Hollanda’nın 2020’deki İmaj Değişikliğinin Temel Sebepleri

1 Ocak 2020’den itibaren Hollanda Krallığı, modernizasyon bağlamında uluslararası arenada İngilizce olarak kullanılan ‘Holland’ ismini geride bırakıp resmi olarak ‘The Netherlands’ adını kullanacaktır. Hollanda Dış Ticaret ve Kalkınma İşbirliği Bakanı Sigrid Kaag: “Ülkemizi yurtdışında modern, açık, her şeye çare bulan ve kapsayıcı olarak tanıtmak istiyoruz” dedi. Buna göre 1 Ocak 2020’den sonra resmi olarak Holland yerine The Netherlands kullanılacaktır. Nyenrode New Business Üniversitesi’nden Prof. Dr. Kitty Koelemeijer: “Holland adı peynir, takunya ve lale görüntülerini çağrıştırıyor. Hollanda’nın kendini teknolojide – örneğin tarım sektöründe – spor ve kültürde öncülük eden bir ülke olarak daha fazla markalaşmak istediğini hayal edebiliyorum.” şeklinde bir görüş beyanında bulunmuştur.

Sonuç itibariyle 1 Ocak 2020’den sonra; bakanlıklar, şirketler, elçilikler ve üniversiteler “The Netherlands” adını resmi olarak kullanacaklar. Peki, Türkiye’nin bu noktadaki tutumu ne olur? Resmi kullanım şeklimiz ‘Hollanda’ mı kalır yoksa The Netherlands’ın karşılığı olan ‘Alçak Ülkeler’ mi uygun görülecektir? Hollanda Krallığı hakkında yazarken yeni güncellemeye göre ‘Alçak Ülkeler Krallığı’ olarak yazmak isterdim fakat henüz Türkiye tarafından resmi bir girişim bulunmadığı için geleneksel hitabet şekli olan ‘Hollanda’ ad kullanımı ile devam etmek istiyorum.

Esasında diğer Avrupa ülkeleri tarafından kullanılan “Alçak Ülkeler” ve “Aşağıdaki Ülkeler” kullanımları göreceli olarak doğrudur. İngilizcede ‘The Netherlands’, yani ‘Alçak Ülkeler’ ya da Fransızcada ‘le Pays-Bas’ ve İspanyolcadaki ‘Países Bajos ‘yani ‘Alçak Ülke’ kullanımları terminolojik olarak doğrudur. Türkiye bu noktada belki de yüzyıllardır doğru kabul edilmiş bir hatayı esas almaktadır. Zira Hollanda sadece Kuzey Hollanda (Noord-Holland)  ve Güney Hollanda (Zuid-Holland) olmak üzere iki ilin adıdır.

Bu konuya paralel olarak Hollandalı yetkililer; ‘Hollanda Krallığı’nı yurt dışında tanıtırken sadece küçük bir bölümünü tanıtmak biraz garip bir durum haline geliyor’ ifadelerini kullandılar. Bu sorun ayriyeten Birleşik Krallık için de geçerlidir. Birleşik Krallık bilindiği üzere 4 ülkeden oluşmaktadır. Bu ülkeler İngiltere, İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda şeklindedir. Aslen İskoçyalı olan bir Birleşik Krallık vatandaşına ‘İngiliz’ diye hitap ettiğiniz zaman garip bir durum söz konusu olur. İşte aynı sorun aslen Güney Hollanda ya da Kuzey Hollanda illerinden olmayıp, hatta söz konusu Hollanda illerinin dışında ikamet etmekte olan Frizya ilinde bulunan bir Frizyalının da başına gelebilmektedir. Hollanda; idari ve resmi bağlamda sadece iki ilin toplamına tekabül ediyor iken geride kalan 10 il, hatta Hollanda Krallığı’na bağlı diğer ülkelerdeki vatandaşlar doğal olarak dışlanmış olabilirler. Bu mantıkla Hollanda yerine ‘The Netherlands’ kullanımı daha yerinde gözükmektedir.

Hollanda Krallığı haritası

Hollanda Krallığı’nın İdari Yapılanması

Bu sorunu anlamamız için Hollanda Krallığı’nın idari yapılanmasına bakmamız gerekiyor. Hollanda Krallığı tıpkı Birleşik Krallık gibi 4 ülkeden müteşekkil. Fakat Hollanda Krallığı’nın Birleşik Krallık ile olan farkı, Hollanda Krallığı’nı oluşturan ülkelerden birinin Avrupa’da, diğer üç ülkenin ise Latin Amerika’daki Karayip Denizi’nde olmasıdır. Aruba, Curaçao ve Sint Maarten; Hollanda ile birlikte Hollanda Krallığı’nı meydana getiren 4 ülkelerdir. Hollanda’nın 12 ilden oluştuğunu biliyoruz. Bunun yanında Hollanda’yı oluşturan fakat doğrudan bağlı olmayan Özel Belediyeler (Special Municipality) statüsünde 3 ada bulunmaktadır (Taiwan usulü gibi). Bunlar yine Karayip Denizi’nde bulunan Bonaire, Sint Eustatius ve Saba adalarıdır.

  İsrail İhlallerinin Sonu Gelmiyor

‘Hollanda’ Kullanımı Dilimize Nereden Gelmiş Olabilir?

1581 Utrecht Birliği’nce kurulan Birleşik Yedi İller Cumhuriyeti, bir araya gelen 7 prenslik/eyaletten oluşan bir cumhuriyetti ve aralarındaki en prestijli prenslik/eyalet Hollanda Kontluğu idi. Eyalet başkanları çoğunlukla Hollanda Eyaleti sınırları içerisinde bir araya gelirlerdi ve esasında konfederasyonun başkenti de yine Hollanda Eyaleti’nin başkenti olan Amsterdam idi. Konfederasyonun merkezi olan Hollanda’nın diğer eyaletlere göre bir üstünlüğü vardı. Buradan yola çıkarak Hollanda kullanımının dilimize geçmesi olanaklar arasındadır. Zira Birleşik Yedi İller Cumhuriyeti’ni uluslararası anlamda tanıyan ilk egemen devlet Osmanlı İmparatorluğu olmuştur. Hangi sebepten ‘Hollanda’ kullanım şeklinin Türk literatürüne girdiği konusunda henüz bir netlik sağlanmamıştır. Zira Orta Çağın feodal yapısında hükümdarlar, ilhak ya da miras gibi çeşitli yollarla statüler, rütbeler ve unvanlar elde ederek birden fazla memleketin yöneticisi olabiliyorlardı.

Hollanda Türk ve Arap Dünyası Başkanı Dr. Mehmet Tütüncü’nün ‘400 Yıllık Hatır, Hollanda Ahitnamesinin tıpkıbasımı, metni, günümüz Türkçesine ve Hollandacaya tercümesi’ adlı eseri bulunmaktadır. Bu eser, 1612 yılında Birleşik Yedi İller Cumhuriyeti ile Osmanlı İmparatorluğu’nun ilk resmi diplomatik temaslarını ve dostluğunu başlatan Ahitnamenin tercümesi niteliğindedir ve pek kıymetli bir eserdir. Eserde bizzat Sultan 1. Ahmet tarafından şu ifadeler kullanılmıştır:

‘’Nederlanda vilayetlerine tabi olan Ganderlanda ve Hollanda ve Zelanda ve Utraht ve Frizlanda ve Uvarsil ve Gruninga ve Gruncelanda ve dahi maşrık-i Hindistanun vilayetlerine tabi, nice memleketin Üstad-ı Ceneralleri ve Hâkimleri’’.

Sultan 1. Ahmet burada elbette o dönemlerde birden fazla prensliği ve devleti bir arada tutan ve konfederatif bir yapılanmaya sahip olan Birleşik Yedi İller Cumhuriyeti’ni yöneten Prens Maurits van Oranje-Nassau’yı kastediyordu.

Hollanda ad kullanımının literatürümüze geçmesinin diğer bir tezi ise Napolyon Bonapart’ın Hollanda’yı ilhak ederek 1806’dan 1810’a kadar faaliyet gösteren Hollanda Krallığı’nı (Royaume de Hollande) kurmasıdır. Bu Krallığın başkenti, Holland Eyaleti’nin başkenti olan Lahey olarak seçilmişti. Napolyon’un kurmuş olduğu bu devletin ömrü kısaydı fakat ilk defa Hollandalıların konfederatif devletlerine müsavi ‘Hollanda’ adında bir krallık kurulmuştu. Bundan önce, Hollanda adında 12’nci yüzyıllarda Hollanda Kontluğu kurulmuştu fakat kontluğun sınırları sadece bugünkü Kuzey Hollanda ve Güney Hollanda illerinden ibaretti ve Kutsal Roma İmparatorluğu’na bağlı bir kontluk statüsündeydi. Dolaysıyla Hollanda Kontluğunun diğer Felemenk prenslikler üzerinde herhangi bir üstünlüğü bulunmadığı gibi prestij ve güç bakımından da henüz geride olan bir devletçikti.

Türkiye Bu Güncellemeye Ayak Uydurur mu?

Sonuç olarak; bugünden sonra Holland yerine The Netherlands’ı kullanacak olan Hollanda Krallığı’na karşılık Türkiye Cumhuriyeti geleneksel hitabetiyle mi devam edecek yoksa Türk dış politika karar alıcıları ya da Türk dil bilimcileri yeni güncellemeye göre “Alçak Ülkeler/ Alçak Ülkeler Krallığı” ibaresini mi esas alacaklar? Bazı ülkelerin Hollanda Krallığı’nın resmi ad değişikliğine paralel olarak kendi dillerindeki ad kullanımlarına yönelik değişim sürecinin başlanıldığı gözlemlenmiştir. Bu ülkelerden biri de Çin Halk Cumhuriyeti’dir. Uzun yıllar boyunca Çin tarafından alışılmış olan ‘Holland’ kullanımının Çin’deki karşılığı ‘Helan’ ile yeni bir terim haline gelen ‘Netherlands’ kullanımının Çin’deki karşılığı ‘Nidelan’; Çin’deki uzmanların akıllarını karıştırdığı gibi, diğer ülkelerde de kafa karıştırıcı tartışmaların başlangıcını tetiklemiştir.

Muhammed Emin Ayverdi

Stratejik Ortak Misafir Yazar

Yorum Yaz

Lütffen yorumunuzu giriniz!
Please enter your name here