Osmanlı İmparatorluğu’nda Sanayileşme Süreci

Okunma Süresi: 7 dk 42 sn

Osmanlı yöneticileri Tanzimat sonrasında öncelikle devlet fabrikaları kurma yolunda önemli adımlar atarak işe başlamışlardır. İlk olarak bütçeden önemli paylar devlet fabrikalarına ayrılmıştır. Sanayileşmenin önemini kavrayan devlet adamları ikinci olarak Büyük Reşit Paşa’nın arzusuyla bir heyet oluşturmuşlardır. 1864’de “Islah-ı Sanayi Encümeni” adıyla kurulan heyet, modern tekniklerle donatılan Avrupa fabrikaları karşısında el emeği ile çalışan Osmanlı fabrikalarının şansı olmadığını düşünerek, büyük sanayi kuruluşları oluşturulması gerektiğini belirtmiştir. Heyet ayrıca, mamul standartlarının sağlanması, esnafların birleşerek kendi alanlarıyla ilgili büyük şirketler oluşturmaları, sanayi okulları kurularak sanayi sergileri açılması ve gümrük tarifelerinin değiştirilmesi konularında önemli tavsiyelerde bulunmuştur. Gümrük tarifelerinin değiştirilmesi dışındaki tavsiyeler kısmen uygulamaya geçirilmiştir (Eldem, 1994,58-59).

Sanayinin güçlendirilmesi için kurulan komisyonun görüşleri doğrultusunda birçok şirket beş-altı yıl içinde İstanbul’da kurulmuştur. Kumaşçı, dökmeci, toptancı, demirci, tabakçı, saraç esnafı şirketleri ve simkeşhane gibi birçok kuruluş özellikle İstanbul ve civarında oluşturulmuştur. Bu çalışmaların ardından belediye, esnaf ve ticaret nezaretinin işlerine karıştığı gerekçesiyle 1873 yılında Islah-ı Sanayi Encümeni kaldırılmıştır. Encümenin kaldırılması ile birlikte devletin küçük esnafı korumaya dönük politikaları gecikmeye uğramış ve yavaş yavaş ortadan kalkmıştır (Ortaylı, 1978,123-126). Islah-ı Sanayi Encümeni Osmanlı Devleti’nde özel girişimi desteklemek amacını da taşımıştır.

Osmanlı sanayisinin büyük ölçüde insan gücüne dayalı yapısını oluşturan lonca teşkilatı ve gedik sistemi güçlü Avrupa rekabeti karşısında eski dayanışmacı yapısının verdiği direnci kaybederek çözülmeye başlamıştır. 1860’lı yıllardan itibaren mahalli anlamdaki ekonomik sorunların vilayetlerde toplanacak, genel kurulca tespit edilerek Şura-ı Devlet’e bildirilmesi yöntemi getirilmiştir. Bu girişime paralel olarak 1869 senesinde ticaret, sanayi ve ziraata ilişkin çeşitli teklifler Şura-ı Devlet’te görüşülerek öncelikli olanların gerçekleştirilmesi için çalışmalar yapılmıştır (Giz, 1968, 17- 23). Özellikle 1863’deki sanayi sergisi ve kurulan sanayi mektepleri ile aynı amaçlar doğrultusunda Islah-ı Sanayi Encümeni kurulmuştur. Daha sonraki dönemlerde kurulacak olan sanayi ve ticaret odaları ile yavaş yavaş çözülen esnaf teşkilatı (gedik-lonca) arasındaki boşlukta Islah-ı Sanayi Encümeni devreye sokulmuştur. Yani bugünkü anlamda ticaret ve sanayi odalarının ilk örneğini bu encümen oluşturmuştur (Şener,2007,65). Yarı resmi nitelik taşıyan ve dokuz üyesinin beşi devlet, dördü ise sanayi temsilcilerinden oluşan encümenin programında başlıca şu hususlar yer almıştır (Giz, 1985,1360);

  • Esnafın bir araya gelerek sermayelerini birleştirmek yoluyla şirketler kurmaları,
  • Devletin ihtiyaçlarının bu şirket mamullerinden karşılanılması,
  • Sanayi mamullerinin ucuz, sağlam ve kaliteli yapılmasının temini,
  • Sanayi mamullerinin ölçü ve miktarlarına göre fiyatlarının bilirkişilerce tespit edilerek ilan edilmesi,
  • Buluş (ihtira) sahiplerinin komisyona başvurarak kendilerine imtiyaz verilmesi,
  • Sanayinin geliştirilmesi için memleketin her yerindeki sanayicilere uyarılarda bulunulması.

Encümen aracılığıyla bir kısım esnaf tarafından oluşturulan şirketler oldukça başarılı olmuştur. Ancak sorunlara doğru teşhis koyulmuş olmasına ve bazı girişimlere yol açmasına rağmen, devrin sosyal ve iktisadi istikrarsızlığı dolayısı ile devletin gerekli ilgiyi gösterememesi yüzünden encümen on yıl gibi kısa bir süre sonra 1873’de kaldırılmıştır. Diğer taraftan sanayiyi teşvik için ve fabrikalar kurmak maksadıyla 1851 ve 1873 yıllarında alınan kararlarla fabrika kuracaklara gümrük ve vergi muafiyetleri tanınmıştır. 1888 yılında bu muafiyetler fabrika inşasına lüzumlu maddeleri içine alacak şekilde genişletilmiş ve 1897’de yeni fabrikalara on yıl müddetle vergi muafiyeti getirilmiştir. Öte yandan şeker, dokuma, cam, porselen, kâğıt, kibrit, kauçuk gibi alanlarda faaliyette bulunan bir takım fabrikalara belirli süreler ve bölgeler için sınırlı kapsamda imtiyazlar verilmiştir. Özellikle büyük fabrikalar kurulurken Avrupa’dan ilk defa getirtilecek makine ve alet-edevat için gümrük muafiyetleri tanınmıştır (Şener, 2007,65). Yine bu fabrikalarda imal edilen mamuller için ihraç ve iç gümrük muafiyetleri de tanınmıştır (Ökçün,1972,157).

Merkantilist sistemin etkileri, Avrupa ülkeleri ile yapılan ticaret sözleşmelerinin sınırlamaları sonucunda Osmanlı Devleti’nin sanayileşme adına getirdiği bu tür teşvik ve korumacı tedbirler ancak belli bir dereceye kadar etkili olabilmiştir. Zaten bu iki etki nedeniyle getirilen yeni uygulamaların çoğunu hayata geçirmenin çok kolay olmadığını belirtmek gerekmektedir.

Diğer taraftan devlet yeni kurulacak fabrikaları ticaret anlaşmalarından dolayı ülke içinde sağlanan bazı sübvansiyonlarla desteklemeye çalışmıştır. Ancak, en önemlisini fabrikaların ürettiği mamullerin devlet tarafından satın alınması olarak niteleyebileceğimiz bu sübvansiyon dahi Avrupa tepkisinden çekinildiği için büyük bir gizlilik içinde gerçekleştirilmiştir. Ayrıca fabrikalarda çalışan ve askerlik çağına gelen usta ve işçilerden kurası isabet edenlerin askerliğinin ertelenmesi fabrikaların gelişimi için gerçekleştirilen diğer yeniliklerdendir. Tüm bu teşvik ve koruma tedbirlerine rağmen devlet girişimlerine, esnafa tanınan kolaylıkların çoğunun tanınmadığını söylemek mümkündür. Esnafa gümrük koruması yanında ham madde ihracının yasak edilmesi gibi ayrıcalıklar veren devlet kendi yatırımlarını koruyamamıştır. Osmanlı iktisadi dünya görüşü bu durumun temel nedenidir (Genç,1989,179).

Devletin kurulacak olan büyük boyutlu fabrikaları desteklemesi önemli amaçlar doğrultusunda gerçekleşmiştir. Temel amaç sanayileşmenin sağlanması olarak görülmekle birlikte genel ekonomik dengelerle ilgili amaçlar da görülmektedir. Dış ticaret dengesinin sağlanması genel amaçların en başta olanıdır. Fabrikaların kuruluşundaki temel amaç hem halkın hem de askerlerin ihtiyaçlarını karşılamak, böylelikle dış ticaret dengesine de katkı da bulunmaktır (Şener,2007,66).

Fabrikalar kurularak askerlerin bir ölçüye kadar halkın ihtiyaçlarının memlekette yapılacak üretimle karşılanması, böylelikle yurt dışına gidecek paraların ülke içinde kalması sağlanmaya çalışılmıştır. Aynı zamanda, halkın ihtiyaçlarının da en azından bir kısmının bu fabrikalar aracılığıyla ucuz bir bedelle karşılanması devlete olan güveni arttırmıştır. Avrupa’da olduğu gibi memleketin sanayileşmesini sağlamak ve gelir elde etmek, kurulan fabrikaların diğer amaçları arasında sayabileceğimiz unsurlardandır. Gelir elde etme anlayışı başlangıçta çok açık söylenmese dahi sonraki dönemlerde yapılan uygulamalarda açık olarak ortaya çıkmaktadır. Bu durumu ilgili fabrikalara ait gelir gider rakamlarına bakarak görmek mümkündür (Şener,2007,67).

XIX. yüzyılda Osmanlı Devleti’nde sanayileşmeye dönük yapılan girişimler neticesinde döneme damgasını vuran önemli sanayi kuruluşları inşa edilmiştir. Bu kuruluşlar yapılan çalışmaların sözde kalmadığını göstermektedir. Bu fabrikalar güçlü Avrupa sermayesi ile üretilen mallar karşısında rekabet etmek zorunda kalmış, bazen maliyetlerinin altında mal satarak zarar dahi etmişlerdir. Ancak, kısa dönemde de olsa güçlü Avrupa mallarının Osmanlı pazarını kontrolü engellenmiştir. Dönemi itibari ile sanayileşme çabasına paralel olarak kurulan bazı devlet fabrikaları arasında Feshane-i Amire, İzmit Çuka Fabrikası, Veli efendi Basma Fabrikası, Hereke Kumaş Fabrikası, Bursa ipek Fabrikası, Yeni Darphane, Zeytinburnu Demir Fabrikası ve Yıldız Çini Fabrikası’nı saymak mümkündür.

Tanzimat’tan sonra devlet fabrikaları yanında özel fabrikaların da oldukça yaygın biçimde kurulmaya çalışıldığı görülmektedir. Kurulan özel fabrikalarda uygulanan genel prosedür standart olmakla birlikte zamana ve fabrikanın özelliğine göre değişik durumlar gösterebilmiştir. Genelde ilk başvuru, fabrikanın kurulacağı yer mülki amiri olan kaymakam ya da valiye yapılmıştır. Eğer kaymakamlığa bir başvuru yapılmışsa başvuru kaymakamlıktan valiliğe, valilikten bulunulan yer yerel meclisi olan Meclis-i Muabir’e havale edilmiştir. Meclis-i Muabir fabrika ve yeri ile ilgili detaylı araştırmalar yaptıktan sonra, uygun olup olmayacağını valilik kanalı ile merkeze, sadrazamlığa bildirmiştir. Sadrazamlık yazıları duruma göre bazen Nafıa, bazen Ticaret, Ziraat veya Sağlık Meclis ya da Nezareti’ne görüş sorarak, Meclis-i Vâlâ’ya göndermiştir. Meclis-i Vâlâ genellikle konuyu kanunlar ve nizâmlar dairesinde inceleyerek bir takım şartlar karşılığında ruhsat verilmesini uygun ya da uygunsuz bulmuştur. Meclis-i Vâlâ’nın kararları ise padişah iradesine sunulmuştur.

Özel fabrika kuracak olanlara bazı durumlarda imtiyaz hakkı verilmiş bazı durumlarda ise verilmemiştir. İmtiyaz konusunda her sektör için değişik sayılabilecek uygulamalar görülmektedir. Ancak, genellikle aynı sektörler için benzer uygulamalar dikkat çekmektedir. Sivil itaati sağlamak amacıyla kurulacak her yeni fabrikaya devletin zabıta kurallarına uyması ve çevreye zarar vermemesi ön koşul olarak getirilmiştir. Vergi ve resim bütün fabrikalar için istisnasız uygulanmıştır. Vergi oranları sektörüne göre değişme gösterirken, her sektör için on Osmanlı Lirası resim ödeme şartı getirilmiştir. Bazı durumlarda kurulacak fabrikalarda istihdam edilecek işçilerin Osmanlı vatandaşı olma şartı da konulmuştur.

Osmanlı Devleti’nde sanayileşmede devlet ve özel sektör girişimleri Tanzimat sonrasında yoğunlaşmasına rağmen bu durum Osmanlı’yı bir sanayi toplumu haline getirememiştir. Ancak, gösterilen çabaların boşa gittiğini söylemek de zordur. Çünkü en azından yeni Cumhuriyet’e belirli oranda gelişmiş sayılabilecek sanayi kuruluşları devredilmiştir. Sanayileşmede özel teşebbüs alanında genelde gayrimüslim Osmanlı vatandaşları ve yabancıların payının oldukça yüksek olduğu görülmektedir. Turgutlu, Kırkağaç, Biga, Tekirdağ ve Balıkesir’deki pamuk fabrikaları, İzmir’de susam fabrikası, Van aba fabrikası, Malkara, Midilli ve Çanakkale’de un fabrikası, Beyrut’ta kâğıt fabrikası ve Trabzon’da kumaş, elbise fabrikası bu tür özel girişimlere örnek gösterebileceğimiz türden fabrikalardır. Bunların dışında 1840-1881 yılları arasında bini aşkın örnek bulunmaktadır.

Osmanlıdaki devlet ve özel girişim sanayileşme çabaları sonucu kurulan fabrikaların birçoğu cumhuriyet dönemi Türkiye’sine devrolmuştur. Özellikle büyük çaplı devlet fabrikaları 1960’lara kadar varlıklarını devam ettirmişlerdir. Bu fabrikalar 1927’lerden itibaren başlatılan sanayileşme çabalarına ışık tutmuştur. Öte yandan özellikle küçük çaplı teşebbüsler şeklinde gerçekleştirilen özel girişim fabrikaları iç talebin karşılanmasında önemli etkiye sahip olmuştur. Ayrıca, bu tür özel girişimler, girişimcilik ruhunun Türkiye’de yerleşmesine katkıda bulunmuştur.

KAYNAK

Eldem, Vedat (1994), Osmanlı İmparatorluğu’nun İktisadi Şartları Hakkında Bir Tetkik, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu, Türk Tarih Kurumu Yayınları, VII. Dizi, Sayı: 96, Türk Tarih Kurumu Basımevi, Ankara.

Genç, Mehmet (1990),Osmanlı İmparatorluğu’nda Devlet ve Ekonomi, V. Milletlerarası Türkiye Sosyal ve İktisadi Tarihi Kongresi-Tebliğler, Ankara.

Genç , Mehmet (1989), Osmanlı İktisadi Dünya Görüşünün İlkeleri, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dergisi, III.Dizi, I.Sayı.

Giz, Adnan (1985), Islah-ı Sanayi Komisyonu, Tanzimat’tan Cumhuriyet’e Türkiye Ansiklopedisi, cilt: 5, İletişim Yayınları, Ankara.

Ortaylı, İlber (1978), Osmanlı İmparatorluğu’nda Sanayileşme Anlayışına Bir Örnek, Islâh-ı Sanayi Komisyonu Olayı, ODTÜ Gelişme Dergisi, Türkiye İktisat Tarihi özel sayısı, Ankara.

Ökçün, Gündüz (1972), XIX. Yüzyılın ikinci Yarısında imalat Sanayi Alanında Verilen Ruhsat ve imtiyazların Ana Çizgileri, cilt:27, sayı:1.

E-BÜLTENE ABONE OLUN

Stratejik Ortak yazarlarının makalesi ve haritalar ücretsiz e-postanıza gelsin.

Abone oldunuz, teşekkürler.

Bir şeyler yanlış oldu. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.

E-BÜLTENE ABONE OLUN

Stratejik Ortak yazarlarının makalesi ve haritalar ücretsiz e-postanıza gelsin.

Abone oldunuz, teşekkürler.

Bir şeyler yanlış oldu. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.

Abone Ol
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments