Popüler Kültür Bağlamında Gelişen Kültürel Diplomasi

Okunma Süresi: 63 dk 6 sn
Kültür, toplumların en büyük ortak hazinelerinden birisidir ve nesilden nesle bilgi aktarımının oluşturduğu kolektif hafızanın en önemli öğesidir. İnsanoğlunun var olduğundan
beri yaptığı her şey “kültür” kavramının içerisine dahil olmaktadır. Tüm insanlığın ortak bir kültürü olduğu gibi insanlığın içindeki -ulus olarak tanımlanan- grupların da kendi kültürleri vardır. Bu kültür oluşumunda din, dil, ırk, ortak tarih gibi etmenler rol oynamış ve bazı insan gruplarını diğerlerine nazaran ortak noktada buluşturarak “millet” dediğimiz kavram ortaya çıkmıştır. Milletler ayrı devletler oluştursa dahi paylaştıkları ortak kültür sayesinde iyi ilişkiler içinde kalmaya ve iş birliği yapmaya devam etmektedir. Soğuk Savaş’ın sona ermesiyle artan küreselleşmenin de etkisiyle, farklı kültürler arasındaki diyaloglar artmış ve ortak kültüre sahip olunmasa dahi toplumlar “popüler kültür” denilen ortak paydada buluşmayı başarabilmiştir. Günümüzde bu etkileşimin farkında olan devletler tarafından diğer toplumlarla ilişkilerini ilerletebilmek ve kendilerine yakınlaştırmak için “kültürel diplomasi” yöntemi kullanılmaktadır. Ayrıca devletler kültürlerini “yumuşak güç” olarak diğer devletler üzerinde kullanmaktadır.
Yumuşak Güç kavramını ortaya atan Joseph Nye’e göre siyasal değerler, kültür, dış politika gibi etmenler yumuşak gücü oluşturur (Nye, 2008:94-110). Bununla birlikte, Nye’e göre devletlerin gücünün azalıp sivil toplumun önem kazandığı günümüz uluslararası ilişkiler sisteminde yumuşak güç kavramı üzerinde durulması gereken önemli maddelerden biri haline gelmiştir. Kültürel Diplomasinin tarihsel olarak, devletler arasında hediye alıp-verme eylemi ile başladığı söylenebilir (Scott-Smith,2016:178). Kültürel Diplomasinin başlamasının temel nedeninin, milliyetçilik ile ilişkili olduğu düşünülmektedir (Paschalidis,2009:277). Devletler genelde kendi gelişmişliklerini göstermek ve diğer devletlerden üstün olan farklarını ortaya koymak için bu yöntemi kullanmışlardır. Sömürgeleşme döneminde batılı devletler -özellikle İngiltere ve Fransa- kendi kültürlerini dünya devletlerine yaymış ve gittikleri yerleri bu sayede asimile edebilmişlerdir. Soğuk Savaş döneminde ise bir yandan ABD, diğer yandan Sovyetler Birliği bir kültür savaşına girişmiş ve bu iki kutup da kendi kültürlerini üstün gösteren yayınlar ve eserler ortaya koymuştur. Bunun yanında dünyaya kendi kültürlerinin “daha iyi” olduğunu kanıtlamaya çalışmışlar ve yumuşak güçlerini örnek göstermişlerdir (Lee 2015:354-355). Bu durumda “zihinleri ve kalpleri kazanmak” için kullanılan Kültürel Diplomasi, geçmişte olduğu gibi günümüzde de devletlerin en önemli dış politika araçlarından biri olmaya devam etmektedir.

Türkiye’nin Yumuşak Gücü 

Devletlerin dışişleri bakanlıkları, kültürel diplomasi araçları ve yumuşak güç ile ilgili çalışmaları yürütmektedirler. Birçok ülke, öğrenci değişim programları, burs ve eğitim imkânı, yabancı dil okulları açma, sanat, sinema, gastronomi vb. alanlarda kültürel iş birlikleri yapmakta ve kültürel olarak etkili olmaya çalışmaktadır. Bu noktada, ülkemizde Türkiye Dış İşleri Bakanlığı bünyesinde bulunan Yurtdışı Tanıtım ve Kültürel İşler Genel Müdürlüğü faaliyet göstermektedir (T.C Dış İşleri Bakanlığı). Bunun dışında, kuşkusuz Türkiye’nin yumuşak gücünün en önemli unsurlarından olan Yunus Emre Vakfı, Yunus Emre Enstitüsü ve Yunus Emre Türk Kültür Merkezi’nin yaptığı çalışmalar Türkiye’yi ve Türk Kültürü’nü dünyaya tanıtmayı amaçlamıştır (Çavuş,2012:30).
Ayrıca Ortadoğu ülkeleriyle “din” üzerinden ortak bir temelde buluşan Türkiye, son dönemlerdeki önemli kültür transferi araçlarından olan “dizi-film” sektörü ile de Ortadoğu da yumuşak güç kullanımı açısından etkili olmuştur. Doğu ile Batı arasında bir köprü vazifesi gören Türkiye, sahip olduğu demokrasi kültürü sayesinde bu iki kültür arasındaki etkileşimini arttırmıştır. Osmanlı İmparatorluğu’nun mirasçısı olan Türkiye, imparatorluğun ulaştığı sınırlar sayesinde kültürel diplomasisini bu sınırlara da rahatça götürebilmiş ve kültür tanıtımını gerçekleştirmiştir. Türkiye’nin Balkanlar’daki yumuşak gücü buna örnek verilebilir. Türki Cumhuriyetler ile kurulan yakın ilişkiler ve ekonomik iş birlikleri bu duruma verilebilecek başka örneklerdendir. TİKA, Kızılay gibi kurumların yaptığı yardımlar ve iş birliği programları da Türkiye’nin yumuşak gücünü arttırmaktadır.

Sonuç 

Soğuk Savaş sonrası küreselleşen dünyada hemen hemen her şey devletlerin sınırlarını yok sayarak hareket etmekte ve bu sınırların içindeki toplumlara ulaşabilmektedir. Küreselleşme öncesinde bile sınır tanımaz olan “kültür” kavramı, günümüzde “dünya turu” atmakta ve devletler tarafından da dış politika aracı olarak kullanılmaktadır. Tarihin her döneminde her devlet kendi kültürünü üstün görmekte ve diğer kültürleri yok sayarak kendilerininkini yaymaya çalışmaktadır. Geçmişte savaşlar yoluyla yayılan bu “egemen kültürler”, günümüzde diplomasi yoluyla yayılmaya çalışılmaktadır. Türkiye ise bu dönemde tarihsel, dilsel, dinsel veya ortak acıları öne sürerek kültürel kimliğini kullanmaktadır.
Bu yolla, din unsurunu kullanarak Ortadoğu ve Afrika’da, dil ve tarih gibi unsurları öne sürerek Kafkasya ve Orta Asya’da, tarihsel gerçeklikleri ön plana çıkararak Balkanlar’da yumuşak gücünü arttırmaya çalışmaktadır. Bunu da Yunus Emre Enstitüsü, Kızılay, TİKA, Yurt Dışı Türkler ve Akraba Toplulukları Başkanlığı gibi kurumlar aracılığıyla yapmaktadır. Bölgesel güç olma yolunda ilerleme kaydetmek isteyen Türkiye’nin kültürel diplomasiye verdiği önemi arttırması gerekmekte ve kendi tanıtımını uluslararası arenada daha iyi yapması elzem hale gelmektedir. Unutulmamalıdır ki, “zihinler ve kalpler kazanılmadan” rıza gösterilmez.
  Azerbaycan - Ermenistan Çatışması: Dağlık Karabağ Sorunu
  Bizans İmparatorluğu Diplomasisi
Berkay Karlıdağ
Stratejik Ortak Misafir Yazarlar 

KAYNAK

1) Çavuş, T. (2012), “Dış Politikada Yumuşak Güç Kavramı ve Türkiye’nin Yumuşak Güç
Kullanımı”, Sakarya Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 23-37

2)Lee, J. T. (2015) Soft Power and Cultural Diplomacy: Emerging Education Hubs in Asia
Comparative Education, 51(3), 353-374.

3) NYE, Joseph S. (2008), “Public Diplomacy and Soft Power”, The Annals of the Ammerican
Academy of Political and Social Science, 616, p.94, March

4) Paschalidis, G. (2009) Exporting National Culture: Histories of Cultural Institutes Abroad,
International Journal of Cultural Policy, 15(3), 275-289.

5)Scott-Smith, G. (2016) Cultural Diplomacy Alison R. Holmes ve J. Simon Rofe (Eds.) Global
Diplomacy, Westview Press, Bolder, 176-189.

6)T.C Dışişleri Bakanlığı Ülkemizin Yurtdışında Tanıtımı, http://www.mfa.gov.tr/ulkemizin–
yurtdisinda-tanitimi.tr.mfa, (13.10.2020)

E-BÜLTENE ABONE OLUN

Stratejik Ortak yazarlarının makalesi ve haritalar ücretsiz e-postanıza gelsin.

Abone oldunuz, teşekkürler.

Bir şeyler yanlış oldu. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.

E-BÜLTENE ABONE OLUN

Stratejik Ortak yazarlarının makalesi ve haritalar ücretsiz e-postanıza gelsin.

Abone oldunuz, teşekkürler.

Bir şeyler yanlış oldu. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.

Abone Ol
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments