Pek Bilinmeyen Hitler’in Irak Operasyonu

1 Eylül 1939 Almanya’nın Polonya’yı işgal etmesiyle 2.Dünya Savaşı resmen başlamış oldu.

Bu savaş Versay anlaşması ile milli gururu incinen Alman toplumunun Adolf Hitler’in karizmatik liderliği altında bütün Avrupa’yı kan ve ateşe boğacağı bir dünya savaşı olacaktı.

Hitlerin “waffen ss” askerleri kara Avrupası’ndaki bütün başkentleri ele geçirmeye başladı.

Çekoslovakya, Polonya, Hollanda, Lüksemburg, Belçika, Yugoslavya, Yunanistan ve ilk dünya savaşının güçlü devleti Fransa Hitler’in kara ve hava kuvvetlerini organize kullanmak üzerine geliştirdiği hızlı savaş taktiği ile işgal ettiği devletlerden bir kısmını oluşturacaktı. Hitler’in bu kadar hızlı ve ölümcül zaferler kazanmasını sağlayan şey sahip olduğu büyük tank birlikleri, uçak filoları ve kurt sürüsü olarak adlandırdığı U-Bot’larıydı. Ve hiç şüphesiz bu orduya mühimmat ve araç sağlayan güçlü Alman sanayisiydi.

Savaştaki üstünlüğün devam ettirilebilmesi için sanayinin ve ordunun devamlı petrol ile beslenmesi gerekliydi. Almanların petrolü ise her geçen gün tükeniyordu. Hitler acilen petrol enerji havzalarını işgal etmeliydi. Bu sebeple gözünü Bakü ve Musul’a dikti.

“İngilizlere karşı gelişen Ortadoğu’daki Arap özgürlük hareketi bizim doğal müttefikimizdir. Bu yüzden Irak çok önemli bir yer tutuyor. Irak’taki düşman İngiliz güçleri zayıflatılmalı. Irak’tan başlayarak Ortadoğu’ya müdahale etmeliyiz. Akdeniz ile İran Körfezi arasındaki İngiliz bağlantısını kestikten sonra Boğazlara karar vermeliyiz.”

Nazi Almanyası’nın “führer”i Adolf Hitler 23 Mayıs 1941 tarihli “30. Talimat” başlıklı üç sayfalık emirde Irak operasyonunu bu sözlerle anlatıyordu. Operasyonun adı “Özel Ekip F” idi. Hitler talimatında İngilizlere karşı Irak’ta yapılacakları sıralıyordu. Irak’a her türlü askeri destek verilecek ve Ortadoğu’da şöyle bir propaganda yapılacaktı: “Kim özgür olmak istiyorsa İngilizlere karşı kurulan cephede yer almalı.”

Avrupa’da İngilizlerin Hitler karşısında aldığı yenilgiler işgali altında bulunan manda yönetimlerinde de ilgiyle takip edilmekte ve bağımsızlık için girişimlerde bulunmaya sevk etmekteydi. Bu girişimlerden en dikkat çekeni Irak’ta meydana geldi. Irak ordusu içinde Dört Albaylar olarak da bilinen bir yurtsever subaylar topluluğu İngiliz yanlısı Nuri El Said hükümetine darbe yaparak milliyetçiliği ve Alman fanatikliği ile bilinen Reşid Ali Geylani’yi başbakanlığa getirdiler.

Reşid Ali’nin başbakanlığa getirilişinin üzerinden bir ay geçmeden İngiltere ile Irak savaşa girdiler. Krizi hızlandıran iki sebep bulunuyordu:

Bunlardan birincisi, Reşid Ali’nin Mihver yanlısı hükümeti; ikincisi, 1930 İngiliz-Irak anlaşmasının yorumu hakkında bir anlaşmazlıktı. Kısacası, Irak gerçekten İngiltere’ye Basra Körfezi’nde bir ikmal üssü kurmayı reddedecek kadar egemenliğini kullanmaya sahip bağımsız bir devlet miydi? 1941’in ağır koşulları altında İngiltere, özellikle de Reşid Ali hükümetiyle, anlaşma dilinin incelikleri konusunda bir tartışmaya girme niyetinde olmadığından Basra’daki tesislerini genişletmeye devam etti. Dört Albaylar, 2 Mayıs 1941’de Irak ordusuna Bağdat yakınlarındaki İngiliz hava üssünü kuşatma emrini verdiler ve bu da İngiltere’yle eski mandasını savaş durumuna getirdi. İngiltere Ortadoğu komutanlığı, hemen bir güç oluşturarak Filistin’den Ürdün Çölü yoluyla Irak’a gönderdi.

Irak ordusu kısa sürede yenildi ve Bağdat’ta savunmaya çekildi. Geylani, Nazilerin Arap masasındaki dostu Fritz Grobba aracılığıyla Hitlerden İngiliz işgaline son vermek için Irak’a müdahale talebinde bulundu. Bu talep Hitler’e aradığı fırsatı vermiş oldu.

Irak lideri Ali ile Adolf Hitler görüşmesi.

Hitlerin asıl niyeti Irak’ın petrol havzası olan kuzey bölgesini elinde tutmak ve ihtiyacı olan petrolün orduya aktarılmasını sağlamaktı.

Yunanistan’daki Alman hava üssünde 24 uçak Irak operasyonu için derhal hazır hale getirildi. Bunlardan 6 adet He111 tipi bombardıman uçağı -ki bunlar 2. Dünya Savaşı’nın en etkili Alman uçaklarıydı- 12 Mayıs 1941 günü önce Şam’a oradan da Musul’a indi.

Fakat operasyon talihsizlikle başlamıştı. Musul’a iniş sırasında uçaklar kum fırtınasına kapılmaktan son anda kurtulmuş, iniş hasarla tamamlanmıştı. Üstelik bölge aşiretleri Almanların oluşturmak istedikleri isyancı milisler için gereken desteği vermediler.

28 Mayıs’ta İngilizler Bağdat’ı alınca 30 Mayıs günü Musul’daki bir avuç Alman birliği arkalarında bazı uçakları da bırakarak, can havliyle Suriye’ye kaçabildi. Nazilerin 18 günlük Musul macerası fiyaskoyla sonuçlanmıştı. İngilizlere başkaldıran Reşid Ali Geylani ve ekibi ise canını kurtarmak için Türkiye üzerinden Nazi Almanya’sına kaçtı

İngilizler Bağdat’ı ele geçirdikten sonra  müttefikleri olan Nuri Said paşa` yı tekrardan başbakanlığa getirdiler. Böylelikle Irak’ın bağımsızlık günleri Nuri Said`in kurşunlanarak öldürüleceği 1958 yılına kadar ertelenmiş oldu.

1 YORUM

YAZIYLA İLGİLİ YORUM YAZABİLİRSİNİZ

Please enter your comment!
Please enter your name here