Bölgesel Coğrafyada Jeopolitik Mücadele: Arktik Okyanusu

Okunma Süresi: 5 dk 39 sn

21. yy jeopolitiğinin köşe taşlarından birisi de Kuzey Buz Denizi (Arktik Okyanusu) ve bölge ülkelerinin mücadelesidir. Küresel ısınma ile birlikte dünya farklı sahnelere gebe kalmaya başladı. Bunun bir etkisi de Arktik Okyanusu üzerindedir ve küresel iklim değişikliği Arktik kıyılarında, topraklarında, çevresinde, ekonomik etkinliklerinde ve insan yaşamında köklü değişikliklere sebep olmaktadır. Buz örtüsünün azalmasıyla birlikte yeni fırsatlar, olanaklar ortaya çıktı. Fakat bu değişimler aynı zamanda ülkeler arasında rekabet, karasuları anlaşmazlıkları, deniz ticareti, enerji kaynakları, güvenlik gibi çekişmelere neden olmaktadır. Bölgeye kıyısı olan, hak talep eden ülkeler olan Rusya, ABD, Kanada, İskandinav Ülkeleri, İzlanda gibi ülkeler bölgede askeri ve ekonomik varlığını arttırmakta, çeşitli haklar talep etmektedir. 15 yıldan bu yana, Arktik ülkeleri tarafından her dönemde, Arktik strateji adımları yayımlanmakta ve Arktik Bölgesi’nde ülkeler güvenlik açısından siyasi gelişmeler ve politik fikirler oluşturmaktadır. Bunun yanında arktik devletleri arasında kıta sahanlığı, deniz yetki alanları, sınır problemleri de yaşanmasının yanında bu gibi sorunlar artık daha fazla duyulmaya başlamıştır (Yıldız & Çelik, 2019).

Bölgede mücadeleyi ateşleyen unsurlardan biri deniz yollarıdır. Deniz yollarında sağlanacak hakimiyet, enerji kaynaklarına, ticarete ve askeri güvenliğe hakim olmak demektir. Arktik Okyanusu’nda ortalama 90 milyar varil petrol ve 44 milyar metreküp gaz olduğu bilinmektedir ve ABD Jeolojik Araştırma Kurumu’nun 2008’deki araştırmalarının ardından henüz teşhis edilmemiş fazlaca hidrokarbon enerjisinin varlığı ile Arktik gözleri üzerine daha fazla çekmiştir. Küresel ısınmanın etkisiyle buzların yok olması, mevcut devasa hidrokarbon, doğal gaz ve petrol rezervlerini çıkarılabilir duruma sokmuş ve özellikle de bölgeye sınırı olan ülkelerin daha çok ilgilenmesine yol açmıştır (Tutan & Arpalıer, 2020). Ayrıca deniz ticareti şirketi olan Maersk, global düzeyde değişim yaratacak bir yolculuk gerçekleştirdi. Doğu Asya’da yer alan Vladivostok Limanından ayrılan gemi Kuzey Buz Denizi üzerinden 37 gün sonra Rusya’nın St. Petersburg şehrine vardı. Yolu 8 bin km kısaltan rota ticarette devrim olarak görülüyor.

Venta Maersk gemisinin izlediği yol Rusya, ABD, Çin ve Avrupa ülkeleri özelinde önemli bir stratejik yol, birleşim kuruyor. Böylece ABD’nin su yolları üzerindeki egemenliği saf dışı bırakıldı. Dünya ticaretinin neredeyse tamamının denizler üzerinden yapıldığını göz önünde tutarsak atılan adımın ne derece önemli olduğunu daha açık şekilde anlamış oluruz. Mahan’a göre dünya hakimiyeti için elzem olan deniz yollarına hakimiyet amacına dayalı olarak ülkeler tarihten gelen haklarını ve askeri güçlerini öne sürerek söz sahibi olmaya çalışmaktadır. Bölgede en az 9 anlaşmazlık bulunmakta ve Rusya bunlar arasında en maksimalist taleplere sahip olan ülkedir. Çeşitli adalara nüfus göndererek hak talebinde elini güçlendirmeye çalışan Rusya, bazı bölgelere bayrak dikmekte ve Arktik ismi yerine “Rus Okyanusu’’ adını alternatif olarak sunmaktadır. Norveç ile Barents Denizi’nde Gakkel Tepesi, Svalbard Adası gibi bölgelerde anlaşmazlık yaşıyor. NATO ve Rusya bu gibi sorunlarda güvenliğini sağlamak için Arktik’e birçok askeri üs kurmaktadır (Marshall, 2019: 277).

Arktik Bölgesi’nde yaşanan bu enerji ve güvenlik koridoru mücadelesinde Rusya’nın en büyük rakibi ABD’ye nazaran büyük bir üstünlüğü var. Çin Denizi, Atlantik, Batı ve Doğu Pasifik denizlerini birbirine bağlayan Arktik Okyanusu, sahip olduğu ticari ve enerji potansiyeli ile ABD’yi dışlar vaziyette. ABD, Soğuk Savaş Dönemi’nden beri bölgeye ağırlığını vermeyen ülkelerden. Rusya 32 buz kırıcı filosu ile dünyanın en büyük Arktik gücü ve ABD’nin buna karşılık sadece 1 buz kırıcı gemisi bulunuyor. Bölgede Kanada-Danimarka, Norveç-Rusya, NATO-Rusya çekişmelerinin olması, bölgeyi potansiyel bir mücadele alanına dönüştürmektedir. ABD’nin bölgede ağırlığının ve odağının olmaması, deniz yollarından uzak kalmasına neden olabilir. Mevcut durumda hiçbir donanmanın ABD gücüne rakip olacak durumu olmasa da lokal olarak denizlerde ülkelerin sahip olduğu avantajlar ABD’yi siyasi olarak zor duruma sokmaktadır. Donanma en büyük diplomasi araçlarından biridir ve dolayısıyla Rusya bölgedeki en avantajlı ülke olarak gözükmektedir.

Bu durumda, iklim değişikliği Ruslar için bir şans olabilir. Eğer mevcut küresel ısınma döngüsü tahminler doğrultusunda devam ederse bazıları olumlu, bazıları olumsuz pek çok önemli çevresel değişiklik Rusya için yeni bir çağ başlatabilir ve küresel deniz rotalarına alternatif oluşturacak bir Rus denizi yolu açılabilir (Blij, 2019: 389). Çin ise burada kendi denizlerine benzer bir siyaset izlemektedir. Ruslar ile çeşitli konuda ihtilaflı olsa da ABD düşmanlığı iki ülkeyi bazı konularda coğrafi zorunluluk olarak aynı saflara itiyor. Kuşak ve Yol Projesi ile ABD etkisini kırmaya çalışan Çin, Kuzey Buz Denizi için de ‘’Buz İpek Yolu’’ diyerek bölgesel ve küresel işbirliği ile bölgeyi canlandırmak ve alternatif denizyolları elde etmek istiyor. Enerji ihtiyacı giderek yükselen Çin, Rusya’dan ‘”Sibirya’nın Gücü’’ gibi boru hatlarıyla enerji satın alırken, deniz yolu ile de kaynakların taşınması hedefi (gemilerle taşınan LNG gibi), iki ülkeyi kazan-kazan ilişkisi doğrultusunda beraber hareket etmeye itmektedir. Kısalan denizyolu iki ülke için de büyük avantaj sağlamaktadır.

Yanda verilen Hollanda (Rotterdam)-Güney Kore (Busan) arasındaki eski ve potansiyel denizyolları örneğine de bakarak gelecekte muhtemel değişimi görmek mümkündür. Böyle bir denizyolunun kullanılması dünyadaki tüm deniz politiğini ve diplomasisini değiştirecek etkiye neden olacaktır. A.T Mahan’ın belirttiği deniz ticaretinin küresel önemine dayanarak, bu rotaya hükmeden ülkenin enerji dahil birçok avantaja ve hakimiyete sahip olacağı açık bir şekilde görülmektedir. Buradaki en büyük güç olan Rusya’nın 21.yy stratejik gücünün ve tüm dünyanın stratejik ve potansiyel gücünün denizlerde yer alacağı ifade edilebilir. Gelecek zamanın önemli jeopolitik rekabet bölgesi şeklinde bahsedilen Arktik’te, mücadelenin sıcak bir temasa veya çatışmalara sebebiyet verebileceği yetkililerce söylenmektedir.

Mevcut ihtimalin gelecekteki vakitler için olabilirliğine karşılık mevcut durum, bazı etkenlerin Arktik’in sıcak bir çatışmaya ev sahipliği yapmasını engeller sıfatta olduğunu, bu yüzden Arktik’in ülkeler arasında etkileşimi ve iş birliğini arttırıcı, harekete geçirici bir etkiye sahip olduğunu ifade etmek daha doğrudur (Erkan, 2019). Henüz coğrafyanın tamamen olanak vermediği bölgede yakın gelecekte, özellikle deniz hakimiyeti açısından çok önemli jeopolitik meselelerin konuşulacağı ve adımların atılacağı görülecektir.

  Yeni Soğuk Savaş Bölgesi: "Arktik"

Ömer Emre Kuşçu

Stratejik Ortak Misafir Yazar 

KAYNAK



Ak, G. (2020). Deniz Hakimiyeti Teorisi. Oğultürk, M.C & Şahin, G (Ed.), Jeopolitik Düşünce (1.Baskı) içinde (s. 120-140). İstanbul: Yeditepe Yayınevi.

Akpınar, B. (2017). Uluslararası Hukuk Çerçevesinden Arktik Güvenliği Politikalarının Analizi: Rusya ve ABD Örneği. Savunma Bilimleri Dergisi, 16(2), 84-118.

Erkan, A. Ç. & Eminoğlu, A. (2019). Grand Strateji Olarak Kuşak ve Yol İnsiyatifinde Arktik: Kutup İpekyolu’nun Çin-Rusya Enerji İş Birliğindeki Rolü, Akdeniz İİBF Dergisi, 19(-) , 145-173.



Heininen, L., & Finger, M. (2018). The “Global Arctic” as a New Geopolitical Context and Method. Journal of Borderlands Studies, 33(2), 199-202.

Iliopoulos, I. (2009). Strategy and Geopolitics of Sea Power throughout History. Baltic Security & Defence Review ,11(2), 5-20.

İnan Şimşek, A. (2016). Arktika Bölgesi’ndeki Deniz Yetki Alanlarındaki Çatışmalara Genel Bakış. H. Gümrükçü, A. İnan Şimşek ve G. Ersoy (Ed.). Küresel Bakışla Kutup Çağı: Farklı Disiplinler, Çok Yönlü Perspektifler. Ankara: Efil Yayınevi, 93-118.

Marshall, Tım (2019). Coğrafya Mahkumları, Epilson Yayınevi İstanbul



Seval, H. (2019). Arktik Bölge’de Uluslararası Siyasi Düzen: Teorik Bir Yaklaşım. Akdeniz İİBF Dergisi, 19(-), 1-24.

Tutan, E. & Arpalıer, S. (2020) Uluslararası İlişkilerde Yeni Rekabet Alanı Olarak Arktik. Barış Araştırmaları ve Çatışma Çözümleri Dergisi, 8(1), 21-59.

Yıldız, G. & Çelik, H. (2019). Yeni Bir Egemenlik Mücadelesi Olarak Arktika: ABD-Rusya Rekabeti. Güvenlik Çalışmaları Dergisi, 21(1), 57-77.

E-BÜLTENE ABONE OLUN

Stratejik Ortak yazarlarının makalesi ve haritalar ücretsiz e-postanıza gelsin.



Abone oldunuz, teşekkürler.

Bir şeyler yanlış oldu. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.



E-BÜLTENE ABONE OLUN

Stratejik Ortak yazarlarının makalesi ve haritalar ücretsiz e-postanıza gelsin.

Abone oldunuz, teşekkürler.

Bir şeyler yanlış oldu. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.

Yorum Yaz

Lütffen yorumunuzu giriniz!
Please enter your name here