“Uyan Almanya uyan!”: İkinci Cihan Harbi’nde Almanya

Okunma Süresi: 7 dk 23 sn

Almanya! İyi de nerede? Böyle bir ülkeyi nerede, nasıl bulacağımı bilmiyorum.

-Geothe

Bu karikatürde Bismark’ın II.Wilhem tarafından görevden alınışı resmediliyor. Genç kral tahtını boş koltuk olarak görmüyor, devlet işlerini Bismark’a bırakmak yerine kendisi dizayn etmek istemekteydi. Bismark’ın görevden alınmasıyla Almanya artık barış ve denge politikasından vazgeçerek saldırgan bir tavır almaya başladı. Bu politik değişimin bedeli 2 dünya savaşıyla ödenecektir. Almanya dünyayı çok iyi tanıyordu. Hangi ülkeyi ne sebeple savaşa katabildiğini Osmanlı örneğinden biraz biliyoruz. 1. Dünya Savaşında, henüz ABD savaşa girmeden önce Almanya onun tehlikesinin farkına vardı. Latin Amerika’da ABD karşıtı propaganda yaymaya çalıştı. Fakat asıl kartını Meksika üzerine oynadı. ABD ile yanı başındaki Meksika’nın araları iyi değildi.

Bu durumdan faydalanmak isteyen Almanya, Meksika’ya savaşa katılması durumunda ekonomik yardım yapacağı ve ABD’nin kendisinden işgal ettiği Texas, New Mexico, Arizona eyaletlerini Meksika’ya verileceğini belirten mektup gönderdi. Japonya arabuluculuğunda Almanya, Japonya ve Meksika ittifakı kurulacaktı. Plan güzeldi, fakat planı taşıyan Zimmerman telgrafı İngilizler tarafından ele geçirildi, şifresi çözüldü ve ABD ile paylaşıldı. Komplo ABD’yi harekete geçirdi. Almanya savaşı kaybetti. Alman General Ludendorf, “Bundan sonra Almanya’yı siz yöneteceksiniz” diyerek biranda ülkeyi meşrutiyete geçirdi. Ancak bu geçişten ne meclis üyelerinin ne de Almanların haberi vardı.

Hitler

Hatta Alman halkı savaşın kaybedildiğini bile çok geç öğrenmiştir. Savaş sonrasında her şehirde grevler yaşanıyor, sosyalistler, komünistler ve sağcı askerler peş peşe darbe yapıyorlardı. Yani ülkede tam bir kaos ortamını yaşamaktaydı. Almanya’yı kimin yöneteceği darbeyi kimin yapacağıyla belirli olmaktaydı. 1929 Ekonomik buhranı çıktığında durum daha kötü hal aldı. Veriler paylaşmama gerek yok, Almanya batmıştı. Tüm kara bulutların arkasında artık Almanlar için bir ses daha gür duyulmaktaydı: Adolf Hitler.

Versay anlaşmasını, Yahudileri ve Sosyalistleri eleştiriyor, Alman ırkının yüceliğini savunuyordu. Hitler, “Uyan Almanya uyan!” demekteydi. Nazi sloganları işsiz üniversitelileri, Yahudilerle rekabet edemeyen avukat, tüccar, doktor, bankacıları, çelik, kömür tröstünü, sanayicileri ve komünist düşmanlarını Nazi partisinde birleştirmeyi başardı. Almanya’da kartlar yeniden dağıtılıyordu ve kumarı yöneten Hitler olmaya başladı.

Blitzkrieg

Alman vatandaşının bir kilo et almak için alışveriş arabası dolusu mark ödemek zorunda kaldığı, sürekli aşağılandığı, tazminat ödemek zorunda olduğu, darbelerin birbirini kovaladığı, üstüne birde 1929 ekonomik buhranının eklendiği Almanya, nasıl Nazilerin elinde bu kadar kısa sürede güçlendi? Yıl 1932. Alman devleti Nazilerin eline geçti. Belediye başkanlarının atanmasından yasaların çıkarılmasına kadar her şeyi yapabiliyorlardı. Sendikalar ve partiler kapatıldı, uzun süredir ülkede kaosa neden olan grevlerin önüne geçildi. Nazi partisi ülke genelinde kontrol sağladı. Artık Almanya sessiz bir ülkeydi. Joseph Goebbels propaganda bakanı oldu. Kitaplar yakıldı, sinemalar sansürlendi, basın susturuldu. Günümüz dünyasının en değerli sözcükleri olan “başarı, gelişmişlik” gibi kelimler üzerinden bu şartlar değerlendirildiğinde Almanya’nın geri kalmış bir ülke haline gelmesi beklenirdi.

Fakat hikâye bambaşka biçimde ilerledi. Hitler’in o dönemde dokunduğu şirketler bugün alanlarında dünyanın en güçlü şirketleri olmasından biraz hikayenin farklı gittiğini anlayabiliriz. Ama daha net anlamamız için merceğimizi Nazi Almanya’sının ıskalanan taraflarına çevirmemiz gerekir. Çünkü ne kadar kabul edilmek istenmese bile Nazi Almanya’sı bir seferberlik ekonomisi gibi çalıştı ve kısa sürede muazzam başarılar elde etti. Naziler iktidara geldiğinde ülkede geniş çaplı sosyal refah programları başlatıldı. Almanya’da toplumun birleştirilmesi amacıyla büyük çaplı kültürel etkinlikler düzenlendi. Su kaynaklarının temizlenmesi, fabrikaların içme suyu kaynaklarından uzaklaştırılması gibi çevre politikaları uygulanmaya başlandı. Ülke çapında otoyol projeleri geliştirildi. İlk ulusal karayolu yapıldı. 1941’de Almanya’da karayolu uzunluğu 3 bin kilometreye ulaştırıldı. Bu dönemde inşaat ve otomobil sektöründe ABD’yi geride bıraktı. Güçlenen otomobil imalatı kısa sürede gemi, uçak ve roket teknolojisine dönüştürülebildi. Ülkenin 1933 tarihinde 56 olan sanayi endeksi, 1938 tarihinde 144’e çıktı. Alman fabrikaları çok güçlü çalışıyordu. Üretilen 4.500 olan tank 2 yılda 17.300’e çıkarılabildi. Yüzdeler bizim için çok mühim değil ama sentetik kauçuk, petrol, çelik ve alüminyum gibi alanlarda ciddi üretim artışları yaşandı. Vergi sistemi adil bir şekilde yeniden düzenlendi. Vergilerin nereye harcamalar yapıldığı ise şeffaf bir şekilde paylaşılıyordu. 18-25 yaş grubu gençler için 6 aylık iş öğrenme kursları başlatıldı. Bu dönemin kendine özgü mimari tasarımı olmalıydı. Albert Speer ile birlikte yeni bir mimari tarz geliştiriliyordu. Bu tarz Antik Roma mimarisinin Neo-Klasik bir yorumuydu. Bu dönemde birçok güçlü mimari eseler ortaya konulmakla birlikte ustalık eseri olarak tasarlanan ‘Volkshalle’ yapılamadı. Hitler, General Moltke gibi zaferin ilkokul sıralarında alınabileceğini düşünüyordu. “işte burada “çocuğu fethetmek” söz konusudur. Kavganın ilk daveti çocuğa hitap etmek olmalıdır…gençliğin ruhunu anlamasını bilen kimse, onların böyle büyük bir daveti büyük bir sessizlik ve neşe ile dinleyeceğini takdir edebilir. Gençlik daha sonra mücadeleyi çeşitli zorluklara rağmen kendisine göre ve kendisine özgü silahları ile idare edecektir.” Eğitim sistemi Nazi ideolojisine göre şekillendirildi. Nazi Almanya’sı, her bir Alman’ın rahat yaşama sahip olmasını isteyen bir sistemdi. Her ailenin araç sahibi olması amaçlanıyordu. Bu amaç doğrultusunda 1937 tarihinde ünlü Volkswagen (Halk Arabası) firması kuruldu. O dönemde Hitler’in hayali, günümüz Almanya’sının en önemli gelir kaynaklarından birisini oluşturacaktır.

İlk olarak 1938’de tasarlanan Volkswagen Beetle, 1938-2003 yılları arasında 21 milyon 529 bin 464 adet satılarak dünyada en çok satılan ikinci araç olmuştur. Volkswagen daha sonra birçok modelle farklı alanda rekorlar kırmıştır.

Alman silahlı kuvvetlerinin askeri araç ihtiyacı Porsche ve Krupp firmaları tarafından karşılanmıştır. Ağır silahlı gücünü ise Rheinmetall şirketi gerçekleştirmiştir. (Bugün Avrupa’nın ilk 10 savunma firmasından birisidir). Siemens elektronik, haberleşme ve radar gibi alanlarda hizmet vermiş, Hugo Boss askerlerin üniformalarını üretmiştir. Ekonomik mucize Hjalmar Schacht tarafından gerçekleştirildi. 1936-39 yılları arasında uygulamaya koyduğu planla Almanya güçlü bir şekilde yükseliş ivmesi yakaladı. İlk icraatı Mark’ın istikrarını korumak, enflasyonu düşürmek oldu ve bunu başardı. Bir tarafta devlet tarafından yapılan yatırımlarla birlikte işsizlik ciddi şekilde düşürülürken diğer taraftan hızlı şekilde sanayileşme adımları atıldı. Sanayi faaliyetlerinin merkezinde ise askeri sanayi yer almaktaydı.

O döneme kadar yabancı bankaların sırtını çevirdiği Almanya biranda ana ilgi odağı haline geldi. Almanlar Enigma gibi muazzam istihbarat sistemleri kurmuşlardır. Her ne kadar bugün İngilizlerin sistemi çözmesine odaklanılsa bile bu sistemi inşa edebilmenin de oldukça başarılı olduğunu belirtmek gerekir. Reinhard Gehlen gibi ünlü Alman istihbaratçıları bugün dünyanın en güçlü istihbarat ağı olan Amerikan istihbaratının temelleri olmuştur. Hitler, Nazi ideolojisi çerçevesinde sosyo-ekonomik kalkınması için güçlü ordunun kurulmasını önemsiyordu. Bu alanda Ar-Ge çalışmalarına hız verildi. Askeri alanda geliştirdikleri Jet teknolojisini ilk kullanan ülke oldular. Londra’yı bu jetlerle yerle bir ettiler. Almanların dünya savaşında icat ettikleri yeni bir strateji vardı: Yıldırım Savaşı. Karşı tarafa beklenmedik anda hızlı şekilde saldırarak stratejik noktalarını ele geçiriyor, düşmanı henüz saldırı şokunu atlatmadan teslim olmasını sağlıyordu.

Nazi Almanya’sının Ülkeleri İşgal Süresi

Sıra Ülke Ele Geçirme Süresi
1 Danimarka 6 Saat
2 Lüksemburg 1 Gün
3 Hollanda 7 Gün
4 Yugoslavya 11 Gün
5 Belçika 18 Gün
6 Yunanistan 19 Gün
7 Polonya 36 Gün
8 Fransa 46 Gün
9 Norveç 62 Gün

 

Sonuç

Almanlar, Bismark’ın 1890’da görevden alınmasından 1950’li yıllara birbirine benzeyen hatalar yaptılar. 1. Dünya Savaşı (ikincisinde olduğu gibi) Doğu cephesinde yapılan askeri hataların önemli bir sonucu olarak kaybedildi. 1917 tarihinde Ruslar devrim dolayısıyla savaştan çekilme isteğine rağmen Almanların Kafkaslara kadar hakim olma isteği, Batı cephesinde ihtiyacı olan 1 milyon askerin Doğu’da tutulmasına neden oldu. Almanya savaşı kaybetti.

2. Dünya Savaşında ise Batı cephesinde Dunkrik limanına sıkıştırdığı yarım milyonluk İngiliz-Fransız güçlerini elinde olduğu halde imha etmemesi ve Doğu cephesinde ittifak kurduğu Sovyet Rusya’ya (Barborossa harekatı) saldırması güç zehirlenmesinin net örnekleridir. Bu savaşta kaybedilmiştir. Nazi Almanya’sı kısa sürede ülkeyi kalkındırmış olsa bile sadece dünya için değil Almanya içinde tehdittir. 1935-39 yılları arasında 250 bin Alman kısırlaştırıldı, 1940-41 yılları arasında 70 bin psikiyatrik hasta katledildi. Yani Naziler kendi toplumlarına bile hiç acımıyorlardı.

Ülkelerine hiç acımadıklarının bir örneği daha vardır. Hitler’in savaş bitimine doğru ülkedeki tüm sanayi kuruluşlarını imha etme emrini vermiştir. Yani Almanya koca bir köye dönüştürülmek istenerek onlarca yıl süren birikimler yok edilmeye çalışılmıştır. Neyse ki Speer’in yerine getirmemesi yeni dönem Almanya’sının kolayca ayağa kalmasını sağlamıştır. II.Wilhem ve Hitler’in yaptıkları hataları sonraki Alman liderler iyi analiz etmiş, Bismark benzeri politika izlemişlerdir. Bismark, Almanya’nın güvenli bir ortamda kalkınabileceğini düşünmüştür.

Tüm politikalarını bu yönde geliştirmiş, amacına ulaşabilmek için güçlü ordu kurulmasını sağalmıştır. Fakat hedefi toprak genişletmek değil, güvenli ortamı sürdürebilmekti. Bismark politikalarının bir diğer yönü Rusya ile ittifaka büyük önem vermesiydi. Merkel’in politikaları da bu yönde değil midir? Sonuç olarak Almanya 70 yıl önce askeri açıdan gerçekleştiremediği Avrupa’nın liderliğini, bugün ekonomik olarak başarmıştır. Diğer taraftan hem ekonomik gücü hem de nüfusu sayesinde ekonomik liderliğini giderek siyasi liderlikle taçlandırmaktadır. Ancak Almanya’yı takip eden lanetli tarihi sürekli ensesindedir.

  Almanya ve Rusya'nın Benzer Kaderi

KAYNAK

  • Adolf Hitler, Kavgam, Çev. Kenan Yalçıntaş, İstanbul: Emre Yayınları, 2005.
  • Ali Çimen, Tarihi Değiştiren Günler. İstanbul: Timaş Yayınları, 2013.
  • Ali Çimen, Tarihi Değiştiren İmparatorluklar. İstanbul: Timaş Yayınları, 2009.
  • Eduardo Galeano, Aynalar, çev. Süleyman Doğru, İstanbul: Sel Yayınları, 2015.
  • Fahir Armaoğlu, 19.Yüzyıl Siyasi Tarihi, İstanbul: Alkım Yayınları, 2006.
  • Fahir Armaoğlu, 20.Yüzyıl Siyasi Tarihi, İstanbul: Timaş Yayınları, 2014.
  • Otto Von Bismark, Düşünceler ve Hatıralar, Çev. Nijad Akipek, İstanbul: MEB Yayınları, 1991.
  • Murat Belge, Militarist Modernelşem, İstanbul: İletişim Yayınları, 2014.
  • Yaman Törüner, Nazi Almanya’sı ve ekonomi, Milliyet Gazetesi, 12 Haziran 2018.

E-BÜLTENE ABONE OLUN



Stratejik Ortak yazarlarının makalesi ve haritalar ücretsiz e-postanıza gelsin.

Abone oldunuz, teşekkürler.

Bir şeyler yanlış oldu. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.





 

E-BÜLTENE ABONE OLUN

Stratejik Ortak yazarlarının makalesi ve haritalar ücretsiz e-postanıza gelsin.

Abone oldunuz, teşekkürler.

Bir şeyler yanlış oldu. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.

Yorum Yaz

Lütffen yorumunuzu giriniz!
Please enter your name here