Strateji Dahisi: Tiryaki Hasan Paşa

Tiryaki Hasan Paşa 1521 yılında Budin’de doğan Osmanlı İmparatorluğu Beylerbeyi. Enderunda yetişmiş, saraydan çıktıktan sonra Zigetvar beyi sonrasında Zigetvar beylerbeyliği görevinde bulunmuştur. 1594 de Bosna valiliği sonrasında Kanije valiliği verilmiş ve 1597 yılında Macarları iyi tanımasından ötürü Macaristan genel valiliği yapmış ve bu görevinde iken emekliye ayrılmıştır. Zigetvar beylerbeyliği sırasında Eflak’ta yapılan bir çarpışmada etrafındakiler geri çekildikleri zaman bunu kabullenemeyen Hasan Paşa’nın tek başına atını düşmanın üzerine sürdüğü ve ancak kethudası atın dizginlerine yapışarak buna engel olduğu bu beyin ne kadar cesur olduğunu gösterdiği için yayılan rivayetlerdendir. Aynı zamanda kendisine kahveye olan düşkünlüğü sebebi ile Tiryaki lakabı takılmıştır.

Kanije Müdafaası

1600 yılında ele geçirilen Kanije Kalesine Tiryaki Hasan Paşa atanmış, kaleye asker, cephane ve erzak bırakıldıktan sonra Osmanlı ordusu geri çekilmişti. Bunu fırsat bilen Nemçe’liler Papalık, İspanya ve Malta askerlerini de alarak Kanije ihatası için sayısı 80.000’e varan asker, 47 büyük muharebe topundan oluşan  bir ordu ile yola çıktılar. Tiryaki Hasan Paşa bölgeyi çok iyi tanıması ile kurduğu istihbarat ağı sayesinde bu hareketi önceden haber almış ve tedbir için  cephane ve  erzak stoklanmış, beylerbeyliği görevinde de bulunduğu bölgeden asker toplanarak emrindeki garnizon kuvvetlerinin sayısı 9.000’e ulaşmıştı. Düşman öncüleri vardığında çok çok ilerlemiş yaşına rağmen hala kurnaz ve cesur bir adam olan Tiryaki Hasan Paşa, garnizonda ki 100 küçük savaş topunun ilk evrede kullanılmamasını emretti. Düşman, saldırısına yalnız tüfek ile cevap veren rakibinde top olmadığı kanaatine varmış ve vakit kaybetmeden kaleye bir genel hücum düzenleyerek Hasan Paşanın tuzağına düştü. Bütün topların aniden ateşlenmesi ile ağır kayıp veren Haçlı Ordusu saldırılarını daha da sertleştirdi. Bu sırada Hasan Paşa en güvendiği elçisi ile Sadrazam Ekrem Yemişçi Hasan Paşa’ya mektup gönderip yardım istedi.

Sadrazam ilk önce yardıma geleceğini söylemesine rağmen daha sonra Arşidük Matyas’ın İstoni-i Belgrad kalesini zapt eylemesi nedeni ile oraya gidileceğini bildirdi. Bunun üzerine Tiryaki Hasan Paşa, düzmece bir mektup oyunu tasarladı. Sadrazam ile yaptığı ve yazısında ‘’ Kalemizde 30.000 asker ve 1 yıllık erzak ile mühimmatımız vardır. Son kelam devletlim bize yardıma gelmenize gerek yoktur.’ diyor, Serdar-ı Ekrem Yemişçi Hasan Paşa’nın ağzından ise Sultanın ordusunun yakında olduğunu ve yakında yardıma yetişeceğini söylüyordu. Bu sözde yazışmaları düşman eline geçmesi sağlayarak mektupları eline geçirdiğini sanan Arşidük Ferdinand’ın paniğe kapılmasına ve Osmanlı Ordusu yetişmeden kaleyi almak için taaruz etmesine sebep oldu. Bu taaruzun ardından istediğini alamayan Arşidük ihataya devam etti. Bu sırada İstoni-i Belgrad kalesinin düşmesi ardından Arşidük Matyas da yardım için kuvvetleri ile birlikte Haçlı Ordusu’na katılmış, Sadrazam’ın ordusu ise ricat halindeydi. Bu hadise üzerine Tiryaki Hasan Paşa askerlerine “Gâzilerim!.. Evlâdlarım! Bugün yiğitlik günüdür. Mertlik demidir. Düşman çok fakat îmânı yok. Hamdolsun hepimizin göğsü îmân nuru ile doludur, ölürsek şehîd olur Cennet’e gideriz. Kalanlarımız Gâzilik rütbesiyle şereflenir. Dînimiz uğruna Hak yoluna cihâd ediyoruz. Düşman kırıldı, artık kaçmaya yüz tuttu… Pâdişâhımızın ekmeği hepinize helâl olsun! Vurun yiğitlerim! Koman gâzilerim! Zafer sizindir!..” sözlerini söylemiştir.

Düşman ordusunun gücü önemli ölçüde artmış olmasına rağmen kaleyi alamamış, Kanije’nin etrafı bataklık olmasından dolayı kaleye yaklaşmak bir yana şiddetli müdafaa nedeni ile siperlerinden bile çıkamamışlardı. Uzayan muhasara nedeni ile kalede yiyecek ve cephane azalıyor olmasına rağmen Kalede eğlence varmış gibi sürekli Mehter marşları çalınıyor ve düşman en amansız ve çetin rakip olan kış mevsiminin de bastırması üzerine iyice moral kaybediyordu. Bu moralsizlikten yararlanmak adına  Tiryaki Hasan Paşa yeniden bir mektup yazarak Sadrazam’dan yardım istedi. Sadrazam maiyetindekilerin muhalefetine rağmen Zigetvar’a kadar geldi.

Burada askerin huzursuzlu yaratması ile Kanijeye kadar ileryemese de, Sadrazamın ordusunun Zigetvar’a kadar gelmesi düşman üzerinde olumsuz bir tesir yaptı.  Tiryaki Hasan Paşa harp meclisini topladı ve kalenin daha da uzayacak bir muhasaraya dayanamayacağı kanısına varıldı. Şiddetli soğuk ve yağmurdan yararlanılarak, sabaha karşı bir huruç harekatı planlandı. 18 Kasım 1601’de Şafak söker iken Tiryaki Hasan Paşa ve 800 serdengeçti tekbirler getirerek düşman saflarına daldılar. Sahte mektuplar sebebi ile Sultanın ordusunun yetiştiğini sanan Arşidük Ferdinand, kendisinin altın tahtı 47 büyük topu, 14.000 tüfeği, 60.000 çadırı, 15.000 kazma kürek, binlerce erzak ile birlikte şan, şeref ve onuru da arkasında müdafilere bırakarak askerleri ile birlikte Beç’e kaçtı. Kazanılanlar hem madden hem manen çok değerli idi. Zaferden sonra bile “Bu nusrat-ı mücerred Hak Teâlâ’nın inayeti ve Hazret-i Resulü Ekrem’in mucizat-ı eseridir” diyerek tevazu gösteren Tiryaki Hasan Paşa’ya Sultan tarafından değerli taşlarla süslenmiş üç hilalli bir sancak ve Hattı Hümayun göndermişti. Padişah mektubunda söyle diyordu. ‘”Yerin ve göğün sahibi olan yüce Allah’a hamdolsun ki, Osmanlı Devleti’ne senin gibi paşalar ve askerlerin sayesinde, nice zaferler nâsib eyledi…Sevgili Peygamberimize salât ve selâm olsun ki, seni ve Devlet-i âliyye askerlerini, kendi yolunda cihâd eylerken görürüz…Şanlı Kanije serencâmınızı (serüvenlerinizi) bütün tafsilatıyla öğrendim…Berhudar olasınız, iki cihânda yüzleriniz ak ola…Sana, vezirlik (meraşallık rütbesi) verdik. Helâl olsun.Seninle bile bulunan askerlerim dahi, manevî oğullarımdır. Cümlesinden yüce Mevlâ razı olsun.Ettiğiniz bilcümle tedâbir (tedbirli işleriniz) makbûl-i hümâyûnumdur.Her birinizi, Hak teâlâ hazretlerine ısmarlıyorum…Kendisine Hattı Hümayun ve Vezaret Payesi gelmesinden sonra Tiryaki Hasan Paşa, yinetevazu göstererek “Kanije Müdafaası gibi pek küçük bir hizmete karşılık bize vezirlik vermişler, devletin vezirliği bizim gibi kocamış ihtiyarlara mı kaldı”  demiştir.

Yetenekleri sayesinde girdiği hiç bir savaşta yenilgi yüzü görmeyen Tiryaki Hasan Paşa, Kanije Zaferi’nden 10 yıl sonra Budin’de vefat etti. Ruhu şad, Mekanı cennet olsun.

İhsan Akbel*


*Stratejik Ortak misafir yazarı.

Kaynakça

-Danişmend, İsmail Hami, İzahlı Osmanlı Tarihi Kronolojisi, c.III, s. 284-289, İstanbul, 2011.

-Uzunçarşılı, İsmail Hakkı, Büyük Osmanlı Tarihi, c. III, s.83-90, Ankara.

-Ersever, H.Ziya, Kanije Savunması Ve Tiryaki Hasan Paşa, Ankara, 1986.
-Osman Nuri Topbaş, Âbide Şahsiyetleri ve Müesseseleriyle Osmanlı, III.Bölüm, Kısım Tiryaki Hasan Paşa

-Osmanlı Tarihi Ansiklopedisi,Türkiye Gazetesi,1.Baskı,İhlâs Matbaacılık,Alfabetik Sıra –

-Mehmed Süreyya (haz. Nuri Akbayar) (1996), Sicill-i Osmani, İstanbul:Tarih Vakfı Yurt Yayınları

                                                                                                                                                                            

3 YORUMLAR

    • Çok fazla ortak noktaları var. iki kuşatmada da düşman ordusu kat kat fazla. Bu nedenle Osman Paşa’nın önünde Geçmişte başarıya ulaşmış bir Tiryaki Hasan Paşa örneği varken bunu kullanmış olması muhtemel.

Siz ne düşünüyorsunuz?