Jeopolitik Rekabet: Karayipler

Okunma Süresi: 5 dk 34 sn

ABD ve Çin’in, Asya-Pasifik’ten sonraki bir diğer jeopolitik çatışma noktası olan Karayipler, jeostratejik konumuyla önem arz ediyor. Karayipler’in, jeostratejik konumunun üzerindeki fırsatlar da bölgenin ekonomi, enerji, askeri ve siyasi açıdan da ilgi duyulmasına sebep oluyor. Çin’in, Batı’nın uluslararası arenadaki ekonomi, siyasi ve askeri hakimiyetini zayıflatmak için birçok bölge ve ülkeler üzerinde yumuşak güç kullandığı bilinmektedir. Şüphesiz bu bölgelerden biri de Karayiplerdir’dir.  Karayipler’in 29 milyonluk nüfusunun yaklaşık 17 milyonu İspanyolca, 6 milyonu Fransızca, 5 milyonu İngilizce ve yarım milyonu da Felemenkçe veya türevlerini konuşmaktadır.

Çin, 21. yüzyılın başlarında Karayipler’de varlığını hissettirdi. Ancak, bazı Karayip ülkeleri Çin’i bölgede hoş karşılamadı. Bölgedeki Belize, Honduras, Saint Lucia, Saint Kitts ve Nevis, Haiti, Guatemala ve Saint Vincent gibi ülkeler, Tayvan’ı Çin’in temsilcisi olarak görüyor ve Tayvan ile diplomatik ilişkiler yürütüyor.

Karayipler’de ABD ile Çin’in, bir soğuk savaş yaşadığı düşünülmektedir. 2014 yılında Venezuela’daki ekonomik krizlerin ve ardından gelen siyasi krizlerin, Karayipler’de yeni Soğuk Savaş’ın ilk büyük parlama noktası olduğu öne sürülmüştü. Barbados’un, Birleşik Krallık’tan koptuğunu ilan ederek bağımsızlığını duyurmasıyla da Karayipler’de soğuk savaşın devam ettiği görülmektedir. Çin, bu süreçte Barbados’ta Kraliçe’nin Devlet Başkanı olarak düşürülmesi çağrılarında ‘büyük rol’ oynamakla suçlandı (1).

China Caribbean Map

ABD’nin Pasifik’teki siyasi ve askeri varlığına karşı harekete geçen Çin, ABD’nin ‘arka bahçesi’ olarak adlandırılan Karayipler’de yatırım ve ticaret anlaşmalarıyla bölgede günden güne etkinliğini artırdı. Çin, kredilere ve yatırımlara ek olarak, ticari bağları derinleştirme ve güvenlik maksadıyla bölge ülkelerini Kuşak ve Yol projesinin içine aldı. Karayipler’de petrol, altın, boksit, su gibi önemli kaynaklara uzun vadeli erişim sağlama arayışı ve ticaret yolunu güvence altına almak; Çin’in bölgedeki en önemli hedeflerindendi.

Çin Neden Karayipler’de?

Çin’in, Karayipler’e girmesinin başlıca 6 nedeni bulunmaktadır:

  • Karayipler’deki ada devletlerinin ekonomik istikrarsızlıkları ve sosyal sorunları, bölge ülkelerini yatırımcılara ve finansman kaynaklarına sevk ediyor.
  • Bir çok yabancı ülke bankalarının ve yabancı yatırımcıların, Karayipler’den ayrılması ve hisselerini satması, bölge ülkelerinin mali kaynak aramasına neden oldu.
  • Bölge ülkeleri, 2008 ekonomik krizinden sonraki süreçte ABD’ye olan mali güvenlerini kaybederek, yeni finansman ve krediler için Çin’e perde araladı.
  • Karayip ülkelerinin elverişli tarım arazileri ve zengin yeraltı su kaynakları, Çin’in bölgeye bakış açısını cazip kılıyor.
  • Karayipler’deki ada devletlerinin bir üs konumunda olarak Güney Amerika sahillerini gözetlemesi, askeri açıdan jeostratejik öneme sahip.
  • Atlantik ve Pasifik okyanuslarını birbirine bağlayan Panama Kanalı’nın, Karayipler’e yakınlığı stratejik önem taşımaktadır. Panama Kanalı, Amerika kıtasındaki ticaret hattı ve ABD’nin Doğu kıyılarına hareketi için de kritik önem taşıyor.
Çin’in Güney Amerika ve Karayipler’e Yatırımları

Çin’in Karayipler’e Yatırımları

Çin İhracat-İthalat Bankası (Çin EXIM) ve Çin Kalkınma Bankası (CDB) tarafından Karayip ülkelerine krediler sağlanmakta, yatırımlar yapılmaktadır. Çin’in, Karayip ülkelerinde prestij kazandığı en önemli unsurlar kapsamlı ve büyük ölçekli altyapı projeleri, sağlık kurumları, gayrimenkul konutlar, enerji ve madencilik üzerindeki yatırım olanaklarıdır. Çin’in, bölgede başlıca yatırım yaptığı ülkeleri Trinidad ve Tobago, Jamaika, Antigua ve Barbuda, Guyana, Bahamalar, Grenada, Surinam, Küba ve Dominika oluşturuyor. Antigua ve Barbuda, Saint Lucia, Dominika ve Grenada ülkelerine, Çinliler tarafından vatandaşlık başvuruları artıyor.

Londra merkezli bir ticaret örgütü olan Karayipler Konseyi’nin Genel müdürü Chris Bennett, “Son 15 yılda Çin, Karayipler’de ticari çıkarları için gerekli stratejik varlıkların kontrolünü istikrarlı bir şekilde ele geçirdi. Bölgedeki en büyük iki konteyner limanını kontrol ediyor. Jamaika, Guyana ve Surinam’da büyük miktarlarda arazi, çok sayıda petrol ve gaz yatağı, boksit ve altın maden yatakları satın aldı. Teklif ettiği ucuz kredilerle, rekabet edemeyen birçok Batılı müteahhiti bölgede etkisiz kıldı”(2) demişti.

Çin’in Karayipler’e Yatırımları

Karayip ülkelerindeki ekonomik istikrarsızlık, bölge ülkelerini Çin’in borç tuzağına çekmeye devam ediyor. Çin’in, 2005’ten bu yana sadece altı Karayip ülkesinde 7 milyar dolarlık kredi ve yatırım yaptığı belirtildi. 2005-2018 yılları arasındaki yaklaşık 13 senelik dönemde Çin bankaları (Çin Kalkınma Bankası ve Çin İhracat-İthalat Bankası), Latin Amerika ve Karayip ülkelerine en büyük borç veren ülke konumundaydı. Bölge ülkelerinin kredi borçlarının 140 milyar doları aştığı ifade edilmektedir. Son 25 yılda Çin, Karayipler’e 8,25 milyar dolar yatırım ve kredi sağladı. Karayip Kalkınma Bankası, bölgenin altyapısını önümüzdeki on yılda yenilemek ve güçlendirmek için yaklaşık 30 milyar dolar gerektiğini açıkladı (3).

Çin, farklı dönemlerde Karayip ülkelerine askeri ekipman ve teçhizat hibesinde bulundu. Guyana’ya 1 adet Y-12 nakliye uçağı, askeri tahkimat malzemeleri ve 2,6 milyon dolar değerinde zırhlı araçlar, Jamaika’ya hafif silahlar, Barbados’a kıyı devriye gemisi ve Trinidad ve Tobago’ya da askeri motosikletler hibe etti. Aynı zamanda Karayip ülkelerinin güvenlik güçleri, Çin’de profesyonel askeri eğitim ve tatbikat kurslarına da katılıyorlar.

Çin, pandemi dönemiyle de Karayipler ülkelerine Kovid-19 nedeniyle test kiti, maske ve aşı bağışında bulundu. Trinidad ve Tobago’ya 4,000 test kiti ve kişisel koruyucu ekipman; Barbabods’a 30 bin doz Sinovac aşı, Jamaika’ya 3.000 test kiti ve dört ventilatör, Dominik Cumhuriyeti’ne 15.000 test kiti ve dört ventilatör ve Küba’ya da 66.000 maske bağışında bulundu.

Çin’in Barbados’a Yatırımları

Ticaret ve Kaynaklar

Çin’in ticari yatırımları ve sağladığı krediler, yeraltı ve yerüstü kaynaklarının zengin olduğu Karayip ülkelerinde yoğunlaşmıştır. Karayipler, ticari açıdan Çin için orta gelirli bir pazardır. Çin için boksit, nikel ve şeker kaynağı olan Karayip ülkeleri Jamaika, Guyana, Surinam ve Trinidad ve Tobago civarında 8 milyar varilin üzerinde petrol rezervi, Çin için büyük öneme sahip. Ayrıca Küba’da çeşitli metaller ve cevherler, Trinidad ve Tobago’da petrol ve gaz, Surinam’da, Guyana’da çeşitli mineraller ve kereste ve Jamaika’da alüminyum boksit, kaynakları bulunmaktadır (4).

Boksit madenciliği, Jamaika’daki en büyük ikinci endüstridir. 2008 yılında küresel ekonomik kriz nedeniyle kapanan Jamaika’nın Alpart maden ve rafineri şirketi, Çin’e ait Jiuquan Demir ve Çelik Şirketi (JISCO) tarafından 2016 yılında alındı (5).

Çin ile Karayip ülkeleri arasındaki ticaret hacmi 2002’de 1 milyar dolar iken  2019’da 8 milyar dolara yükseldi. Çin, 2019 itibariyle Karayipler’e 6,1 milyar dolarlık ihracat gerçekleştiriyor, 1,9 milyar dolarlık da ithalat yapıyor. 2015 yılında Surinam Merkez Bankası’nın, Çin ile 1 milyar yuan (154.34 milyon $) değerinde Swap Anlaşması imzaladığı bilinmektedir. Ayrıca, Surinam’ın bir diğer para birimi Çin yuanıdır. Surinam, Çin yuanı kullanan tek Karayip ülkesidir (6).

ABD Başkanı Biden ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping

Değerlendirme

Çin’in, ‘yatırım’ adı altında girdiği Karayipler’e, yumuşak güce dayanarak uzun vadede ‘yağmacı’ olarak kalması muhtemeldir. Bölgeye yapılan yatırımlar ve tahsis edilen krediler, bölge ülkelerinin sosyo-ekonomik durumunu ve siyasi egemenliğini daha da olumsuz yönde etkileyebilir. Çin’in, kredi tahsis ettiği ülkeler mevcut ekonomik düzende sağlam adımlar atmazlarsa gelecekte borç bataklığına sürünerek, geçmiş kaderlerini tekrardan yaşayabileceklerdir. Bu durum, kısa vadede mümkün gözükmese de coğrafyada değişen siyasi ve askeri konjonktür buna elverişli olacaktır.

Çin ve Karayipler arasında ilerleyen diplomatik ilişkilere ve geliştirilen ticari bağlara, Karayip ülkelerinin dikkatli yaklaşarak adımlar atması gerekmektedir. Çin’in, bölgeye girişinin sadece yatırım ve karşılıklı işbirliği çerçevesinde olmadığı bilinmeli, şirketlere ve yatırımcılara kısıtlı tavizler verilmelidir.

ABD ve Çin arasında Karayipler’de yaşanan jeopolitik rekabette, ABD’nin bölgedeki mevcut durumu lehine olarak değiştirmesi zor gözükmektedir. Bu minvalde ABD’nin, Karayip ülkelerinin çıkarlarını ve kalkınmalarını desteklemesi, kısmen de olsa olumlu sinyaller almasına olanak sağlar. Ancak, ABD’nin geçmişte bölgeye yönelik baskıcı ve aşağılayıcı politikaları ülke halkları tarafından güvensizliğe neden olmuştur.

Asya-Pasifik’te artan gerilim ve ABD-Çin arasındaki siyasi iklim göz önünde bulundurulduğunda, Karayipler’de yeni bir soğuk savaşın yaşandığını görebiliriz. Ayrıca Soğuk Savaş’ın zirve noktası olan Küba Füze Krizi’nin, çeşitli şartlar altında önümüzdeki yıllarda Karayipler’de gerçekleşmesi de ihtimaller arasındadır. Karayipler’de, Çin’in yatırım diplomasisiyle yürüttüğü mücadele, ABD’nin bölgedeki siyasi kazanımlarını her geçen gün eritmektedir.

Caribbean Map

KAYNAK



(1) China’s Opaque Caribbean Trail: Dreams, Deals and Debt/CJİN/December 2019

(2) China has invested £685BILLION in 42 nations since 2005 as critics accuse UK of being ‘asleep at the wheel’/Mail Online/November 2021

(3) China belts TT/News Day/June 2018



(4) Jamaica has China to thank for much-needed infrastructure/ CBC November 2019

(5) Inter-American Development Bank/Chinese Rise in the Caribbean/Mark D. Wenner Dillon Clarke 2016

(6) China’s Advance in the Caribbean/Wilson Center/Semtemper 2020

E-BÜLTENE ABONE OLUN

Stratejik Ortak yazarlarının makalesi ve haritalar ücretsiz e-postanıza gelsin.



Abone oldunuz, teşekkürler.

Bir şeyler yanlış oldu. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.



E-BÜLTENE ABONE OLUN

Stratejik Ortak yazarlarının makalesi ve haritalar ücretsiz e-postanıza gelsin.

Abone oldunuz, teşekkürler.

Bir şeyler yanlış oldu. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.

Yorum Yaz

Lütffen yorumunuzu giriniz!
Please enter your name here