OyAlınan Oy OranıMilletvekili Sayısı
Beş Yıldız Hareketi10.732.066 %32.68227
Özgürlük ve Eşitlik Hareketi  1.114.799   %3.38  14
Merkez Sağ İttifakı 12.152.345 %37.00265
-Kuzey Ligi  5.698.687 %17.35125
-Forza İtalya  4.596.956 %14.00104
-İtalya’nın Kardeşleri  1.429.550   %4.35  32
-İtalya Bizimle     427.152   %1.30    4
Merkez Sol İttifakı   7.506.723 %22.85122
-Demokratik Parti  6.161.896 %18.76112
-Daha Fazla Avrupa     841.468   %2.56    3
-Beraber     190.601   %0.58    1
-Popüler Halk Listesi     178.107   %0.54    2
-Güney Tirol Halk Cephesi + Trentino Tirol Otonom Partisi     134.651   %0.41    4

Temsilciler Meclisi’ni belirleyen yukarıdaki tabloya göre hiçbir parti ve ittifak %40’ı geçemedi. Beş Yıldız Hareketi, en çok oyu alan parti olduğu için Cumhurbaşkanı Sergio Mattarella tarafından hükümeti kurma yetkisini alacaktı. Ancak sorun, hükümetin kiminle kurulacağı idi. Mart ayı Temsilciler Meclisi ve Senato’da grupların belli olması, başkanlarının seçilmesiyle geçti. Temsilciler Meclisi Başkanı Beş Yıldız Hareketi’nden Roberto Fico olurken Senato Başkanı Beş Yıldız Hareketi ile merkez sağ ittifakı üyelerinin vardığı anlaşma ile Maria Elisabetta Alberti Casellati oldu. Casellati İtalya’nın ilk kadın Senato Başkanı oldu. Casellati’nin Forza İtalya lideri Berlusconi’ye yakınlığı biliniyor.

Nisan ayının ilk iki haftasında hükümeti kurma görevini vereceği partiyi belirlemek için Cumhurbaşkanı Mattarella tarafından siyasi partilerle iki turlu görüşmeler yapıldı. Ancak bir sonuç alamadı. Bunun üzerine Senato Başkanı Casellati’yi Beş Yıldız Hareketi ile merkez sağ ittifakı üyeleri arasında koalisyon ihtimali olup olmayacağını öğrenmesi için görevlendirdi. Ancak bu görüşmelerden de bir sonuç alınamadı.

Beş Yıldız Hareketi ile merkez sağ ittifakı arasındaki temel sıkıntı Forza İtalya’nın lideri Berlusconi idi. Karşılıklı suçlamalar ve hakaretlerle devam eden süreçte koalisyon kapıları kapandı. Beş Yıldız Hareketi, Kuzey Ligi’nin ittifaktan ayrılarak kendisiyle koalisyon görüşmesi yapmasını talep ediyordu. Lakin Kuzey Ligi, ittifakı terk etmeyeceğini duyurdu ve teklifi kabul etmedi.

Cumhurbaşkanı Mattarella, bu kez de Temsilciler Meclisi Başkanı Roberto Fico’yu görevlendirerek Beş Yıldız Hareketi ile merkez soldaki Demokratik Parti ile olası bir koalisyonun kurulup kurulamayacağı ihtimalini yoklamasını istedi. Bu adım da Demokratik Parti’nin olumsuz tavrı ile başarısızlıkla sonuçlandı.

Seçimlerin üzerinden iki ay geçmesine karşın hükümetin kurulamamış olması, tüm partilerin birbirlerini suçlamasına yol açtı. Beş Yıldız Hareketi ve Kuzey Ligi, temmuz ayında erken seçim olmasını talep ederken, Cumhurbaşkanı Mattarella ise tarafsız bir hükümetin kurularak 2019’a kadar yönetimde kalmasını savunuyordu. Ancak erken seçim, koalisyon arayışları sırasında kavgaya tutuşan Beş Yıldız Hareketi ve Forza İtalya’ya yaramayacaktı. İki parti de anketlere göre yüz üç oy kaybı yaşarken, oyları Kuzey Ligi’ne kayıyordu. Bu sebeple Berlusconi, partisinin daha fazla oy kaybı yaşamasını göze alamayarak ittifak ortağı Kuzey Ligi ile Beş Yıldız Hareketi’nin koalisyon kurmasına ses çıkarmayacağını açıkladı. Müzakere masasına hemen oturan Beş Yıldız Hareketi ve Kuzey Ligi kısa sürede ‘’Değişim Koalisyonu’’ adını verdikleri hükümeti kurmayı başardı.

Seçimlerden iki buçuk ay sonra kurulabilen Değişim Koalisyonu’nun Başbakanı, koalisyon ortaklarının başkanlarından biri değil, özel hukuk profesörü olan Giuseppe Conte olacaktı. Koalisyon liderleri ise Başbakan Yardımcılığı ve yanında birer bakanlık alacaktı. Hazırlanan hükümet programı Kuzey Ligi’nin ittifak ortakları tarafından tepki topladı. En sert muhalefeti ise aşırı sağcı İtalya’nın Kardeşleri Partisi yaptı.

23 Mayıs’ta Giuseppe Conte, Cumhurbaşkanı Mattarella’dan hükümeti kurma yetkisini aldı ancak kurulan hükümet Mattarella tarafından onaylanmadı. Yeni kurulacak hükümetin Ekonomi Bakanı adayı Paolo Savona, Euro karşıtı olduğu iddiasıyla veto yedi. Koalisyon ortaklarının sert tepkisine neden bu olay sonunda Conte, görevini 27 Mayıs’ta iade etti.

Conte’nin hükümeti kuramamasına en büyük tepkiyi Beş Yıldız Hareketi gösterdi. Cumhurbaşkanı Mattarella’nın Anayasa’nın 90. Maddesine göre yetkisini açtığı gerekçesiyle azli talep edildi. İtalya Anayasası’na göre Cumhurbaşkanı’nın azli için Parlamento’da salt çoğunluk ardından da AYM onayı gerekiyor. Ancak Cumhurbaşkanı’nın azli için Beş Yıldız Hareketi dışında hükümetin diğer ortağı Kuzey Ligi’nden bir açıklama gelmedi. Forza İtalya lideri Berlusconi ise Cumhurbaşkanı’nın suçlanmasını sorumsuzluk olarak nitelendirdi. Bu konuda yeterli desteği bulamayan Beş Yıldız Hareketi geri adım atmak zorunda kaldı.

28 Mayıs’ta Cumhurbaşkanı Mattarella, hükümeti kurma görevini bağımsız siyasetçi Carlo Cottarelli’ye verdi. Cottarelli, Uluslararası Para Fonu (IMF)’nun Türkiye Masası eski şefi olarak görev yaptı. Teknik bir seçim hükümeti kurmak isteyen Cottarelli, 2019’a kadar ülkeyi yönetmeye talip olduğunu, 2019’da yapılacak yeni bir seçimle görevi devredeceğini ve bir daha aday olmayacağını açıkladı.

Demokratik Parti’nin güven oylamasında destek vereceğini açıkladığı Cottarelli’ye Beş Yıldız Hareketi ve Kuzey Ligi’nden destek çıkmadı. Lig lideri Matteo Salvini, Berlusconi’nin Cottarelli’yi desteklemesi durumunda kurulan ittifakın dağılacağını söyledi. Bunun üzerine Forza İtalya bir açıklama yaparak teknik hükümete güvenoyu vermeyeceklerini açıkladı.

Tüm bu gelişmeler Euro bölgesini sarstı ve İtalya’da ciddi bir siyasi krizin kapıda olduğu yorumları yapıldı. Öte yandan Beş Yıldız Hareketi ve Kuzey Ligi yeniden bir araya gelerek Savona’ya başka bir bakanlık vererek göreve yeniden talip oldu. Kuzey Ligi, Savona konusunda ısrar etse de hükümetin kurulma arzusu daha ağır bastı. 31 Mayıs akşamı Cottarelli, hükümeti kurma ihtimalinin arttığını ifade ederek görevi Cumhurbaşkanı Mattarella’ya iade etti.

Aynı günün akşamında Cumhurbaşkanı Mattarella ile Değişim Koalisyonu’nun Başbakan adayı Giuseppe Conte bir araya geldi. Conte’nin sunduğu hükümetin kabul görmesiyle bu kez kriz yaşanmadı ve gece yarısı hükümet resmen kurulmuş oldu.

1 Haziran’da yemin ederek görevine başlayan Değişim Hükümeti’nde 18 bakan yer alıyor. Bakanların 5 tanesi kadınlardan oluşuyor. Değişim Hükümeti’nin kabinedeki en önemli yeniliği Güney Bakanlığı ve Engelliler Bakanlığı kurmuş olması.

BaşbakanGiuseppe ConteBağımsız
Başbakan Yardımcısı ve İçişleri BakanıMatteo SalviniKuzey Ligi lideri
Başbakan Yardımcısı ve Çalışma ve Sosyal Politikalar BakanlığıLuigi Di MarioBeş Yıldız Hareketi lideri
Dışişleri BakanıEnzo MoaveroBağımsız
Ekonomi ve Finans BakanıGiovanni TriaBağımsız
Savunma BakanıElisabetta TrentaBağımsız
Avrupa ile İlişkiler BakanıPaolo SavonaBağımsız
Bölgesel İlişkiler ve Otonomlar BakanıErika StefaniKuzey Ligi

Değişim Hükümeti, Türkiye saati ile 17.00’de Cumhurbaşkanlığı Sarayı’na giderek yemin törenini gerçekleştirdi. Ardından da ilk Bakanlar Kurulu toplantısı gerçekleştirildi. Batı Avrupa’nın sistem karşıtı ilk hükümetini ilk tebrik eden Avrupa’da müttefiklerini bir bir artıran Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin oldu. Putin’in Conte’ye gönderdiği telgraf İtalya ile ilişkilerin geliştirilmesine yönelik ifadeler içeriyor. Değişim Hükümeti’nin güven oylaması ise hafta başında ya da salı günü yapılacak.

Değişim Hükümeti’nin Batı Avrupa’da sistem karşıtı ilk hükümet olarak görülmesinin pek çok sebebi var. Bunlardan en önemlisi de Euro bölgesi ile çelişen vaatleri. Hükümet AB ve Euro bölgesi ile sorunu olmadığını ifade etse de vaatler tam tersini işaret ediyor. Değişim Hükümeti’nin ‘’Değişim Hükümeti için Sözleşme’’ adını verdiği önemli vaatlerine bakalım:

  • Düşük gelirli vatandaşlara ayda 780 euro ödeme yapılması savunuluyor.
  • Gelir vergilerinin düşürülerek yüzde 15-20 oranlarına sabitlenmesi hedefleniyor.
  • AB’nin Rusya’ya uyguladığı yaptırımların kaldırılması isteniyor. Rusya’nın bir tehdit değil NATO ve AB için potansiyel bir ortak olduğu savunuluyor.
  • 500 bin olduğu iddia edilen kural dışı göçmenin geri gönderilmesi hedefleniyor. Dublin Sözleşmesi’nin yeniden düzenlenmesi isteniyor.
  • Türkiye ile AB üyelik müzakerelerinin durdurulmasını istiyor.
  • ‘Fornero Kanunu’ olarak da bilinen emeklilik yaşını 67’ye çıkaran reformun gözden geçirilmesi isteniyor.
  • AB bütçesinde esneklik talep ediliyor.

Aşırı sağcı Kuzey Ligi ile sistem karşıtı popülist Beş Yıldız Hareketi’nin kurduğu Değişim Hükümeti’nin ne kadar süre görevde kalacağı belirsiz. Şu anki tabloya göre koalisyonun beş yıl görevde kalması pek de mümkün görünmüyor. Sistem karşıtlığının, Avrupa Birliği ile sorunlar yaşaması muhtemeldir. Ayrıca İtalya, Yunanistan’dan sonra kamu borcu en yüksek olan AB üyesi. Bu kamu borcu vergi oranlarının düşürülmesi, düşük gelirli vatandaşlara 780 euro ödenmesiyle daha da yükselebilir. Bu da İtalya için yeni bir kriz anlamına geliyor. Bu finansal krizin ‘’Exitaly’’ halini alıp almayacağı ise merak konusu.

YAZIYLA İLGİLİ YORUM YAZABİLİRSİNİZ

Please enter your comment!
Please enter your name here