ANTİFA’nın Ortadoğu’daki Terör Örgütleriyle İlişkisi

Okunma Süresi: 1 dk 50 sn

George Floyd’un öldürülmesinin ardından sokağa inen milyonlarca ABD’li arasında; anti-faşist ve anarşist kimliğiyle bilinen Antifa grubu da var. ABD Başkanı Donald Trump’ın “terör örgütü” ilan etmesiyle birlikte medyada daha fazla yer bulan grup, Ortadoğu’daki faaliyetleriyle tartışma konusu olmaya devam ediyor.

1920’lerde, İtalyan lider Benito Mussolini’nin faşist iktidarına ve Almanya’da yükselişe geçen Nazilere tepki olarak ortaya çıkan anti-faşist sendikalar ve sosyalist örgütlenmeler, İkinci Dünya Savaşı’nın ardından daha da gelişti ve birçok ülkede faaliyet göstermeye başladı. Yayıldıkları ülkelerde siyasi ve kültürel farklılıklardan ötürü ideolojik sapmalar meydana gelse de örgütleri bir arada tutan yegane düşünce, düzene başkaldırı ve anti-faşizmdi.  ABD üzerine yoğunlaşıldığında; beyaz üstünlükçülüğü, göçmen karşıtlığı ve kadın hakları üzerine faaliyet yürütüldü. Zamanla daha da kurumsallaşan örgüt, “Antifa” kısaltmasını kullanarak 1980’li yıllarda eylemlerini artırdı.

YPG-PKK İlişkisi

2011 yılında Suriye’de patlak veren iç savaştan sonra, Avrupa ve ABD’den binlerce radikal sol görüşlü militan Kuzey Suriye’ye giderek PKK-YPG saflarına katıldı. Burada olmalarındaki en önemli amacın IŞİD ve türevi terörist gruplara karşı savaşmak olduğunu söyleyen militanlar, zaman zaman Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yürüttüğü operasyonlara engel olmak maksadıyla basın-yayın aracılığıyla Türkiye Cumhuriyeti’nin Suriye’deki meşru varlığını zedelemeye yönelik paylaşımlar yaptılar. Hatta TSK tarafından icra edilen Zeytin Dalı Harekatı esnasında, Afrin bölgesindeki YPG unsurlarıyla birleşip Türk askerine karşı savaşan onlarca Antifa üyesi ele geçirildi. Barış Pınarı Harekatı’nda da aynı tutumu sergilediler ve Halep, Rakka, Haseke gibi kentlerde Türk ordusuna karşı savaştılar.

Rutge Üniversitesi’nde tarih okutmanlığı yapan ve “Antifa: Anti-Faşistin El Kitabı” isimli kitabın yazarı olan Mark Bray, kitapta PKK ile Antifa arasındaki birlikteliğin epey güçlü olduğunu, PKK lideri Abdullah Öcalan’ın Amerikalı yazar Murray Bookchin’in özgürlükçü düşüncelerinden ilham aldığını ve bu nedenle Antifa ile fikir birliği içerisinde olduğunu ifade ediyor. Bu birlikteliğin Kuzey Suriye’de pratiğe döküldüğünü ve 2016 yılında kurulan Uluslararası Anti-Faşist Taburu’nun kurulmasına öncülük ettiğini de ekliyor.

Rolling Stone Magazin’in 2018 yılında yayımladığı bir makaleye göre, YPG  Batı’dan gelen anti-faşistleri örgütün prestijli komutanlarından Karim Marcello Franceschi aracılığıyla eğitiyor. Burada eğitim gören militanlar, Antifa’ya bağlılığıyla bilinen Devrimci Halkın Gerilla Güçleri örgütü aracılığıyla sıcak çatışma bölgelerine götürülüp savaştırılıyorlar.

Günümüzde Antifa

Ağırlıklı ABD’de olmak üzere dünyanın birçok yerinde faaliyetlerini sürdüren örgüt, Obama döneminde dış operasyonlar için gayriresmi olarak destek görüyordu. Kuzey Suriye’de Amerikan birlikleri tarafından eğitiliyorlar ve modern savaş araçları ile donatılıyorlardı. Geçtiğimiz günlerde Donald Trump’ın Antifa’yı terör örgütü olarak ilan etmesinin ardından örgütün geleceğinin nasıl şekilleneceği belirsizliğini koruyor.

E-BÜLTENE ABONE OLUN

Stratejik Ortak yazarlarının makalesi ve haritalar ücretsiz e-postanıza gelsin.

Abone oldunuz, teşekkürler.

Bir şeyler yanlış oldu. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.

Abone Ol
Bildir
guest
1 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments
TÜRKK

Faşizmin pusulasını şaşırmış, ceplerine bol $ doldurulmuş, pikniğe gelmiş edasıyla sırıtan idiotlar … “Pikniği” ABD’de yapın, buraları size dar ederiz …