Asya Haber Arşivi ve Analizi (Nisan 2018)

Afgan Ulusal Savunma ve Güvenlik Güçleri ve Taliban’ın Son Durumu

ABD Savunma Bakanlığı Genel Müfettişliği Afganistan’la alakalı yeni bir rapor yayımladı. Bu raporda dikkat çeken şey, bilgi eksiklikleri olduğunun belirtmesiydi. ABD’nin Afgan hükümetine sağladığı para konusunda, 3.1 milyon dolarlık bir yatırım yapılıp yapılmadığının bilgisi olmadığı ileri sürüldü.
Öncelikle şunu söylemek gerekir ki, ABD’nin Afganistan’dan sorumlu olmasına rağmen, savunma bakanlığının önemli bilgilere erişmemiş olması büyük bir eksikliktir. Çünkü bu para Afgan Ulusal Savunma ve Güvenlik Güçleri’nin (ANDSF) askere ve polise yaptığı tüm yardımları içeren rakamdır. Her zaman belirtildiği gibi, ABD’nin Afganistan politikasındaki öncelikli hedeflerinden biri Afgan askeri ve polisinin ülkesindeki sorunlarının kontrolü ile tamamen kendisi ile ilgilenebilmesini sağlamaktır.

Eğer savunma bakanlığı Afgan askeri ve polisine sağlanan paranın miktarını doğrulayamazsa, bu bağlantı eksikliği her alanı etkileyebilecek boyuta ulaşmakla beraber bu hedefi de etkileyebilecektir. Çünkü Afgan savunma güçleri tamamen ABD’ye bağlı olmakla beraber tek başına ülkenin güvenliğini sağlama gücüne sahip değildir ve ABD’nin her daim askerin ve polisin durumunu kontrol etmesi gerekir.

Bağlantı eksikliği sadece bunla kalmamakla beraber raporda, ABD Savunma Bakanlığı Afgan ordusuna sağladığı araçların nereye gittiğini de bilmediklerini belirtti. Raporda “2005’den beri yetkililer ANDSF için yaklaşık 95,000 araç sağladı, fakat yetkililer araçların envanterinin kesinliği hakkında bilgi sahibi değildir,” denildi. Bu rakam şuanki rakamla benzerlik gösterip göstermediği sorusunun cevabı olumsuz olacaktır çünkü o zamandan itibaren Taliban tarafından bir çok araç imha edilmiştir.

Raporda “CSTC-A yetkilileri, savunma bakanlığı yetkilileri görevlerin uygulanması için kabiliyetini geliştirmezken, yakıtların sağlanması ile alakalı bakanlığın görevlerini gerçekleştirdi,” denildi. CSTC-A yetkililerinin Afgan güçleri ile ilgilenmesi olumlu bir durum olarak gözükmektedir ancak bunun da sorunu “CSTC-A yetkililerinde, satılan yakıtlarının istenilen amaçlar için kullanıdığının güvencesi yoktur,” ifadesindedir.

ABD ordusu Afgan askerleri, polisleri ve personellerini ülkelerini savunmak için eğitiyor. Bu eğitimin veriminin alınması gerekir çünkü Afganistan’da bahar-yaz ayları savaş dönemi olarak bilinir ve bulunduğumuz ay içerisinde hareketlenmeler çoktan başladı. Bundan önceki raporlarda da ayrıntıları ile belirttiğim gibi bu uygulamalar verimini alamamıştı. Peki güncel haliyle bu rapordaki ifadelerden yola çıkarak son durum nedir? İnceleyelim…

ABD ve koalisyon güçlerinin eğitim mekanizması, Afganların kendilerine güvenlerini sağlamak için gereken özellikleri etkili bir şekilde sağlayamıyor. Ayrıca, CSTC-A’nin yatırım eksikliğinden dolayı eğitimler de yetersizdir.
ABD’den kaynaklı sorunlar baskın olsa da her zamanki gibi Afganlardan da kaynaklanan sıkıntılar vardır. ABD ve koalisyon güçleri eğitim esnasında, Afgan halkının okur-yazar seviyesi ve sınırlı bilgisayar yeteneklerinden dolayı sıkıntı çekiyor. Sorunun bu noktasında çözüm için ekstra bir zaman gerekmektedir.

Sahadaki güncel durumu analiz etmek için tek taraflı şekilde bakmaktan ziyade karşı tarafın da durumunu incelemek gerekecektir. Taliban’ın durumu nedir? Sahayı takip ederken çok net bir şekilde görülen problem Taliban’ın Afgan ordusuna ait ekipmanların ele geçirmesi ve kendisinin kullanmasıydı. Ayrıca bu gelişmiş ekipmanlar sadece Afgan ordusundan ele geçirilerek sağlanmıyor. Taliban ayrıyeten karaborsa aracığıyla da satın alınıyor. Hatta bunu yayımladıkları propaganda videolarında da göstermişlerdi. Karşı tarafa karşılarında basit bir örgüt olmadığını mesajını ilettikleri açıkça ortada.

2016 yılında Kandahar’ın Gorak bölgesinde düzenlenen bir gece saldırısına gece görüş dürbünüyle katılan bir Taliban mensubu.

Ele geçirilenlerden öne çıkanlar gece görüş gözlüğü ve lazerler. Bunlar sayesinde karanlıkta koalisyon helikopterlerini ve Afgan polislerinin gece vakti düzenlediği operasyonları izleyebiliyorlar. Bunun üzerine Amerikalı yetkililer, Taliban’ın 2014’ten 2017’ye kadar gerçekleştirdiği gece saldırılarının iki katı kadar saldırı düzenledi Amerikalı komutanlar bu gibi gece görüş ekipmanlarını Afgan asker ve polisine vermeye hiç istekli değildi. Bunlar sadece Afgan komutanları ve polis özel harekat birimlerine verilirdi.

Taliban’ın gece görüş gözlükleriyle düzenlediği saldırılardan örnek mevcut. Geçen Kasım ayında, Taliban Ferah ilçesinde polis karakoluna saldırı düzenlemişti. Sadece 1 Afgan yetkilinin hayatta kalabildiği saldırıda geri kalan 8 yetkili hayatını kaybetmişti.

Bazı dökümanlara göre, ABD ordusu Afgan askerilerine eski model gece görüş silahları dağıtmaya başladı. 2016 yılının baharında, 215. birliklere bir aylık süren pilot programında gece görüş silahları verilmişti. Ancak 210 tanesinden sadece 161’i geri dönmüştü. Ayrıca geri kalanlar da etkili şekilde kullanılmamıştı çünkü iyi bir şekilde eğitimi verilmemişti.

Bu ekipmanların ele geçirilmesinin bir başka nedeni de,bunların savaş alanında Amerikalı ve Afgan askerler tarafından bırakılması veya çatışma esnasında ölen askerlerden alınmış olması. Hatta, Taliban’ın sözcüsü Zabihullah Mücahid bu ekipmanların Afgan üslerine gerçekleştirdikleri saldırılar sonrası veya yakalanan Afgan güvenlik güçleri mensuplarından alındığını söylemişti.

Üst Düzey ISKP (İslam Devleti Horasan Vilayeti) Komutanı Öldürüldü

5 Nisan’da Özbek kökenli IŞİD komutanı Kari Hikmetullah, ABD’nin Faryab’ın Bilçirag ilçesinde düzenlediği hava saldırısı sonucu korumasıyla beraber öldürüldü. Hikmetullah ayrıca Özbekistan İslami Hareketi örgütüne de mensuptu.
Hikmetullah’ın yerine Özbek kökenli Mevlevi Habib-ul Rahman’ın geçirildi. Rahman’ın önceden Taliban ve Afgan hükümeti ile bağları olduğu söyleniyor.
Geçmişte IŞİD içinden öldürülen 4 önemli kişi vardır:

Hafız Said Han
Eskiden Pakistan Taliban’ına bağlı IŞİD’in ilk lideri Han, Nangarhar’ın Açin ilçesinde 26 Temmuz 2016’da öldürüldü.

Abdul Hasib
Han’ın ardından IŞİD’in lideri olan Hasib, ABD ve Afgan güçleri tarafından ortak hazırlanan baskın sonucunda 27 Nisan 2017’de öldürüldü. Çatışma esnasında 2 Amerikan askeri hayatını kaybetti.

Ebu Seyid
Seyid, Kunar ilinde ABD’nin hava saldırısı sonucu 11 Temmuz 2017’de öldürüldü.

Abdul Rahman
IŞİD lideri, müftüsü ve şura üyesi olan Rahman, ABD’nin hava saldırısı sonucu 10 Ağustos 2017’de öldürüldü.

Taliban Kunduz’da 100’e Yakın Okulu Kapattı
Taliban, Kunduz’daki okulların %70’ini kapattı. Kunduz’daki yetkililer 507 okuldan 350 ile 450 arasında okulun kapandığını belirtti. Bu yaklaşık 200,000 öğrencinin eğitiminden mahrum kaldığı anlamına gelmektedir.
Bu konu üzerine Taliban sözcüsü Zabihullah Mücahid, şehirdeki güvenlik sıkıntısını vurgulayarak şehirlerdeki öğretmenlerin güvenlik meselelerinden dolayı bankalara gidemediğini söyledi. Bununla ilgili bazı gerçekler olsa da, Taliban’ın öğretmenlerden vergi toplamaya çalışması daha muhtemeldir çünkü öğretmenlerin nakit olarak ödenmesi Taliban’ın daha çok işine gelecektir.
Kunduz’da Taliban daha çok baskındır, baskın olduğu 7 ilçenin 5 tanesi; Çahar Dara, Arçi, Hanabad, Kaley-i-Zal ve İmam Sahib’dir. Geri kalan, Kunduz ve Aliabad ise belirsizdir.

Başbakan Binali Yıldırım Afganistan’da

8 Nisan’da Afganistan’ın başkenti Kabil’de gerçekleştirdiği ziyarette Yıldırım, İcra Kurulu Başkanı Abdullah Abdullah’la görüştü.
Yıldırım, son dönemde Türkiye’ye gelen Afganların sayısındaki artış hakkında “Yasal yollardan gelenlerin başımızın üzerinde yeri var,” derken yasal olmayan göçün, Irak ve Suriye’den de göç alan Türkiye için sıkıntı oluşturduğunu söyledi.
Açıklamasında “Bir sene içerisinde 150 bine yakın yasa dışı göç olayıyla karşı karşıya kaldık. Bunlarla ilgili bir büyük sorun da bunlar arasında terör grupları da olabiliyor. Dolayısıyla bunlar ayrıca bir güvenlik tedbiri de oluşturabiliyor. Bu konuda İçişleri bakanlıklarımız gayet verimli bir çalışma yapıyor,” diyerek son zamanlarda hem Türk hem de Afgan medyasında yer tutan mülteci meselesi hakkında cevaplanmayan soruları cevapladı.
İki ülke arasındaki işbirliğine de değinerek, “Mayıs ayında ülkemizde yapılması planlanan karma ekonomik komisyon toplantısının ülkelerimiz arasındaki ticari, ekonomik ve karşılıklı yatırım konularının çok daha ileri hedeflere taşınması için ciddi bir fırsat olacağını düşünüyorum,” diye konuştu.
Son rakamlara göre 1,023 Afgan mülteci belgesiz şekilde yasa dışı yollarla Türkiye’ye giriş sağlamıştı. Türk Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanlığı 938 mültecinin yasa dışı yollarla ülkeye giriş sağlamaya çalışırken yakalandığını belirtti. Mülteciler çoğunlukla Afganistan ve Pakistan’dan geliyor.
Yaşanan akınların önlenmesi amacıyla gerekli idari kararlar ve parmak izi kayıtları alınarak işlemleri tamamlanan ve seyahat belgeleri temin edilen belgesiz 6,846 Afgan göçmenin Erzurum, Ağrı ve İzmir’den Kabil’e düzenlenen 9 sefere ek olarak tarifeli uçuşlarla ülkelerine dönüşleri sağlandı.
Türk halkının kafasında soru işareti yaratan fakat cevabını medyada bulamadıkları soru ise bu mültecilerin neden buraya geldiği. Medyada IŞİD ile alakalı yorum yapılsada, sahayı takip eden biri olarak IŞİD’in Afganistan’da ciddi bir etkisinin “şuanlık” bulunmadığını söylemeliyim. IŞİD’in sahada canlı bomba saldırıları yapmak ve sürekli propaganda videoları ve fotoğraflarında uyuşturucuları toplu şekilde yakması haricinde askeri anlamda sesi bile çıkmamaktadır. Sadece yoğun olarak Nangarhar ve Cüzcan bölgesindedir.
Şahsımca durum bundan ziyade birincil ve baskın neden olarak, bahar sezonunun da gelmesiyle halkın yaşam şartlarının zora girmesidir. Okulların ve yolların kapatılması ve bölgede insanların ana ihtiyaçlarından yoksun bırakacak durumların yaşanmasıdır. Bu sadece bu sene olmuyor, geçen sene sahada aynı durum yaşanmıştı. Çatışmalardan ötürü bölgelere hiçbir gıda maddesi girememiş, bölgedeki Afganlar bu konuda uyarmıştı. Aynı durum bu sene de mutlaka yaşanacaktır.
İkincil ve ufak etkisi olan olasılık ise, canlı bomba saldırıları çok fazla olmasıdır. Taliban’ın yanında özelliklle IŞİD etkeni ortaya çıkabilir, çünkü sahada kendilerini özellikle belirlenmiş bir hedef olarak gören Şii Hazara etkeni vardır. IŞİD her zaman olduğu gibi özellikle Şiilere ait cami veya toplandıkları her alanda saldırı yapmayı planlamaktadır. Göçmenlerin kimliklerini bilmememle beraber, bu etkeni az olan kategoriye soktum. Eğer ki, göçmenler Şii Hazara ağırlığında ise bu da büyük bir olasılık olacaktır.


ASKERİ RAPOR/ Savaş Sezonu Kapsamında Sahada Yaşanan Gelişmeler

  • 10 Nisan/ Operasyonlarda 45 Muhalif Arasında Taliban’ın Vali Yardımcısı da Öldürüldü
    Savunma Bakanlığı sözcüsü General Muhammed Radmaniş Kandehar’ın Şah Vali Kot ilçesinde 13 militanın öldüğünü, vali yardımcısının ise Uruzgan’da 6 militanla beraber öldürüldüğünü belirtti.
    Diğer 6 militan ise Helmend’in Nad Ali ilçesinde, Gerişk ilçesinde ise mayın eken militanların patlamada öldürüldüğünü söyledi.
    Paktia’nın Zurmat ilçesinde 6, Ferah’ın Bala Buluk ilçesinde 4, Zabul’un Şah Coy ilçesinde 3 ve diğer 4 militanın ise Faryab’ın Kohistan ilçesinde öldürüldüğünü de ekledi.
  • 12 Nisan/ Operasyonlarda 35 Militan Öldürüldü
    Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, operasyonlar; Nangarhar, Kunar, Kapisa, Gazni, Logar, Paktika, Kandehar, Uruzgan, Zabul, Faryab, Ferah, Kunduz ve Helmen illerinde gerçekleştirildi.
    10 militan Ferah’ta ve 8 militan ise Paktika’nın Omna ilçesinde öldürüldü.
    6 militan Kapisa’da, 6 tanesi Kandehar’ın Nad Ali ilçesinde ve diğer 3 tanesi Uruzgan’da öldürüldü.+6
    2 IŞİD militanı Nangarhar’ın Çaparhar ilçesinde öldürüldü.
    Açıklamaya göre, hava güçleri tarafından desteklenen operasyonda birkaç sığınak imha edildi. Aynı zamanda silahların da ele geçirildiği bilgisi de eklendi.
  • 12 Nisan/ Gazne Valisi Taliban’ın Saldırısında Hayatını Kaybetti
    Gazni’nin güvenlik başkanı bölge valisi dahil 14 kişi Taliban’ın saldırısında hayatını kaybettiğini belirtti.
    Taliban, saldırı sonrası Havaca Umari ilçesinin bazı yerlerinin kontrolünü ele geçirdiğini belirtti, fakat hükümet yetkilileri bunu reddetti.
    Taliban sözcüsü Zabihullah Mücahid Havaca Umari ilçesinin bazı yerlerinin kontrolünün ve polis merkezlerinin de ele geçirildiğini belirtti. Ek olarak, Afgan güvenlik güçlerinden 20 kişinin de öldürüldüğünü iddia etti.
  • 12 Nisan/ Havaca Umari İlçesinin Kontrolü Hükümet Güçleri Tarafından Geri Alındı
  • 13 Nisan/ Afgan Güçlerinden 11 Kişi Taliban’ın Saldırısında Hayatını Kaybetti
    Taliban, Herat’ın Şindand ilçesine gece saldırısı düzenledi, saldırı sonucu 11 kişi hayatını kaybetti.
    Taliban sözcüsü Zabihullah Mücahid, Afgan güçlerinden 20’den fazla kişinin öldürüldüğü iddia etti ve 4 askeri aracı da ele geçirildiğini de ekledi.
  • 14 Nisan/ Beğlan’da Ağır Çatışmalar Yaşandı
    Taliban Beğlan’daki kontrol noktasına saldırı gerçekleştirdi ve Kabil-Beğlan trafik yolunu kapattı. Olay sonrasında bölgedeki yerel kaynaklar trafik yolunun tekrardan geri açıldığını fakat çatışmaların devam ettiğini ileri sürdü.
    Ayrıca, Taliban önceki gece bölgedeki Tacikistan ve Özbekistandan elektrik alımını sağlayan direkleri imha ederek Kabil’in tamamını elektriksiz bıraktı.
    Taliban bu konu üzerine, sadece hükümetin kontrolündeki alanların elektriklerini kestiklerini söyledi.
  • 14 Nisan/ Kabil-Mezar-ı Şerif Karayolu Geri Açıldı
  • 15 Nisan/ Pakistan Güçleri ve Host Yerlileri Arasında Çatışma Yaşandı
    Host’un polis şefi Abdul Hanan, Pakistan’a sınır olan Host’un Jaji Meydan ilçesinde yaşanan çatışmada 1 sivilin ve 2 Pakistanlı askerin hayatını kaybettiği belirtti.
    Medyada çatışmanın neden çıktığı hakkında yer almasa da uzun zamandır Pakistan, Afganistan’ın sınırı olduğu bölgelerde başta Kunar olmak üzere saldırı düzenlemekteydi.
    Vali sözcüsü Gani Samim, Pakistan güçlerinin bir hafta içerisinde 1,500 roket attığını ifade etti.
  • 16 Nisan/ Pakistan ve Afgan Güçleri Arasında Çatışmalar Yaşandı
    Paktiya’nın Dand Wa Patan ilçesinde Pakistan ve Afgan güçleri arasında çatışmalar yaşandı, iki taraf da ağır silahlar kullandı.
    Bölgedeki güvenlik güçlerinin yaptığı açıklamada “Afgan ve yabancı güçler Taliban’ın Durand Hattı’na yakın olan geçiş rotasını kapamak için çalışıyordu fakat Pakistan güçleri, Afgan güvenlik güçlerine bombardıman yapmaya başladı,” ifadeleri yer aldı.
    Afgan medyasına göre çatışmalar, Pakistan askerleri Afgan kontrol noktasını kontrol altına almaya çalışırken başladı. Bölge sakinleri bölgeye güvenlik güçleri gelene kadar karşılık verdi.
    Çatışmada 3 Pakistan askeri ve 2 Afgan sivil hayatını kaybetti.
  • 17 Nisan/ Afgan Güçleri Taliban’ın İkmal Yolunu Kapattı
    Yetkililer, Paktiya’nın Dand Wa Patan ilçesinde Afgan güçleri tarafından gerçekleştirilen operasyonlarda Taliban’dan temizlendiğini belirtti.
    Afgan komutan, “Bu alan önemliydi çünkü Taliban burayı ikmal yolu olarak ve Afganistan ve Pakistan arasındaki hareketleri için kullanıyordu. Bu bölgeden diğer illere operasyonlar yürütüyordu. Bunun Afgan hükümeti için büyük önemi var. Dün gece orada bir operasyon gerçekleştirdik ve alanı Taliban’dan tamamen temizledik,” dedi.
  • 21 Nisan/ ANDSF Operasyonlarında 21 Taliban Militanı Öldürüldü
    Operasyon esnasında, aralarında komutan olmak üzere 21 Taliban militanı öldürüldü. Savunma Bakanlığı ölen komutanın Molla Celil olduğunu ve Faryab’da öldürüldüğünü belirtti.
    Operasyonun; Nangarhar, Kapisa, Host, Logar, Paktiya, Uruzgan, Faryab, Cüzcan, Belh ve Helmend bölgelerinde gerçekleştirildiği söylendi.
    Militanlara ait ekipmanlar ve silahların da Afgan güçler tarafından ele geçirildiği de eklendi.

  • 22 Nisan/ Kabil’de Patlama Gerçekleşti
    Kabil’de seçim merkezine yapılan canlı bomba saldırısında en az 57 kişi hayatını kaybetti ve 119 kişi yaralandı.
    Büyük patlama şehir genelinde yankılanarak, Şii Hazaraların yaşadığı yerde pencereleri parçaladı. Bu olay sonrasında ölüler arasında 5 çocuk olduğunu söyledi.
    Saldırıyı IŞİD üstlendi.
  • 23 Nisan/ Afgan Hava Güçleri IŞİD’in Sığınak ve Tünellerini Vurdu
    Eyalet polis komutanlığı açıklamasında, IŞİD’in sığınak, tünel ve diğer önemli yerlerin, Nangarhar’da hava ve topçu saldırılarının ağır bombardımanına uğradığını söyledi.
    Bombardımanların, Haska Meyna ilçesinde yer alan Gorgori civarında gerçekleştirildiğini de eklendi.
    Ayrıca, hava saldırısı sırasında 9 tünel, 6 sığınak ve bazı hafif ve ağır silahların yanı sıra bazı mühimmatların da imha edildiği belirtildi.
    Polisin açıklamalarına göre, saldırılar sonunca 17 IŞİD militanı öldürüldü.
  • 24 Nisan/ 20 Taliban ve el-Kaide Militanı Öldürüldü
    Afgan istihbaratı, bir diğer adıyla Ulusal Güvenlik Müdürlüğü (NDS) Nangarhar’ın Hugyani bölgesinin Zavi ilçesinde gerçekleştirilen operasyonlar sonucu en az 20 Taliban ve el-Kaide militanının öldürüldüğünü belirtti.
    Açıklamada, operasyon sırasında grubun iki komutanı da dahil olmak üzere 18 Taliban militanının öldürüldüğü ve üç şüphelinin tutuklandığı belirtildi.
    Şirzad ilçesinde yapılan hava saldırılarında da en az 2 el-Kaide militanı öldürüldü.
    Hugyani ilçesinde Taliban’ın birkaç aracı, patlayıcıların, mühimmatı, intihar bombalama yeleklerinin ve havan mermilerine el konulduğunu söylendi.
  • 24 Nisan/ Bagdis Taliban Tarafından Ele Geçirildi, Polisler Reddetti
    Taliban Bagdis’in Kadis ilçesindeki bazı yerlerin ele geçirildiğini duyurdu fakat yerel polis bu iddiayı reddetti.
    İl meclis üyesinin yaptığı açıklamaya göre Golçin bölgesi kuşatıldı. Çatışmada 3 güvenlik personeli hayatını kaybetti.
    Bölge İdare Yöneticisi Mirza Ali, güvenlik güçlerinin taktiksel olarak çekildiğini belirtti.
    Başka bir kaynak ise, Karçigi bölgesine de saldırıldığını ifade etti.
    Polis şefi Muhammed Hanzala, bölgenin düştüğünü doğruladı fakat sonrasında bölgenin geri alındığını söyledi.
    Yerel kaynaklara göre, Kala-i Nev ve Kadis bölgelerinde çatışma esnasında Langar bölgesi militanların eline geçti. 23 güvenlik personeli hayatını kaybetti ve 12 militan öldü.

  • 25 Nisan/ Taliban Bahar Operasyonlarını “el-Hendek Cihad Operasyonları” Adıyla İlan Etti Taliban, operasyonunu duyurmasının ardından ABD’nin Kabil’deki Bagram Hava Üssü’ne saldırı gerçekleştirdiğini iddia etti.

25 Nisan/ Kabil’de Patlama Gerçekleşti 

Kabil’in ikinci polis bölgesinde meydana gelen patlamada, polis güçlerinin yakınlarındaki patlayıcı cihaz patlatıldı.

Görgü tanıklarına göre 2 polis hayatını kaybetti.

  • 26 Nisan/ Toplam 22 Afgan Polis ve Askeri Taliban Saldırısında Hayatını Kaybetti Yetkililere göre, Faryab’da 9 polis hayatını kaybetti ve Kunduz’un Arçi bölgesinde de 13 asker hayatını kaybetti. Saldırı her zaman olduğu gibi yine gece vakti yapıldı.
  • 26 Nisan/Taliban Parvan’da Güvenlik Noktasına Saldırdı Güvenlik yetkililerine göre, Taliban Parvan’da 3 ayrı ilçede 3 güvenlik noktasına saldırdı. Şiya Gird, Şihvari ve Şeyh Ali ilçelerinde birkaç saat çatışma yaşandıktan sonra Taliban’ın çekildiği belirtildi. 2 militanın öldürüldüğü söylendi.
  • 26 Nisan/ 9 Afgan Askeri Taliban Saldırısında Hayatını Kaybetti Yerel yetkililere göre, Faryab’da Taliban saldırısı sonucu en az 9 Afgan güvenlik güçleri hayatını kaybetti. Ayrıca, Faryab’ın Almar ilçesinin Çagatak köyünde güvenlik noktalarına saldırı düzenledi. 8 saat süren çatışmalarda, 11 Taliban militanı ve bir komutanı ise öldürüldü.
  • 26 Nisan/ Taliban ve el-Kaide Militanları Öldürüldü El Kaide ve diğer Taliban militanlarını içeren hükümet karşıtı silahlı militanlar da, ayrı operasyonlarda ve Nangarhar’da ağır kayıplar verdiler. Hükümet kaynakları, Afgan istihbaratının Nangarhar’ın Şirzad ilçesinde gece operasyonu yaptığını ve 6 el-Kaide militanın öldüğünü belirtti. 2 Taliban militanının tutuklandığı, cephane silah ve 2 motorsikletin imha edildiği bildirildi. Lal Pur ve Ghani Khel ilçelerinde de çatışmalar çıktı. En az 2 militan Lal Pur’da öldürüldü.
  • 28 Nisan/ Helmend’te Patlama Gerçekleşti Helmend’in Nad Ali ilçesinde bombalı araçla gerçekleştirilen saldırı sonucu 4 asker ve bir sivil hayatını kaybetti. Fakat diğer güvenlik güçlerinin açıklamalara göre, 5 sivil 7 asker hayatını kaybetti.
  • 28 Nisan/ 6 Militan ve Bir Bomba Yapım Uzmanı Öldürüldü Bir bomba yapım uzmanı da dahil olmak üzere 6 Taliban militanı, Nangarhar’ın Hugyani ilçesinde istihbarat yetkilileri tarafından gece operasyonlarında öldürüldü. Operasyon Advar bölgesinde yapıldı.
  • 28 Nisan/ Kunduz’a Yönelik Saldırı Bastırıldı Kunduz’un Kaley-i Zal ilçesinin kontrolünü ele geçirmek için saldıran Taliban’ın girişimine Afgan Özel Kuvvetleri ve Hava Kuvvetleri müdahale etti. Taliban 3 bölgeye saldırı düzenledi. Afgan güçleri tarafından herhangi bir kayıp verilmedi, 9 Taliban militanı öldü.
  • 28 Nisan/ ABD’nin Hava Saldırılarında 35 Taliban Militanı Öldürüldü Afgan ordusundan yapılan resmi açıklamaya göre, Belh’in Çahar Bulak ilçesinde ABD’nin hava saldırıları sonucunda 35 Taliban militanı öldürüldü. Komando birliklerinin yaptığı operasyon sonucu bölge temizlendi.
  • 29 Nisan/ ABD’nin Hava Saldırıları Sonucu 15 IŞİD Militanı Öldürüldü Afgan ordusundan yapılan açıklamaya göre, 15 IŞİD militanının öldürüldüğü ABD’nin hava saldırısı Nangarhar’ın Haska Meyna ilçesinde gerçekleştirildi. Aynı zamanda, Afgan güçleri ve Taliban militanları arasında Kunar’ın Vata Pur ilçesinde çatışmalar gerçekleşti. Çatışmalar esnasında en az 3 militan öldürüldü.
  • 29 Nisan/ Taliban’ın Yerel Liderlerinden Ömer ve 15 Militan Öldürüldü Gazne’nin Hugyani ilçesinde Afgan ordusunun operasyonları sırasında yerel liderlerinden Ömer olarak tanımlanan ve en az 15 Taliban militanı öldürüldü.
  • 29 Nisan/ Celalabad’ta Patlama Gerçekleşti İl valisi sözcüsü Attaullah Hugyani Nangarhar’ın Celalabad ilçesinde gerçekleşen patlamanın motorsiklet aracılığı ile gerçekleştirildiğini bildirdi. Seçim merkezine yakın yerde gerçekleştirilen saldırıda en az 6 sivil yaralandı. Görgü tanıkları ise 13 kişinin yaralandığını belirtti. Yapılan saldırıyı IŞİD üstlendi.
  • 29 Nisan/ Güvenlik Yetkilileri Canlı Bombadan Yaralanmadan Kurtuldular Güvenlik yetkilileri, Zabul’da gerçekleştirilen saldırıdan kayıp vermeden kurtuldular ancak 2 koruma yaralandı. Canlı bombanın bölgeye bisikletle girerek kendini patlattığı belirtildi.
  • 30 Nisan/ Kabil’de Çifte Patlama Gerçekleşti Afganistan Sağlık Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, Afganistan’ın başkenti Kabil’de meydana gelen çifte patlamada 29 kişinin hayatını kaybettiği, 49 kişinin yaralandığı bildirildi. İlk canlı bomba kendini Şaş Darak bölgesinde motorsikletle patlattı. İkincisi ise gazeteci ve polisleri öldüren canlı bombaydı. Saldırıyı IŞİD üstlendi.Saldırıda ölen 9 gazeteci ve basın kuruluşları;Mahram Durani – Azadi, Ebadullah Hananzai – Azadi, Yar Mohd Tokhi – TOLO News, Ghazi Rasooli – 1TV, Nowroz Ali Rajabi– 1TV, Shah Marai – AFP, Saleem Talash – Mashal TV, Ali Saleemi – Mashal TV, Sabawoon Kakar – Azad
  • 30 Nisan/ ABD Askeri Hayatını Kaybetti 

ABD’den gelen resmi açıklamaya göre Afganistan’daki çatışma esnasında bir asker hayatını kaybetti ve bir asker de yaralandı.

NOT 1: Afganistan’da başkanlık seçimleri yaklaşıyor ve terör grupları özellikle seçim merkezlerini hedef almakta ısrar ediyor. Bu ay içerinde toplam 6 kez seçim merkezlerine yönelik saldırı/ kaçırılma olayları gerçekleşti.

NOT 2: Bu olaylar esnasında Taliban ve IŞİD, medya grupları aracılığıyla aralarında güç gösterisi yapıp ve militanlarının fotoğraflarını yayımladılar. IŞİD fazla gelişmiş durmasa da, makalenin en başında Taliban’ı anlatırken aklınızda kalanlarla beraber şimdi göreceğiniz resimlerle beraber durumun ciddiyetinin tamamen anlaşılacağını düşünüyorum.

-IŞİD-

-TALİBAN-

Pakistan- Rusya İlişkileri

Pakistan Savunma Bakanı Hurram Dastgir Han Moskova ve İslamabad’ın Rus teçhizatları üzerine görüşmeler yaptığını belirtti. Görüşmelerde, Su-35 jet ve T-90 tanklarının alımı konusu yoğunluk göstermekte.

Han röportajında “Hava savunma sistemi ilgilendiğimiz farklı bir silah türüdür. Rus silah teknolojisinin çeşililiği ile ilgileniyoruz. [Hava savunma sistemlerinde] görüşmelerde bulunuyoruz ve müzakereleri tamamladıktan sonra bunları açıklayabileceğiz,” dedi.

T-90 tankları ile alakalı ise “T-90 tankları ile ilgileniyoruz ve tek seferlik bir satın alma olmayacak ama uzun vadeli olacak,” diyerek konuya açıklık getirdi.

Afganistan’ın Pakistan için stratejik önemine vurgu yapan Han “Afganistan’ın egemenliğine saygı duyuyoruz. Afganistan’da istikrar, Pakistan’ın kendi refah geleceğini, Rusya pazarına kara yolu ile erişebilmesini sağlamak için önemlidir. Demokratik ve istikrarlı bir Afganistan, hem Rusya’nın hem de Pakistan’ın çıkarınadır,” dedi.

Ayrıca, Afganistan sahasında da Pakistan- Rusya ortaklığının olduğunu dile getirmek gerekir. ABD’nin iki düşman ülkesi, Afganistan sahasını ABD’ye karşı kullanmak için stratejik önemde görüyor. Özellikle IŞİD ile mücadele vurgusu yaparak ABD’ye gönderme yapmaktalar. Çünkü ABD bazen direkt olarak bazen ise dolaylı yoldan bu iki ülkenin Taliban’a destek verdiğini belirtiyor ve özellikle Rusya, ABD’nin Taliban’a karşı IŞİD’i kullandığı iması ile sahada Taliban ile ortaklığı meşrulaştırmaya çalışıyor.

Rusya, Taliban desteği suçlamalarını “barış görüşmesi altında”, “müzakereler aracılığı ile”, vb. cümlelerle karşılık vererek destek olsa dahi bunun onları silahlandırarak sahaya sürmek değil, Afgan hükümeti ile barış müzakereleri çerçevesinde görüşmelerine ikna etme amaçlı olduğunu ifade ediyor.

Anlaşılacağı üzere, yakın dönemlerde gündemden düşmeyen barış görüşmesi meselesi Rusya için oldukça avantaj yaratıyor. Çünkü Rusya, müzakere için en uygun ülkenin en yakın müttefiği olmasıyla beraber, bu konuda aynı fikirde olan İran ve Çin’i de alarak yerini sağlamlaştırıyor.

Bundan dolayı da bu konu üzerinde öne çıkan ikili, hem barış müzakeleri konusunda ön planda olabiliyor hem de ABD üzerinde rahatça baskı sağlayabiliyor.

Aslında size durumu bir örnekle özetlemem gerekirse, ABD’nin Ortadoğu’da sürekli kullandığı ve artık kalıplaşmış bir laf olan “IŞİD ile mücadele” vurgusu Afganistan sahasında tamamen zıtlık göstermekte.

Sınırda Gövde Gösterileri: Pakistan Babür Füzesini Test Etti- Hindistan Tatbikat Yaptı

İkinci testi gerçekleştirilen 450 kilometre menzile sahip Babür seyir füzesi (SLCM) denizaltından atıldı. Yapılan açıklamada “Su altında hareketli bir platformdan fırlatıldığı, yüksek hassasiyetle belirlenen hedefini vurduğu ve beklenen tüm parametreleri karşıladığı,” belirtildi. Füzenin ilk denemesi 2017 yılında yapılmıştı.

Pakistan, yetkisiz veya yanlışlıkla fırlatılmasını önlemek için denizaltı gemilerinde kullanacağı kullanım kontrollerini onaylamadı. Pakistan kara ve hava kuvvetleri için, izinsiz nükleer lansmanları önlemek için bir takım prosedür ve fiziksel kısıtlama kullamakta.

Bu gelişmenin ardından Hindistan’ın en büyük tatbikatlarından birini gerçekleştirdi. Mücadeleye hazır olup olmadığının tespiti için kuvvet, muharebe, taşıma ve döner kanatlı uçaklarla 11.000’in üzerinde sorti gerçekleştirildi.

Bu tatbikatın önemi vurgulayan üst düzey bir IAF yetkilisi “Yeniden dengeleme ve yeniden yerleştirmenin amacının, bir cephede düşmanı hızla yerle bir etmesi ve olası iki savaş senaryosunda 48 saat içinde başka bir sektördeki varlıkları yeniden donatmak olduğunu,” söyledi.

Muharebe tatbikatı, Çin’in Hindistan sınırındaki iddiasını artırarak ve Pakistan’ın Cemmu ve Keşmir’deki kontrol hattı boyunca çatışmalarını sürdürdüğü bir zamanda gerçekleştirildi.

Ayrıca tatbikatın; çöl, ladakh gibi yüksek rakımlı alanları ve denizcilik alanı dahil olmak üzere tüm arazileri kapsıyordu ve neredeyse tüm olası savaş senaryoları doğru zaman olduğu söylenmekte.

Sahada gözlemlenen en belirgin şey, tarafların hiçbir zaman güçlerinden memnun olmaması ve hiç bitmeyen bir üstünlük çabalarının olması. Bir taraf kendini daha ileri kademede geliştirdiğinde karşı tarafta endişeler olsa dahi bunun kendi hakkı olduğunu savunuyor (ki bu da haksız bir neden değildir) ve bunun üzerine öbür taraf ise kendisini başta savunma ve saldırma amaçlı olmak üzere sürekli geliştirmeye çalışıyor.

Burada sorun tarafların kendilerini geliştirirken düşündükleri ilk şey düşmanları. İşte bu yüzden Pakistan veya Hindistan test veya tatbikatlar yaptığında bu medyada gelişmeden ziyade tehdit olarak yorumlanıyor. Bundan dolayı taraflar sürekli birbirlerine suçlayıcı mesajlar yolluyor.

Pakistan- Türkiye İlişkileri

Pakistan’ın Ankara Büyükelçisi Muhammed Sirus Seccad Gazi, iki ülkenin dostluğuna vurgu yaptı. İki ülkenin askeri iş birliği çerçevesinde de tedarik, alışveriş, araştırma ve geliştirme yaptığını bildiren Gazi, Türkiye ve Pakistan arasında askeri yetkililerin de düzenli ziyarette bulunduğunu ifade etti.

Çeşitli savunma projeleri üzerinde iş birliği yapıldığını anımsatan Gazi, Pakistan donanmasının en büyük ikmal gemisinin Türkiye’de yapıldığını anlattı. Türkiye’nin de Pakistan’dan 52 başlangıç eğitim uçağı aldığını hatırlatan Gazi, Pakistan’ın ise Türkiye’den savaş gemisi temin edeceğini belirtti.

Açıklamasında “Türkiye ile Pakistan arasındaki askeri iş birliğinin sınırı yok. Türkiye’nin etkileyici ve çok gelişmiş savunma üretim sektörü var. Pakistan’ın savunma üretim sektörü de aynı şekilde çok gelişmiş. İki ülke bu minvalde birbirlerine yardımcı olabilir, doğrudan satışlarla ihtiyaçlarını karşılayabilir, yeni ürünler üzerinde iş birliği geliştirebilir. Ayrıca ürünlerin geliştirilmesi ve iyileştirilmesi konusunda da beraber çalışabilirler,” dedi.

“Türk yatırımları, giderek büyüyen ilişkilerimizin kuvvetli göstergesi. Türk iş adamlarının Pakistan’a yatırım yapmak ve kar elde etmek için daha fazla fırsat yakalamasını umut ediyoruz. Bu arada Pakistan, tarihi olarak da bölgedeki en yatırımcı dostu ülkelerden biri. Sermayenin tamamının geri dönüşüne izin veriyoruz. Bölgedeki en teferruatsız yatırım prosedürü Pakistan’da. Pakistan’da yatırım yapmak isteyenlere çok fazla şart koşmuyoruz. Pakistan’da mükemmel şekilde çalışan birçok Avrupa ve ABD şirketi bulunuyor. Bu yüzden daha fazla Türk şirketinin de yatırım yapma fırsatının olmasını istiyoruz,” ifadelerini kullandı.

Pakistan- Türkiye- İran Ortalığı

İran Yol ve Kentsel Kalkınma Bakanı Abbas Akhouindi, İran’ın Türkiye ve Pakistanla beraber yeni bir transit koridor kuracağını duyurdu.

İran ile Pakistan arasında çeşitli alanlarda işbirliği yapıldığını ifade eden Akhoundi, “İki ülke kara, hava, deniz ve demiryolu alanlarında adil ilişkiler kurduklarından beri iki ülkenin sorumlu yetkilileri bu alanlardaki karşılıklı ilişkileri genişletmek ve geliştirmekle ilgileniyor. Bu konuda yapılan koordinasyon ile İran, Pakistan ve Türkiye üç taraflı bir transit hattını başlatmaya karar verdi,” dedi.

Bakan Akhoundi, “Pakistan, Lahor, Ketta ve İslamabad kentlerinde iyi havalimanlarına ev sahipliği yapıyor ve Pakistan’ın dini ve kültürel turistlerinin İran İslam Cumhuriyeti’ne gitmesi için çok fazla kapasite ve potansiyel var. Dahası İran ve Pakistan arasında bölgesel uçuşun tekrar başlatılması gerektiği, böylece Pakistanlı yolcuların Çabahar, Zahidan, İranşehr ve Zabul’a rahatça gidebilecekleri konusunda anlaşmaya varıldı,” açıklamasında bulundu.

Çin ve Hindistan’ın Sıfır Toplamlı Oyunu

Geçmişten bugüne kadar aralarında gerimlilerin eksik olmadığı iki ülke şuan yakınlaşmak için çabalamakta. Bu ay taraflar ilişkileri pekiştirmek istediklerini vurguladılar. 27-28 Nisan’da ise aralarında görüşmeler gerçekleşti. Ayrıca Narenda Modi, Haziran ayında Çin ve Rusya tarafından düzenlenecek Şangay İşbirliği Organizasyonu (SCO) için Pekin’e ziyaret gerçekleştirecek.

27 Nisan’da Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Hindistan Başbakanı Narenda Modi ile beraber katıldıkları zirvede işbirliğinin gelişimi için hızlandırılması gerektiği çağrısında bulundu. Açıklamasında “İki büyük ülkemizden büyük işbirliği yürütmek dünya çapında etki yaratabilir,” ifadelerine yer verdi.

Peki, taraflar arasındaki tehditler ve avantajlar neler? Onları yakınlaştıran etkenler neler? Önceden bunun sinyalleri verilmiş miydi?

Öncelikle Çin’in Güney Asya’yı hakimiyeti altına almak isteğini vurgulamakta fayda var. Çin denizdeki varlığını ekonomik çıkarlarına göre dizayn etmişti. 2000’lerin başında başlayan yükseliş birincil enerji ikmali için Malakka Boğazı’nı ana yol olarak, Güney Asya üzerinde ABD’ye baskı kurmak için kullanmıştı. En önemli proje ve koridorlardan üçü ise:

1-) Çin- Pakistan Ekonomik Koridoru

2-) Tek Kuşak Tek Yol Projesi

3-) Bangledeş, Çin, Hindistan, Myanmar Ekonomik Koridoru

Hindistan doğal olarak bulunduğu coğrafyada yükselen Çin’den ötürü endişe duymakta. Hintlilerin rahatsız olduğu konulardan birincisi, Hindistan’ın en çok rahatsız olduğu ve egemenliğini ihlal ettiğini düşündüğü proje olan Tek Kuşak Tek Yol projesi. İkincisi ise, Çin Hindistan’ın Nükleer Tedarikçiler Grubu’na (NSG) girişini hoş karşılamamakla beraber engellemeye çalışıyor.

Çin, ekonomik ve stratejik çıkarlara uyum sağlamak için Hint Okyanusu’nda bir deniz varlığı oluşturuyor. Ülkenin ilk denizaşırı askeri üssü Cibuti’de inşa edilirken, Çin deniz kuvvetlerinin büyüklüğünü askerleri bölgeye konuşlandırmakla beraber 100.000’e kadar çıkarıyor. Aynı zamanda Pakistan’daki Gvadar limanında bir deniz mevcudiyeti de bulunmakta.

Bunlara ek olarak, Çin’in Hindistan’ın en büyük düşmanlarından biri olan Pakistan’ı güçlendirmesi ve Afganistan’daki dengeyi kendi lehine çevirmeye çalışması da Hindistan için var olan sorunlardan bir kaçıdır.

Çin düşmanı Hindistan’a tehdit oluştururken, Hindistan da pek farklı değil. Aslında Çin için birincil olan tehdit, direkt olarak değil fakat dolaylı yoldan Hindistan’ı bağlıyor. Bu tehdit Amerika. Çin, Güney Asya’da Amerika tarafından kuşatılma korkusu içerisinde. Bunlardan en önemli olan iki tanesi ise:

1-) Hindistan- ABD ilişkileri

2-) Güney Çin Denizi’ndeki ABD varlığı

Özellikle Hindistan ve ABD arasındaki ortaklığının savunma sanayi alanında ön plana çıkması, durumu Çin için daha kaygı verici bir hale sokuyor. Çinli uzmanlar, Hintlilerle olası bir çatışma esnasında bu durumun büyük bir tehlike yaratabileceği vurgulanıyorlar.

Aryıca, Hindistan Çin’le ilişkileri iyi olan; Sri Lanka, Nepal ve Bangledeş gibi ülkeleri Çin’le ortaklıklarını bozmak için baskı yaratabilme kapasitesine sahiptir.

En önemlisi ise Hindistan’ın Japonya, Avusturalya ve ABD ile olan ortaklığı ile en büyük tehdidini Çin’e karşı oluşturmakta.

Konuyu özelden genele çekmeye başlayalım. Burada tarafların sahada düşmanları tarafından “etrafının sarıldığı” hissi ortaktır. İki ülke arasındaki olası bir ortaklık ise, bunları karşılıklı şekilde eleyecektir. Bir diğer şekilde, Çin Hindistan’a tehdit olabilecek adımlardan kaçınacak ve Hindistan da Çin’in en büyük düşmanı ABD ile olan ilişkilerine mesafe koyacak. İşte böylece karşımızda bir “denge durumu” oluşuyor.

Hindistan- Rusya Anlaşmazlığı

Hint Hava Kuvvetleri’nin bugüne kadar en istekli olduğu ve tartışma yaratan anlaşması olan Rus savunma programlarından geri çekildiği bildirildi. Açıklamalarda ise bunun taraflar arasındaki anlaşmazlıklardan ötürü gerçekleştiği ifade edildi.

Ulusal Güvenlik Danışmanı Ajit Doval ve Savunma Sekreteri Sanjay Mitra da dahil olmak üzere Hintli yetkililer, bu ay Hindistan hükümetinin gizli bir savaş uçağı geliştirmek için 11 yıllık işbirlikçi programından çekildiğini belirttiler.

Bir başka çekişme noktası da, yeni savaş uçağını gelecekte Rus desteği olmadan geliştirme yeteneğini elde edilmesinin ısrarıydı. Bu, Rusya’nın, uçağın çeşitli sistemlerini kontrol etmek için kullanılan hassas bilgisayar kodlarını Hindistan ile paylaşmasını gerektirecekti. Rusya bu hassas verileri Hindistan ile paylaşmayı reddetti. Rusya’nın iddiasına göre, bilgisayar kodlarını paylaşmayı kabul ettiği ancak ancak Hindistan’ın ortak programa olan mali katkısını 7 milyar dolara çıkaracağı iddia edildi.

ABD’nin Hint- Pasifik Okyanusunda Denge Yaratma Çabası

Üst düzey Amerikalı amiral Philip S. Davidson, Rusya’dan savunma ekipmanı satın almak adımları gibi konular üzerine başta Hindistan ve Endonezya olmak üzere diğer ülkeleri herhangi bir yaptırım uygulanması ihtimaline karşı kongreyi uyardı ve böyle bir hareketin ABD’nin savunma alanındaki bağları için endişe yarattığını ve ortaklarının Rusya’ya olan bağımlılığını artıracağını söyledi.

Davidson “CAATSA yaptırımları Hindistan, Vietnam ve Endonezya gibi ülkelerle olan barışçıl ve savunma ilişkilerimizde endişe yaratmaktadır. Eğer bu ortak ülkeler Rus ekipmanı alımları için yaptırım yapmaya karar verirse, bu karar gelişmekte olan her bir ortaklığın büyümesini engelleyebilir ve her bir ortağın Rusya’ya olan bağımlılığını artırabilir,” diyerek uyardı.

Ufak bir parantez açarak, CAATSA yaptırımlarının Rus savunma ve istihbarat sektörleri ile önemli ortaklıkları bulunan ülkelere karşı konulan yaptırımları içerdiğini belirtelim.

Açıklamasına “Rusya da bölgedeki enerji ihracatı ve silah satışına yönelik pazarlar oluşturmak için ekonomik fırsatlar görüyor,” olduğunu belirtti.

“Bence, ABD’nin tarihi fırsatının muhtemelen Hindistan’la olacağını düşünüyorum ve bu benim istekle çalışmak niyetinde olduğum bir ilişki olurdu,” diyerek ekledi.

 

YAZIYLA İLGİLİ YORUM YAZABİLİRSİNİZ

Please enter your comment!
Please enter your name here