“Latin Amerika’nın Model Ülkesi” Venezuela

Amerikan yaptırımları, yüksek enflasyon oranları ve siyasi krizin yaşanmasının ardından birçok kez uluslararası basının gündemi haline gelen Venezuela hakkında bazı bilgileri sizler için derledik.

Birçok Latin Amerika ülkesi gibi Venezuela da bağımsızlığını Simon Bolivar önderliğinde 1811’de kazandı. Bugünkü Kolombiya, Venezuela, Ekvador ve Panama’dan oluşan Büyük Kolombiya Cumhuriyeti 1831’de ortadan kalktı ve yeni Venezuela Cumhuriyeti’nin devlet başkanlığına Bolivarcı komutanlardan Jose Antonio Paez oturdu.

Büyük Kolombiya Cumhuriyeti haritası (1830)

Yetmiş iki ada ile birlikte 23 eyalete sahip Orta Amerika ülkesi Venezuela’da, biri başkent Karakas olmak üzere 10 idari bölge bulunuyor.

Diğer Latin Amerika ülkelerine göre daha modern ve demokratik bir yönetime sahip olan Venezuela’da 1958’den bu yana demokratik seçimler düzenleniyor.

1990’lara kadar en yakın ‘dostlarından’ biri olan ABD tarafından “Latin Amerika’nın model ülkesi” olarak nitelendiriliyordu.

1992 yılında yarbay olarak orduda görev yapan Hugo Chavez ve arkadaşları, IMF politikalarını uyguladığı gerekçesiyle dönemin Perez yönetimine darbe girişiminde bulundu ancak sonuçsuz kaldı. Chavez ve arkadaşları hapis cezasına çarptırılırken, iki yıl sonra sol kökenli Caldera hükümeti sosyalist askerleri affetti.

Hugo Chavez (1992)

‘Darbeci asker’ Chavez, 1998’de devlet başkanlığı seçimlerini kazanarak ekonomik ve siyasi sistemde büyük değişiklikler gerçekleştirdi. Bunlardan en önemlisi kuşkusuz ülkedeki petrol ve doğal gaz kaynaklarının devlet şirketi PDVSA tarafından işletilmesi çalışması oldu.

Ülkenin adını Venezuela Cumhuriyeti’nden Bolivarcı Venezuela Cumhuriyeti’ne çeviren Chavez, kendi yaptığı gibi bir darbe girişimine maruz kalsa da kamulaştırma, anayasa değişikliği ve petrol şirketlerinin Batı hegemonyasından çıkarılması gibi birçok politikasını hayata geçirmeyi başardı.

Öyle ki Chavez, 1999’da yaklaşık yüzde 50 olan yoksulluk seviyesini 2011’de yüzde 27’ye kadar düşürmüştü.

Petrol fiyatlarındaki artış ile birlikte ülke ekonomisi güçlenen ve bunu sağlık ile eğitim alanlarında ücretsiz imkanlar tanıyarak halkı refaha kavuşturan Chavez dönemindeki istikrar, petrol fiyatlarının düşüşü ve halefi Maduro döneminin ‘kötü yönetimi’ sonrası ortadan kalktı. Öyle ki 2019’da enflasyon yıllık yüzde bir milyona yükselerek hiper-enflasyona dönüştü.

Venezuela marketinin kriz öncesi ve sonrası hali.

Mesela bir tavuk almak için markete tomar tomar Venezuela Bolivarı vermeniz gerekiyor.

Amerikan yaptırımlarıyla birlikte ekonominin daha da kötü hale gelen ülke 2012 yılında yeni keşfedilen petrol yataklarının etkisiyle rezerv miktarı 303 milyar 200 milyon varile ulaştı. Bu sayı, Türkiye’nin 1000 yıldan fazla petrol ihtiyacına karşılık geliyor.

OPEC rakamlarına göre dünyanın en fazla petrol rezervine sahip olan ülke, petrolünü işletmekte de satmakta da zorluk çekiyor. Chavez döneminin sonunda kapasite kullanım rakamları yüzde 70 dolayındayken 2018 sonunda yüzde 17’e geriledi. Ancak yine de ülke ekonomisinin yüzde 70’inden fazlası petrole dayalı.

Yaklaşık 32 milyonluk ülke nüfusunun yüzde 96 gibi ezici çoğunluğu Katolik Hristiyanlardan oluşuyor. Yüzde 67’si melez (yerli halklar) olan yerli halk daha çok Bolivarcı sistemi desteklerken, Avrupa kökenli %21’lik beyazlar Bolivarcı hükümetlere karşı politikaları destekliyor.

Venezuela Silahlı Kuvvetleri’nin asker sayısı 120 bin civarında. Envanterdeki birçok ürün Chavez öncesi hükümetlerin anlaşmalarıyla alınan Amerikan ve İngiltere menşeili savunma sanayi ürünleri. Chavez’in sosyalist devrimiyle ordudaki envanter milliyeti de Rus menşeiline evrilmiş.

  ABD Baskısı Altındaki Venezuela'nın Askeri Gücü

Başkanlık sistemi ile yönetilen Bolivarcı Venezuela Cumhuriyeti’nde ABD tarafından hem maddi yardım ile hem de tanınma gibi siyasi destek alan Ulusal Meclis Başkanı Juan Guaido, yılın başında kendisini devlet başkanı ilan etmişti.

Dünyanın birçok ülkesi tarafından tanınan muhalif lider Guaido, ‘orduyu yanına alamadığı için’ tam anlamıyla darbe gerçekleştiremiyor.

Muhalif lider Guaido’yu tanıyan ülkeler [BBC]
Venezuela, 2018 yılında Türkiye’ye “rafinelerde işlenip geri satın alınmak üzere” 900 milyon dolar değerinde altın satmıştı. ABD ve Batı medyasında yer alan habere göre bu altınların Venezuela’ya geri satıldığına dair kayıt yer almıyor.

Öte yandan Venezuela Madencilik Bakanı Victor Cano Temmuz 2018’de, kamu maden şirketleriyle küçük maden işletmelerinin Venezuela’da çıkardıkları altının, yaptırımlar nedeniyle artık İsviçre’de değil Türkiye’de işlenip altın paraya çevrildiğini açıklamıştı.

Kaynak: StratejikOrtak.com

  Chavez'den Maduro'ya: Venezuela'da Neler Oldu?

Yorum Yaz

Lütffen yorumunuzu giriniz!
Please enter your name here