2019’da Gündeme Gelmeyen Trump Hükümetinin Kararları

Okunma Süresi: 62 dk 6 sn

Amerika Birleşik Devletleri Kasım 2020’deki başkanlık seçimlerine odaklanırken, Trump hükümetinin 2019’da aldığı ve medyada çok yer almayan kararlarını sizler için derledim.

1.) Suudi Arabistan’a Nükleer Teknoloji Satışı

İran ve Kuzey Kore’nin nükleer program geliştirme çabalarından endişe duyan Trump yönetimi, Suudi Arabistan’a en az iki nükleer santral inşa edilmesi için Suudlara nükleer teknoloji satışını onayladı. Mart ayındaki raporlara göre ABD, şirketlerin Suudi Arabistan’a nükleer teknoloji satması için gizlice 6 izni onayladı. Ancak Suudi Arabistan ve bölgesel rakibi İran arasındaki gerginliğin azalmasıyla birlikte, nükleer teknolojinin Riyad ile paylaşılmasının Orta Doğu’da nükleer silahlanma yarışına yol açabileceğine dair yaygın endişeler var. Veliah Prens Selman’ın 2018’de verdiği bir röportajda “Eğer İran geliştiriyorsa biz de geliştiririz” demesi bu endişeleri daha da arttırıyor.

Trump, Amerikan yaptırımların hafifletilmesi karşılığında nükleer program geliştirmeyi kısıtlayan antlaşmadan İran çekildiği için İran’a karşı büyük bir baskı uyguluyor.

2.) Obama Dönemi İklim Planının Değişimi

Trump, Barack Obama’nın uygulamaya koyduğu büyük endüstriler üzerindeki çevresel kısıtlamaları ortadan kaldırmak için bir kampanya sözü verdi. İklim değişikliğiyle mücadele konusunda birçok çevreci için bir numaralı düşman olan kömür endüstrisini koruyacağını belirtti.

Haziran ayında, Trump yönetimi Temiz Güç Planını (CPP) resmen sona erdirdi. Obama yönetimi tarafından 2015 yılında hayata geçirilen CPP, kömürün yerine daha temiz yakıtlar olan güneş, rüzgar ve doğalgaz enerjisini kullanarak 2030 yılına kadar nükleer enerji karbon emisyonunu neredeyse yarı yarıya azaltmayı hedefliyordu.

Trump yönetimi bunun aşırı düzenlemeye bir örnek olduğunu ve Amerikan şirketlerinin küresel olarak rekabet etme yeteneğini kısıtladığını savundu. CPP’nin yerini, enerji santrallerinden kaynaklanan artan karbon emisyonlarını engellemeyen ve kömür santrallerinin işletimini uzatan Uygun Temiz Enerji kuralı ile değiştirdi.

Şu anda yirmi iki devlet, ABD’nin kömür gücüne olan bağımlılığını uzattığını ve daha temiz elektrik üretimi yapan devletleri engellediğini iddia ederek federal hükümete dava açıyor.

Davaya liderlik eden devlet yetkililerinden Massachusetts Başsavcısı Maura Healey, “Trump yönetimini yürüten kömür lobicileri ve iklim inkarcıları bu yasadışı ve tehlikeli kuralın her kelimesini yazdı.” diyerek tepkisini belli etti.

Kasım ayında, Çevre Koruma Ajansı, ABD çevresindeki küçük toplulukların sağlık üzerindeki olumsuz etkilere karşı daha savunmasız olacağı korkusunu uyandırarak, kömür santrallerinden kaynaklanan atıklarla ilgili düzenlemeleri geri almak istediğini açıklayarak Trump’ın planını bir adım daha ileri götürdü.

3.) Etnik Kimliklerin Hedef Alınması

Dışişleri Bakanlığı genel müfettişi, Kasım ayında, bir departman çalışanının, etnik geçmişi, algılanan siyasi görüşleri ve Obama yönetimindeki rolü nedeniyle görevliler tarafından görevinden uygunsuz bir şekilde çıkarıldığını tespit eden bir rapor yayınladı.

Sahar Nowrouzzadeh, Connecticut’ta doğan ancak ebeveynleri İran’dan göç eden bir Dışişleri Bakanlığı güvenlik uzmanıdır. Raporda, yönetimdeki çalışanların muhafazakar haber makalelerinde Sahar’ın İran’da doğduğunu ve bir “Müslüman casus” olduğunu iddia ederek yaydığı tespit edildi. Sahar’ın rütbesi ABD’nin İran özel temsilcisi Brian Hook’un yönetimindeki departman tarafından elinden alındı fakat Brian Hook, bunun Sahar’ın geçmişine bakılarak yapıldığı iddiasını reddetti.

Ağustos ayından önceki bir raporda, Trump tarafından atanan iki yetkilinin, siyasi görüşleri ve önceki yönetim için yaptıkları çalışmalar nedeniyle çalışanları rutin olarak aşağıladıkları tespit edildi.

4.) Göçmen Politikası

Trump’ın başkanlık ve yeniden seçim kampanyasının kilit noktası göçmen politikasıydı. ABD’ye kabul edilen mülteci sayısı Trump göreve başladığından beri tarihin en düşük sayılarına ulaştı. 2019 mali yılında, ülkede 30.000 mülteci kaydedildi ve 2020 için ise Dışişleri Bakanlığı ülkede 18.000 mülteciye izin vereceklerini açıkladı.

Trump yönetimi ayrıca eyaletlere ve ilçelere kendi yetki alanlarındaki mülteci yerleşimlerini engelleme hakkı verdi.

5.) Bahreyn’de Orta Doğu Barış Zirvesi

Trump’ın Filistinliler ile İsrailliler arasında bir barış anlaşması müzakere etme planı, göreve başladığından beri üzerinde durduğu bir konu oldu. Şubat 2017’de Trump, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu ile Beyaz Saray’da birlikte açıklamalar yaparak “Çok, çok özenle çalışacağız” sözünü verdi.

Damadı ve üst düzey danışmanı Jared Kushner’a bu konuyla ilgili görev verdi. O zamandan beri Kushner bölgeye birçok kez seyahat etti.

Trump yönetimi, İsrailliler ile Filistinliler arasındaki on yıllardır süren çatışmayı sona erdirmek için 50 milyar dolarlık bir ekonomik plan açıkladı. Haziran ayında Kushner, Bahreyn’de verdiği iki günlük konferansda bağışçı ulusların ve yatırımcıların, işgal altındaki Filistin topraklarının yanı sıra Ürdün, Mısır ve Lübnan’daki projelere fon sağlamalarını beklediğini ve bu plana destek vermelerini istediğini belirtti.

*Geçtiğimiz günlerde ABD Başkanı Donald Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile birlikte “Yüzyılın Planı” adını verdiği Ortadoğu ‘barış planı’nı açıkladı fakat Filistin yönetimi bu planı tanımadığını belirtti. Türkiye başta olmak üzere birçok ülke bu plana tepki koydu.

6.) Güney Kore’nin Çin’e İtilmesi

ABD, 1953’te Kuzey ve Güney Kore arasındaki ateşkesten bu yana Güney Kore’de asker tutuyor. 1991’de Washington ve Seul, iki ülkenin Kore Yarımadası’nın korunmasına ilişkin maliyetlerin nasıl karşılanacağını belirten Özel Tedbirler Anlaşması’nı (SMA) imzaladı.

SMA’nın 2019’un sonunda sona ermesi planlandı ve Trump’ın fiyatı arttırma fırsatına sahip olduğu bildirildi. Ağustos 2019’da Trump, Güney Kore’nin adil payını ödemediğini tweetledi. Kasım ayında, ABD’nin Seul’den Amerikan birliklerini orada tutmasını sağlamak için beş kat fazla ücret talep etmesinin ardından iki ülke arasındaki görüşmeler bozuldu. Aynı hafta, Güney Kore ile Çin daha fazla askeri işbirliği için bir anlaşma imzaladı ve ABD yakın bir müttefikini ABD düşmanına doğru itti.

7.) Tüccar Başkan

Eski bir işadamı olan Trump, genellikle devlet yönetmeyi şirket yönetmekle kıyaslamaktadır. Başkanlık sıfatını kullanarak da kendi işlerinin tanıtımını yapmaktadır ve bu onu birçok kez zor duruma sokmuştur.

Eylül ayında, ABD Hava Kuvvetleri, ekiplerin molalar sırasında Trump’ın Turnberry’deki İskoç tatil beldesinde kaldıkları ve daha ucuz seçenekleri görmezden geldiklerinin ardından incelemeye alındı. Pentagon soruşturması, kalışların kurallar dahilinde olduğu sonucuna vardı.

Ekim ayında, başka bir rapor ortaya çıktı ve raporda Trump’ın G7 zirvesini Florida Doral’daki kendi golf tesisinde yapmaya çalıştığı belirtildi. Trump bu planı iptal etti fakat tepkiler karşısında şaşkına döndüğünü belirtti. Gazetecilere verdiği demeçte “Bunu ücretsiz olarak yapmak istiyordum’’ dedi.

8.) Hong Kong İnsan Hakları ve Demokrasi Yasası

ABD Başkanı Donald Trump ABD Kongresi’nin her iki kanadı tarafından da onanan iki yasa tasarısını imzaladı. Bu tasarılarla ABD, Hong Kong’daki protestoculara destek verdiğini resmi olarak belirtmiş oldu. “Hong Kong İnsan Hakları ve Demokrasi Yasası” adlı yasa Washington’un Hong Kong’da insan hakları ihlallerinden sorumlu olan Çinli yetkililere yaptırım uygulamasına imkan sağlıyor. Ancak bu mevzuat Trump’ı da siyasi bir çıkmaza sürükledi. ABD ve Çin olası bir ticaret anlaşmasıyla ilgili görüşmeler yaparken bu mevzuat gündeme geldi. Pekin, Hong Kong ve Çin’in iç işlerine müdahale edildiğini ve hiçbir şekilde bunun uluslararası hukuka uymadığını belirtti. Trump bu tepkiye karşılık olarak demokrasi yanlılarını desteklediğini fakat Çin’in de bir arkadaş olduğunu söyledi.

9.) Borç Batağı

2016 yılında Beyaz Saray’a bir iş adamı olarak aday olan Trump, seçildiği takdirde 8 yıl içerisinde tüm ulusal borçtan kurtulma sözünü verdi fakat başkanlığı döneminde bu borç daha da arttı. Ocak 2017’de Trump göreve geldiğinde yaklaşık 19 trilyon dolar kadar bir borç vardı. Aralık 2019’un sonunda ise bu sayı 23 trilyon doları geçti. Büyük bir kısmını ABD ordusuna yapılan harcamaların oluşturduğu bu federal açık gittikçe daha da artıyor.

KAYNAK

https://www.dw.com/tr/trump-hong-kong-yasa-tasar%C4%B1lar%C4%B1n%C4%B1-imzalad%C4%B1/a-51446355

https://www.cbsnews.com/news/us-south-korea-funding-sma-american-military-presence-kim-jong-uns-deadline-looms-2019-11-19/

https://www.cnbc.com/2019/06/25/us-to-launch-first-part-of-middle-east-peace-plan-in-bahrain.html

https://www.aljazeera.com/blogs/americas/2019/12/10-trump-administration-2019-missed-191219162344473.html

E-BÜLTENE ABONE OLUN

Stratejik Ortak yazarlarının makalesi ve haritalar ücretsiz e-postanıza gelsin.

Abone oldunuz, teşekkürler.

Bir şeyler yanlış oldu. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.

E-BÜLTENE ABONE OLUN

Stratejik Ortak yazarlarının makalesi ve haritalar ücretsiz e-postanıza gelsin.

Abone oldunuz, teşekkürler.

Bir şeyler yanlış oldu. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.

Abone Ol
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments