Trump’ın Güvenli Bölge Açıklaması Öncesi Suriye’de Neler Oldu?

Suriye’de sekiz yıl önce başlayan iç savaş 2019 yılına girerken ABD Başkanı Trump’ın Twitter üzerinden Türkiye’ye yönelik ekonomik tehdidi ve ’20 millik güvenli bölge’ açıklaması gündemi tekrar hareketlendirdi. Türkiye sınırının karşı tarafında YPG işgalindeki bulunan bölgede kurulacağı belirtilen bu alanın detayları açıklanmazken, hazırlanan haritalarda M4 otoyolunun sınır olacağı tahmin ediliyor.

Suriye son durum haritası üzerinde kurulması planlan güvenli bölgenin tahmini haritası

Bu açıklamalardan saatler sonra Trump ile telefon görüşmesi gerçekleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye’de oluşturulması planlanan güvenli bölgenin kontrolünün Türkiye’de olacağını söyledi. Peki ‘güvenli bölge’ açıklamaları öncesi Suriye’de neler oldu?

BM Suriye temsilcisi değişti

8 yıldır süren Suriye İç Savaşı için Birleşmiş Milletler dördüncü temsilcisini atadı. Kofi Annan, Lahdar İbrahimi ve De Mistura’nın ardından yeni atanan temsilci Geir O. Pedersen, iç savaşın sona erdirilmesi ve taraflar arasından mutabakatı sağlamak için ‘yoğun mesai’ harcayacak. İlk iş olarak da gelecek hafta Suriye’nin başkenti Şam’ı ziyaret ederek Esad ile görüşecek.

BM Suriye Temsilcileri; Kofi Annan, Lahdar İbrahimi ve De Mistura

Beşir’in Esad Ziyareti ve Arap Ülkelerinin Büyükelçilik Kararı

Aralık ayının ortalarında Sudan Cumhurbaşkanı Beşir, Şam’a kısa bir ziyarette bulunup Esad ile görüştü. Beşir’in bu ziyareti, 2011’den bu yana ilk kez bir Arap liderin Esad ile görüşmesi anlamını taşıyordu. Şam rejimi ile normalleşme sürecinin başlayacağının ilk işareti olarak kabul edilen bu görüşme sonrası bir ilk daha yaşandı. Rejimin en büyük ‘düşmanlarından’ Birleşik Arap Emirlikleri, Şam’da yeniden elçilik binasının tekrar faaliyete geçeceğini duyurdu.

BAE’nin bölge adına dikkat çeken kararının ardından Suud etkisi altındaki küçük ada ülkesi Bahreyn de Şam’da büyükelçilik binasının yeniden açılacağını açıkladı. Konuyla ilgili Bahreyn Dışişleri Bakanı Şeyh Halid bin Ahmed el Halife şu ifadeleri kullandı:

“Suriye bölgede temel bir Arap ülkesi. Zor şartlara rağmen ilişkilerimizi onunla kesmedik, onlar da bizimle kesmedi. Egemenliğini ve toprağını her tür ihlalden korumak için yanında duruyoruz. Toraklarına istikrarı geri getirme, güvenliği sağlama ve kardeş Suriye halkını kalkındırma konularında yanında duruyoruz.”

Gözler iki ülkenin hamisi konumunda bulunan Suudi Arabistan’a çevrildi. İlk olarak Riyad yönetiminin de Şam’daki büyükelçilik binasını tekrar açacağı iddia edilmişti ancak Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı’nda üst düzey bir yetkili bu iddiayı yalanladı. İsrail ile ilişkilere göz kırpan Veliaht Prens Selman kontrolündeki Riyad’ın da Şam ile ilişkileri normalleştirme yönünde karar vermesi çok şaşırtıcı olmayacaktır.

Birleşik Arap Emirlikleri Şam Büyükelçiliği

ABD’nin ‘Arap NATO’su Planı

ABD Başkanı Trump’ın Sisi ve Selman ile birlikte küre etrafından verdiği o meşhur görüntü ile başlayan ve ABD Dışişleri Bakanı Pompeo’nun Ortadoğu turuna çıkmasıyla devam eden İran’a karşı ‘Arap NATO’su planı henüz hayata geçmedi. Körfez ülkeleri arasında yaşanan sorunların (Katar krizi) İran’a karşı mücadelede engel teşkil ettiğini belirten Pompeo, bazı çevrelerce ilk uygulama yerini Suriye olarak seçti. Pompeo, konuyla ile ilgili ABD’nin İran’a karşı “Ortadoğu Stratejik İttifakı”nı kurduğunu resmi olarak açıkladı ve Amerikan askerlerinin Suriye’den çekilmesiyle Ortadoğu ülkelerinden IŞİD’e karşı savaşta daha fazla sorumluluk almalarını istedi.

İsrailli istihbarat sitesi DEBKAfile Mısır ve BAE askeri yetkililerinin, Menbiç’e gidip konuşlanmak için incelemelerde bulunduğunu yazdı. Birçok iddiaya göre BAE ve Mısır askerlerinin ABD’nin çekilmesinin ardından Suriye’ye konuşlanacağı belirtiliyor. Türkiye’nin Fırat’ın doğusuna yönelik açıklamalarına karşı en büyük muhalefeti gösteren BAE Dışişleri Bakanı Muhammed Gargaş, YPG’yi kastederek “Kürtlerin IŞİD terör örgütünü yenmekte oynadığı merkezi rol ışığında, onların geleceğine dair bölgesel ve uluslararası endişeler meşru. Bundan hareketle, Kürtlerin rol ve konumunu sadece siyasi çerçevede ve Suriye’nin toprak bütünlüğünü koruyacak şekilde ele almak Arapların çıkarına.” ifadelerini kullanarak YPG’ye olan desteğini yineledi.

HTŞ İdlib’de Muhaliflere Saldırdı

Türkiye’nin 13 gözlem noktasının bulunduğu İdlib’de, Ankara tarafından terör örgütü ilan edilen Heyetül Tahrir-i Şam (HTŞ) muhalif gruplara saldırdı. ‘Türkiye tarafından desteklenen’ Ulusal Kurtuluş Cephesi (UKC) bünyesinde yer alan Zenki Hareketi’ne saldıran HTŞ birçok stratejik noktayı ele geçirdi. Yaşanan çatışmalar hareketin dağılmasıyla son buldu.

Öte yandan Ahrar-uş Şam, HTŞ ile yaptığı anlaşma kapsamında Hama kuzeybatısındaki Gab düzlüklerinden çekildi ve bölgenin kontrolünü HTŞ’ye bıraktı. TSK’nın Fırat’ın doğusuna yönelik operasyonu öncesi yaşanan çatışmalar, İdlib’in garantörü olan Türkiye’yi Rusya karşısında zora sokacak gibi görülüyor.

Kaynak: StratejikOrtak.com

İdlib’de Son Durum Haritası: HTŞ’nin Kontrol Ettiği Bölgeler ve Çatışmalar

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here