Erdoğan’ın Yunanistan Ziyaretinde “Lozan” Gerginliği

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yunanistan’a tarihi bir ziyaret gerçekleştirdi. Celal Bayar’ın 1952 yılında gerçekleştirmiş olduğu ziyaretinden 65 yıl sonra, Erdoğan ilk defa Cumhurbaşkanı düzeyinde Yunanistan’a ziyaret gerçekleştirmiş oldu. Erdoğan’a eşi Emine Erdoğan ve Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar’la beraber birçok bakan da eşlik etti.

Erdoğan, Yunanistan Cumhurbaşkanı Prokopis Pavlopulos tarafından Cumhurbaşkanlığı Sarayında resmi törenle karşılandı. Ziyaret öncesi Erdoğan bir Yunan TV Kanalı’na ”Lozan Antlaşmasının güncellenmesi gerektiğini ve bunun her iki ülkenin de faydasına olduğu” demecinde bulundu. Pavlopulos’unda karşılama sırasında Lozan’dan bahsetmesi her iki taraf arasında bir söz düellosuna neden oldu. Cumhurbaşkanlığının yanı sıra ülkenin önde gelen uluslararası hukuk uzmanlarından olan Pavlopulos, Lozan’ın müzakereye açık olmadığını belirterek, “Hiçbir hatası yoktur. Bu nedenle de gözden geçirilmesine ya da güncellenmesine gerek yoktur” dedi. Ayrıca Pavlopoulos, Erdoğan’ın gerçekleştirdiği ziyaretin tarihi nitelikte olacağına inandığını belirterek, Yunanistan olarak Türkiye’nin AB üyeliğini desteklediklerini de söyledi.

Bunun üzerine Erdoğan, ”Lozan konusunda zannediyorum hâlâ anlaşılmayan bazı incelikler var” dedi. Anlaşmanın 94 yıl önce imzalandığını hatırlatan ”Erdoğan, aradan geçen süre içinde Türkiye ile Yunanistan arasında bir çok şeyin değiştiğini” ifade etti ve sınırlarını belirleyen bir anlaşma olarak kabul ettiklerini fakat azınlık haklarının korunmadığını belirtti. Müslümanların inançlarını yaşayamadığını belirten Erdoğan, ”Müslümanlar bugün atanan bir başmüftü ile yönetilme gayretleri var. Türkiye’de ise patriğin “atanan bir patrik” olmadığını, patriğin seçilerek göreve geldiğini” sözlerine ekledi.

Bu tartışmaların kameraların önünde yapılması Yunan diplomasi çevrelerince yadırgandı ve bunun yanlış olduğu belirtildi.

Erdoğan, Pavlopulos’tan sonra Başbakan Çipras ile görüştü 

Çipras “Ben Türk-Yunan dostluğuna inanıyorum. İki ülke arasında duvar değil, köprülerin inşa edilmesini amaçladığını”  ve ”iyi komşuluk ilkelerine, toprak bütünlüklerimize ve uluslararası antlaşmalara saygı gösterilmesi gerekir” diyerek süreci yumuşatmaya çalıştı. Bunun üzerine Erdoğan sesini yumuşattı Çipras ile aynı görüşte olduğunu söyledi. Geçmişte yapılan hataların geçmişte kalması gerektiğini söyleyen Erdoğan, ”Türkiye’nin kimsenin toprak bütünlüğünde gözü yoktur” demesi tartışmaları yine alevlendirdi.

Lozan’ın güncellenmesine gerek olmadığını söyleyen Çipras, Erdoğan’ın ne istediğini anlayamadığını söyledi. Azınlık haklarının haklarına değinen Erdoğan Yunanistan’ın azınlıkların haklarını koruyamadığını söyledi. Azınlık haklarının korunması gerektiği konusunda hemfikir olan Çipras, ”Yunanistan’ın referandumu diğer ülkeleri ilgilendirmez” ifadelerini kullandı.

 Görüşmelerde Kıbrıs’a da değinildi

Kendisinin 43 yaşında olduğunu söyleyen Çipras, ”bu konunun 43 senedir tartışıldığını” söyledi. Bunun üzerine kendisininde 63 yaşında olduğunu söyleyen Erdoğan, çözüm yollarının aranması gerektiğini ve kendisininde bu konuda ciddi tecrübe sahibi olduğunu söyledi.

Türkiye-Yunanistan İlişkileri

Yunanistan 400 yıla yakın bir süre Osmanlı hakimiyeti altındaydı ve bu süre zarfında siyasi bir varlığı olmamıştır. Bazı batılı yazarlardan da okuduğumuz gibi, Yunanlıların kendi aralarında bile Türkler kadar hoşgörülü yöneticileri olmamıştır. Osmanlı döneminde Yunanlıların dilleri ve kültürleri kaybolmamıştır. Bunda Yunan dili ve uygarlığına yüklenen değer kadar Osmanlı yönetiminin asimilasyon politikası gütmemiş olmasının rolü vardır gerektir. Fakat diğer Balkan uluslarında olduğu gibi, Modern Yunan ulus kimliğinin inşasında da karanlık, işgalci ve ötekileştirilmiş ‘Türk’ imajı hakimdir.

KIBRIS SORUNU: Stratejik konumu nedeniyle Kıbrıs tarih boyunca büyük güçlerin üzerinde oynadığı çeşitli oyunlara sahne olmuştur. Kıbrıs, Yunanistan’ın da Megali İdea toprakları içinde yer alır. Bu fikri çerçevesinde adayı kendi topraklarına katmak istemesi ve adadaki Rumları tahrik ve kışkırtma çalışmaları Türkiye ile ilişkilerini şekillendirmiştir. Yunanistan’ın adadaki bu tutumu adada Kıbrıs sorunundan ziyade Yunan yayılmacılığı ve milliyetçiliği sorunu haline getirdi. Adaya barış, ancak Türk ve Rum tarafının ortak iradesi ile ve iki halkın da eşit olduğunun kabulü ile gerçekleşecektir.

KARASULARI:  Lozan Antlaşması ile Ege’deki karasuları, 3 mil olarak kabul edilmiştir. 17 Eylül 1936 tarihinde Yunanistan, bir yasa ile karasularını 6 mile çıkarmıştır. O dönemde iyi olan Türk-Yunan ilişkileri sebebiyle, Türkiye buna ses çıkartmamıştır. Bununla yetinmek istemeyen Yunanistan, karasularının 12 deniz miline çıkarmak istedi.  1982 BM Sözleşmesinin ‘karasularının azami sınırının 12 mil olabileceği’ maddesini kullanan Yunanistan ’12 mil’ konusunda ısrarcı davrandı. Fakat Türkiye’nin bu sözleşmeye taraf olmaması sebebiyle mesele hala tartışma konusudur. Karasuları 12 mile çıkarsa neredeyse bütün kaynaklar Yunanistan’a kalacak ve Türkiye Akdeniz’e çıkamayacak.

1 Yorum

YAZIYLA İLGİLİ YORUM YAZABİLİRSİNİZ

Please enter your comment!
Please enter your name here