Polonya’nın Gölge Lideri: Jarosław Kaczyński ve Polonya Siyasetine Olan Etkisi

Okunma Süresi: 6 dk 19 sn

1949 Varşova doğumlu olan Kaczyński kardeşler Polonya’nın son 20 yılında oldukça önemli bir konuma sahiptir. 2.Dünya Savaşı gazisi mühendis bir baba ve filolog bir annenin tek yumurta ikizi çocukları olan Kaczyński kardeşler, 1962 yılında birlikte Ay’ı Çalan İkili (‎The Two Who Stole the Moon) filminde rol almışlardır.

Hukuk ve İşletme Fakültesi mezunu olan Jarosław Kaczyński, doktorasını hukuk alanında tamamladıktan sonra Tygodnik Solidarność gazetesinde 1989’dan 1991 yılına kadar editörlük yaptı.

1990’da merkeziyetçi ve Hristiyan demokrat değerler temelindeki Merkezi Mutabakat Partisi’ni (Porozumienie Centrum) kurdu. 1991 yılındaki girdiği ilk seçimde POC (Porozumienie Obywatelskie Centrum) ittifakının kurulmasına öncülük ederek 460 sandalyeli parlamentoda 44 vekillik kazandı.

1991 yılında başkanlık seçimlerinde kardeşiyle beraber destekledikleri Cumhurbaşkanı Lech Wałęsa tarafından Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliğine atandı, 1993 yılında Lech Wałęsa’ya karşı olan muhalefetin başını çekmesinden ötürü görevinden kovuldu.

Elde ettiği seçim başarısını devam ettiremeyerek hizipleşme gibi problemlerle uğraşmak zorunda kalan parti 1997’de AWS Partisine (Akcja Wyborcza Solidarność, AWS) katıldı.

1996 yılında otuzdan fazla partinin katılmasıyla kurulan koalisyon 1997 yılında iktidara gelirken 2001 yılında baraj altında kalarak dağıldı.

Yer aldıkları koalisyonun dağılmasıyla birlikte Hukuk ve Adalet Partisi (PiS) 2001 yılında Kaczyński kardeşler tarafından kurulmuştur. 2001 Genel Seçimlerinde oyların %9,5’ini alarak 460 sandalyeli meclisin 44 sandalyesine sahip olmuştur.

2002 yılında Lech Kaczyński açık ara bir zaferle Varşova Belediye Başkanlığı’na seçilerek parti genel başkanlığını Jarosław Kaczyński’ye devretmiştir.

Eylül 2005 Genel Seçimlerinde Başbakan adayı olan Jarosław Kaczyński seçimlerde partisinin %27 oyla birinci olarak kazanılmasına rağmen Ekim 2005 Başkanlık seçimlerinde aday olan kardeşinin kazanma şansını düşürmemek için başbakanlık koltuğuna oturmayarak yerine parti üyesi Kazimierz Marcinkiewicz’i atamıştır. Bu tarihten itibaren Kaczyński ülke yönetiminde resmi bir rol almadan ülkedeki etkinliğini artırmaya başlamıştır.

Kazimierz Marcinkiewicz

Koalisyon kurulmasındaki süreçlerde ve hükümetin karar alma mekanizmalarındaki etkinliğiyle öne çıkmaya başlayan Kaczyński’nin Başbakan Kazimierz Marcinkiewicz ile arasında yaşanan görüş ayrılıkları sonucunda 7 Temmuz 2006 tarihinde istifa eden başbakan yerine başbakanlık koltuğuna oturdu.

Koalisyon ortağı olan SRP Partisinde (Samoobrona Rzeczpospolitej Polskiej, Srp) yaşanan krizler yüzünden 21 Ekim 2007 tarihinde erken seçime gidildi. Gerçekleşen genel seçimlerde partisinin oylarını %27’den %32’ye çıkarmayı başaran Jarosław Kaczyński, bu başarıya rağmen oyların %41’ini kazanan Donald Tusk önderliğindeki PO Partisi (Platforma Obywatelska, Po) tarafından iktidardan indirildi. Böylelikle 8 yıl sürecek olan Ana Muhalefet liderliği görevi başlamış oldu.

Jarosław Kaczyński

2007’de ilk defa başbakan olarak seçilen Donald Tusk, Avrupa Konseyi Başkanı seçileceği 2014 yılına kadar iki dönem başbakanlık görevini yürüterek en uzun süre görev yapan Polonya Başbakanı olarak tarihe geçti.

10 Nisan 2010 tarihinde Varşova’dan Rusya’nın Smolensk kentine giden Rus yapımı Tupolev-154 tipi uçak, yoğun hava muhalefeti ve pilotaj hatası gibi sebeplerden ötürü düştü. Uçakta bulunan 96 kişi hayatını kaybetti. Cumhurbaşkanı ve eşi, Genelkurmay Başkanı, kuvvet komutanları ve 18 milletvekili gibi üst düzey pek çok yetkili hayatını kaybedenler arasındaydı. Uçakta yer alan heyet tarafından 1940’ta Rusya’da Sovyet askerleri tarafından Polonyalı 26 bin savaş esirinin öldürüldüğü Katyn Katliamı’nın ilk kez bir tören ile anılacak olması sebebiyle bu gün Polonya tarihi açısından önemli bir gündü. [1]

Kazanın olduğu yıl Polonya NATO’daki 3. yılını doldurmakta, Ortak Savunma Planı Anlaşmasına göre Batı sınırını tamamen boşaltmıştı ve askeri tüm yığınağını tarihinde ilk kez olmak üzere Doğu sınırına çevirebilmişti. Uçak kazasının hemen sonrasında Ruslar 6 saat boyunca Batılı yetkililer olmadan arama ve kurtarma çalışmalarına büyük oranda askeri güçler tarafından başlamış durumdaydı. NATO, bu uçağın düşmesiyle hangi bilgilerin Rusların eline geçip geçmediğini bilemediğinden ötürü büyük bir krizle karşı karşıya kalmıştır. Bu tip pek çok bağlantının kurulabildiği bu uçak kazasından sonra oluşan soru işaretleri halen gizemini koruyor.

Avrupa Konseyi Eski Başkanı Donald Tusk 2017 yılındaki bir konuşmasında uçak kazasından sonra ülkedeki etkinliği giderek artıran Kaczyński’nin liderliğinin Kremlin’in eline geçtiğini ve Polonya’nın bağımsızlığını tehlikeye attığı konusunda uyarmıştır. [2]

Donald Tusk’ın yaptığı bu açıklamaya bakılırsa kritik bilgilerin Rusya’nın eline geçmiş olabileceği ve istihbarat zaafiyeti yaşayan bir ülkenin liderinin Kremlin’in etkisi altında hareket etmesi ihtimal dahilinde gözüküyor.

Yaşanan kaza sonrası Meclis Başkanı Bronisław Komorowski vekaleten cumhurbaşkanı olduktan sonra ülkeyi 20 Temmuz 2010’daki Başkanlık Seçimlerine götürdü ve PO Partisinin Cumhurbaşkanı adayı oldu. Partisinin tek lideri olarak kalan Jarosław Kaczyński ise Hukuk ve Adalet Partisinin cumhurbaşkanı adayı oldu. İlk turda sonuçlanamayan bu seçim, ikinci turda Bronisław Komorowski’nin aldığı %53’lük oy oranıyla sonuçlandı. Bu seçim yenilgisi sonrası Hukuk ve Adalet Partisi yasama ve yürütmedeki kontrolünü kaybetmiş bulunuyordu.

Bronisław Komorowski

2010 Başkanlık Seçimleri ve 2011 Genel Seçimlerindeki yaşanan oy kayıpları sonrası 2015 Başkanlık seçimlerini ve Genel Seçimlerini kazanabilmek için merkez oyların kazanılması gerektiği düşüncesiyle hareket eden Kaczyński parti içindeki daha ortayolcu kişileri aday gösterme kararı aldı. Başkanlık için Andrzej Duda ve Başbakanlık için Beata Szydło aday gösterildi.

10 Mayıs 2015 tarihinde ilk turu yapılan seçimlerde oyların %34,76’sını alan Andrzej Duda Cumhurbaşkanı Bronisław Komorowski’nin 2 puan önünde yer alarak seçimi ikinci tura götürdü. İkinci turda oyların %51,55’ini alan Andrzej Duda Cumhurbaşkanı seçildi.

Andrzej Duda

25 Ekim 2015 tarihinde yapılan Genel Seçimlerde oyların %37,58’ini alan Hukuk ve Adalet Partisi (PiS) 460 sandalyeli meclisin 235 sandalyesini kazanarak birinci parti oldu. Bu seçimle beraber 1991’de kurulan Üçüncü Cumhuriyet’teki salt çoğunluk sağlanarak kurulan ilk hükümet kuruldu ve Beata Szydło Başbakanlık görevine geldi.

Beata Szydło’nun kendisi ve AB liderleriyle olan yaşadığı anlaşmazlıklar yüzünden Başbakanlık görevini yürütebileceğine dair güveninin kalmadığını söyleyen Jarosław Kaczyński’nin açıklamaları sonrası başbakan 10 Aralık 2017 tarihinde görevinden istifa etmiş ve yerine Başbakan Yardımcısı Mateusz Morawiecki gelerek Beata Szydło da onun makamına geçmiştir.

13 Ekim 2019 tarihinde gerçekleşen genel seçimlerde %43,6’lık oyla salt çoğunluğu tekrardan sağlayan Hukuk ve Adalet Partisi (PiS) 1989’dan beri yapılan seçimlerdeki en büyük oranına sahip olurken bu tarihten bu yana ilk defa meclis ve senato farklı partilerin kontrolüne geçmiş bulunuyordu.

25 Nisan’daki verilere göre koronavirüs salgını nedeniyle 11,273 vaka ve 524 ölümün görüldüğü Polonya’da bütün eleştirilere ve protestolara rağmen 10 Mayıs 2020’de düzenlenmesi beklenen başkanlık seçimlerinin ertelenmesi mümkün gözükmüyor. Mevcut Başkan Andrzej Duda’nın yapılan anketlere göre %50’den fazla oy alması bekleniyor.

Geçtiğimiz günlerde geç saatlerde yapılan bir düzenlemeyle hükümet, yaşlıların veya karantinadaki kişilerin posta yoluyla oy kullanabilecekleri duyuruldu. Önümüzdeki günlerde, tüm halkın postayla oy kullanmasına izin verecek başka bir değişikliğin getirilmesi de mümkün gözüküyor. [3]

Uygulamış olduğu strateji gereği mecliste yer alıyor ancak partisi iktidarda olduğu halde ne başbakanlık ne de cumhurbaşkanlığı görevlerini yürütüyor. 2006-2007 yılları arasındaki başbakanlık görevi haricinde 17 yıldır kurucusu olduğu şu anda iktidarda olan Hukuk ve Adalet Partisini yöneten Jarosław Kaczyński, uzlaşmazlıklar yaşadığı 2 başbakanı görevden almış ve partisinden 2 ismin cumhurbaşkanı olarak seçilmesinde önemli rol oynamış ve halen ülkedeki kararlarda etkisi hissedilen bir isim olarak dikkatleri üzerine çekiyor. Yıllardır ülkesinin en etkili lideri olarak gösteriliyor ve sık sık Cumhurbaşkanı ve Başbakanın kendisinden emir aldığına dair haberler basında kendisine yer buluyor.

Bütün bunların yanında ilginç bir kişiliğe sahip olan Jarosław Kaczyński bugüne kadar hiç evlenmedi, çocuğu yok ve kedisiyle birlikte Varşova’da ailesinden kalma evinde yalnız yaşıyor. E-posta kullanmayan, cep telefonu ve cüzdan taşımayan, nadiren basın toplantısı düzenleyen ve bilgi kaynağı olarak yalnızca yardımcılarını kullanan bir siyasetçi olarak geçtiğimiz yüzyıllardan kalma bir lider profili çiziyor. [4]

Bütün özel hayatını siyasete adamış olan Kaczyński, Polonya siyasetinde uzun bir süre daha etkili olacağa benziyor.

KAYNAK

https://en.wikipedia.org/wiki/Jarosław_Kaczyński

https://en.wikipedia.org/wiki/Law_and_Justice

[1] https://www.nytimes.com/2018/06/16/world/europe/poland-kaczynski-smolensk.html

[2] https://www.reuters.com/article/us-eu-poland-politics/eus-tusk-says-alarmed-that-polands-policy-resembles-kremlins-plan-idUSKBN1DJ0PQ

[3] https://www.theguardian.com/world/2020/apr/01/polish-government-still-planning-to-hold-presidential-election

[4] https://www.aspenreview.com/article/2017/the-secrets-of-jaroslaw-kaczynski/

E-BÜLTENE ABONE OLUN

Stratejik Ortak yazarlarının makalesi ve haritalar ücretsiz e-postanıza gelsin.

Abone oldunuz, teşekkürler.

Bir şeyler yanlış oldu. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.

 

E-BÜLTENE ABONE OLUN

Stratejik Ortak yazarlarının makalesi ve haritalar ücretsiz e-postanıza gelsin.

Abone oldunuz, teşekkürler.

Bir şeyler yanlış oldu. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.

Abone Ol
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments