Soğuk Savaştan Günümüze Batı Blokunun Uzak Doğu’daki varlığı

Okunma Süresi: 7 dk 54 sn
Conflict between USA and China, male fists - governments conflict concept
  Vietnam Savaşı: Büyük Hezimet
II. Dünya Savaşına kadar Uzak Doğu, Avrupalılar için sömürülecek ticaret merkezlerinden biriydi. Özellikle dönemin süper gücü İngilizler ve diğer Fransa, Hollanda gibi Batılı devletler Uzak Doğu’da ticari yollara hâkim olacak şekilde topraklara ve limanlara sahiptiler. II. Dünya Savaşı öncesinde cumhuriyeti ilan ederek binlerce yıldır süregelen monarşiyi yıkan Çin, II. Dünya Savaşı sırasında emperyalist Japon İmparatorluğu karşısında topraklarını savunarak savaştan galip ayrılmayı başardı.
Hemen ardından yaşanan Çin İç Savaşı ile komünist Çin Halk Cumhuriyetini ilan eden Mao, Uzak Doğu’daki hâkim güç olmak için bu bölgede komünizmi yaymaya devam ederek kapitalist Batılı devletlere adeta meydan okudu. Soğuk Savaş döneminden günümüze kadar ABD ile Çin’i karşı karşıya getirecek mücadele bu şekilde başlamış oldu.

Soğuk Savaş Dönemi

Konu Soğuk Savaş dönemi olduğunda oklar genellikle ABD-Sovyet mücadelesini ve Avrupa’daki Demir Perdeyi işaret eder. Fakat Soğuk Savaş sadece bu bölgeye özel bir mücadele değil, tüm dünyayı etkisi altına almış bir olaydır. Soğuk Savaşın sıcak temaslarını incelemek istiyorsak gözümüzü özellikle Uzak Doğu’ya dikmemiz gerekir. Çin İç Savaşından galibiyetle ayrılan Mao önderliğindeki Çin Komünist Partisi, bölgedeki hakimiyet alanını genişletmek ve bölgeyi kapitalistlerden temizlemek amacıyla Uzak Doğu ülkelerinde komünist partileri fonladı, açıktan veya gizli olarak silah desteği verdi. Bu faaliyetlerin sonucu olarak bölgede onlarca yıl boyunca batı ve doğu blokuna yakın devletler arasında sıcak çatışmalar meydana geldi. Bölgedeki bu sıcak çatışmaların en bilinenleri şüphesiz Kore ve Vietnam Savaşlarıdır.
Soğuk Savaşı çoğunlukla ABD-Sovyetler mücadelesi olarak nitelendirsek de Uzak Doğu’daki bu sıcak çatışmalar ABD-Çin mücadelesinin bir sonucudur. Çünkü Soğuk Savaş süresince Sovyetlerin etki alanı genellikle Doğu Avrupa iken Çin’in etki alanı Uzak Doğu’dur. Soğuk Savaş döneminden günümüze kadar Batılı devletlerin Uzak Doğudaki varlığını doğru anlayabilmek için yaşanan olayları, Batılı devletlerin bu olaylar çerçevesinde yaptığı müdahaleleri ve kurduğu organize örgütleri incelemek gerekiyor.

1950’den 1953 Yılına Kore Savaşı

II. Dünya Savaşında Japonya’nın mağlup olmasıyla Müttefik Devletlere teslim olan Kore, savaştan sonra ABD ve Sovyetlerin anlaşamadığı ilk konulardan birisidir. Bu anlaşmazlığı çözmek için Sovyet yanlısı Kuzey Kore ile Amerikan yanlısı Güney Kore kuruldu ve 38 enlem aralarında sınır olarak kabul edildi.
Henüz II. Dünya Savaşının ardından 5 sene gibi kısa bir süre geçmesine rağmen dönemin yeni süper güçleri ABD ve Sovyetler Kore’de karşı karşıya gelmişti. Sovyet destekli Kuzey Kore’nin işgali ile Doğu Bloku lehine başlayan savaş, Güney Kore’nin ABD desteğini almasıyla Batı Blokuna döndü. Savaşı döndüren Batı Blokunun Kuzey Kore’yi işgal etmeye başlaması ile Çin sınırına yaklaşması savaşa daha önce ilgisiz olan Çin’in tepkisine yol açtı. O zamana kadar Çin, bütün ilgisini milliyetçi Çin hükümetinin idaresinde olan Tayvan Adasının geri alınmasına vermişti. Ancak Amerikan müttefiki bir Kore kurulması Çin’i ciddi bir şekilde tehdit ediyordu. 38 enlemin geçilmesi durumunda savaşa gireceğini açıklayan Çin, BM birliklerinin durmaması sebebiyle aktif olarak Kuzey Kore’yi desteklemeye başladı. Kore Savaşı artık Kuzey-Güney Kore Savaşı değil Çin-ABD Savaşı olmuştu. Bu süre zarfında ABD pek çok kez Çin Halk Cumhuriyeti’ne saldırarak Çin Komünist Partisinin iktidarını yıkmak istemişti. McArthur, bu amaçla atom silahlarının kullanılabileceğinden söz etmişti fakat bu saldırganlık Çin Halk Gönüllü Ordusunun başarıları sayesinde başarısızlıkla sonuçlandı. Savaşın durağan bir nitelik alması ve iki tarafın da herhangi bir kazanç elde edememesi, tarafları barış görüşmeleri yapmaya itti. 1952 Nisan’ında başlayıp 159 oturum boyunca devam eden görüşmeler sonucunda ancak 1953 Temmuz’unda ateşkes antlaşması imzalandı. Ateşkes sonucunda sınırlar yeniden 38 enlem olarak ayarlandı. Savaşın galibi olmamakla beraber en büyük yıkımı Kore halkı yaşadı.

1951 – ANZUS Paktı

Soğuk Savaş yıllarında ABD’nin Pasifikte iki büyük rakibi Sovyetler ve Çin’e karşı en çok güvenebileceği müttefikleri İngiliz dominyonundan çıkmış Avustralya ve Yeni Zelandaydı. Kore Savaşı halihazırda devam ederken ABD Pasifik’teki faaliyetlerini ve güvenliğini arttırmak amacı ile bu iki devlet ile bir güvenlik antlaşması imzaladı.
İmzacı devletlerin adlarının baş harfleri dolayısıyla Anzus Paktı adını alan bu antlaşmaya göre, taraflar Büyük Okyanus bölgesinde herhangi bir saldırıya uğramaları halinde birbirlerine yardım edeceklerdi. Ayrıca ABD aynı yıl içinde Çin baskısını en yakından hisseden eski dominyonlarından Filipinler ile de bir güvenlik antlaşması imzaladı.

1954 – Güneydoğu Asya Antlaşması Teşkilatı (SEATO)

Kore Savaşının yarattığı komünistler ile sıcak çatışma ortamı sonucunda Batı Blokunun Pasifik’e kıyısı olan ülkeleri özellikle Çin tehdidinden iyice endişelenmeye başladılar. Savaşın ardından Uzak Doğu’daki komünizme karşı olan organizasyonlarını düzenlemek için ve bölgedeki ülkelerin özellikle Çin’e karşı askeri ve ekonomik alanlarda iş birliği yapması amacı ile SEATO olarak bilinecek Güneydoğu Asya Antlaşması Teşkilatı kuruldu. 1949’da NATO’nun kuruluşu ile Avrupa’da Sovyetler’e ve etkisi altında olan ülkelere karşı Demir Perdeyi çeken Batı Bloku, aynı perdeyi Uzak Doğu’da Çin’e karşı çekme gayretindeydi. Halihazırda ANZUS Paktı ile Avustralya ve Yeni Zelandayla müttefik olan ABD, Çin’i Asya’dan da çevreleme planlarını yapıyordu. Bu amaçlar doğrultusunda Pakistan, Filipinler ve Tayland da SEATO’ya katılarak Batı Bloku Çin etrafında müttefik elde etti. Toplam 8 ülkeden oluşan SEATO, ayrıca Vietnam Savaşının sonunda komünistlerce işgal edilene kadar Güney Vietnam’ı ve Laos Krallığını da himayesi altına aldı. SEATO genel anlamıyla başarısız bir organizasyon olarak kabul edilir.
1977 yılında dağılan SEATO’nun dağılma sebepleri arasında iç çatışmalar ve anlaşmazlıklar genellikle kabul edilse de dağılmanın en büyük sebebi kuşkusuz Vietnam Savaşında alınan tarihi yenilgidir. Bahsedildiği üzere SEATO’nun Uzak Doğu’da Çin işgaline karşı himayesi altında tuttuğu Güney Vietnam’ı ve Laos Krallığını komünist işgale karşı koruyamaması örgütün dağılmasındaki en büyük husus oldu.

1955’ten 1975 Yılına Vietnam Savaşı

Birkaç yüzyıl İngiliz ve Fransız sömürgesi altında kalan Çinhindi bölgesi, II. Dünya Savaşı esnasında Japon İmparatorluğunun eline geçse de buradaki hakimiyeti uzun sürmedi. Japonya’nın mağlubiyeti ile Vietnam, Laos ve Kamboçya arasında üçe bölünen Çinhindi bölgesi, Vietnam’ın da 1954’te kendi içinde bölünmesiyle dörde bölünmüş oldu.
1954 Cenevre Konferansı ile kurulan Güney Vietnam, ABD’ye yanaşarak bölgedeki tansiyonu iyice arttırdı. Bunun sonucunda başlayan Vietnam Savaşı, 1945’teki Fransız işgalini başlangıç olarak kabul edersek 30 yıl kadar sürdü. Soğuk Savaşın en uzun süreli sıcak temasında kazanan taraf ise Doğu Bloku oldu. Sovyetlerin direkt müdahale etmediği bu savaşta Çin, Uzak Doğu’daki hakimiyeti eline geçirmeyi başararak ABD ve müttefiklerine ağır bir darbe vurdu. Savaşın sonucunda ABD’nin Uzak Doğu organizasyonu SEATO dağıldı ve SEATO’nun koruduğu Çinhindi devletlerinde (Laos, Kamboçya) komünist iktidarlar başa geçince devletler Çin’e yakınlaşmaya başladı. Bu sayede Uzak Doğu’daki Batı Blokunun varlığı çok azaldı.

1967 – Güneydoğu Asya Uluslar Birliği (ASEAN)

SEATO’nun devamı sayılabilecek bu organizasyon, Vietnam Savaşı sonucu Çinhindi bölgesine de yayılan komünizmin daha da güneyindeki Filipinler, Malezya, Tayland, Endonezya ve Singapur’a yayılmaması amacı ile kuruldu.
Daha sonradan örgüte komşu ülkelerden Brunei, Kamboçya, Laos, Myanmar ve Vietnam da katıldı. Kuruluş amacı her ne kadar komünizm tehdidine karşı birlik olsa da günümüzde bu teşkilat amacından çıkarak çoğunlukla ticari hacim ve ekonomik amaçlar üzerine kurulu bir hal aldı. Özellikle 1997 yılında Çin, Japonya ve Güney Kore’nin katılımıyla ASEAN Plus Three (ASEAN + 3) ve daha sonradan Hindistan, Avustralya ve Yeni Zelanda’nın katılımı ise ASEAN Plus Six (ASEAN + 6) kurularak teşkilatın ticari hacmi neredeyse tüm Uzak Doğu’yu ve Okyanusya’yı kaplayacak düzeye erişti. Türkiye ise 23 Temmuz 2010 tarihinde Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği Dostluk ve İş birliği Antlaşması ile teşkilatın üye ülkeleriyle ticaret anlaşması yaptı.

Günümüz ve Sonuç

Soğuk Savaşın ardından sıcak çatışmaların çoğunlukla petrol bölgelerine kaymasıyla ve İngiltere gibi ülkelerin Uzak Doğu’daki sömürgelerini kaybetmesiyle beraber Batı Blokunun Uzak Doğu’daki fiili varlığı son derece azaldı. Günümüzde Çin’in özellikle Uzak Doğu ve Afrika ülkelerine borçlandırma karşılığı liman kiralama politikası sonucu Çin’in ticari hacmini büyüttüğünü gözlemliyoruz. Bu da tarihin ters şekilde tekerrür ettiğinin bir göstergesi.

KAYNAK

https://www.evrensel.net/haber/329373/abdnin-asil-hedefi-kuzey-kore-degil-cin

Joseph Gabriel Starke, The ANZUS Treaty Alliance, Melbourne University Press, 1965

Southeast Asia Treaty Organization (SEATO), 1954 Office of the Historian. U.S. Department of State.
Archived from the original on 7 October 2012 Retrieved 3 October 2012

The Rise of China and Community Building in East Asia, Zhang Xiaoming, ASIAN Perspective, Vol. 30,
No. 3, 2006

ASEAN+3 or ASEAN+6: Which Way Forward?” (PDF). Kawai, Masahiro; Wignaraja, Ganeshan.
Retrieved 29 November 2018

E-BÜLTENE ABONE OLUN

Stratejik Ortak yazarlarının makalesi ve haritalar ücretsiz e-postanıza gelsin.

Abone oldunuz, teşekkürler.

Bir şeyler yanlış oldu. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.

E-BÜLTENE ABONE OLUN

Stratejik Ortak yazarlarının makalesi ve haritalar ücretsiz e-postanıza gelsin.

Abone oldunuz, teşekkürler.

Bir şeyler yanlış oldu. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.

Abone Ol
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments