Starlink Projesi: Okyanusun Altından Göklere Taşınan İnternet

Okunma Süresi: 6 dk 38 sn

Daha önceki yazımızda Dünya’da iletişimi sağlayan okyanus altı kablolardan bahsedip, tarihçesi hakkında bilgilendirmeler yapmıştık. Şimdi ise iletişimimizi sağlayacak olan internetin, yerin ve hatta okyanusların altından göğün üzerine çıkmasına şahitlik edecek ve Elon Musk’ın şirketi SpceX’in ‘Starlink Projesine’ göz atacağız.

Öncelikle hiç bilgisi olmayanlar için özetleyecek olursak, bugün ki internetin evinize kadar taşınmasında ve hatta okuduğunuz bu yazıda dahil olmak üzere okyanusların altında bulunan kablolar aracılığıyla gerçekleşiyor ve bu kabloların her birinin boyutu binlerce kilometre uzunluğunda. Sadece bunu düşündüğümüzde bile okyanusun altına döşenen kabloların ne denli zorluklarla döşendiği tahmin edilebilir.

Peki, SpaceX interneti uzaya nasıl taşıyacak? Binlerce, on binlerce uyduyla… SpaceX için Starlink projesi aslında hiç de yeni değil. Proje 2015 yılında Elon Musk tarafından duyuruldu.

Şirket, 2018 yılının Şubat ayında Tintin-A ve Tintin-B isimli iki Starlink uydusunu zaten dünya yörüngesine yerleştirmişti. Başarılı bir şekilde konumlandırılan uydular sayesinde, SpaceX mühendisleri temel konsepti oluşturdular ve uyduların en iyi şekilde bağlanabilmesi için gerekli geliştirmeleri yaptılar. İlk testlerin sonucunda geçen yıl Mayıs ayında uzaya 60 Starlink uydusu gönderen SpaceX, Kasım 2019’dan beri her ay 60 uydu gönderiyor. Şirketin hedefi önümüzdeki on yıl boyunca her ay en az 60 ile 120 uydu daha göndermek. Ortalama günde 3-4 tane demek bu. Çünkü uzayda kurulmaya başlanan bu internet ağının hızlı ve stabil olarak çalışabilmesi için ilk etapta 12000 tane ve ikinci etapta da 30000 tane uydu gönderilmesi gerekecek. Elon Musk’ın nihai hedefi toplam 42000 uydu.

Starlink projesi ile herhangi bir bölgede temel internet hizmeti için 400, orta kalitede bir hizmet için 800 ve yüksek kalitede bir internet hizmeti için ise şu an 1.600 uydunun yeterli olacağı düşünülüyor. Dünya yörüngesine yerleştirilecek olan Starlink uyduları birbirlerine kablosuz olarak bağlanacak.

Yeryüzündeki internet kullanıcıları ise bu yüksek hızdaki uydu ağına bağlanmak için yaklaşık 200 dolar değerinde cihazlar kullanacaklar. Elon Musk’a göre küçük bir pizza kutusu boyutlarında olacak bu terminal alıcılar; evlerde, arabalarda, uçaklarda, teknelerde ve hatta sırt çantalarında bile kullanılabilecek. Dünya’nın çevresini saracak uydular ile nerede olursak olalım, bu ağa bağlanmak mümkün olacak.

Bağlantı hızı internet kullanımlarında yaşanan en büyük sorunların ana kaynağı. Kullanıcılar için bu sorun video izlerken, dosya indirirken ya da yüklerken her zaman hissedilmeyebilir. Ancak anlık iletişim kopmaları özellikle uluslararası bağlantılarda sorunlar, daha büyük etkiler yaratabiliyor. Kısacası internet, bizim günlük ihtiyaçlarımızı karşılamaktan çok artık Dünya için elektrik ya da su kadar önemli bir konuma geldi.

Gecikmelerin yanı sıra internet bağlantısı için kullanılan fiber optik kabloların üretilmesi, yerleştirilmesi ve korunmasının maliyeti de son derece yüksek. Bu kadar emek ve para kaybına rağmen ne yeterli bağlantı hızı sağlanabiliyor ne de Dünya’nın her noktasına bağlantı ulaştırılabiliyor. SpaceX tam da bu nedenle Starlink projesini başlatıyor.

Starlink uydularının her biri 260 kg ağırlığında ve yaklaşık bir masa büyüklüğünde. Üzerinde 4 tane güçlü anten var. Bunlar sayesinde hem kendi aralarında hem de dünyayla haberleşebiliyorlar. Enerjisini üzerindeki akordion şeklinde açılan güneş panellerinden elde ediyor. Bu uydular iyon motorlarının itki gücüyle hareket edebiliyor ve manevra yapabiliyor. Yörüngede yükselip alçalabiliyor ve hizmet süresi dolduktan sonra atmosfere girip kendisini yakarak imha edebiliyor. Starlink, iyon motorlarında kripton yakıtı kullanan ilk uzay aracı olarak da tarihe geçti. Güneş panelleri, antenler, kriptonla çalışan iyon motorları dışında yine bu uydular için özel olarak üretilmiş hassas bir navigasyon cihazı da yer alıyor. Tüm bu donanımın sebebi yörüngedeki diğer uydulara ve ISS (Uluslarası Uzay İstasyonu) gibi araçlara çarpmaktan kaçınmak. 1000’de 1 olasılıkla gerçekleşebilecek böyle bir durumu engellemek için her uyduya çarpışma önleyici bir sistem yerleştirilmiş.

Bu uydulardan her seferinde 60 tanesi üst üste bir zincir gibi dizilerek fırlatılıyor. Şubat 2018’de Elon Musk kendi arabasını bir ağırlık olarak kullanıp uzaya göndermişti. Starlink uyduları aynı kapsülün içerisinde böyle çok katlı bir bina gibi üst üste diziliyor.

Fırlatıldıktan sonra kapsülün dış kapakları açılıyor ve uydular uzaya bırakılıyor. Sonra bu yığın yavaş yavaş çözülüyor. Uydular yörünge yolculuğuna başlıyor. Adeta uzaya bir apartman fırlatılıyor ve sonra da o apartman 60 vagonlu bir trene dönüşüyor gibi düşünebiliriz. Çok çarpıcı bir olay olduğu için arabanın fırlatılışı tüm dünyanın dikkatini çekmişti. Oysa her ay gönderilen ve henüz o kadar da yaygın olarak bilinmeyen bu proje her bakımdan daha etkileyici. Uyduların her biri uzaya gönderilen o arabanın neredeyse iki katı bir maliyetle üretiliyor. Tanesi 300.000 USD’dan toplamda 18 milyon dolarlık 60 uydu, 50 milyon dolarlık bir Falcon 9 göreviyle fırlatılıyor ve bu işlem önümüzdeki 10 yıl boyunca her onbeş günde bir yapılacak. SpaceX için milyarlarca dolarlık bir yatırım demek bu.

Peki, neden böyle çılgın bir projeye girişiliyor? 100 yılı aşkın bir süredir okyanusların altına binbir güçlükle neden kablo döşenmeye çalışılıyorsa ondan. O kablolar bilgiyi bize mümkün olan en hızlı bir şekilde aktarıyor ve bunu yaparken hayatımızı her an değiştirmeye devam ediyor. Bilgi, günümüzün en önemli hammaddesi. Ve gelecekte bugünkünden çok daha önemli hale gelecek.

Şu anda en hızlı internet altyapısı optik kablolarla sağlanabiliyor. Buna rağmen dünyanın en önemli hattı olarak kabul edilen ve Londra’yı New York’a bağlayan 12800 km’lik fiberoptik kablo hattında bile 62,7 milisaniyelik bir gecikme yaşanıyor. Atlas Okyanusu’nun altında başka kablo hatları da var. Buna rağmen o hatlardan birkaç milisaniye daha hızlı olabilmesi için milyarlarca dolarlık yatırım yapılarak yeni kablo hatları döşenmeye devam ediyor. Çünkü özellikle bazı şirketler için, borsa yatırımcıları için her milisaniye çok büyük bir finansal değer taşıyor.

Uzaya daha önce gönderilmiş telekomünikasyon uyduları da var. Örneğin Türkiye’nin şu anda uzayda aktif 6 uydusundan 3’ü haberleşme amacıyla kullanılan Türksat 3A, 4A ve 4B gibi. Bu arada Türksat 5A’nın da bu yılın sonunda SpaceX Falcon 9 roketiyle fırlatılması bekleniyor.

Space X, Falcon 9

Bu tür haberleşme uyduları bilginin iletimi için belli yerlerde çok avantajlı olmasına rağmen tipik olarak 36.000 km’lik bir yörüngede oldukları için okyanusların altındaki optik kablolarla hala rekabet edemiyorlar. Biraz daha yavaşlar. En hızlı optik kablolardaki 62,7 milisaniyelik gecikme aynı hatta var olan uydular yoluyla gerçekleşirse 240 milisaniyeye çıkıyor. Starlink uyduları 550 km gibi çok alçak bir yörüngede döndüğü için bu gecikmeyi ilk etapta 43 milisaniyenin altına indirmeyi nihai olarak da 25 – 35 milisaniyelere çekmeyi hedefliyor. Dünyanın en hızlı interneti demek bu. Bu proje internet erişim maliyetlerini de düşürmeyi hedefliyor. Peki nasıl?

SpaceX 2030 yılına kadar sadece bu projeye 10 milyar dolarlık bir yatırım yapacak. Çok büyük bir miktar gibi gözüküyor ama önümüzdeki 7 yıl boyunca optik kablo hatları için harcanacak para bunun 15 katı, 150 milyar dolar. Eğer maliyetleri gerçekten de rakiplerine göre 15 kat daha verimli hale getirmeyi başarabilirlerse bunu internet bağlantı ücretlerine de yansıtabilirler.

Starlink gerçekten de dünyadaki hemen herkesin hayatını etkileyecek heyecan verici bir girişim. Tabi böylesi bir girişimi duyunca doğal olarak rakipler de ortaya çıkıyor. Geçen yıl finansal olarak Elon Musk’tan çok daha güçlü bir rakip ortaya çıktı. Şu anda dünyanın en zengin kişisi Amazon’un sahibi Jeff Bezos. Biz de yapacağız bu işi dedi ve hemen Starlink’in müdür yardımcısını transfer ederek kendi uydu sistemlerini geliştirmeye başladı. Onlar da 3236 uydu göndermek üzere gerekli izin başvurularını yaptılar. 

Tüm bu rekabete rağmen finansal analistler SpaceX’in bu projeden sonraki değerinin 120 milyar dolara çıkabileceğini tahmin ediyor. Peki, SpaceX bu kadar parayı ne yapacak? Dünyadaki tüm ülkelerin uzay ajanslarının bütçesinin toplamı 18 milyar dolar civarında. NASA’nın bütçesi 20 milyar dolar civarında. Oysa SpaceX’in tek başına bunlardan kat kat daha fazla bütçesi olacak. Elon Musk bu projeden elde edilecek kazancı başka bir projesini fonlamak için kullanacağını söylüyor. Aslında tüm bu uyduların geliştirme sebebini de buna bağlıyor. Bu çok uzun vadeli projesinin adı Mars Misyonu.

KAYNAK

barisozcan.com/gokyuzunde-bu-isiklari-gorurseniz-korkmayin-starlink-uydu-treni/

webrazzi.com/2019/05/20/elon-musk-in-yuksek-hizli-uydu-projesi-starlink-in-detaylari/

www.webtekno.com/spacex-internet-starlink-tum-detaylar-h87232.html

bilimgenc.tubitak.gov.tr/makale/gokyuzunde-yeni-bir-takimyildiz-starlink-uydulari

www.turksat.com.tr/sites/default/files/haber-resim/galeri/turkeys_eye_in_space.jpg

www.turksat.com.tr/tr/haberler/turksat-5a-ve-turksat-5b-uydularinda-sona-yaklasiliyor

www.stratejikortak.com/2020/06/468-kablo-dunya-iletisim.html

www.youtube.com/watch?v=kcJcQA0-qDU

findstarlink.com/

www.businessinsider.com/spacex-starlink-internet-satellites-itc-filing-30000-additional-42000-total-2019-10

spacenews.com/shotwell-says-spacex-homing-in-on-cause-of-falcon-9-pad-explosion/

E-BÜLTENE ABONE OLUN

Stratejik Ortak yazarlarının makalesi ve haritalar ücretsiz e-postanıza gelsin.

Abone oldunuz, teşekkürler.

Bir şeyler yanlış oldu. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.

E-BÜLTENE ABONE OLUN

Stratejik Ortak yazarlarının makalesi ve haritalar ücretsiz e-postanıza gelsin.

Abone oldunuz, teşekkürler.

Bir şeyler yanlış oldu. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.

Abone Ol
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments