Nijerya: Çatışmalar, Boko Haram, Güncel Durum, İlişkilerimiz

Batı Afrika’da kıyı ülkesi olan ve hem yeraltı hem de yerüstü kaynakları itibariyle dünyanın en zengin ülkelerinden biri olan Nijerya’da açlık ve yoksulluk önlenemez bir hal alıyor. Başta Boko Haram ve IŞİD ile mücadele olmak üzere çeşitli nedenlerden dolayı yoksulluğa düşmüş ülkede en temel sorun güvenlik iken eğitim ve sağlık da içler acısı.

Nijerya’da Bazı Güncel Sorunlar

 Ülkenin halihazırda mücadele ettiği temel sorunlar: Çatışmalar, güvenlik, beslenme, eğitim ve doğal afetlerdir.

İki hafta önce Nijerya’nın Başkenti Abuja’da düzenlenen ”Nijerya’nın Değişen İkliminde Gıda Güvenliği” adlı konferans, ülkenin durumunu gözler önüne serdi. Konferansta konuşan Avrupa Birliği Nijerya Temsilcisi Olivier Huot, ülkede çobanlar ile çiftçiler arasında devam eden çatışmaya değinerek, “Ülkede çobanlar ile çiftçiler arasında devam eden çatışmalara yönelik acil çözüm bulunmazsa Nijerya açlık krizi ile karşı karşıya kalabilir.” açıklaması yaptı. Çatışmalar sonucunda bir yandan çobanların hayvanları telef olurken, bir yandan da çiftçiler tarla ürünlerini hasat edemez oldu. Bu durum, ülkede temel yaşamsal gıdaların temin edilememesine neden oluyor. Konferansta konuşan ECOWAS Temsilcisi Salimu Male ise çatışmaların Batı Afrika bölgesinin güvenliğini ve ekonomisini olumsuz etkilediğini ifade etti. 

Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) ve Nijerya Hükümeti’nin müşterek hazırladığı rapora göre, dünyada okula gidemeyen en fazla çocuk Nijerya’da bulunuyor. Yine rapora göre dünya üzerinde 263 milyon çocuk okula gidemiyor ve bu sayının 13.2 milyonunu Nijerya oluşturuyor. Eğitime yönelik Nijerya’da yapılan çeşitli kampanyalara rağmen rakamların büyümesi önlenemedi. 2015 yılında okula gidemeyen çocuk sayısı 10.5 milyon iken 2018’de sayı 13.2 milyon oldu.

Geçtiğimiz ay Asaba ve Delta eyaletlerinde Nijer Nehri’nin taşması nedeniyle birçok iş yeri, ev ve ibadethane sular altında kaldı. Afet nedeniyle 2 haftada 141 kişi hayatını kaybetti. Ocak ayından beri 20.000’e yakın Nijeryalı, sel felaketi nedeniyle evlerini terk etmek zorunda kaldı. Felaketler doğal nedenlerden kaynaklanıyor gibi gözükse de, felaketlerin ilk nedenleri çarpık yerleşmeler ve kentlerdeki alt yapının yetersiz olmasıdır.

Siyasi Geçmişi

 Nijerya, 1960 yılına kadar 2 yüzyıl boyunca İngiltere’nin kolonisi olarak kaldı. Fransız Devrimi’nin en önemli sonucu olan ve bütün dünyaya hızla yayılan ‘ulus devlet’ ve ‘milliyetçilik’ fikirleri, 1. Dünya Savaşı’ndan sonra Nijerya’da etkili olmaya başladı. Nijerya Halkı bundan sonra ‘Nijerya Ulusu’ gibi davranabildi ve dış otoritelere karşı çıkarak bağımsızlık istemeye başladı. 1950’li yılların sonuna doğru, İngiltere, ülkenin başına kendi çıkarlarını koruyacak bir hükümeti getirmeyi ve ülkeden çekilmeyi planlıyordu. 1959 yılında ülkede üç büyük parti kuruldu. Ardından seçimler yapıldı ve kuzeyde çoğunluk olan müslüman NPC partisi iktidara geldi. 1 Ekim 1960 yılında da bağımsızlık ilan edildi. Bağımsızlığını elde edene kadar geçen 350 yıl süresince, Avrupa köle ticaretinin merkezi haline gelen Nijerya’da 20 milyondan fazla insan esir olarak satıldı.

1967 yılında iç savaş ve askeri darbeler yaşanmaya başladı. Sonuç olarak yüzyılın en kanlı iç savaşlarından biri yaşandı. 1970 yılında çatışmalar durdu. Bundan sonra ülkede petrol üretiminde patlama yaşandı ve refah düzeyi yakalandı. 1975’ten sonraki dönemde de askeri darbeler yaşansada, petrol gelirleri sayesinde Nijerya kısa sürede Afrika’nın en gelişmiş ülkelerinden biri haline geldi. Çeşitli görüşler olmakla beraber, en çok kabul kabul edilen haliyle 1999’da ülkede tekrar sivil yönetime geçildi. Bu tarihten sonra ülkede farklı dini ve etnik kökenli çatışmalar yaşanmaya başlandı.

Çatışmalar ve Taraflar

 Ülkedeki çatışmalar ve taraflar, genel hatlarıyla şu şekilde sıralanabilir:

Müslümanlar ve Hristiyanlar Arasındaki Çatışmalar: Ülke’de nüfusunun çoğunluğunu %43 oranla Müslümanlar oluşturuyor. Bu sayıyı %40 oranla Protestan Hristiyanlar takip ediyor (2015 verilerine göre). İktidara gelen Müslüman Hükümetler bazı eyaletlerde İslam Kanunlarını uygulayınca, bölgedeki Hristiyan nüfus farklı bölgelere kaydı. Bu olay, ülkenin kuzeyde Müslümanlar, güneyde Hristiyanlar şeklinde bölünmesine neden oldu. Bu şekilde bir ayrışma, siyasi kültürün ve sosyal duyarlılığın düşük olduğu ülkede çatışmaların artmasına ve farklı bir boyut kazanmasıyla sonuçlandı. Nijerya nüfusunun 160 milyona yakınının Müslümanlar ve Hristiyanlardan oluşması, bazen iki taraf arasındaki çatışmaların savaşa dönmesine neden oluyor.

Çobanlar ve Çiftçiler Arasındaki Çatışmalar: Nijerya’nın orta kısımlarındaki toprakları kullanma isteği, çobanlar ile çiftçiler arasında çatışmaların çıkmasına neden oluyor. Hayvancılık ile uğraşan Fulani Halkı, dünyanın en büyük yarı göçebe halkı olarak olarak kabul ediliyor. Fulanilerin büyük sürülerle yaptıkları yolculuklar, geçtikleri bölgedeki çiftçiler ile çatışmalarına neden oluyor. Bu çatışmalar, geçtiğimiz yıl 1000 kişinin ölmesine neden oldu. Çiftçiler ile hayvancılar arasındaki çatışmalarda yukarıda bahsettiğimiz dini faktör de etkili. Hayvancılıkla uğraşan Fulanilerin çoğu kuzeydeki Müslümanlar iken çiftçilerin çoğu güneydeki Hristiyanlardan oluşuyor.  Sonuç olarak, ülkenin orta kısımlarındaki toprakları kullanmak için 2 taraf yıllardır çatışıyor.

Etnik Kökenli ÇatışmalarNijerya’nın Plateau bölgesinde etnik kökenli çatışmalar var. Jol Topluluğu’nun bulunduğu alanda geçen hafta çıkan çatışmalarda 19 kişi öldü.

İstikrarsızlığın Neden Olduğu Çatışmalar: Ülkeyi bölünmenin eşiğine getiren çatışmaların diğer nedenleri de işsizlik, yoksulluk ve yolsuzluktur. Nüfusun önemli bir kısmı işsiz ya da günde birkaç dolara çalışıyor. Petrol zengini ülkede yolsuzluk had safhada. 2004’te bu nedenlerden dolayı ayaklanan silahlı gruplar, 2008’de sonuç aldı ve hükümet bazı reformlara gitti. Ekonomik reformlar hala devam ediyor.

Boko Haram

Örgüt, 2002 yılında Muhamed Yusuf tarafından kuruldu. Resmi adı,  “Cemaat es-Sulh Sünnet Li Dava Vel Cihat”tır (dava ve cihad için barış ve sünnet cemaati). Nijerya’nın Kuzeyi’nde kurulmasına ve en fazla bu bölgede etkin olmakla beraber, faaliyet alanını kısa sürede Nijer, Benin, Çad ve Kamerun’a kadar genişletti. Örgütün 9.000 milisinin olduğu düşünülüyor.

İdeolojileri ve Propaganda Malzemeleri

Örgütün ideolojisi, radikal İslamcılık ve vahhabiliktir. Temel amacı ve ilkeleri, Nijerya’da şeriatçı bir yönetim sistemi kurmak ve bunun için cihad yapmak. İlk defa kurulduğu Nijerya’da yoksullukla mücadeleci yönü ve bedava dini eğitim verme yönleriyle tanındı. İlk defa, yoksul ailelere yardım ederek ve yoksul aile çocuklarına örgüt camiilerinde bedava din eğitimi vererek yoksul aileler içinde örgütlendi. Ülkede mevcut olan yolsuzluk ve gelir dağılımındaki eşitsizlikleri etkili bir şekilde kullanarak halk arasında itibar gördü.

‘Boko Haram’, yerel bir dil olan Hausa dilinde ‘Latin alfabesi haram, batılı eğitim haram’ anlamına geliyor. İsminin anlamından da anlaşılacağı üzere toplumsal dönüşüm ve eğitim anlayışında batıya karşı radikal bir duruş var. Batı eğitimi ve batıcılık yerine İslami bir toplumsal düzen ve eğitim sistemi kurma fikri hakim.

Eğitim ve toplumsal hayat konularındaki tutumları ve yoksulluk, yolsuzluk ve eşit olmayan gelir dağılımı ile mücadele etme konularında vermiş oldukları vaadler sayesinde, örgüt, halk arasında kısa sürede ciddi bir güç elde etti.

Saldırılar, Kurucu Liderin Öldürülmesi ve Sonrası

Örgüt, ilk askeri tesisini 2004 yılında Nijer sınırına yakın bir bölgede kurdu. İlk olarak 2004 yılında Kamerun sınırı yakınlarında Nijerya polisiyle girdiği çatışmada 28 üyesini kaybetti. 2007 yılının Eylül ayında Boko Haram ile Nijerya polisi arasında çıkan çatışma sonrası, Nijeryalı 11 subay öldürüldü. Örgütün kurucu lideri Muhamed Yusuf, 30 Temmuz 2009 tarihinde Nijerya polisi tarafından yakalandı. Lider kurşunlanarak infaz edildi. Liderleri öldürülen örgüt üyeleri, başta polislere karşı olmak üzere misilleme eylemlerine başladı. Okullar, kamu binalarını, Hristiyanlar, gazeteciler ve “sahte Müslümanlar” dedikleri Müslümanlarda hedef oldu. Boko Haram’ın yeni lideri Ebu Bekir Şekau olduktan sonra terör eylemleri artarak devam etti. Örgüt, 26 Ağustos 2011 tarihinde Nijerya’nın başkenti Abuja kentindeki Birleşmiş Milletler binasına bombalı araçla saldırı düzenledi ve bu saldırı sonrası 18 kişi hayatını kaybetti. Ebu Bekir Şekau liderliğindeki örgüt, kitlesel şiddet eylemleri ile şimdiye kadar 20 binden fazla insanı katletti. Çad Gölü Havzası’ndaki saldırılarda da 2000’den fazla insan katletti.

Geçtiğimiz Çarşamba günü Nijerya ordusu ile Boko Haram arasında yaşanan çatışmada 76 terörist öldürüldü. Çatışmada Nijerya ordusundan 7 asker hayatını kaybetti, 16 asker yaralandı. Aynı gün örgüt, Çad Gölü bölgesindeki Kaiga Kindji kentinde bulunan karargaha saldırı düzenledi. Çatışmalarda 48 terörist öldürülürken, 8 asker hayatını kaybetti ve 11 asker yaralandı. Bu Çarşamba günü yapılan açıklamada Nijerya, Nijer, Kamerun ve Çad’ın oluşturduğu Boko Haram ile mücadele kuvvetleri 124 teröristi etkisiz hale getirdi.

Boko Haram 2015 yılında IŞİD’e biat etmiştir.

Nijerya’nın Doğal Zenginliği ve Türkiye-Nijerya İlişkileri

  Nijerya, dünyanın en büyük 10. petrol zengini ülkesidir. Doğal gaz alanında dünyanın en zengin 9. ülkesidir. Türkiye de ithal ettiği doğal gazın önemli bir kısmını Nijerya’dan alıyor. İki ülke arasındaki ticarette en büyük hacmi Türkiye’nin ithal ettiği LNG oluşturuyor. Yerüstü kaynakları konusunda da oldukça zengin olan ülke, su kaynakları konusunda önemli bir konuma sahiptir.

Türkiye-Nijerya ilişkileri, başta ticaret ve kamu diplomasisi olmak üzere, birçok alanda iyi düzeydedir. Türkiye, kurulduğundan 2 sene sonra (1962) Nijerya’yı tanımış ve büyükelçilik açmıştır. İlk defa Lagos’ta açılan büyükelçiliğimiz, başkentin Abuja ilan edilmesinden sonra 2001 yılında Abuja’ya taşınmıştır.

İki ülke ilişkilerinde 2010 yılı dönüm noktası olmuştur. Dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Nijerya’ya ilk defa cumhurbaşkanı düzeyinde resmi ziyaret gerçekleştirmiştir. O dönem Nijerya Devlet Başkanı Goodluck Jonathan da 2011 yılında beraberinde 10 bakan ile beraber Türkiye’ye resmi ziyaret gerçekleştirmiştir. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan Mart 2016’da Nijerya’ya ilk defa resmi ziyaret gerçekleştirdi. Ziyarette ikili ilişkiler tüm yönleriyle ele alındı. Görüşmelerde ekonomi, ticaret ve sanayi alanında işbirliği mutabakat zaptı imzalandı. 2017 yılında iki ülke arasındaki ticaret hacmi 492.8 milyon dolar olarak kaydedilmiştir.

Bu yıl, ‘Birlikte Sürdürebilir Bir Geleceğe Yatırım’ temasıyla, 10-11 Ekim’de 2.’si gerçekleştirilen Türkiye-Afrika Ekonomi ve İş Forumu’na Nijerya’nın da dahil olduğu 49 ülke katılım sağladı. Forum’da ülkeler arasındaki ticaret ilişkilerini geliştirme ve varolan sorunları çözme hedeflendi.

Türk İşbirliği ve Kalkınma Ajansı Başkanlığı (TİKA), özellikle Boko Haram şiddetine maruz kalmış Nijeryalılara yönelik, başta ekipman desteği olmak üzere, önemli çalışmalar yürütmektedir. Nijerya’daki  Dar’ul Envar Uluslararası Türk Okulu, geçtiğimiz hafta itibariyle 7 derslik ve 281 öğrenciyle yeni eğitim-öğretim yılına başladı.

YAZIYLA İLGİLİ YORUM YAZABİLİRSİNİZ

Please enter your comment!
Please enter your name here