Gölge Ordu “Blackwater” Gerçeği

        Blackwater projesinin fikir babası 2001-2009 yılları arasında ABD Başkan Yardımcılığı görevi yürütmüş olan Dick Cheney‘dir. 1996 yılında  “Amerikan Deniz Kuvvetleri Özel Birlikler” eski askerlerinden İslam düşmanı olarak bilinen, “Uluslararası Hristiyan Özgünlük Örgütü ”nün başkanı Erik Prince ve Al Clark tarafından kurulmuş, daha doğrusu kurdurulmuştur. Şirketin operasyonlardan sorumlu yetkilisi ise Cofer Black olmuştur.

    Her ne kadar özel güvenlik şirketi olarak gözükse de yaptığı eylemler, suikastler ve sabotajlar ile kendisini sorgulatır hale gelmiş, bunun neticesinde güvenlik şirketinden çok terör örgütü olarak anılmaya başlanmıştır.

     Şirket, Kuzey Kaliforniya’da 28 bin km² ‘lik alana ilk kurulduğunda daha çok güvenlik görevlileri için eğitim vermekteydi. Ayrıca bu bölge savunma şirketlerine yabancı olması nedeniyle kafalarda soru işareti bırakmıştır. İlk başlarda ABD sınırları içinde askeri eğitim ve donanımlı personeli ile koruma, polis eğitimi, polis köpekleri gibi hizmetler vermekle işe başlamıştır. Yemen’de El-Kaide   tarafından ABD savaş gemisi USS Cole’a  gerçekleştirildiği iddia edilen ve 17 Amerikan askerinin ölümüne neden olan saldırı ve 11 Eylül saldırısından sonra şirket, George W. Bush’un talimatı ile Abd’nin Irak ve Afganistan‘daki çok hassas bölgelerin korumasını üstlenmiştir. George W. Bush’un göreve gelmesinin ardından şirket çok büyük askeri eğitim ihalelerini almaya başlamıştır. Tabi bunda derin siyasi gücün ve kişilerin etkisi de yüksektir.

       Şirketin popülerliği Irak’ta Felluce katliamının ardından artıyor ve iş tanımı bir anda genişliyor. 31 Mart 2004 günü Felluceli direnişçiler ABD askerleri ve KBR personeline yemek taşıyan Eurest Support Services firmasını koruyan 4 Blackwater özel güvenlik görevlisine pusu kurar. Silahlı özel güvenlik görevlileri, araçlarının içine atılan el bombası ve ağır makinalı tüfek ateşi sonucu ölürler. Olay yerine gelen halk ve direnişçiler cesetleri araçtan çıkartarak yerlerde sürükledikten sonra Fırat Nehri üzerindeki bir köprüye asarlar. Olaya dair fotoğrafların dünya kamuoyuna yansıması üzerine ABD Ordusunda şehirde denetimi ele geçirmek için harekat planları yapılmaya başlanır. Nihayetinde başlayan I. Felluce Muharebesinde 17 sivil öldürülür.

      Şirket sadece Irak’ta değil Pakistan ve Afganistan’da da işler yapmıştır.   Peşaver’de cami ve pazaryeri bombacıları üçü ABD’li diplomat, altı kişi suikast silahlarıyla yakalanır. Pakistan polisinin, rutin bir kontrol sırasında durdurduğu şüpheli araçlardan birinde bulduğu silahlar sonrası altı kişiyi tutuklar. Tutuklananlardan üçünün ABD büyükelçilik çalışanı olduğu ortaya çıkar. Bu tür saldırılar genellikle El-Kaide ve Taliban’a mal edilerek asıl saldırıyı yapan kişiler gizlenir. Birgün Taliban lideri “Bazen bir saldırı oluyor ve biz bile medyadan ‘Taliban olayı üstlendi’ diye duyuyoruz. Kim üstlendi, ne zaman, nasıl, delili ne? Ancak medya taraflı davranıyor ve hemen bizi suçluyor” demiştir.

     Bölgede artan terör olayları sürekli Taliban’a bağlanırken, Taliban ise yapılan saldırıları şiddetle reddedmiştir. Bu saldırıların “haram” olduğu defalarca vurgulamış, bunu yapanların ise CIA ve Blackwater olduğunu ifade etmişlerdir. Daha önce de Pakistan’da Raymond Davis isimli bir CIA ajanı yakalanmış ajanın üzerinde bir çok silah, maske, GPS ve bazı sivil hedeflerin not alındığı dokümanlar bulunmuştu Raymon Davis, Pakistan’da aracına yaklaşan iki kişinin Taliban ya da El Kaide üyesi olduğunu düşünmüş ve panikleyerek bu iki kişiyi öldürmüştü. 2.3 milyon  dolar kan parası ödenerek olay örtbas edildi. Şirketin Benazir Butto suikastinde de parmağı olduğu Eski Pakistan Genelkurmay Başkanı General Mirza Aslam Beg tarafından dile getirilmiştir. Butto’nun o dönemde ki korumalığını Blackwater’ın hizmet sağladığı JSOC (Ortak Özel Operasyonlar Komutanlığı) yaptığını düşünürsek bu iddiayı kuvvetlendirmektedir. Hatta General Lübnan Eski Başbakanı Refik Hariri suikastini de bu şirketin planladığını söylemiştir.

       Kaos ve karışıklığın olduğu her yerde karşımıza çıkan bu şirket 2014 yılında bu kez Ukrayna’da kendini göstermiştir. Şirkete bağlı 400 paralı asker, gerilla operasyonlarını yönetmiş ve Rus yanlılarına büyük zarar vermiştir.

PKK Depolarından Çıkan Silahlar

        Şirket dönem dönem Türkiye’de de gündeme gelmiştir. Türkiye’nin sürekli ” ABD’nin silahları PKK’da çıkıyor” açıklamaları ve ABD’nin Irak’ta kaybettiği 190 bin silah göze alındığında, bu açıklamaları ciddi bir boyut kazanmıştır. Bu konuda, Irak’ta soruşturma yürüten savcılık, Irak’ta şirketin kaçak silah piyasası kurduğunu ve bu silahların ise Daeş, PKK gibi örgütlerin eline geçtiği tespit edilmiştir. Güneydoğu’da yapılan Hendek Operasyonları sırasında ele geçirilen bazı SNİPER keskin nişancıların yabancı uyruklu çıkması dikkatleri tekrar bu şirket üzerine çekmiştir.

      Dönem dönem basında Blackwater’ın PKK,  PYD/YPG, Daeş, DHKP-C gibi örgütleri desteklediği haberlerini okumaktayız. Suriye’de ise PYD/YPG komutanlarını ve PKK üst düzey yöneticilerinin korumalığını bu şirketin yaptığı bilinmektedir.  YPG/PYD teröristlerine her türlü silah eğitimi ve bomba eğitimi bu şirket tarafından verilmektedir. ABD’nin bölgede yürüttüğü gizli operasyonları YPG/PYD üniformaları altında bu şirket üzerinden icra etmektedir.

    Günümüz dünyasında büyük devletler operasyonlarını bu tür şirketler üzerinden yürütmeye başlamıştır. Dünya üzerinde 90 dan fazla askeri özel güvenlik şirketi bulunmakta ve bu şirketler 110 ülkede  faaliyet göstermektedir. ABD savunma harcamalarının 3’te 1’i bu tür şirketlere aktardığını düşünürsek, yeni savaş stili de bu yönde gelişme gösterecektir.

       Bu şirketler ile hedef ülkede gizli operasyonlar yürütmek, suikastlar, eylemler, vs daha kolay görülmektedir. Savaşın olduğu her ülkede bu şirketler aktif olarak rol almaktadır. Irak, Suriye, Afganistan, Pakistan, Yemen, Tunus, Libya, Mısır, Lübnan, Somali, Sudan şirketin operasyon yaptığı ülkelerin başından gelmektedir. 

      Şirket 2007’de Irak’ta  Nisur’da  yaptıkları  sivil  katliamının  sonrasında,  2009’da isimlerini değiştirmek (Xe Services) zorunda kaldılar. Bunun sonucunda Irak Hükumeti şirketin faaliyetlerini yasaklamıştır. 2011 yılında ise isimlerini Academi olarak değiştirmiştir.

YAZIYLA İLGİLİ YORUM YAZABİLİRSİNİZ

Please enter your comment!
Please enter your name here