İstihbaratçılar Buraya: Çoktan Seçmeli İstihbarat Testi

Daha önce “İstihbaratçı Olmak İster Misiniz?” başlıklı bir yazı yayınlayarak okuyuculardan bir istihbarat raporunu analiz etmelerini istemiştim. Uzun ve ağır bir çalışma olması sebebiyle fazla ilgi görmemişti ancak yazının devamının gelmesini isteyen birçok yorum ve mail de aldım. Benimle irtibata geçen ve yazılarıma yorum bırakan değerli okuyucuları kırmamak adına bu sefer de çoktan seçmeli bir test hazırladım. Eminim yazılarımı okuyanlar tamamını doğru cevaplayacaktır. Aralarda teknik bilgi gerektiren birkaç soru da sordum. Bunu yapmaktaki amacım ise siz değerli okuyucuyu bu konuları araştırmaya sevk etmektir. Hepinize iyi okumalar ve başarılar…

1. Öncü İstihbarat Çalışmasının amacı VIP in ………………ve……………..üzerinde güvenli bir alan oluşturarak önemli kişiye yönelik…………..ortadan kaldırmak veya ……………… indirmektir.

a) Ofisi / ikameti / riski / maksimuma
b) Gideceği yer / güzergâh / karşılama / minimuma
c) Mekân / yol / riski / maksimuma
d) Gideceği yer / güzergâh / riski / minimuma
e) Seyahati / ofisi / suikastı / maksimuma
2. Aşağıdakilerden hangisi “bir kişi ile koruma” için yanlıştır?
a) Koruma görevlisi silahını kullandığı eline göre VIP’nin sağında veya solunda bir adım arkasında yürür
b) 360 derecelik bir koruma sağlar
c) Bu bir refakat korumasıdır
d) VIP’nin her türlü ihtiyaçlarını karşılar
e) VIP’yi utandırıcı durumlardan korur

3. İstihbarat savunma faaliyetinin……….Özelliğidir. Saldırınınsa …….. özelliğidir.

a) İhtiyari\ mecburi
b) Karakteristik\ eşlik eden
c) Eşlik eden\ karakteristik
d) Mecburi\ ihtiyari
e) Karakteristik\ mecburi

4. CIA yıl içinde ürettiği istihbaratın yüzde kaçını casusluk faaliyetleri ile değil de AÇIK KAYNAK İSTİHBARATI ile elde etmektedir?

a) %15
b) %3
c) %40
d) %60
e) %75

5. Araplar, Avrupa’da şövalye geleneğinden gelen ………………. yerine ağırlıklı olarak ……………… üzerine kurulu bir savaş geleneğine bağlıdırlar.

a) Stratejik savaş\ taktiksel savaş
b) Hücum savaşı\ savunma savaşı
c) Yüz yüze çarpışma\ hile
d) Orta yoğunluklu çatışma\ düşük yoğunluklu çatışma
e) Silah faktörü\ insan faktörü
6. “Countrespionage” kavramı aşağıdakilerden hangisini ifade etmektedir?
a) Casusluk
b) Karşı casusluk
c) İnsan istihbaratı
d) Karşı istihbarat
e) Sinyal istihbaratı

7. Bir kontrespiyonaj uzmanı için aşağıdaki ifadelerden hangisi doğru bir tanımlama olabilir?

a) Profesyonel paranoyaklardır
b) İleri derecede elektronik bilgisi olan kişilerdir
c) Alanı gereği silah bilgisi en iyi istihbarat personelleridir
d) Mesailerinin tamamına yakını masa başında geçen kişilerdir
e) Hepsi

8. Aşağıdakilerden hangisi önemli kişinin güzergâhı üzerinde dikkat edilmesi gereken hususlardandır?

a) Arıza yapmış araçlar
b) Mevsime ya da bölgeye göre uygunsuz giyinmiş kişiler
c) Yapılan yol çalışmaları
d) Şüpheli ya da renkli camlı karavanlar
e) Hepsi

9. Tek bir koruma ajanı tarafından yapılan koruma tipi düzenine ilişkin aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

a) Koruma ajanı “silahını kullandığı eline göre” önemli kişinin sağ ya da solunda bir adım arkasında yürür
b) Bu bir refakat korumasıdır
c) Az ya da orta dereceli tehdit durumlarında kullanılır
d) Korunan kişiye ait çanta ve değerli evrakların nakline yardımcı olunur
e) Koruma ajanı koruduğu kişiye refakat sırasında elinde herhangi bir şey taşımaz
10. İstihbari açıdan önemli bir belge eline geçen ajan ilk olarak ne yapmalıdır?
a) Bilgiyi hemen analiz ederek ilgili makamlara ulaştırmalıdır
b) Bilginin kaynağına ilişkin casusluk faaliyetlerine girişmelidir
c) Belgenin kaynak ve haberlerine ilişkin arşiv araştırması yapmalıdır
d) Belgenin doğruluğunu teyit edene kadar amirlerine bilgi vermemelidir
e) Belgeyi değerlendirmek adına hemen amirlerinde toplantı talep etmelidir
11. Savaş halindeyken düşmanın geri hatlarımızda ve kanatlarda taciz kuvvetlerinin faaliyetlerinin arttırıldığı bilgisi alan bir istihbaratçı karargâha aşağıdaki hangi bilgiyi raporlarsa doğru bir analiz sayılabilir?
a) Düşman taarruza geçti
b) Düşman savunma yapıyor
c) Düşman geri çekilme operasyonu yapıyor
d) Düşman oyalama operasyonu yapıyor
e) Düşman topçu taarruzuna başlayacak
12. Bir casus hakkında, istihbarat tarihinden çıkarılan temel casus profiline göre aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
a) Üniversiteden ortalama bir öğrenci olarak mezun olanlar
b) Para sıkıntısı çeken düşük gelirli kişiler
c) Paramiliter yazına ilgili kişiler
d) Silahla ilgili ve genellikle silah taşıma talimi yapan kişiler
e) Hepsi
13. İstihbaratın algı yönetimi boyutuyla alakalı aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
a) Algı yönetimi temel olarak insanların fikirlerini değiştirmeye çalışmaz yahut kişiye yeni fikirler empoze etmeye çalışmaz.
b) Her eğitim seviyesinden, kültürden, inançtan, yaştan insan algı yönetiminin etkisi altında kalabilir.
c) Kitle içindeki insan birey olarak insandan çok daha fazla algı yönetimine açıktır
d) Aynı kişinin kitle içindeki paradigması ile kitle dışındaki birey olarak paradigması bile büyük farklılıklar gösterir.
e) Algı yönetiminin yöneldiği kitleyi oluşturan insanlar aynı mekânı paylaşmalı, en azından birbirleriyle fiziksel temas içinde olmalıdırlar.
14. Dört kişi ile korumada her koruma ajanı en az kaç derecelik sorumluluk alanına sahiptir?
a) 60
b) 72
c) 90
d) 120
e) 180
15. İstihbarat teşkilatlarının yapılarına ve istihbarat faaliyetlerine ilişkin aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
a) Dünya devletleri gizli servis şeflerine servislerinin organizasyonu konusunda serbesti tanımamışlarsa bunun nedeni, bu işin güvenlik için en sağlıklı ancak bu şekilde yapılabileceği gerçeğidir.
b) Normal emeklilik çağını çoktan aşmış bazı uzman kişileri göreve almak yararlı olur. Bir istihbarat servisinin uzun süredir görev yapan mensupları yoğun bir tecrübe sergilerler. Hiçbir servis bu nimeti cömertçe harcayamaz.
c) Bir gizli servis için, bürokrasinin verimi azalttığı, hatta yok ettiği tecrübelerle görülmüştür. İstihbarat servislerinde yetkili kişilerin en önemli görevlerinden biri bürokrasi ile savaşmaktır.
d) Tek bir rapor, rapor değildir. Ayrı ve bağımsız bir kaynak tarafından doğrulanmadıkça, hiçbir bilginin önemi yoktur.
e) Bir devlet görevlisi ne denli üstün niteliklere sahip olursa olsun, evvelce istihbarat alanında tecrübe kazanmamışsa, istihbarat sevisinde üst düzey bir konuma getirilemez.
16. Aşağıdaki birimlerden hangisi MİT’in teşkilat yapılanması içinde yer almaz?
a) İstihbarata karşı koyma daire başkanlığı
b) Dış operasyonlar başkanlığı
c) Sinyal istihbaratı başkanlığı
d) İç istihbarat daire başkanlığı
e) Stratejik analiz başkanlığı
17. Bağımsız kaynaklarca personel kapasitesi(ajan faktörü) anlamında her yıl dünyanın en iyi istihbarat örgütü seçilen kurum hangisidir?
a) CIA (ABD)
b) FSB (Rusya)
c) MİT (Türkiye)
d) MOSSAD (İsrail)
e) ISI (Pakistan)
18. Geçtiğimiz yıllarda bizzat MİT Müsteşarımız Sayın Hakan FİDAN tarafından istihbaratçılarımıza aşağıdakilerden hangisi yasaklanmıştır?
a) Birden fazla silah taşımak
b) Amirlerinden izinsiz saç-sakal traşı olmak
c) Başbakanlık personeli olduğunu söylemek
d) Dış görevlerde ailelere gidilen ülkeyi söylemek
e) Çocuklarını okuldan almak
19. Aşağıdakilerden hangisi bir istihbarat ajanında arana temel özelliklerden değildir?
a) Analitik düşünme yeteneği
b) Yaşam boyu eğitim felsefesine açıklık
c) İleri derecede silah kullanma yeteneği
d) Ketumiyet
e) Yabancı dillere hâkimiyet
20. Üst düzey bir bürokratı korumakla görevli bir istihbarat ajanı olduğunuzu farz edin. Koruduğunuz bürokrat çalıştığı kurumun binasından çıkacak ve araçla Başbakanlık binasına geçecek. Telsizle vereceğiniz aşağıdaki emirlerden hangisi hatalıdır?
a) “Aracı hemen kapıya en yakın konuma getirin.”
b) “Şoför, hemen kapıyı aç, hazır bekle.”
c) “Koruma görevlileri hemen yerinizi alın.”
d) “Bürokrat binadan çıkmadan aracın motorunu çalıştırın.”
e) “Yol güvenliğini alan ekiplerle telsiz irtibatında olun.”

 

Cevap Anahtarına Ulaşmak İçin Tıklayın

 

11 YORUMLAR

  1. Abi seni takip ediyorum ama sana bir sorum var cevaplarsan çok sevinirim.İstihbarat teşkilatına nasıl girilir .Ve doktor olupta girilebilir mi

  2. Liseden yeni mezun olmuş bir hazırlık öğrencisi olarak 10 doğrum var hocam. Biliyorum çok iyi bir sonuç değil ama bu istihbarat konusu benim ilgimi çekmeye başladı. Önceki yorumunuzda Ümit Özdağ’ın İstihbarat Teorisi adlı kitabından bahsetmişsiniz okunacak kitaplar listeme ekledim bunun dışında tavsiye edebileceğiniz kaynak varsa okumak isterim.
    Bu arada bu istihbarat hakkındaki önceki yazınızı da okudum, ilgi çekiciydi. Bu tarz çalışmalarınızın devamını diliyorum. Saygılar.

    • Halil Bey yorumunuz için teşekkür ederim. Hazırlık öğrencisi olarak siz de iyi bilirsiniz ki test tekniğinde her yanlış cevap aslında öğrenilen 4 doğru bilgi demektir. Bunu bir kazanım olarak görmelisiniz. Ayrıca sizin gibi genç bir arkadaşımızın bu alana ilgi duyduğunu görmek beni inanılmaz derecede mutlu etti. Ülkemizin bu alanda BOND’lara değil, sizler gibi genç beyinlere, kendini her anlamda yetiştirmiş bireylere ihtiyacı olduğuna inanıyorum. Yeni başlayacaksanız İstihbarat Teorisi gayet uygun bir kaynak. İlerleyen zamanlarda ise ulusal tez merkezi adlı resmi siteye bir üyelik alarak istihbaratla alakalı yazılan tezleri okumanız çok faydalı olacaktır. Bu noktadan sonra ise istihbaratın hangi alanında kendinizi geliştirmek istediğinizle alakalı olarak yapmanız gereken okumalar değişecektir. Türkçe çok fazla kaynak olmasa da başlangıç için yeterli makale de var piyasada. Yine başlangıç olarak David KAHN’ın Intelligence and National Security Dergisi’nin 2001 yılı Sonbahar sayısındaki “An Historical Theory of Intelligence” adlı makalesini önerebilirim. Bu makalenin Türkçe çevirilerini de bulabilirsiniz. Benimle her zaman irtibata geçebilirsiniz elimden geldiğince yardımcı olurum çalışmalarınıza. Tekrar yorumunuz ve ilginiz için teşekkür ediyor, saygılarımı sunuyorum…

  3. Sabırla yorumlara cevap vermeniz çok güzel bi şey kardeşim aslında yazılarınızdan sonra yorumların gelmesini merakla bekliyoruz ki cevaplarınızdan da faydalanalım Pakistan istihbaratı konusunda yazarsanız seviniriz bu arada hep acayip gelmiştir bu ülkenin ismi bana fazla sinir edici sanki güya komşuları mundarda bi bunlar temiz. hayatta başarılar Usta…

    • Sizlerden gelen yorumlar benim için çok kıymetli sayın Aliya çok teşekkür ederim. Aslında mümkün olduğu kadar güncel siyasete girmemeye ve şahsi görüşlerimi yansıtmamaya çalışıyorum ancak Pakistan benim bölgede en önem verdiğim ülkelerden biri. Birçok yönü ve gücü yeteri kadar önemsenmiyor bence. İstihbarat güçleri için de durum böyle. İnşallah ilerleyen zamanlarda Pakistan istihbaratı ile alakalı bir yazı yazacağım. İlginize çok teşekkür ederim, saygılar…

    • Bu arada Pakistan ismi ile alakalı şöyle bir bilgi buldum Sayın Aliya ama doğruluğu nedir bilemem, doğrudan aktarıyorum. Saygılar…
      “Bilindiği üzere, eskiden Pakistan diye bir yer yoktu. Sadece Hindistan vardı. ‘Bağımsız bir devlet’ fikrini ilk ortaya atan, 1930 yılında, büyük şâîr Mûhâmmed İkbal’dir. Şiirlerini Urduca ve Farsça kaleme alan Mûhâmmed İkbal (1877 – 1938) ‘a göre Hindistan’da iki ayrı millet (Hindular ve müslümanlar) vardı ve her biri kendi yoluna gitmeliydi. Bu fikir, ülkede yaşayan müslümanlarca kabul görür. Daha ülke kurulmadan, kurulacak olan ülkeye ‘isim’ aranır. Müslümanlar, müslümanların yaşadığı eyâletleri kapsayacak olan topraklarda kurmayı amaçladıkları ülkeye isim bulmak için ‘yarışma’ düzenlerler. Sonuçta, Büyük Britanya’daki Cambridge Üniversitesi’nde okuyan Xudri Rahmet Ali adındaki genç bir üniversite öğrencisinin bulduğu ‘Pakistan’ ismi yarışmayı kazanır (1933) .
      Genç bir talebenin keşfettiği bu isim, gerçekten mükemmel bir isimdi. ‘Pakistan’ kelime olarak ‘temiz insanlar ülkesi’ anlamına geliyordu. Aynı zamanda ‘Pakistan’ ismindeki her harf, bir şifreydi. Çünkü her harf, ülkenin bir eyâletini simgeliyordu. Şöyle ki: ‘PAKİSTAN’ ismindeki ‘P’ harfi Pencab eyâletini, ‘A’ harfi Afgan Bölgesi’ni, ‘K’ harfi Keşmir eyâletini, ‘İ’ harfi halkın dini olan âzîz İslâm dinini (aynı zamanda ülkenin can damarı olan İndus Nehri’ni) , ‘S’ harfi Sind eyâletini, ‘-tan’ eki ise Belucistan eyâletini simgeliyor. Yani ‘PAKİSTAN’, bütün bu isimlerin kısaltılmışı oluyordu: ‘Pencab + Afganî + Keşmir + İslâm + Sind + belucisTAN = PAKİSTAN’.”

  4. Mahmut bey gerçekten güzel bir test hazırlamışsınız kapsam geçerliliğine uygun ve çeldirici şıkların bulunduğu sorulardan oluşuyordu.Yazılarınızın bazılarını okumadığımdan ötürü bir çok soruda akıl yürütmek durumunda kaldım.Ve geçmiş yazılarınızı okumamın da çok faydalı olacağını farkettim.Mesela koruma görevini icra eden bir ajanın neler yapması gerektiği konusunda ki yazınızı okumak için sabırsızlanıyorum.Neyse fazla uzatmadan benim sonuçlara geçelim.Ancak bir kere daha uyarmakta fayda var dersime iyi çalışmadan girdiğim bir sınav oldu bu :).

    13 doğrum 7 de yanlışım çıktı.Yanlışlarıma bakacak olursak ;
    3.Soru : D şıkkını yaptım ancak istihbaratın saldırıda ihtiyari olduğunu hangi kafayla düşündüm bilmiyorum 🙂
    13.Soru : Çok emin bir şekilde A yaptım.Diğer şıkları okuduğumda E şıkkında bir şeyler sezsemde A şıkkına çok güveniyordum.Bu zamana kadar algı yönetimi denildiğinde aklıma direk o tanım geliyor benim.
    14.Soru : Düzgünce paylaşsınlar herkes kendi bölgesinden sorumlu olsun diye C şıkkını yaptım ama benim hesaptan gidersek 12 kişi olsaydı koruma ekibi herkese 30 derecelik bir bölge düşer ve birbirlerinin alanına bakmamak için elleriyle gözlerinin etrafını kapatarak yürürdüler heralde :). Zaten 90 derece bile bir kişi için fazlaca dar bir açıymış.Biraz düşünmeden işaretledim.
    15.Soru : C yaptım.Bürokrasiyle savaştıklarını bilmiyordum
    16.Soru : C yaptım ama zaten çok teknik bilgiydi tuttursam da sevinmezdim.
    17.Soru : Bu soruyu da gene bilmiyordum.Hatta istihbarat kurumlarının bağımsız kaynaklarca karşılaştırıldıklarını da bilmiyordum.”Hatta bir ara nasıl karşılaştırıyorlar ki ?” diye düşündüm ve soruyu bir daha okuduğumda personellerin karşılaştırıldığını anladım.Bu dakkadan sonrası yorum ancak KGB ya da yeni adıyla FSB hakkında duyduğum çok efsanevi operasyonlar bilinç altımı etkilemiş olacak ki elim ona gitti.
    19.Soru : Bu soruda da “ketumiyet” kelimesini yanlış bildiğimi farkettim.Benim kafamda nedense yeniliğe kapalı,tutucu gibi kalmış ketum sözcüğü.O yüzden bu şıkkı işaretledim ama biliyordum bütün istihbarat ajanlarının ileri düzey bir silah kabiliyetine gerek duymadıklarını.

    Neyse durum bu az bilgiyle girdik 65 aldık sınavınızdan hocam :).Çan düşük gelirse iyi bir not düşürürüm belki.Şaka bir yana bence çok güzel şeyler yazıyorsunuz,meraklısına…

    • Emincan bey yorumunuz için çok teşekkür ederim büyük bir zevkle okudum yorumunuzu. Aslında başarısız bir performans sayılmaz, zaten başarısız demek de haddime değil… Zaten bu çalışmada amacım haddime olmayarak sizleri teste tabi tutmak değil stratejik ortağınız olarak karşılıklı etkileşimle bir şeyler öğrenmekti ve paylaşmaktı. Cevaplarınıza göz atacak olursak;
      3. soru: Aslında bu bilgiyi yazılarımın birinde doğrudan vermiştim. İkinci dünya savaşından önce devletler istihbaratı sadece savaşta icra edilecek bir faaliyet olarak görüyorlardı. Barışta ise istihbarat önemsizdi. Ancak farkına vardılar ki bu hatalı bir yaklaşım. Barış döneminde ülkeyi savunmaya hazır hale getirmek için istihbaratın ne kadar elzem olduğu sonradan idrak edildi. Bundan ayrı olarak taktik istihbarat yönüyle bakılacak olursa da savaş meydanında istihbarat savunma faaliyetinin karakteristik özelliği olarak karşımıza çıkıyor, saldırınınsa sadece eşlik eden özelliğidir. Yazımda bunu alanında çok meşhur olan “gri filler metaforu” ile açıklamıştım.
      13. soru: Aslında en basiti buydu çok yakın zamanda yayınlanan bir yazımdan doğrudan kopyala yapıştır yapmıştım şıkları:)
      14. soru: Açıklamaya gerek yok, siz gayet mantıklı bir izah yapmışsınız.
      15. soru: Bu sorudaki şıklar aslında meşhur alman istihbaratçı Reinhard GEHLEN’in istihbarat alanında kabul görmüş görüşlerinden oluşmaktadır. İlk şık hatalıdır. Zira dünya istihbarat teşkilatlarına bakarsanız servis şeflerine teşkilatın personel politikası ve organizasyonu konusunda çok büyük takdir yetkileri tanınmış olduğunu görürsünüz.
      16.soru: MİT resmi sitesinde açıkça yazıyor ama Türk istihbarat sisteminde iç-dış istihbarat ayrımının olmadığı, 2937 sayılı teşkilat kanununun yetki maddesinde MİT’e iç ve dış istihbaratın bir bütün olarak yüklendiği hususlarından hareketle yapılabilecek bir soruydu, nazar boncuğu sayalım bunu:)
      17.soru: Aslında KGB’nin tarihine vakıfsanız bu durum sizi yanıltabilir. Zira KGB faaliyetteyken CIA’nın 30.000 personeli olduğu dönemde KGB’nin 400.000 personeli vardı ama bu araştırma sadece personel sayısı bakımından yapılmıyor. Pakistan İstihbaratının bu kadar iyi olmasının birkaç sebebi var ama başka bir yazının konusu olacak inşallah.
      19.soru: Aslında bu soruyu sormaktaki amacım istihbaratçıların BOND tarzı çalışmadıklarını bir kez daha vurgulamaktı.
      Emincan Bey tekrar çok teşekkür ediyorum size, saygılarımı sunuyorum… Esen kalın…

    • Bu arada yazmayı unutmuşum:) Koruma görevi icra eden ajanlar hakkında bir yazım yok ama güzel bir yazı konusu olabilir, zamanım olur da bu konuda biraz daha kapsamlı bir okuma yapabilirsem ileride böyle bir yazı hazırlayabilirim. Tekrar ilginize teşekkür ederim…

    • Sayın “nkos” öncelikle MİT resmi sitesinde form dolduracak kadar bu alana ilgiliyseniz %100 eminim ki Ümit Özdağ’ın İstihbarat Teorisi adlı kitabını okumuşsunuzdur. Zira pek fazla kaynak yok dilimizde. Kitapta şöyle bir ifade vardı; “Entelektüel zemini olmayan bir kimseden istihbaratçı\karşı istihbaratçı olmaz!” Hangi ayakları bırakalım onu pek anlayamadım ama benim bu sitede istihbaratla alakalı yazmaya başlamaktaki amacım bu hayati alanı bir parça olsun konuşulabilir hale getirmektir. İstihbarat deyince aklına Abdullah Çatlı veya Yeşil’den başka bir şey gelmeyen bir kesim maalesef var ülkemizde. Ayrıca yine bu alana ilgili olduğunuzu düşünerek dünya istihbarat sistemlerini de incelediğinizi tahmin ediyorum. CIA, FSB, MOSSAD, MI6, ISI gibi dünyanın önde gelen teşkilatları akademileşme yolunu seçmişlerdir. Hatta MİT de 2008 den bu yana bu sistemi benimsemiş ve fiziki altyapısını oluşturmaya çalışmaktadır. Hatta ve hatta ABD’de sırf istihbarat alanında kurulan bir üniversite dahi vardır. Ülkemizde ise yakın zaman önce İstanbul Aydın Üniversitesi “İstihbarat ve Terör İncelemeleri” adlı tezli yüksek lisans bölümü açmıştır ki bu çok sevindirici bir gelişmedir. Son kertede diyeceğim o ki yazılarımda kimseye istihbaratçı olmayı vadetmiyorum. Bu yazıları okuyandan veya bu testleri çözenden istihbaratçı olur da demiyorum. Dediğim gibi tek amacım insanların istihbarat ile alakalı hatalı algılarını yıkmak ve bu alana var olan ön yargı ve korkuyu elimden geldiği kadar kırmaya çalışmaktır. Bu yazının amacı da bundan başkası değildir. Sadece bu amacım doğrultusunda hareket ederken sizleri akademik bir dile ve bilgilere boğmamak adına farklı tarzlar deniyorum. Bana bu hususları açıklama imkânı sunan kıymetli yorumunuz için çok teşekkür ediyor, saygılarımı sunuyorum…

YAZIYLA İLGİLİ YORUM YAZABİLİRSİNİZ

Please enter your comment!
Please enter your name here