Jean Bodin ve Egemenlik Kuramı

Okunma Süresi: 40 dk 22 sn

Öncelikle Jean Bodin’in hayatını ve yaşadığı dönemi incelemek kuramı ve düşünceleri açısından faydalı olacaktır. Bodin, Fransa’da, 1530 yılında doğmuştur. 1550’li yıllarda ise Hukuk eğitimi almış ve 1561’e kadar da hukuk fakültesinde öğretim üyeliği yapmıştır (Ekiz, 2020; 637). Bu görevinden ayrılarak Avukatlık yapmak için Paris’e gitmiş ve Paris Barosuna yazılmıştır.

İlgisini yalnızca hukukla sınırlı tutmayıp tarih, iktisat ve siyaset felsefesi alanlarında incelemeler yapmış, kırk yaşında da ilk kraliyet görevine atanmıştır. Bodin, almış olduğu birçok kamusal görevler sayesinde zaman zaman kendisini de oldukça tehlikeli durumlara düşüren diplomatik durumları doğrudan gözlemleme imkânı bulmuştur. 1576 yılı ise Bodin’in yükseldiği tarihtir. Bu tarihte Kraliyet Savcılığı’na atanan Bodin, aynı zamanda siyasete de girmiştir.

Bodin’in Dönemi

Bodin’in yaşamış olduğu dönem modern devletin ortaya çıktığı yüzyıla karşılık gelmektedir. O dönemin Fransa’sı genel olarak mezhep savaşlarının ve iç savaşların yaşandığı bir dönemdir. Özellikle Katolikler ve Protestanlar arasında gerçekleşen mezhep savaşları Fransa’yı etkisi altına almıştır. Bu dönemde dinsel bağnazlık olaylarının baş gösterdiği ve buna bağlı olarak şiddet vakalarının ortaya çıktığı bilinen bir gerçektir.

Şiddet vakalarının yoğunluğu Fransa Krallığının geleceğini tehlikeye düşürmüş; Fransa’nın bu zor durumdan kurtulması ve düzenin yeniden tesis edilmesini sağlaması gerekliliğine inanan Bodin, Krallığın yani monarşinin mutlak egemenliğini savunan Devletin Altı Kitabını 1576’da yazmıştır. Bu kitap Bodin’i meşhur etmiş ve Kraliyet savcılığına atanmıştır, sonrasında da burjuvazi temsilciliğine getirilmiştir(Ekiz, 2020; 638). Bu arada İngiltere’ye gitmiş burada İngiliz siyasal kurum ve göreneklerini yakından tanımıştır. İngiltere’deki bu günlerini krallık otoritesinin gerekliliği yolundaki düşüncelerini besleyen bir dönem olarak nitelendirmiştir.

1583 yılında Alençon Dükü’nün ölmesi üzerine Laon kentine çekilen ve burada savcılık yapmaya başlayan Bodin, 1589′da şaşırtıcı bir kararla, aşırı Katoliklerin kurmuş olduğu Kutsal Birlik’e üye olmuş, 1593′te ise Kutsal Birlik’ten ayrılmıştır. Veba salgınının olduğu 1596 yılında da ölmüştür.

Egemenlik

Jean Bodin feodal düzenden merkezi monarşilere geçişi simgeler. Bodin, mutlak monarşiyi hukuksal temeller üzerine oturtmuş ve ona laik bir anlam kazandırmıştır. Egemenlik kavramının ilk olarak çağdaş anlamda tanımını yapan, onu sistemleştirerek belirli bir teori haline getiren kişidir. Egemenlik kavramı yanında, “devlet nedir ve nasıl kurulmuştur?” gibi sorular üzerinde de, ilk kez Bodin durmuştur.

Bodin’in düşüncelerini temel olarak o dönemde Fransa’nın içinde bulunduğu ortam etkilemiştir. Din savaşlarının sürdüğü bir ortamda otorite sorununa eğilmiş ve anarşinin insanlığın uğrayabileceği en büyük yıkım, düzenliliğin ise insanoğlunun en büyük ihtiyacı olduğu sonucuna varmıştır. Bodin, “Devletin Altı Kitabı” adlı eserinde, toplumsal ve siyasal düzenin yeniden kurulabilmesi için gerekli koşulları ele almıştır. Siyasal amacı, güçlü ve merkezi bir iktidarın savunulması ve yaratılmasıdır. Bodin’de devlet ve egemenlik kavramları ön plandadır.

Bodin’e göre devletin işlevi aileleri ve bunların ortak çıkarlarını doğruluk, dürüstlük kuralları çerçevesinde yürütmektir. Bodin’de doğruluk, aile ve egemen güç çok önemli kavramlardır. Temel dayanağı aile olan devleti devlet yapan toplumun birlik ve bütünlüğünü sağlayan egemen gücüdür. Devletin temelindeki insansal öge aile ise siyasal ögede egemenliktir. Devletteki egemenlik aile içindeki egemenlik ilişkilerini andırır. Babanın çocuğu ya da kocanın karısı üzerindeki egemenliği ne ise devletin egemenliği de böyledir. Kralın egemenlik hakkı ve yetkisi babanın tanrıdan aldığı egemenlik hakkına benzer. Egemenliğe baş eğme noktasında da iki kurum arasında benzerlik vardır.

Aile içinde boyun eğmeyi öğrenen çocuk ilerde yurttaş olarak da devletin yasalarına ve başkalarının haklarına karşı saygılı olmayı bilir. Babalarına karşı gelmeye alışmış çocuklar ise ilerde krala karşıda ayaklanabilir, devleti çökertebilirler. Oysa toplumun ve bireyin mutluluğu devletin dokunulmaz olmasını gerektirir.

Bodin bu yüzden Egemenliği, “yurttaşlar üzerindeki en yüksek, en mutlak ve en sürekli güç” olarak tanımlamıştır (Ağaoğulları, 2014; 407). Bu tanım bağlamında, egemenlik sınırsız ve mutlak bir iktidar olup, tekelci, bölünemez ve devredilmez bir yapıya sahip olmaktadır.

Egemenlik ve Devlet

Bodin, egemenlik kavramına hukuksal açıdan bakmakta ve egemenliği devletin var olmasının temel şartı olarak görmektedir (Arslanel ve Eryücel, 2011; 6). Egemenlik, modern devlete özel bir kavramı oluşturmaktadır. Modern devlet denildiğinde en yetkin siyasal örgütlenme biçimi olarak, hukuksal açıdan varlığını egemen olmasına borçludur. Modern devleti ise kendinden önceki siyasal yapılanmalardan farklı kılan ana etmen egemenliğidir (Beriş, 2006: 2).

Bodin’in egemenlik tanımında, kavramın yalnızca iç egemenlik boyutu ele alınmıştır. Bodin’de egemenlik kavramı, Avrupa’nın ulus-devletlere ayrılmasının ve mutlak hükümdarlıkla toplumsal sınıflar arasındaki mücadelenin ürünüdür ve bu nedenle devlet içerisindeki düzeni sağlamayı amaçlamaktadır (Erdal, 2010; 91).

Bodin, “Devletin Altı Kitabı” adlı eseriyle, kralın mutlak iktidarını güçlendirmek ve onu ülkedeki karma yönetim savunucularından kurtarmak, din kavgaları yüzünden bozulmaya yüz tutan Fransa’nın birliğini sağlamlaştırmak ve ona kalkınma yollarını göstermek, zamanın dini, siyasi kargaşalığı arasında kurtuluş yolunu gösterecek hukukun genel ilkelerini ortaya koymak ve siyasal bilimin temellerini atmak gibi amaçları hedeflemiştir (Ergül, 2016; 309). Gerçekten bu amacına ulaşan Bodin, monarşiyi savunurken egemenlik kavramını da kişi gereksinmelerine dayatmakla, kralların tanrısal hakları öğretisine ağır bir darbe indirmiştir.

Bodin ile birlikte, siyasal iktidar, hükümdarın fiziksel varlığından bağımsızlaşarak, ilk kez “sürekli” bir niteliğe ulaşmıştır. Egemenlik süreklidir; çünkü değişen yönetimlerin ötesinde hep aynı kalır. Egemenliğin sürekliliği siyasal toplumun sürekliliği düşüncesinden kaynaklanır (Koç, 2019; 338). Düşünüre göre, süreyle kısıtlı olan ya da istendiği zaman geri alınabilen bir iktidar, egemenlik değil, ancak bir yetki olabilir. Dolayısıyla bunu kullanan da, bir egemen değil, sadece yöneticidir.

Siyasal iktidarın meşrulaştırılması süreci içerisinde süreklilik unsurunu ilk kez ortaya koyan Bodin, böylece kendi açısından egemenlik ve dolayısıyla modern devlet kuramına en önemli katkıyı da yapmıştır. Böylelikle egemenlik, sadece iktidarın kullanımı (potestas) ile değil, iktidarın ilkesi ile de ilişkilendirilmiş ve böylece egemenlik ya da devlet erki kişilerden soyutlanmıştır.

Egemenliğin Niteklikleri

Bodin’in ortaya koyduğu egemenlik kavramının en önemli özelliklerinden biri de, “bölünmez” niteliğidir (Erdal,2010; 92). Ancak düşünür, egemenliğin bölünmezliği ilkesini salt krallığı savunmak için öngörmüştür. Egemenlik kelimesini Bodin, derebeylikler arasındaki savaşların yaşandığı Fransa’da, kralın merkezi otoritesini güçlendirmek amacıyla kullanmıştır. Düşünüre göre, egemenliğin uygulanacağı en doğru model monarşidir. Egemenliğin mutlak, bölünmez ve sürekli olabilmesi için, kralın kişiliğinde somutlaşmış olması gerekir.

Bodin’in egemenliğinin bir diğer özelliği “mutlak” oluşudur (Erdal,2010; 92). Egemenliğin mutlaklığından dolayı başkalarından emir alınmaz. Egemenlik öncelikli olarak kanun yapma ve kanunları kaldırma iktidarını oluşturmaktadır. Egemen güç kendisinden önce konulan veya kendisinin koyduğu kurallarla bağlı değildir. Egemen kişi, “istese de kendi elini kolunu bağlayamaz” der Bodin. Bu nedenle kral fermanlarının ve emirnamelerinin sonunda “isteğimiz bu yöndedir” sözlerine rastlanmıştır.

Egemenin mutlak oluşu durumu, egemenin yasalarla olan ilişkisi içinde görülmüştür. Egemenliğin temel noktası, genel olarak uyruklarını onayını almaksızın yasa koymakta yatmaktadır. Egemen olan kişi, uyruklarına yasa verme, yeni yasalar yapmak için gereksiz yasaları bozma ya da ortadan kaldırma hakkına sahiptir. Bundan dolayı prens, yasaların gücünden bağımsızdır. Bu durumda, ülkenin yasası, egemenin buyruğundan başka bir şey değildir ve Egemen, yasaları dilediği gibi yapmaktadır.

Bodin’e göre egemenlik tamamen sınırsız olarak da görülmemelidir. Bodin’in egemeni, Krallığın temel yasalarıyla, tanrısal ve doğal yasalarla sınırlanmaktadır. Ayrıca egemen, mülkiyet hakkına saygı göstermekle de yükümlüdür. Burada Bodin, bir yandan düzen sağlama kaygısı ile hareket ederek krallığı güçlendirmeye çalışırken; diğer taraftan eski kurumlara özgü özgürlükler ile burjuvazinin çıkarlarını kollamak amacıyla, egemen erki sınırlamaya yönelmektedir (Erdal,2010; 94).

Bu kuram merkezi otoritenin güçlendirilmesi sorununa getirilen siyasal bir çözümdür. Bodin, ortaya koyduğu egemenlik kuramı ile Fransız monarşisinin çıkarlarına hizmet etmekte, Fransa kralının mutlak bir erke sahip olması gerektiğini “teorik” bir biçimde savunmaktadır. Yani egemenliğin tek kişiye ait olacağı mutlak monarşi sistemini önemsemiştir.

KAYNAKÇA
  • Ağaoğulları, Mehmet Ali (2014), Bodin’den Hobbes’a Doğru. Mehmet Ali Ağaoğulları içinde, Sokrates’ten Jakobenlere Batı’da Siyasal Düşünceler, ss. 401-426, İstanbul: İletişim yayıncılık.
  • Akın, Osman Furkan (2022), Egemenliğe İlişkin İkili Ayrım. Erişim: https://www.academia.edu/37875126/Egemenli%C4%9Fe_%C4%B0li%C5%9Fkin_%C4%B0kili_Ayr%C4%B1m
  • Arsanel, M. Nazan, Ertuğrul Eryücel (2011), Modern Devlet Anlayışının Felsefi Temelleri, Atatürk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, Cilt 15, S. 2, ss. 1-20.
  • Beriş, Hamit Emrah (2006), Egemenliğin Dönüşümü: Tarihsel ve Siyasal Açıdan Egemenlik Kavramının Yeni Anlamı, Yayınlanmış Doktora Tezi, Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Kamu Yönetimi ve Siyaset Bilimi Anabilim Dalı.
  • Ekiz, Serkan (2020), Jean Bodin’in Siyaset Felsefesinde Devlet ve Egemenlik, Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Cilt 22, S. 2, ss. 633-691.
  • Erdal, Selcen (2010), Siyasal Düşünürler ve Modern Egemenlik, Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Cilt 18, S. 2, ss. 83-115.
  • Ergül, Ergin (2016), Jean Bodin’in Devlet Teorisi Üzerindeki Osmanlı Etkisi, Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi Cilt 20, S. 1, ss. 303- 346.
  • Koç, Yunus (2019),Yeniçağda Kavram Olarak Egemenliğin Analizi: Jean Bodin, Thomas Hobbes, John Locke ve Jean-Jacques Rousseau Üzerine, Avrasya Sosyal ve Ekonomi Araştırmaları Dergisi (ASEAD) CİLT 6, S. 12, ss. 333-350.

E-BÜLTENE ABONE OLUN

Stratejik Ortak yazarlarının makalesi ve haritalar ücretsiz e-postanıza gelsin.

Abone oldunuz, teşekkürler.

Bir şeyler yanlış oldu. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.

Yorum Yaz

Lütffen yorumunuzu giriniz!
Please enter your name here