Osmanlı Sarayında Bir Kaya: Söğüt Alayı

Günümüzde çoğu devlet başkanı geniş güvenlik önlemleriyle korunmaktadır. Peki geçmiş dönemlerde bizim devletlerimizin başındaki sultanlar nasıl korunuyordu?

Şeyh Edebali’nin Osmanlı Devleti’nin kurucusu Osman Gazi’ye öğütleri arasında bulunan “Yüksekte yer tutanlar, aşağıdakiler kadar emniyette değildir.” sözü güvenlik açısından ele alındığında çok önemli bir noktaya da parmak basmaktadır. Tarihimizde önemli yer tutan bir çok hükümdara suikast teşebbüsünde bulunulmuş; kimisi bundan sağ kurtulmuş, kimisi hayatını kaybetmiştir. Selçuklu Hükümdarı Sultan Alp Arslan, Osmanlı Hükümdarı Sultan 1. Murad gibi hükümdarlar suikast neticesinde hayatlarını kaybetmişlerdir. Ayrıca tarihimizde birçok  hükümdar ve devlet adamının şüpheli ölümleri mevcuttur. Bu yazımızda bunun için alınan önlemlerden biri olan Söğüt Alayı hakkında bilgi edineceğiz.

Sultan Alp Arslan ve Sultan 1. Murad

Selçuklu Devleti’nde sultanı korumakla vazifeli  Candarlar, Osmanlı Devleti’nde Solaklar Bölüğü ve Silahtarlar vardı.

Sultan 2. Abdülhamid kendi sarayının içinde ve çeşit çeşit ihsan ve nimetlerle yaşattığı muhafız teşkilatının neticede kendisine maddi menfaatlerle bağlı olduğunu biliyordu. Bu yüzden Sultan 2. Abdülhamid Han  kendi hayatını emanet ettiği 200 kişilik bir maiyet bölüğü kurdurmuştu. Söğüt Alayı, Söğüt Maiyet Bölüğü, Ertuğrul Alayı adlarıyla da anılan bu alay, Anadolu’nun Bilecik, Söğüt, ve Eskişehir bölgelerinde yaşayan; mertliği, cesareti ve ahlakı bakımından Sultan’ın dikkatini çeken Karakeçili aşiretinden seçilen gençlerden kurulmuştur.

Bu askerler Osmanlı Devleti’nin kurucusu Osman Gazi’nin babası Ertuğrul Gazi ile Söğüt’e gelmiş ailelere mensup, güzel ahlaklı, beş vakit namazını kılan, yakışıklı ve uzun boylu kişiler olmalıydılar. Askerler sakallı veya sakalsız olabilirlerdi. Sakallıların sakalı kesilmez fakat bakımlı tutmalarına dikkat edilirdi. Ata çok iyi binmeleri gereken bu askerler, orduda görev yapanlardan yahut ihtiyat sınıfına ayrılmış olanlardan seçilebilirdi. 1897 Osmanlı-Yunan savaşına katılanlar, özellikle tercih edilecekti.

Söğüt Maiyet Bölüğü’ne mensup bir asker

Aşiret mensupları Sultan’ın özel muhafızlığını yapacaklarından, hizmetleri sürekli olacak ve memleketleri ile ilişkileri kesilecekti. Bu yüzden muhafız olacakların kendi arzu ve istekleriyle gelmesi önemliydi. Seçilen muhafızlar, emirlere son nefeslerine kadar mutlak itaat edip, padişaha sadakatle hizmet edeceklerine dair Ertuğrul Gazi’nin Türbesi’nde yemin ederlerdi.

Ertuğrul Gazi’nin Türbesi – Söğüt

Sultan 2. Abdülhamid’in bu bölüğe çok güvenir, onlardan her zaman övgüyle bahseder ve onlarla görüştüğü zaman ‘‘ Öz Hemşerilerim’’ diye hitap ederdi. Bu bölüğün subayı Mehmet Efendi bölükten bir kişiyle birlikte Sultan’ın yatak odası önünde nöbet beklerdi. Sultan’ın huzuruna girmek ve dairesinin civarına dahi yaklaşmak ne denli zor olduğu göz önüne alındığında bu nöbetin ne denli önem arz ettiğini takdir ederler.

Ertuğrul Alayına (Söğüt Alayı) Mensup bir asker

Yazının kapak resminde gördüğünüz tablo dönemin ressam Fausto Zonaro tarafından yapılmıştır. Her Cuma günü olduğu gibi resmi geçit için askerler beyaz heybetli atlar üstünde, çift sıra halinde , üzerlerinde mavi üniformalarıyla köprüden geçerken Zonaro bu manzara karşısında büyülenmiş, çevredekilerden her Cuma bu geçitin yapıldığını öğrenmiş ve her hafta Cuma günü köprüye gelip askerleri dikkatle izleyerek onların üzerindeki serpuşlardan üniformalara, üniformalardaki düğmelere, atların koşumlarından, taşınan silahlara kadar her şeyi adeta kayıt altına almıştır. Bu takibi askerlerin dikkatini çekmiş sonraki haftalarda geçerken ona selam bile vermeye başlamışlardır. Ressam ortaya çıkan tablosuna Ertuğrul Süvari Alayı’nın Galata Köprüsünden Geçişi adını vermiştir. Tabloyu Sultan 2. Abdülhamid’e takdim etmiş Sultan tarafından kendisine Ressam-ı Hazret-i Şehriyari unvanı verilmiştir. Bir önceki saray ressamı vefat edeli çok olmamıştır. Onun yerine Saray Ressamı olarak atanmıştır.

Ertuğrul Süvari Alayı’nın Galata Köprüsünden Geçişi ( Ressam kendini ve eşini de tablonun sol tarafında bulunan alayın geçişini seyreden çift olarak resmetmiştir.)

Sultan 2. Abdülhamid’in yıllarca başkâtipliğini yapan Tahsin Paşa, Söğüt Alayı mensuplarını şöyle anlatır: “Yıldız Sarayı’ndaki insanların her çeşidini, ahlakî davranışların her rengini, iyilik ve kötülüklerin her derecesini görmüş bir insan sıfatıyla şunu söylemeyi kendime vicdan borcu bilirim ki, damarlarında Türk neslinin temiz ve mübarek kanı dolaşan bu Karakeçili bölüğünden hiçbir fert, hiçbir şekil ve surette ne şahsen, ne de birisine aracı olarak fenalık etmemiş ve fenalığa alet olmamıştır. Bunlar Yıldız Sarayı’na bir kaya gibi girdiler, dönüş zamanı geldiğinde yine bir kaya gibi tertemiz ve lekesiz çıktılar. Allah kendilerinden razı olsun.”

Ertuğrul Süvari Alayı 

(Resimler Sultan 2. Abdülhamid Han tarafından ABD Kongre Kütüphanesine bağışlanmış olan fotoğraf koleksiyonundan alınmıştır.)

Misafir Yazar: Oğuzhan MEMİŞ

1 Yorum

YAZIYLA İLGİLİ YORUM YAZABİLİRSİNİZ

Please enter your comment!
Please enter your name here