Örtülü Eylem Bağlamında Dış İlişkiler ve Diplomasi

Okunma Süresi: 8 dk 21 sn

“Gerçek bir diplomat, komşusu farkına varmadan komşusunun boğazını kesebilen kişidir.”

(Trygve Lie)

Covert: Faaliyeti icra eden servisin veya organizasyonun kimliği gizlenir.

Clandestine: Faaliyetin/operasyonun kimliği gizlenir.

Not 1: Yukarıda açıklanan iki kavram içeriğin iskeletini oluşturmaktadır. Bu kavramlar Türkçe terminolojide net bir yeri olmaması sebebiyle ve kafa karışıklığını önlemek adına kısaca açıklanmıştır. İki kavramın da okuyan kişinin zihninde ayrımı yapılması yeterlidir, linguistik ayrım yapılmaması bu içeriğin kapsamı bakımından sorun teşkil etmeyeceği için iki kavram da “örtülü” şeklinde Türkçeleştirilmiştir.

Not 2: Okuma esnasında, bireysel yaşam ile devlet yaşamının ayrımı yapılarak okunmalıdır.

Casusluk ve örtülü eylem genellikle pratikte yakından ilişkilidir, ancak örtülü eylemin casusluktan daha geniş bir müdahaleyi temsil ettiği başka bir anlamı bulunmaktadır. Örtülü eylemin daha geniş bir “izleyici kitlesi” bulunmaktadır ve dolayısıyla aldatılan kitle çok daha büyüktür. Casusluk ve örtülü eylem, kavramsal ve ahlaki olarak farklıdır. Örtülü eylemleri kategorilendirmek adına üç basit örnek vermek etkili olur:

1- Dış siyasi liderlerin, grupların, muhaliflerin propagandası ve finansal desteği anlamına gelen siyasi operasyonlar

2- Hükümet darbeleri

3- Suikastler

İkinci ve üçüncü örnekler de teknik olarak siyasi eylem biçimleridir, çünkü bazı politik hedeflere ulaşmak için kullanılırlar -bu anlamda, hepsi örtülü siyasi eylemdir- ancak farklı baskı seviyeleri içerdikleri için ayrı ayrı ele alınmaktadırlar.

CIA Paramiliter Personelleri

Ulusal veya uluslararası seviyedeki hangi politikacı, muhalefetin içinde stratejik olarak konumlandırılmış bir “arkadaşa” sahip olmayı hayal etmez ki? Bu arkadaşın yararlı olması için casusluk yapması gerekmez. Etkisi, muhalefeti etkili taktiklerden uzak tutmaya yardımcı olabilir, etkili liderlerin yükselişine karşı koyabilir, muhalefeti savurgan arayışlarla işgal edebilir veya saflarında bölünme yaratabilir. Elbette, böyle bir “arkadaş” ya da kuruluş, işlevini sürdürmek ve hatta hayatta kalmak için eylemlerinin gerçek amacını gizlemelidir.

CIA Paramiliter Personeli Felix Rodriguez (solda) ve Che Guevara’nın yakalanması

Örtülü operasyonlar, uluslararası ilişkilerde standart bir uygulamadır. M.Ö. altıncı ve dördüncü yüzyıllar arasında Ahameniş İmparatorluğu’ndan başlayarak , hükümetin bir parçası olarak istihbarat organizasyonu, yüksek etki seviyesine sahip dereceye kadar geliştirildi ve sonraki yüzyıllarda Araplar, Türkler, Afganlar, Moğollar ve Hintliler tarafından da kullanıldı. Şu anda örtülü eylem olarak düşündüğümüz faaliyetler (suikast, kralın danışmanı veya metresi ile işbirliği, isyanlara paramiliter destek ve propaganda) yaygındı. Bu dönemdeki istihbarat ve örtülü eylem arasındaki ayrım 19 ve 20. yüzyıllardaki kadar net değildi. İstihbarat ve örtülü eylem arasındaki ayrım Batı’da, 15 ve 16. yüzyıllarda Vestfalyan diplomasisine doğru bir evrim sonucu gelişti.

Batı diplomasisinin ortaya çıkması, -basit ve geçici diplomatik misyonlar- on beşinci yüzyılda Venedik ve İtalya’da başlayarak ve Avrupa’ya yayıldı. İstihbarat ve nihayetinde örtülü operasyonlar, bu uygulamaların ayrılmaz bir parçası olmasına rağmen, modern standartlara göre oldukça basitti. Elizabeth devrinde(1558-1603), İngiliz örtülü eylemleri İngiltere’nin etkili gücünü daha da arttırdı, özellikle de Protestan paralı askerlerin ve ekonomik olarak altının diplomatik silah olarak kullanılması bu uygulamaları pekiştirdi.

1815’teki Napolyon Savaşları’nın sonunda, Viyana Kongresi diplomatik safların düzenlenmesini içeriyordu ve diplomatik hakları, görevleri düzenleyen uluslararası yasalar altında diplomasinin resmi örgütlenmesini başlattı. Kararlar, diplomatların devletlerin içişlerine karışmamaları ve casusluğun açıkça kınanması ilkelerini de içermekteydi. Elbette bu ilkeler casusluğu durdurmadı ancak istihbarat servislerini daha profesyonel olmaya zorladı ve istihbarat ile diplomasinin normlar, hedefler, araçlar ve yöntemler açısından farklılaşmasına yardım etti.

Tarihi arka plan nedeniyle Amerika, organize bir istihbarat yeteneği geliştirmede dünyanın gerisinde kaldı. 19. yüzyıl sonu ve 20. yüzyılın başlarında, hem ABD istihbaratı hem de diplomasisi, gerektiğinde ve eğer mümkünse gizli operasyonları da içeren geçici işlerdi. Theodore Roosevelt’in Panama Kanalı’nın satın alınmasını(üstlenilmesini) içeren manevraları buna iyi bir örnektir. Aslında, Amerika Birleşik Devletleri’nin 1924 Rogers Dış Hizmet Yasası’na kadar profesyonel diplomatik bir topluluğu yoktu ve 1940’a kadar askeri istihbarat birimleri dışında resmi bir istihbarat örgütü de yoktu.

George Washington, Amerikan Devrimi sırasında kendi gayri resmi istihbarat ağını kurdu, ancak Yorktown’daki Amerikan zaferinden sonra dağıldı. ABD Ordusu, Amerikan İç Savaşı deneyimi sırasında ve sonrasında Pinkerton örgütünün istihbaratını dış kaynak kullanarak (outsourcing) istihbarat birimleri geliştirmeye başladı. Ordu(Army) ve Donanma (Navy) 1880’lere kadar resmi örgütler kurmadı.

Birinci Dünya Savaşı’nda George Creel yönetimindeki Halk Bilgilendirme Komitesi (Committee on Public Information) büyük ölçüde propaganda ve iç güvenliğe odaklandı. Dünya Savaşları Arası Dönem (1918-1939), Amerikan istihbaratı önceki barış zamanı rutinlerine geri döndü ve askeri birimleri sahaya hakim oldu.

George Creel

1930’ların sonunda savaş bulutları yeniden Avrupa üzerine yoğunlaştıkça, Birleşik Devletler  Başkanı Franklin Roosevelt, Haziran 1941’de Stratejik Hizmetler Ofisi(Office of Strategic Services-OSS)’nin selefi olan  Bilgi Koordinatörü Ofisi(Office of the Coordinator of Information)’ni oluşturmak için William Joseph Donovan’ı görevlendirdi. Bu, önümüzdeki on yıl içinde propaganda, siyasi operasyonlar, ekonomik operasyonlar ve paramiliter faaliyetler gibi örtülü eylemlerin yanı sıra İkinci Dünya Savaşı sırasında sabotaj, casusluk ve karşı-casusluk icrası için yapılan ilk organize Amerikan girişimiydi.

William Joseph Donovan

Halef servis OSS, Eylül 1945’te dağıtıldığında, Dönemin Birleşik Devletler Başkanı Harry Truman istihbarat misyonunu Dışişleri Bakanlığı’na devretti ve burada İstihbarat ve Araştırma Bürosu(Bureau of Intelligence and Research) olarak görev icra ettiler. Ayrıca, bir yıl sonra ABD’nin savaş sonrası ihtiyaçlarını çözene kadar, eğitimli profesyonellerin geri kalanını bir arada tutmak için Merkezi İstihbarat Grubu’nu(Central Intelligence Group-CIG) kurdu.

Bugünün bilimsel çalışmalarının birçoğu, 1947’de Ulusal Güvenlik Yasası’nın bir parçası olarak Merkezi İstihbarat Teşkilatı’nın (CIA) oluşturulması, Amerikan hükümetindeki profesyonel istihbaratın başlangıcı olarak belirtilmektedir. Daha iyi haberleşme ve fotoğraflama gibi teknolojik yeteneklerdeki yükseliş, başarılı olmak için çok daha fazla kaynak ve insan gücü gerektiriyordu. İkinci Dünya Savaşı’nda Müttefik istihbarat servisleri ile işbirliği, Amerikalıların uluslararası istihbarat çalışmalarını yoğunlaştırmasını zorunlu kıldı. Savaş sonrası siyasetin yöntemleri ve Soğuk Savaş bu tür bir çabayı sürekli olarak gerekli kılmaktaydı.

CIA, Dışişleri Bakanlığı ve Pentagon ile bağlantılarını sürdürdü. Yurt dışında, ABD ve diğer ülkelerin büyükelçilikleri genellikle “resmiyet” adı altında yerleşik personele ev sahipliği yapmaktadır. Bununla birlikte, örtülü eylem, diplomasi ve dış politika gereklilikleri arasında ince sınırlar bulunmaktadır. Bu sınırlar zaman zaman geçilerek çeşitli gerginliklere sebep olmaktadır.

Psikolojik savaş veya psikolojik operasyon kapsamında değerlendirilebilen propaganda, hem açık hem de gizli yönlere sahiptir. Büyükelçiliklerin kültür ve basın departmanları, resmi kaynaklara atfedilen ve hükümetin resmi görüşünü temsil eden, gizli olmayan bilgiler üzerine faaliyet icra etmektedir. Yabancı bir hükümetin dezenformasyona uğratılmış ifadeleri gibi bir başkasına atfedilen “gri” veya “siyah” propaganda gizli olan örneklerdendir.

Siyasi savaşın agresif uygulamaları -aktif tedbir programları, istikrarsızlaştırma faaliyetleri, hibrit savaş ve hatta rejim değişikliği operasyonları- uluslararası ilişkilerde hiç durmadan uygulanan faaliyetlermiş gibi algılanmamalıdır. Siyasi savaş uygulaması olarak siyasi eylem(political action), tarihsel olarak dost ülkeler arasında normal, nispeten iyi huylu “şekillendirme”(shaping) faaliyetleri içermektedir.

İngiliz SBS (Special Boat Service) Personelleri Tora Bora’da.

Uygulayıcı aktör, ekonomik ve askeri politikaları, hatta yönetişim biçiminin devlet amaçlarına ve çıkarlarına uygun olması için başka bir devletin davranışını gizlice, inkar edilebilir ve barışçıl bir biçimde “şekillendirmeye” dayandırmalıdır. Bir uygulayıcının eylemleri etik parametrelerle değerlendirilmemelidir. Uygulayıcı, faaliyetlerini “ulus çıkarları” adına yapıyorsa, yanlışı veya doğruyu değil, bir zorunluluk meselesini teşkil etmektedir. Başka bir anlamda herhangi bir faaliyet güvenlik veya refah getiriyorsa, gereklidir.

Örtülü Operasyonlar Bağlamında Rejim Değişikliği Dinamikleri

Diğer/rakip devletin faaliyetleri olumlu yönde şekillenmezse, o zaman potansiyel bir düşman haline gelmektedir. Bu durumda o “rejim” bir tehdittir ve daha iddialı bir şekilde üzerine çalışılmalıdır. Eğer tüm “yumuşak” seçenekler başarısız olursa, devrilmeli ve yöneticileri değiştirilmelidir. Niccolo Machiavelli gibi realist kuramcılar, açık savaş yoluyla başkaldırı ve hükümdarların devrilmesi için örtülü bir şekilde düzenleme uygulamalarına kadar çeşitli yöntemleri tartışmıştır. Modern zamanda, örtülü ya da açık bir şekilde yapılan bu tür uygulamalar genel olarak “rejim değişikliği” olarak adlandırılmaktadır.

Soğuk Savaş’ın ilk on yılında, 1950’lerden başlayarak Amerika ve Rusya, sadece Doğu Avrupa’da değil, küresel olarak rejim değişikliği açısından oldukça farklı pozisyondaydılar.  İkinci Dünya Savaşı’nı takip eden yıllarda, büyük ölçüde ABD’nin savaş zamanı müttefiklerinin emperyal erişimine dayanan köklü küresel güç yapısı yıkılmaya başlamıştı. Hollanda, İngiliz ve Fransız küresel etkisi, yerel sömürge karşıtı ve milliyetçi hareketler karşısında giderek daha fazla çöktü.

İngiltere, Hindistan, Pakistan, Burma(Myanmar) ve Seylan(Sri Lanka)’a bağımsızlık vermek zorunda kaldı. İngilizler ayrıca Mısır’da artan düşmanlıkla karşı karşıya kaldı ve 1952’de monarşisi devrilerek İngiliz ordusu çıkarıldı. Hollandalılar Endonezya’ya bağımsızlık vermek zorunda kaldılar ve Fransızlar Hindiçin boyunca on yıl süren nüfuz ve siyasi kontrol kaybıyla mücadele ettiler. Bağımsız ancak büyük ölçüde İngilizlerin egemen olduğu Orta Doğu gibi tüm sömürge bölgelerindeki yerli komünist partiler -Sovyet teşvikiyle-, yabancı aktörlerin genişlemesinin reddinde aktif rol oynadılar.

Sovyetler Birliği’ne ideolojik bağları göz önüne alındığında, dünya üzerindeki komünist partiler, özellikle Moskova ve Kominform’dan gelen mesajları ve suçlamaları tekrarlayarak dile getirdikleri için Rus siyasi savaşının kontrollü cepheleri olarak görülmekteydi. Bu mesajlar, emperyal güçlere karşı sürekli bir suçlama içeren, Amerikan ekonomik ve askeri “emperyalizmine” şiddetle karşı çıkan, sürekli, saldırgan ve tekrar eden mesajları içermekteydi.

Batı ulusları içinde ve ABD Dışişleri Bakanlığı’nın üst düzeylerindeki görüş, hızla yayılan uluslararası siyasi kaosun sebebinin, agresif yerel devrimci eylemlerinin Sovyetler tarafından desteklenmesiyle birlikte güçlü Sovyet siyasi eylem ağlarının sağladığı ajitasyona dayanmasıydı.

Sovyet KGB (Rusça:Komitet Gosudarstvennoy Bezopasnosti)’nin raporlarından çıkarılan bir sonuç, “açık” ve “temiz” ikna genellikle ahlaki olarak tercih edilmesine rağmen, bazen imkansızdır. Eğer her yol denenmesine rağmen görece başarıya ulaşılamadıysa, yani “rejim” değiştirilecekse, uygulayıcı reformcular sıklıkla gizli davranmalı ve eğer bu reformcular yabancı aktörlerce desteklenecekse, bu destek de gizli olmalıdır. Zorunlu kalınması halinde tiran devletlerdeki muhalif gruplara şiddet içermeyen gizli yardım ahlaki olarak gerekçelendirilebilir.

Okuma Sonrası Ahlaki Krizlere İlişkin Kısa Bir Sonuç

Bir ulusa ya da bir devlet adamına verilecek felsefi ya da politik kavramların göreceli değerinin ya da etik sorumlulukların nihai bir testi yoktur. Bunun nedeni, herhangi bir felsefe sistemi veya herhangi bir mantıksal akıl yürütme süreci ile uzlaşılamayan insani meseleler ve ulusal olayların dolaylı veya doğrudan çelişkili olmasıdır. Politik eylemler ahlaki parametlerle değerlendirilemez. Doğru olan, politikada yanlış veya doğru olmadığıdır. Yinelemek gerekirse, herhangi bir faaliyet güvenlik veya refah getiriyorsa, gereklidir. Bu durum ülke ve ulus adına gayet ahlakidir.

 

Mehmet Karaman

Stratejik Ortak Misafir Yazar

KAYNAK

Agee, P. (1975). Inside the Company. Farrar Straus & Giroux.

Bjola, C., & Murray, S. (2016). Secret Diplomacy. Routledge.

Johnson, L. K. (2014). Essentials of Strategic Intelligence. Praeger.

Machiavelli, N. (2008). Hükümdar. İş Bankası Kültür.

E-BÜLTENE ABONE OLUN

Stratejik Ortak yazarlarının makalesi ve haritalar ücretsiz e-postanıza gelsin.

Abone oldunuz, teşekkürler.

Bir şeyler yanlış oldu. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.

E-BÜLTENE ABONE OLUN

Stratejik Ortak yazarlarının makalesi ve haritalar ücretsiz e-postanıza gelsin.

Abone oldunuz, teşekkürler.

Bir şeyler yanlış oldu. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.

Abone Ol
Bildir
guest
3 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments
I.K.

Sapere Aude!

Cumhur Aksel

Cehaletime verin de, fotoğraflar açıkça (yayınlansın der gibi) çekilmiş de acaba kişi yüzleri neden örtülmüş; siz mi örttünüz ve ne gerekçeyle diye sormak isterim…

Mehmet Karaman

Kullandığım fotoğraflardaki personellerin yüzleri önceden kapatılmış.
PERSEC(personel güvenliği), özellikle stratejik konumda bulunan personellerin, istenmeyen taraflara (terör organizasyonları, rakip istihbarat servisleri vb.) bilgi akışını önlemek adına dikkat etmesi/edilmesi gereken bir uygulamadır. Fotoğraflarda yüz kapatılması PERSEC’in ufak bir alanını kapsamaktadır, kimlik tespiti ve ifşasını engellemek adına icra edilir. Ayrıca her personelin(özellikle devlet/ordu personeli) hassas davranması gereken bir konudur.