Suriye: Yerküre Laboratuvarında Bir Denek

Suriye… Ortadoğu’nun ilkyazı gelmeyen ülkesi… Yaşadığımız Yerküre’nin “Kırmızı” noktası… Ortadoğu’dan olduğu gibi 6 yıldır Suriye’den de “kırmızı” eksik olmuyor. Suriye’de isyandan iç savaşa dönüşen, sonra dış müdahalelerle iyice karışan ve altıncı yılını geçtiğimiz hafta geride bıraktığımız süreç hala karmakarışık durumda.

Suriye Son Durum Haritası 

Suriye’ye Gelmeden

Her şeyin başlangıcı sayılan olay 17 Aralık 2010’da Tarık el Muhammed Buazizi adlı Tunuslu seyyar satıcı gencin kendisini yakmasıdır. Bir fitil niteliğindeki olay tüm Tunus’a ve Ocak 2011’de domino etkisiyle Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkelerine yayıldı. İrili ufaklı protestolar yaşanan 23 ülkeden bazıları için planlayıcılar ve destekçiler hemen işe koyuldu. Ufak protestolar yaşanan ve ardından ya muhaliflerin tutuklanmasıyla ya da yönetimin ekonomik imtiyazlar vermesiyle durgunlaşan ülkeler dışında büyük sonuçlarla karşılaşan ülkeler de oldu. Kuveyt’te kabine istifa etti. Irak’ta Başbakan Maliki gelecek seçimlere katılmayacağını söyledi ve yerel yöneticiler ve valiler istifa etti. Sudan’da Başkan Ömer Hasan Ahmed el-Beşir 2015 seçimlerinde aday olmayacağını açıkladı. Tunus’ta Cumhurbaşkanı Zeynel Abidin bin Ali ve Başbakan Muhammed Gannuşi ülkeyi terk etti. Ürdün’de Kral Abdullah bin Abdül Aziz Başbakan Rifai’yi ve Rifai’nin kabinesini görevden aldı. 7000 civarında ölümün yaşandığı Yemen’de Başkan Ali Abdullah Salih istifa etti. Mısır’da 26 Ocak 2011’de protestoların başlamasının ardından Devlet Başkanı Hüsnü Mübarek, 29 Ocak’ta Başbakan Ahmed Nazif ve kabinesini görevden aldı. 31 Ocak’ta göreve Ahmet Şefik geldi. Hüsnü Mübarek ise 10 Şubat’ta yetkilerini yardımcısına devretti ve 11 Şubat’ta görevinden istifa etti. Ahmet Şefik de 1 ay kadar süren görevinden 3 Mart’ta istifa etti.

Başlarken

Suriye’de de 2011 Mart ayı ortalarında protestolar baş göstermeye başladı. Siyasi suçluların serbest bırakılması ve bölgesel valilerin kovulması gibi imtiyazlar verilse de olaylar giderek büyüdü. Ordu, isyan bölgelerine müdahale etti. Muhalifler ve Esad askerleri arasında çatışmalar başladı. Muhalifler ve ordu kaçkını askerler 29 Temmuz’da Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) adı altında birleşti. Kasım 2012’de ABD Dış İşleri Bakanı Hillary Clinton ve Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande muhaliflere silah yardımını gündeme getirdi. Yine Kasım 2012’de muhaliflerin Şam’ın güneyindeki Marj el Sultan Hava Üssü’nü ele geçirmesiyle Suriye, hava saldırılarına karşı savunmasız kaldı.

Kim Kiminle, Nerede, Ne Zaman, Nasıl?

İran, Esad’a ilk günden beri hem diplomatik ham de fiili destek veriyor. İran, Suriye’ye binlerce askerini ve devrim muhafızını gönderdi. Hizbullah da Esad’ın yanında yer alıyor ve Şii milisler, muhalifler ile çatışma halinde.

Çin ise Rusya ile birlikte BM Güvenlik Konseyi’nde Esad’a diplomatik desteğini hiç esirgemedi.

Suriye’ye ilk hava müdahalesi 1 Şubat 2013’te İsrail’in bir hava saldırısıyla gerçekleşmiş, Suriye hükümeti saldırıyı onaylamıştır.

2013 yılında ABD olası operasyon için Akdeniz’e 5 gemi gönderirken; İngiltere, Kıbrıs Rum Kesimi’ndeki Akrotiri Üssü’ne 6 tane RAF Typhoon tipi uçak yolladı.  Rusya bölgeye denizaltı savar ve 2 füze kruvazörü gönderdi.

2013 Ağustos’unda Şam’ın Doğu Guta bölgesindeki kimyasal silah saldırısından Esad sorumlu tutuldu ve ABD, Suriye’nin kimyasal silah olan bölgelerini vuracağını açıkladı ancak Rusya’nın devreye girmesiyle kimyasal silahların Suriye dışarısına çıkarılması kararına varıldı.

ABD ve koalisyon ülkeleri muhalefete silah desteğini her geçen gün artırırken daha önce silah desteği sağladığı IŞİD; ÖSO, PYD gibi unsurlarla da çatışmaya başlayınca ve Suriye ve Irak içinde birçok bölgeyi kolayca ele geçirince ABD ve koalisyon IŞİD’e müdahale kararı aldı. İlk müdahale 20 Ağustos 2014’te Irak’ta ABD tarafından başladı. İlk askeri desteği Fransa verdi. Daha sonra diğer ülkeler koalisyona asker ve uçak yardımında bulundular.

ABD ve koalisyon ülkelerinin Suriye ve Irak’ta IŞİD’e karşı hava saldırıları devam ederken IŞİD güçlenmeye devam etti. Ele geçirdiği bölgeleri genişletti ve militan sayısını artırdı. 14 ay boyunca koalisyon saldırıları etkisiz kalınca 30 Eylül 2015’te Rusya da IŞİD’e müdahaleye başladı.

ABD ve koalisyonun 14 ay müdahalesi sırasında bazı ilginç olaylar da yaşanmıştır. Şam Araştırma Merkezi’nden Stratejist Türki El Hasan’a göre ABD, IŞİD’i vurmak istemiyordu. Yine Hasan’ın iddiasına göre ABD Rakka’dan çölü geçerek Palmira’ya giden IŞİD konvoylarını vurmadığı gibi Suriye uçaklarının vurmasını da engelledi. Hasan aynı durumun Deyrizor Meyyadin bölgesinden hareket eden IŞİD konvoyları için de yaşandığını söyledi.

PYD Suriye’de hep ikili oynamayı tercih eden bir örgüt. Kimi zaman Suriye rejimiyle kimi zaman muhaliflerle birlikte çalıştı. Ancak IŞİD’le girdiği çatışmalarda ağır kayıplar vermeye başlayınca yardım istedi. IŞİD’le mücadelede PKK’nın Suriye kolu PYD, ABD için büyük önem arz ediyor. ABD ve koalisyon güçleri Türkiye’nin tüm karşı çıkışlarına karşın PYD/YPG’ye silah ve mühimmat sevkiyatına devam ediyor. Rusya da PYD’yi desteklemeyi hiç bırakmadı.

Türkiye’nin Fırat Kalkanı Harekatı’nı başarıyla sürdürmesi ve El- Bab’ı almasının ardından daha önce belirttiği hedef olan Menbiç’e yönelmesiyle YPG, hamilerinin yardımıyla rejimle anlaşarak Türk askeriyle Menbiç arasındaki çizgiyi güneyden kuzeye doğru Suriye rejimine bıraktı ve arada tampon bölge oluşmasını sağladı. Geriye kalan sınır kısımlarını da hem ABD hem de Rusya askerleri çevreleyerek Türkiye’nin olası saldırısına karşı önlem aldılar ve terör örgütü PYD/YPG etrafında bir koruma kalkanı oldular.

Mart 2017, Suriye Son Durum Haritası

6 Yılın Sonunda

22 milyon nüfuslu Suriye’de halkın yarısı evlerini terk etmek zorunda kaldı. 14 milyona yakın insanın, insani yardıma ihtiyacı var. Yaklaşık 1 milyon kişi Avrupa’ya sığınma talebinde bulundu. Ürdün 650 bin kadar Suriyeliyi ağırlıyor. Lübnan’da 1 milyonda fazlası var. Türkiye’de ise sadece resmi rakamlara göre yaklaşık 3 milyon Suriyeli var.

Esad ve müttefikleri 114 binden fazla kayıp verirken muhalifler de 111 bin kişi kaybetti. 97 bin kadar da sivil kayıp var.

Yerkürenin Laboratuvarı: Suriye

Suriye yerle bir olurken ve her geçen gün çözümden biraz daha uzaklaşılırken birçok ülke Suriye’ye dolaylı veya doğrudan müdahalede bulundu. Şüphesiz bundaki en büyük etken Batı ve Doğu bloğu arasındaki çıkar mücadelesiydi. Bu mücadelenin dışında bir amaçla müdahale eden tek ülke olan Türkiye ise uluslararası bir hakkını kullanarak sınır güvenliğini sağlamak amacıyla bir operasyon başlattı.

Suriye’ye müdahalede bulunan ülkeler 3 yıldır birçok silah kullandı. Bunlardan bazıları hiç kullanılmamış silahlardı bazılarıysa tabiri caizse kullanım tarihi geçmiş silahlardı.

Koalisyon ülkelerinin hava harekâtında kullandığı silahların bazıları stok eritme amaçlı kullanıldı. Ancak ABD ve İngiltere’nin yeni teknolojileri de Suriye’de denendi.

ABD, Irak’ı işgalinin ilk 3 haftasında 2 bin tondan fazla radyoaktif ve kimyasal zehirli atık kullanmıştı. DNA bozukluklarına ve kansere neden olan atıklar nedeniyle Irak’ta kanser oranları arttı ve çocuklar Japonya’daki atom bombasının etkilerine benzer bir şekilde genetik bozukluklarla dünyaya gelmeye başladı. ABD, Irak’ın ardından Suriye’de de aynı şeyi yaptı. Özgür Düşünce Projesi’nin ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) sözcüsüne dayandırdığı habere göre sözcü, Kasım 2015’te Deyrizor ve Haseki’de IŞİD’e yapılan hava saldırısında 5 bin 265 atık uranyum içeren zırh delici top mermisinin kullanıldığını açıkladı.

ABD 21 Mart 2017’de İdlib yakınlarında Tahrir El Şam örgütünün üst düzey yetkilisi Ebu İslam el Masri’nin otomobilini hareket halindeyken drone’dan fırlattığı füze ile vurdu. Masri öldü. ABD’nin azaltılmış uranyum barındıran kinetik enerjili bir füze kullandığı ortaya çıktı.

ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM)’ndan yapılan açıklamaya göre ABD’nin Ortadoğu operasyonlarında misket bombalarının yerini alacak ve parça tesiri daha yüksek top mermileri Suriye ve Irak’ta kullanılacak. Top mermileri, New Hampshire eyaletinin Manchester kentinde bulunan 197’nci Saha Topçu Tugayı’nda yapıldı. M30A1 Çok Namlulu Güdümlü Roket Sistemi Değiştirilebilir Savaş Başlığı adı verilen top mermilerinin geçen günlerde Kuveyt’te gerçekleştirilen bir atış testinde de kullanıldığı belirtildi. ABD bu top mermilerini Suriye ve Irak’ta IŞİD operasyonlarında kullanmayı hedefliyor.

İngiltere Savunma Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre ise İngiliz Kraliyet Hava Kuvvetleri’ne ait uçaklar 10 Ocak 2016 günü IŞİD hedeflerine karşı Kükürt füzelerinin kullanıldığı 4 saldırı gerçekleştirdi.

Rusya ise Suriye’de hava operasyonu imkanına sahipken Akdeniz’deki denizaltısından IŞİD’in başkent ilan ettiği Rakka’yı cruise füzesiyle vurarak füzelerini test etti.

Rusya, Suriye’de 5 modern silahını da ilk kez savaş ortamında deneme imkânı buldu. Bunlardan ilki SU-35 savaş uçaklarıydı. İkincisi, Ekim 2015’te IŞİD hedeflerini vurmak için Hazar Denizi’nin güneybatısındaki savaş gemilerinden attığı modern uzun menzilli Kalibr-NK füzeleriydi. Üçüncüsü, nükleer füze de taşıyabilen süpersonik uçak olan Tu-160. 2 bin 200 kilometre hız yapabilen Tu-160, 18 bin metreye kadar yükselebiliyor ve 45 ton yük alabiliyor.

Rusya’nın test ettiği bir diğer silah ise Termobarik roketler. İlk kez Afganistan’da kullanılan sonra modernize edilen roketler, hedeflerini 6 kilometreye kadar etkili bir şekilde vurabiliyor. 24 ya da 30 roket aynı zamanda ateşleyebilen savaş makineleri tank ya da zırhlı araçlara monte edilebiliyor. Beşinci silah ise Rusya’nın kara harekatlarındaki vazgeçilmezi BTR-82A zırhlı araçları. 30 milimetrelik otomatik top sistemine ve 7,62 milimetrelik makineli tüfeğe sahip. Son model teknolojiyle donatılan BTR-82A’lar gece görüşüne de sahip.

Rus Savunma Bakanı Sergey Şoygu Şubat 2017’de Rus Meclisi’nde yaptığı konuşmada Suriye’de 162 çeşit silah denediklerini ve sadece 10 tanesinden istenilen verimin alınamadığı söyledi.

Son

Yerküremizdeki “Kırmızı” nokta Suriye, herkesin gözü önünde yerle bir olmaya devam ediyor. Yüzbinlerce ölüye, milyonlarca sığınmacıya ve 14 milyon yardıma muhtaç insanın sayısına her gün yenileri ekleniyor. ABD ve Rusya eksenli çekişme Suriye’yi bir çıkmaza götürürken her iki taraf da Suriye’de hem silahlarını deniyor hem de gövde gösterisi yapıyor. Bölge ülkelerinin huzursuzluğu ve tedirginliği yeni silah alımlarıyla yine bu iki ülkenin ve silah tüccarlarının cebini dolduruyor. Yerküre laboratuvarındaki denek Suriye, denenmeye devam ediyor.

Alihan Özsoy*


*Stratejikortak.com misafir yazar.

 

1 YORUM

YAZIYLA İLGİLİ YORUM YAZABİLİRSİNİZ

Please enter your comment!
Please enter your name here