Ceza İnfaz Düzenlemesinde Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT)

Okunma Süresi: 7 dk 3 sn

Tüm dünyada etkili olan koronavirüs, hayatın bir çok alanını etkilediği gibi hukuk dünyasını da etkilemiştir. Salgının durdurulması için tüm kurumlar bir çok tedbir alırken, ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutukluların da bir kısmının tahliyesi gündemdeydi. Bu kapsamda TBMM gündemine medyadaki adıyla “İnfaz Yasası Düzenlemesi” teklifi getirildi. Mecliste hararetli tartışmalara sebep olan yasa değişikliği büyük ölçüde Adalet Komisyonuna sunulan ilk haliyle kabul edildi. Bu değişikliklerden Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) da hukuki açıdan etkilendi.

Burada hiçbir zaman iç politik meselelere girmediğimiz gibi bu konuyu da sadece Milli İstihbarat Teşkilatı’na yansıyan yönüyle ele almak istedim. Gündeme gelmese de kabul edilen yasanın içinde Milli İstihbarat Teşkilatını doğrudan ilgilendiren maddeler bulunuyor.

Konuyu incelerken yeni yasa teklifinin Adalet Komisyonu raporunu, Meclis görüşme tutanaklarını ve 2014 yılında Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı kanununda yapılan bir takım değişiklikleri inceleyeceğim. İyi okumalar dilerim.

Milli İstihbarat Teşkilatı ve Ceza İnfaz Yasası İlişkisi

TBMM’de kabul edilen ceza infaz yasası değişikliği paketinde Milli İstihbarat Teşkilatı’nı ilgilendiren iki madde bulunuyor. Aslında bir madde doğrudan MİT ile alakalı iken, bir diğer madde tartışma konusu. Doğrudan MİT’i ilgilendirmese de bazı kesimler tarafından “Bu madde MİT’e yeni yetki vermek için pakete dahil edilen bir maddedir” iddiasında bulundu. Peki Milli İstihbarat Teşkilatı’nı ilgilendiren bu maddeler nedir?

Bu iki maddeden ilki Adalet Komisyonu tarafından kabul edilen haliyle TBMM gündemine geldi. İkincisi ise Meclis’te yasa değişikliği görüşmeleri sırasında bir “önerge” ile sonradan gündeme geldi.

Tartışmalı Olan İlk Madde

Tartışmalı olan ve 207 sıra sayısıyla TBMM Adalet Komisyonu’nun önüne helen ilk madde, ceza infaz yasası değişikliği teklifinin 37. maddesi. Bu madde ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 92/2. maddesinde değişiklik ön görülüyordu. Bir çok kişinin bilmediği, belki de bilip de unuttuğu bu madde ise geçmiş dönemde ülke gündemini hayli meşgul eden hukuki bir meseleyle doğrudan bağlantılı.

Söz konusu 92/2. madde, şuan mülga olan (yani yürürlükten kaldırılan) ve geçmişte “Özel Yetkili Mahkemeler” olarak bilinen Ağır Ceza Mahkemelerinin dayanaklarından birini oluşturan “meşhur” Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun (CMK) 250. maddesine atıf yapıyordu.

Bir çok kişinin hatırlayacağını tahmin ettiğim CMK.m.250’ye yapılan atıfa göre cezaevinde olan hükümlü veya tutuklular, alınan bilgilerin doğruluğunun araştırılması bakımından zorunlu görülen hâllerde rızaları alınmak koşuluyla, İLGİLİ MAKAMIN ve C. Başsavcılığının talebi üzerine hâkim kararı ile GEÇİCİ SÜRELERLE cezaevinden alınabiliyordu.

Türkçesi ise şu; ilgili bir kurumun CMK.m.250’ye ilişkin bir konuda alınan bilgilerin doğruluğunun araştırılmasına ihtiyacı varsa Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hk. Kanun’un 92/2. maddesine göre hükümlü ya da tutuklu cezaevinden alınıp bilgisine başvurulabilirdi.

Milli İstihbarat Teşkilatı MİT Casusluk

CMK.m.250’ye Olan Atıf Kaldırıldı

Peki, bu yasa değişikliğinin Milli İstihbarat Teşkilatı ile ne alakası var? Söz konusu 92/2. maddede atıf yapılan CMK.m.250 mülga olduğu, yani yürürlükten kaldırıldığı için bu hüküm işlevsel değildi. Yani yukarıda izah etmeye çalıştığım usül ölü bir usüldü. Bu usulü tekrar işlevsel hale getirmek için teklifin 37.maddesi ile CMK.m.250’ye olan atıf kaldırıldı ve yerine “Terör ve Örgüt Faaliyeti Çerçevesinde İşlenen” suçlar ifadesi eklendi.

Yani artık “Terör ve örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen” suçlarla ilgili olarak İLGİLİ MAKAM’ın talebi ve “SULH CEZA HÂKİMİNİN” kararıyla hükümlü ya da tutuklu kişi, cezaevinden GEÇİCİ SÜRELERLE alınıp BİLGİSİNE BAŞVURULABİLECEK. Kısacası yapılna son değişiklik ile 2012 yılından beri ölü olan 92/2. maddeye hayat öpücüğü verildi.

Şimdi gelelim Milli İstihbarat Teşkilatı’nı ilgilendirdiği iddia edilen ve bazı kesimlerce eleştirilen meseleye… Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 92/2. maddesinde yapılan bu değişiklik, İLGİLİ MAKAM ifadesi sebebiyle “MİT’e cezaevinden adam alma ve sorgulama yetkisi veriliyor” şeklinde yorumlandı. Bu durumun bazı internet sitelerinde haber olması ve çokça eleştirilmesi de bu yazıyı yazmama sebep oldu. Olayın iç yüzünü anlayabilmek için 207 sıra sayılı TBMM Adalet Komisyonu raporunu ayrıntılı olarak incelememiz gerekiyor.

Adalet Komisyonu Raporundaki Muhalefet Şerhleri

TBMM Adalet Komisyonu görüşmelerinde bu maddeye CHP ve HDP tarafından muhalefet şerhi konuldu. Bizzat incelemek isteyenler için rapora ulaşabileceğiniz linki de buraya bırakıyorum. Raporda bu değişiklik için HDP tarafından koyulan muhalefet şerhinde “İtirafçılık, gizli tanıklık vs. uygulamaların yaygınlaştırılması açısından kullanım şekilleri düşünüldüğünde kabulü mümkün değildir.” ifadeleri yer aldı.

CHP ise bir başka açıdan maddeyi eleştirdi ve şöyle bir muhalefet şerhi düştü maddeye; “Atama usulüyle görev yapan, yargısal değil idari nitelikte karar veren sulh ceza hâkimlerinin görev ve yetkilerini arttırmak hukuksal açıdan telafisi mümkün olmayan sonuçların doğması anlamına gelecektir.”

Yani muhalefetin bir kanadı itirafçılık ve gizli tanıklık uygulamalarının yaygınlaşmasından çekinirken, diğer bir kanadı ise karar mercii olan sulh ceza hakimlerinin yetkileri üzerinden eleştiri getirdi. Ben her zaman olduğu gibi bu konu hakkında ayrıntılı olarak görüş beyan etmeyip, olan biteni sizlere aktarmakla yetineceğim. Aktarması benden, analizi sizden…

Milli İstihbarat Teşkilatı MİT Ajan Casus

Milli İstihbarat Teşkilatı Cezaevinde Olanlarla Görüşebilir Mi?

Cevabı hemen vereyim, evet görüşebilir. Ancak MİT mensuplarının cezaevinde bulunan hükümlü ve tutuklularla görüşebilme ve irtibat kurabilme yetkisi yukarıda iddia edildiği gibi yeni bir yetki değil. 2014 yılında 2937 sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı kanununda çok önemli değişiklikler yapıldı.

Milli İstihbarat Teşkilatı’nın yetkileri 2937 sayılı kanun 6. maddesinde düzenlenmiştir. 2014 yılında yapılan değişikliklerden biri de MİT’in görev ve yetkilerine ilişkindi. Bu değişiklik ile MİT kanunun 6. maddesine şu ifade eklenerek MİT’e yeni bir yetki verilmişti;

  • j) MİT mensupları görevlerini yerine getirirken ceza ve infaz kurumlarındaki tutuklu ve hükümlülerle önceden bilgi vermek suretiyle görüşebilir, görüşmeler yaptırabilir, görevinin gereği terör örgütleri dâhil olmak üzere millî güvenliği tehdit eden bütün yapılarla irtibat kurabilir.

Yeni kanunla MİT’e örtülü olarak verildiği iddia edilen yetki, uygulama değil de kapsam açısından incelendiğinde MİT’in hükümlü ve tutuklularla görüşme yetkisi zaten kendi kanununda mevcut olduğu için HDP’nin muhalefet şerhinde yer alan çekincesi anlamını yitiriyor. Kaldı ki söz konusu değişiklik ile MİT’e açıkça verilen bir yetki yok. “MİT’e örtülü olarak yeni yetki verildi” iddiası tamamen bir yorumdan ibarettir.

MİT’i İlgilendirdiği İddia Edilen İlk Maddenin Özeti

Yukarıda izah ettiğim hususları özetleyecek olursak şöyle bir tablo çıkıyor karşımıza;

  • İDDİA: Kanun değişikliğindeki “İlgili Makam” ifadesinin kapsamı sebebiyle Milli İstihbarat Teşkilatı’na hükümlü ve tutukluları cezaevinden alıp sorgulama yetkisi veriliyor. Bu da MİT’e örtülü olarak yetki vermektedir.
  • İTİRAZ: İtirafçılık, gizli tanıklık vs. uygulamaların yaygınlaştırılması açısından kullanım şekilleri düşünüldüğünde kabulü mümkün değildir (HDP) ve atama usulüyle görev yapan, yargısal değil idari nitelikte karar veren sulh ceza hâkimlerinin görev ve yetkilerini arttırmak hukuksal açıdan telafisi mümkün olmayan sonuçların doğması anlamına gelecektir. (CHP)

MİT Milli İstihbarat Teşkilatı Mit operasyonları

Milli İstihbarat Teşkilatı ‘nı Doğrudan İlgilendiren İkinci Madde

Başta dediğim gibi, yeni ceza infaz yasası değişikliği paketinde Milli İstihbarat Teşkilatını ilgilendiren iki madde bulunuyor. İlki yukarıda izah etmeye çalıştığım ve bir iddiadan ibaret olan maddedir. İkinci madde ise doğrudan Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı kanunu’na atıf yapmaktadır.

Bu madde, TBMM Adalet Komisyonunda görüşülen değişiklik teklifi metninin ilk halinde yer almıyordu. Değişiklik teklifi Meclis gündemine geldiğinde görüşmeler sırasında Meclis Başkanlığına bir önerge sunuldu.

Bilindiği üzere bu yasa değişikliği, amiyane tabirle infaz kanununda değişiklikler yaparak cezaevinde bulunan ve kapsama dahil olan kişilerin dışarı çıkmasını sağlamak amacıyla getirildi. Ancak bu bir af kanunu değil bir “infaz indirimi” kanunuydu. Yani sadece cezaevinde yatacak olan kişilerin yatacakları sürenin indirilmesini düzenliyordu.

Ancak bazı suçlar bakımından infaz indirimi yapılmayacaktı. İnfaz indirimi yapılmayacak suçlar ise TBMM’ye sunulan değişiklik teklifinin 48. maddesinde yer alıyordu. 48. maddenin ilk halinde MİT’i ilgilendiren bir husus yoktu. MİT bu meseleye sonradan şu şekilde dahil oldu.

MİT personeli MİT mensubu

MİT Kanununda Yer Alan Suçlar Kapsam Dışında Bırakıldı

TBMM’nin 83. birleşiminin 10. oturumunda Meclis Başkanlığına bir önerge sunuldu. Sunulan önerge, infaz indirimi kapsamı dışında bırakılan suçlarla ilgiliydi. Önerge ile kanun teklifinin 48.maddesine “2937 sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanunu kapsamına giren suçlardan mahkûm olanlar” ibaresinin eklenmesi teklif edildi.

48. maddeye bu ibare eklenerek MİT kanunu kapsamına giren suçlardan mahkûm olan kişilerin infaz indiriminden yararlanmasının önüne geçildi. Yani MİT kanunu kapsamında hüküm giyenler cezalarının 1/2‘sini değil, 2/3’ünü çektikten sonra koşullu salıverilmeden yararlanabilecekler.

Benim hem bir avukat hem de istihbarat alanında yüksek lisans biri olarak şahsi kanaatim, MİT kanunu kapsamına giren suçlardan mahkûm olan kişilerin infaz indiriminden yararlanmasının önüne geçilmesinin doğru bir karar olduğu yönünde. Ve bu kanaatim kesinlikle siyasi bir düşünceden kaynaklanmamaktadır. Bu hususu açıklama ihtiyacı hissetmemin sebebi ise aşağıda izah ortaya koyacağım meclis görüşme tutanaklarındaki itirazlar.

Bir önerge ile kanun metnine eklenen bu değişiklik Meclis Genel Kurulunda eleştirilere sebep oldu. Bir kısım muhalefet vekilleri, MİT kanunu kapsamında giren suçlardan mahkum olan kişilerin infaz indiriminden yararlanmasının önüne geçen bu değişikliğin “belli kişilerin içeride kalmasını garantiye almak” amacı taşıdığını iddia ettiler. Dediğim gibi, ben siyasi tartışmalara girmeden sadece MİT’i ilgilendiren hususları incelemek adına bu yazıyı kaleme alma ihtiyacı hissettim.

Sonuç

Tüm Türkiye’nin konuştuğu Ceza İnfaz Yasası değişikliğinin içerisinde Milli İstihbarat Teşkilatını da doğrudan ilgilendiren yahut dolaylı olarak ilgilendirdiği iddia edilen iki madde bulunuyor. Yukarıda iddiaları ve Komisyon Raporu, Meclis görüşme tutanakları gibi resmi kayıtları inceledim. Siyasi tartışmaları değil, toplumu ilgilendiren bir konuyu istihbarat sistemimize yansıyan yönüyle incelemeye çalıştığım bu yazımda her zaman olduğu gibi, aktarması benden analizi sizden…

Son söz olarak şunu söyleyebilirim ki, ülkemizde istihbarat sistemimizin hukuki altyapısı, özellikle 2014 kanun değişikliği ile birlikte güçlendirilmeye başlanmıştır. Genel anlamda ileride doğması muhtemel yeni ihtiyaçlar bakımından MİT’in ve Türkiye’de istihbarat faaliyetlerinin daha güçlü bir hukuki zemine oturtulması gerektiğini düşünüyorum. Unutulmamalıdır ki istihbarat, milli güç denkleminde “çarpan etkisi” yapan en hayati hususların başında gelmektedir.

E-BÜLTENE ABONE OLUN

Stratejik Ortak yazarlarının makalesi ve haritalar ücretsiz e-postanıza gelsin.

Abone oldunuz, teşekkürler.

Bir şeyler yanlış oldu. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.

Abone Ol
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments