Diplomaside Haklı Olmak Yeterli Mi?

Uluslararası arenada haklı olmak yoksa güçlü olmak mı iyidir?

Devletler BM’de, NATO’da veya başka mecralarda kendilerini savunurken, her zaman haklılıklarını dile getirmekte ve karşı tarafları haksız olmakla suçlamaktadırlar. Ayrıca devletler yaptıkları bu savunmaları kendi iç işlerinde de kullanmakta ve yönettiği insanlara haklı olduklarını iddia etmektedirler. Ancak bahsi geçen tartışmalarda güçlü olmak mı önemlidir yoksa haklı olmak mı?

Örneğin ABD’nin hemen hemen her arenada haksız olduğu neredeyse bütün ülkeler tarafından dile getirilmektedir. Dile getirenlerin arasında Rusya ve Almanya gibi güçlü devletler de bulunmakta. Düşünüldüğü zaman ABD’ye hesap sorduğunu sanan ülkeler ABD’ye ne ölçüde zarar vermiştir? Kim ABD’ye yaptığı işlerde haksız olduğu için hesap verdirmiş? Cevabı tabi ki hiç kimse. ABD yaptığı ile kalmıştır.

Diğer bir örnek ise İsrail. İsrail Devleti ilk kurulduğu günden bu yana skandal sayılabilecek birçok eyleme imza atmıştır. Burası tartışılmaz ancak yine düşünüldüğü zaman kim İsrail’e zarar vermiştir? Hangi batılı ülke İsrail’e yaptıkları için hesap verdirmiştir? Kim İsrail ile ilişkileri kesmiş ve kim ambargo uygulamıştır?

Yine bir örnek verecek olursak, Saddam Hüseyin, Kaddafi gibi diktatörler haklı haksız birçok noktada yaptıklarından dolayı hayatlarını kaybetmişlerdir. Neden? Haksız oldukları için mi?

Ya da Arakanlı Müslümanları düşünelim. 1 milyondan fazla Müslüman anayurtlarından ayrılmış ve mülteci konumuna düşmüş. Müslümanları katleden sözde Budistler skandallara imza atmıştır. Evet, Arakanlı Müslümanlar haklıdır ve seslerini Dünya’ya duyurmaktadırlar. Ancak Arakan güçlü olan kimsenin dikkatini çekmemektedir.

Dünya siyasi tarihinde bununla alakalı sayısız örnek verebiliriz. Gerek geçmişte gerekse günümüzde ise değişmeyen tek şey haklı olanın değil güçlü olanın kazandığıdır.

 

Örnekler tekrar değerlendirilecek olunursa, ABD Dünya siyasetinde en güçlü konuma geldiğinden beri kimseye hesap vermemekte ve güçsüz olanları ezmektedir. Yine İsrail’e gerçek anlamda güçlü bir devlet hesap sormadan İsrail yapacaklarından vazgeçmeyecektir. Ancak haklı olmak yerine güçlü olunursa sözümüz dinlenebilir. Dünya tarihinde aksini gösteren başka bir örnek bulunmamakta.

Yine yukarıda bahsi geçen Saddam ve Kaddafi gibi diktatörlerin devrilmesinin nedeni, onları devirenlerin haklı oldukları için değil güçlü oldukları içindir. Arakanlı Müslümanların durumunu düşündüğümüzde, Myanmar hükümetine haklılığımızı dile getirdiğimizde kim dinledi?

Konu veya ülke her ne olursa olsun, BM toplantılarında söz hakkı alıp konuşan ülke temsilcilerinin sözleri, güçlü ülkelere göre boş laftan başka bir şey değil. Şu ülke zulüm etti, şu ülke katliam yaptı demek boş iş. Bu yüzden Ermenistan gibi güçsüz bir ülke Dünya’nın en güçlü ülkesini kendi yanına çekmeye çalışıyor. Ermenistan kendi başına yaptığı söylemlerinin bir işe yaramayacağının farkında. Önemli olan ABD gibi güçlü devletlerin bunu kabul etmesi.

Yukarıdaki bilgilerin ve örneklerin ışığında, gerçekten de farkına varılması gereken tek bir husus var. O da haklı olmanın üste çıkmak için yeterli bir neden olmayacağı gibi.

YAZIYLA İLGİLİ YORUM YAZABİLİRSİNİZ

Please enter your comment!
Please enter your name here