IŞİD’e Katılımlar Neden Azalmıyor?

Türkiye’den 10.000’e yakın, Avrupa’dan da bir bu kadar insanın IŞİD’e katıldığı söyleniyor. Bu sayıda git gide artıyor.

Peki IŞİD’e katılımlar neden azalmıyor?

1.) IŞİD’i besleyen organizasyonlar çok güçlü ve canlılar.
2.) İslam ve Batı dünyasındaki en güçlü ağ olan Selefi network hala çalışıyor.
3.) IŞİD batı medeniyeti için ciddi bir tehdit olmadığından, Batı IŞİD’i besleyen kanalları kesmek yerine kontrol edip yönetmeyi tercih ediyor.
4.) IŞİD ve benzeri yapılar aslında İslam medeniyeti için ciddi bir tehdit olmasına rağmen, Ortadoğu bu yapıyla mücadele potansiyeline sahip değil.
5.) Radikalleşmeye karşı kullanılabilecek organizasyonlar ve Sünni-tasavvufi ideoloji güçlendirilmek yerine ya pasifize ediliyor ya da içerisi boşaltılarak zayıflatılıyor.
6.) IŞİD ve benzeri yapılara karşı en ciddi mücadele imkan ve potansiyeline sahip ülke Türkiye olmasına rağmen Romantik İslamcılık bu yapıları çalıştırmıyor.

O halde, Ortadoğu coğrafyasında Türkiye’nin kendi sınırları içinde yüz yüze kaldığı yabancı terörist savaşçılar ve Selefi Cihatçı teröristler sorununu yalnızca güvenlik sorunu olarak göremeyiz. Bu konuda, bunların arkasında kim var, sorusu da çok anlamlı değil. Öncelikle mekanizmanın nasıl çalıştığını bulmamız gerekir. Mekanizmanın nasıl çalıştığını anladığımızda aslında bunu kimler kullanıyor sorusu da cevaplanmış olur. Bu nedenle bu sorunla baş edebilmek için mutlaka kültürel ve ideolojik mücadeleyi işin içine katmak zorundayız. Maalesef Türkiye PKK ile mücadelede ideolojik mücadele ayağını çoktan kaçırdı. Bu gidişle radikalizmle mücadelede de aynı hataları işleyecek gibi.

Unutmayın ki, radikal çevrelerce beslenen şiddet teolojisi ve şiddet dili ancak şiddet dili içermeyen bir teolojiyi ve bir arada yaşama kültürünü inşa edecek kültürel bir çevre ve bu çevreyi temin edecek organizasyonlarla durdurulabilir. Bugün için romantik İslamcıların bürokrasiye hâkimiyeti bunu yapmamıza engel oluyor.

Prof. Dr. Hilmi Demir’in ”IŞİD’e katılımlar neden azalmıyor?” adlı yazısından.

YAZIYLA İLGİLİ YORUM YAZABİLİRSİNİZ

Please enter your comment!
Please enter your name here