Diaspora Kavramı ve Türk Diasporasında Almanya

Okunma Süresi: 4 dk 19 sn

Diaspora

Antik Yunan’da ortaya çıkmış bir kavramdır. Kökeni itibariyle Dia ve Spora kelimelerinin birleşmesiyle meydana gelmiştir. Yunancada Dia, saçılmak ve dağılmak anlamlarına gelirken, Spora ise tohum anlamına gelmektedir. Tam anlamıyla tohumların saçılması yani tarlayı ekerken tohumların ayrı noktalara düşmesini ifade etmektedir. Bu kadar kadim bir geçmişe sahip olan diaspora kelimesi nebatat ilmi ile ilgili bir kelime olarak ortaya çıkmıştır. Ancak coğrafi keşifler ile birlikte insan hareketinin artmasıyla daha çok bu hareketliliği tanımlayan bir kavram haline gelmeye başlamıştır. XX. yüzyılda insanlığın maruz kaldığı iki büyük savaş sonrası insanların vatanlarını terk etmesi veya terk etmek zorunda kalması ile göçmen ve mülteci gibi kavramları tamamlamak için kullanılmıştır. Bu göç ve mülteci hareketlerinden en fazla etkileyen toplumlar Ermeniler ve Yahudiler olmuştur. Bu sebeple diaspora denince ilk akla gelenler Ermeni ve Yahudi diasporasıdır. Daha sonraki süreçte bu kavrama, 1960’lı yıllarda Avrupa’da ortaya çıkan işçi gereksiniminin artmasıyla ‘misafir işçi’ ve daha sonra bu insanların ‘gurbetçi’ olarak nitelendirilmesiyle gurbetçi ifadesi de diasporanın yelpazesine girdi. Böylelikle kavram içinde mülteci, göçmen, sığınmacı, misafir işçi, gurbetçi, etnik topluluk ve ülke dışı topluluk gibi kavramları barındıran geniş bir yelpazeye sahip hale geldi. Sonuç olarak ilk doğduğu anlamdan çok uzak ülkesinde ve vatanından ayrı yaşayan insanları tanımlayan yaygın bir anlam kazandı.

İstanbul’dan Almanya’ya çalışmak için göç eden işçiler

Yukarıdaki tanımlama ile birlikte yurt dışında yaşayan Türklerin bir diasporasına baktığımızda göze çarpan en önemli dönem 1960 yılında başlayan Batı Avrupa’daki işçi alım süreci olmuştur. Nitekim 1960’lı yıllarda başlayan ‘Misafir İşçi’ göçüyle Batı Avrupa ülkelerine giden Türkler, 50 yılı geride bırakmışlardır. Günümüzde Avrupa’da 3 milyona yakın bir kısmı Almanya’da olmak üzere Avrupa’da 5 milyondan fazla ‘Türkiye kökenli’ yaşamlarını sürdürmektedirler. Böyle büyük rakamlara ulaşan Türk diasporası, ilk gittikleri zaman misafir işçi ve göçmen gibi kavramlar nitelendirilirken, 50 yılı aşkın süreden sonra böyle tanımlamak artık yeteri kadar karşılık görmemektedir. Öyle ki 50 yılı aşkın bir misafirlik ne kadar misafirlik sayılır ayrıca tartışılması gereken bir husustur. Bununla birlikte Türk kökenlilerin %30’una yakını bu ülkelerde doğmuş ve AB vatandaşlığı almıştır.

Almanya ‘Misafir İşçi’

Tren Saatini Bekleyen Türk İşçiler

1961 yılının Ekim ayında Almanya ve Türkiye arasında imzalanan “Türk-Alman İşçi Gücü” Sözleşmesi ile birinci kuşak olarak adlandırılan Türkiye kökenliler, 1961-1968 yılları arasında Almanya’ya giden misafir işçilerdir. Bu İşçiler tekrar dönmek umuduyla gittikleri ülkelerden dönmedi ve Türkiye’nin Batı’ya açılan kapıları oldular. Bu insanlar ilk gittikleri günlerde bavullarını bile yanlarından ayırmaz ve şöyle derlerdi; “Almanların elinden gelse sabah bizim memleketlerimizden alıp fabrikalara getirir akşam tekrar memleketimize götürürlerdi”. İfadeden de anlaşılacağı gibi ilk zamanlarda sadece ihtiyaç bazında kabul edilen işçiler bugün bazı Avrupa ülkelerinden bile daha çok nüfusa sahip konumdadırlar. Bu konumlarıyla dünya üzerinde 7 milyonluk bir rakama ulaşmış Türk diasporası bulunmaktadır.

Türkiye, diaspora hususunda XX. yüzyıldan önce çok fazla önem göstermese de işçi göçünün başladığı 1960’lı yıllarla birlikte çok yoğun bir şekilde vatandaşları ile ilgilenmeye başlamıştır. İlk yıllarda devlet bakanları ile diasporadaki Türkler üzerinde aktif politikalar geliştirmiştir. Fakat 90’lı yıllardan sonra ve politikaları daha çok kurumlar aracılığı yürütülmeye başlamıştır. Bunlar; Türkiye İş birliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA-1992), Yunus Emre Enstitüleri (YEE-2007), Dünya Türk İş Konseyi (DTİK-2007), Yurtdışı Türkler ve Akraba Toplulukları Başkanlığı (YTB-2010), Millî Eğitim Bakanlığı ve Diyanet İşleri Başkanlığı aracılığıyla daha aktif uygulanmaya başlanmıştır.

Sonuç

Türk diasporası kavramı XX. yüzyıl öncesine kadar geri götürülse de aktif olarak XX. yüzyıl sonrası da rağbet görmüş ve bu yönde önemli politikalar geliştirilmeye başlanmıştır. Bu bağlamda özellikle Almanya’da nüfus sahibi konuma gelen Türkler, siyaset, ekonomi, eğitim ve bilimde önemli yerlere gelmekte ve adından söz ettirmeye devam etmektedirler. Bu etkilere örnek vermek gerekirse, Almanya’da siyasi partilerin kadrosunda bulunan kişiler siyasette Türk diasporasının aktifliğini göstermektedirler. Buna ek olarak son zamanlarda yaşanan küresel salgına neden olan Covid-19 konusunda aşı geliştirme çalışmalarında Türk diasporası adına gurur verici bir gelişme yaşandı.

Uğur Şahin ve Özlem Türeci

Almanya’da yaşayan Uğur Şahin, kurucusu olduğu BioNTech şirketinde, eşi Özlem Türeci ile birlikte Covid-19 aşısını geliştirmeyi başardılar. Son gelinen noktada Türk diasporasının yani diasporanın ne kadar önemli olduğunu göstermiş oldu. Çünkü aşı onaylandıktan kısa süre sonra Türkiye aşıyı alım konusunda bir ayrıcalığa sahip olmuş oldu. Bu durum yurt dışında yaşayan Türk diasporası üzerinde ciddiyetle durulması gerektiğini bir kez daha göstermiş oldu.

 

  İki Almanya ve Türk İşçiler

KAYNAK



ARSLAN Bilge Dila, “Almanya’daki Türk Diasporası Firmaların Alman Pazarına Yönelik Uygulamaları”, Çankaya Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Eylül 2017 

ERDOĞAN Murat M., “Avrupa’da Türkiye Kökenli Göçmenler ve ‘Euro-Turks-Barometre’ Araştırmaları”, Göç Araştırmalar Dergisi, cilt.1, sayı.1, Ocak-Haziran 2015, ss.108-148 

ÖZOCAK Özer, “Diaspora Kavramı ve Ermeni Diasporası”, Erciyes Üniversitesi Stratejik Araştırmalar Merkezi”, Rapor No:2, Ocak 2015 



SİPAHİOĞLU Buket Ökten, “Türkiye-Avrupa Birliği İlişkileri Bağlamında Avrupa’da Türk Diasporası: Hollanda Örneği”, Necmettin Erbakan Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Konya, 2019 

YALDIZ Fırat, “Diaspora Karam: Tarihçe, Gelişme ve Tartışmalar”, Hacettepe Üniversitesi Türkiyat Araştırmalar Dergisi, 2013 Bahar (18), ss.289-318 

E-BÜLTENE ABONE OLUN

Stratejik Ortak yazarlarının makalesi ve haritalar ücretsiz e-postanıza gelsin.

Abone oldunuz, teşekkürler.



Bir şeyler yanlış oldu. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.



E-BÜLTENE ABONE OLUN

Stratejik Ortak yazarlarının makalesi ve haritalar ücretsiz e-postanıza gelsin.

Abone oldunuz, teşekkürler.

Bir şeyler yanlış oldu. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.

Yorum Yaz

Lütffen yorumunuzu giriniz!
Please enter your name here