5 Ülkenin Anlaştığı ‘Hazar Denizi’nin Statü Sorunu’ Nedir?

1992’de ortaya çıkan ve Rusya, Azerbaycan, İran, Türkmenistan ve Kazakistan arasında krize neden olan Hazar Denizi’nin statü sorunu, 5 ülkenin  geçtiğimiz Aralık ayında yaptığı mutabakat ile son bulmuştu.

Bugün 5 ülkenin Hazar Denizi’nin hukuki statüsü konusundaki anlaşmayı imzaladığj bildirildi. Peki Hazar Denizi sorunu nedir?

Hazar Denizi nerede?

Güneydoğu Avrupa ve Asya’nın birleştiği noktada yer alan Hazar Denizi, 371 bin kilometrekarelik alana sahiptir. İran, Rusya, Kazakistan, Azerbaycan ve Türkmenistan’ın kıyısı bulunan deniz doğalgaz ve petrol açısında zengindir.

Hazar Denizi ve kıyıdaş ülkeler

Hazar sorunu nedir?

Hazar Denizi, geçmişte Sovyetler Birliği ve İran arasında bir sorun teşkil ederken, Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla 1992’de denize kıyıdaş yeni ülkelerin varlığıyla yeniden harlanmıştır. Bu sefer denizin statüsü hakkında hak iddia eden devlet sayısı artmıştır. Bağımsız olan Azerbaycan, Türkmenistan ve Kazakistan, kendi kıyılarında hak iddia etmiştir.

Sorunun en temeldeki başlığı Hazar’ın deniz mi yoksa göl olarak mı kabul edileceğidir. Çünkü deniz olarak kabul edilirse 1982 Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi’ne göre, göl olarak kabul edilir ise kıyıdaş ülkelerin ortak kararına göre hareket edilmelidir.

Hazar göl olarak kabul edildiği halinde Hazar ya tamamen ulusal sektörlere bölünecek ya da devletlerin ortak kullanımına bölünecek.

Ülkelerin Hazar’ın statüsüne ilişkin iddiaları

Azerbaycan: Azerbaycan “açık deniz” ve “sınır gölü” şeklinde iki tezi savunmaktadır. Açık deniz politikasıyla 12 millik karasuları, 200 mil veya daha fazla kıta sahanlığı ve 200 millik münhasır ekonomik bölgeye sahip olacaktır. Sınır Gölü ile de Hazar beş ulusal sektöre bölünecektir.

İran: Hazar’ı bir göl olarak kabul eden İran, beş ülkenin Hazar’ı ortaklaşa kullanması gerektiğini ve diğer hiçbir ülkenin kullanmaması gerektiğini savunmaktadır.

Rusya: Rusya, 1996’dan bu yana denizin bölünmesi taraftarı olmuştur. Hatta Rusya, Kazakistan ile Hazar’ı deniz tabanını eşit uzaklık ilkesine göre tamamen bölen ve su kütlelerinin kullanımını eşit olarak ayıran bir anlaşma imzaladı.

Türkmenistan: İran ve Rusya ile aynı düşünen Türkmenistan, sık sık politika değiştirse de son olarak Hazar’ın statüsü konusunda tüm devletlerin onayı alınan ortak bir anlaşma yapılana kadar su dibi ve su kütlesinin ortak kullanımını savunmuştur.

Kazakistan: Azerbaycan ile aynı politikayı sürdüren Kazakistan, Hazar’ı iç deniz olarak tanımış ve 1982 BMDHS’nin uygulanmasını istemiştir.

Hazar’ın hukuki statüsünün taslağı üzerinde mutabakat imzalandı

Hazar Denizi’ne kıyısı bulunan ülkeler, iş birliği ilkeleriyle yasal sorumluluklarını içeren ve 5 devlet için eşit şartlar getiren anlaşma taslağı üzerinde uzlaştı.

Taslağa göre, sahilden 15 deniz mili mesafeye kadar olan bölgeler, her ülkenin kendi arazisi olarak kabul edilecek.

– Bu mesafeye 10 deniz mili eklenerek toplam 25 mil, her ülkenin balıkçılık alanı olarak belirlenecek.

– Diğer kısımlar ise ortak kullanıma açık, tarafsız bölge olacak.

– Kıyıdaş ülkelerin iş birliği ilkelerini ve yasal sorumluluklarını içeren ve 5 devlet için eşit şartlar getiren taslağa göre, Hazar’ın dibi, yan yana ve karşı karşıya olan ülkeler arasında bölgelere bölünecek. Kimin ne kadar bölgeye sahip olacağı daha sonra belirlenecek.

– Nihai anlaşma, teknik detaylar hazır olduğu takdirde 2018’in ilk yarısında Kazakistan’da yapılacak devlet başkanları zirvesinde liderlerin onayına sunulacak.

Hazar Denizi’nin petrol rezervi

Dünya petrol rezervinin yüzde 4’ünün, doğalgaz rezervinin de yüzde 6’sının Hazar Denizi’nde bulunduğu tahmin ediliyor. Halen bölgede keşfedilmemiş doğalgaz ve petrol yataklarının olduğu düşünülüyor.

Kaynak: GZT.com

YAZIYLA İLGİLİ YORUM YAZABİLİRSİNİZ

Please enter your comment!
Please enter your name here