Hessen Seçimleri Üzerine: Koalisyon Hükümetinin Büyük Başarısızlığı

  28 Ekim günü Almanya siyaseti Hessen eyaletinde yapılan yerel seçimlere odaklandı. 4.4 milyon nüfusa sahip eyalette yapılan yerel seçimlerin, hem iktidardaki CDU/CSU/SPD koalisyonu için hem de son yıllarda Almanya siyasetinde büyük bir çıkış yakalayan Yeşiller Partisi ve aşırı sağ parti AfD için önemi büyüktü. Ayrıca Hessen eyaletindeki seçimlerde çıkacak sonuç hem koalisyonun kaderini çizmesi hem de Alman halkının siyasi memnuniyetsizliğini belirtecek olması açısından önemliydi.

  Seçim öncesinde koalisyon iktidarı arasında baş gösteren birtakım sorunlar “Acaba koalisyon çatlıyor mu?” “Merkel iktidarının sonu mu geldi?” sorularını da beraberinde getirmişti. İçişleri bakanı Horst Seehofer’in istifa talebi, göçmen krizinin Merkel hükümeti üzerindeki baskısı, Chemnitz protestoları ve aşırı sağın yükselişi gibi bazı gelişmeler koalisyon iktidarına adeta soğuk terler döktürmüştü. Bu noktada Hessen seçimleri Almanya’nın siyasal gelişmelere olan tepkisini ölçmek ve Merkel hükümetinin yol haritasını belirlemesi açısından, sonuçları genel bir seçime en yakın olan bölge olması dolayısıyla yakından takip edilecekti.[1]

Hessen 2018 Yerel Seçim Sonuçları

   28 Ekim günü sandıklar kapandığında ve ilk sonuç geldiğinde koalisyon hükümeti adeta şoka uğradı. 2013’te yapılan Hessen seçimlerine kıyasla CDU 11 puan kaybederek oyların yüzde 27’sini aldı. Koalisyon ortağı SPD partisi ise 10 puan birden gerileyerek oyların yüzde 19,8’ini alabildi. Koalisyonun Hessen’deki toplam oyu yüzde ise 46,8’e tekabül etmektedir. Bu sonuç iktidar için bir hezimet, Merkel için ise siyasi kariyerindeki seçimler bazında büyük bir başarısızlığı ifade ediyor denilebilir. Bu sonuçlar aynı zamanda CDU’nun 1966’dan bu yana elde ettiği en kötü sonuç olarak ön plana çıkmaktadır. Seçim sonuçları açıklandıktan sonra Angela Merkel partisinin genel başkanlığını bırakacağını açıklaması üzerine,iktidar kanadından CSU partisi genel başkanı ve aynı zamanda İçişleri Bakanı olan Seehofer Seçim sonuçlarından sonra şu yorumlarda bulundu: “Açık bir şekilde söylüyorum: yazık oldu. Bazen tartıştık ancak her zaman karşılıklı saygıya dayanan güvenilir bir işbirliğimiz olmuştur. Neredeyse 30 yıl birlikte çalıştık, çok uzun verimli bir zaman oldu. Bu yüzden yaşadığım şeyleri hazmetmem için bir süre zamana ihtiyacım oluşunu anlayışla karşılarsınız. Bu acı bir durum”.

   Öte yandan bu seçim sonuçları Yeşiller Partisi ve AfD için bir zafer niteliğindedir. Yeşiller Partisi 2013 seçimlerine kıyasla oylarını 8 puan artırarak oyların yüzde 19,8’ini aldı. Aşırı sağ parti AfD ise oylarını 9 puan artırarak yüzde 13,1’lik bir oy oranına sahip oldu. Böylece AfD, Almanya’nın 16 eyaletinde de parlamentoya girme hakkını elde etti. Yeşiller Partisi’nin başarısının arkasında bulunan bazı gelişmelerin başında geçen yıl yaşanan “dizel krizi” ve Yeşiller Partisi’nin bu duruma olan tepkisi, Hambach ve Chemnitz protestoları ile halkın iktidara olan güven kaybının görülmesi gibi olaylar yatmakadır. AfD partisi ise kendilerini seçimin gerçek “galibi ilan etmiştir.”

   Hessen seçimleri, sonuçları bakımından Almanya siyaseti için bir noktasına girmeden önceki son viraj olabilir. Halkın iktidara olan güven kaybı ve iktidarın halkın taleplerine cevap verememesi ve Avrupa Birliği’nin Merkel iktidarı üzerindeki yükü, ülke genelinde ve Avrupa’da hissedilir biçimde aşırı sağın yükselişi ile birleştiğinde Almanya siyaseti bir dönüşümün eşiğine gelmiştir. Angela Merkel’in yıl sonunda yönetimi bırakması ile Almanya’da siyasi dengeler de değişecektir. Nitekim gücünü Merkel’den alan koalisyon ortakları da belirgin bir güç ve etki kaybına uğrayacaklardır. Kısacası, Alman halkı Hessen’de iktidarı sert bir biçimde cezalandırıp, ben buradayım mesajı vermiştir.

[1] https://www.dw.com/tr/seehoferden-merkel-yorumu-yazık-oldu/a-46080588 (Erişim tarihi:30.10.2018)

YAZIYLA İLGİLİ YORUM YAZABİLİRSİNİZ

Please enter your comment!
Please enter your name here