Chavez’den Maduro’ya: Venezuela’da Neler Oldu?

Hugo Chavez’in 2013’te hayatını kaybetmesinden sonra herkesin sorduğu tek soru şu oldu: Venezuela’da neler oluyor?

Maduro’nun iktidara gelmesinin ardından devam eden süreçte muhalifet güç kazandı, ekonomi dibi gördü.

ABD’nin ambargo kararı, Kurucu Meclis, darbe girişimi… İşte Chavez’ten 6 Ağustos 2017 darbe girişimine kadar olan süreç…

Hugo Chavez 1999’da iktidara geldi

Hugo Chavez, 1998’deki devlet başkanı seçimini yüzde 56 oy oranıyla kazandı ve Şubat 1999’da hükümete geldi. Bolivarcıların da desteğiyle kötü bir ekonomiyi devrelan Chavez halkın büyük çoğunluğunun desteğiyle yönetime geldi. İlk işi yeni anayasa hazırlamak oldu. Chavez bunu yaparken Maduro gibi kendi kararıyla değil, halkın büyük desteğini alarak gerçekleştirdi. Ekonomik sıkıntıların üstünden gelen Chavez, radikal politikalar ile ABD’ye karşı politika izledi.

Kanser hastası olan Chavez hayatını kaybetti

Ücretsiz sağlık hizmetleri ile birlikte konut ve eğitim imkanı sağladığı yoksul halk tarafından sevilen Hugo Chavez, yoksulları görmezden geldikleri gerekçesiyle kilise liderleriyle de çatıştı. 2011’de kanser olduğu açıklanan ve Küba’da gördüğü tedavi sonrasında iyileşen Chavez, 2012’de girdiği son seçimi de kazanarak dördüncü kez Devlet Başkanı seçildi.

Kendisine bir şey olması halinde yerine o zamanın Devlet Başkan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı olan Nicolas Maduro’nun geçmesini isteyen Chavez, 5 Mart 2013’te başkent Caracas’ta hayata gözlerini yumdu.

‘Chavez’in mirasçısı’ Maduro Venezuela Devlet Başkanı oldu

Liseden sonra eğitimine devam etmeyen Maduro, Caracas Metro Sistemi çalışanlarını temsil eden sendika için çalıştı. Bazı çevreler tarafından “üniversite eğitimi olmayan bir kamyon şoförü olduğu için” eleştirilen Maduro, Chavez’in en güvendiği adamların başında geliyordu. Chavez Maduro’yu “devrimci, gençliğine rağmen muazzam tecrübeleri olan, büyük bir fedakarlık ve çalışma kapasitesiyle en zor durumların dahi üstesinden gelebilecek bir adam” olarak nitelemişti.

50 yaşındaki Maduro, Chavez’in ölümünün ardından düzenlenen seçimlerde oyların 50,8‘ini alarak yeni devlet başkanı oldu. Maduro’nun rakibi, muhalefet partisi lideri Henrique Capriles ise oyların yüzde 49,1’ini aldı.

Muhalefet 16 yıl sonra ilk kez seçim kazandı

6 Aralık 2015’te seçimlerde 167 sandalyenin olduğu parlamentonun 112’sini kazanan muhalifet, Chavez’in iktidara geldiği 1999 yılından beri ilk defa bir seçim kazandı. Başkan Maduro’nun ikinci seçimini kaybetmesi, halkın Maduro’ya olan desteğinin azaldığının göstergesi olarak kabul edildi.

112 sandalye kazanan merkez ve muhafazakâr partilerin ittifakı Demokratik Birlik Masası (MUD) sürpriz zaferinin en önemli nedeni olarak ülkedeki yüksek enflasyon ve temel tüketim ürünlerindeki kıtlık gösterildi. Hatta Maduro seçim sonrasında “Ekonomik savaş şimdilik kazandı, ülkemizdeki modeli zayıflatma stratejisi kazandı” dedi. Seçim sonuçlarını tanıyacağını açıklayan Maduro mücadelenin muhalefete karşı değil, “Anti Bolivarcılığa” karşı olduğunu ilan etti.

Dünyanın en büyük petrol üreticileri arasında yer alan ancak petrol fiyatlarındaki düşüşten sonra ekomomisi büyük yara alan Venezuela’da durum git gide kötü bir hal aldı.

Protesto gösterileri başladı, onlarca kişi öldü

Aylardır devam eden gıda sıkıntısı ve hiperenflasyon beraberinde şiddet ve yağmalama olaylarını getirdi. ABD ile Avrupa ülkelerinin desteğinin alan muhalefetin seçim kazanmasının ardından Maduro daha sıkı politikalar izlemeye başladı. Hükümet, bazı muhalefet liderlerini ABD ile birlikte rejim değişikliği yapmak için ülkeyi karıştırmakla suçlarken, protesto gösterileri artarak devam etti.

Protestoların birinci ayında 1 Mayıs’ta Başkan Maduro “barışın yeniden tahsisinin tek yolu” olduğunu söyleyerek, yeni anayasanın yazılmasına karar verdiğini açıkladı. Bu muhalefetin düzenlediği protestoları daha da alevlendirdi.

Bu zamana kadar süren protestolarda 100’den fazla kişinin yaşamını yitirdiği bildirildi.

CIA, Venezuela’da hükümeti devirmeye çalıştığını itiraf etti

ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) Direktörü Michael Pompeo, Venezuela hükümetini devirmeye çalıştıklarını ‘üstü kapalı’ bir şekilde itiraf etti. Bir düşünce kuruluşunda düzenlenen konferansta konuşan Pompeo, Venezuela’da bir geçiş olabileceği konusunda umut dolu olduklarını ve CIA’nın bölgedeki dinamikleri ‘anlamak’ için elinden gelenin en iyisini yaptığını söyledi. Ülkedeki durumu Meksika ve Kolombiya hükümetleriyle de görüştüğünü ifade etti.

ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) Direktörü Michael Pompeo

Gündeme bomba gibi düşen olay sonrası çarpıcı bir açıklamada bulunan Maduro, “Umutsuz olduklarını biliyorum, çünkü Meksika sadece beş yıllık petrole sahip, petrolü tükendi. Kolombiya’nın 6 yıllık petrolü kaldı ve Venezüella’nın petrolünün müttefikleri oligarşiler ile emperyalizme ait olduğuna inanmak istiyorlar” diyerek ülkesine yapılan müdahalelerin petrol için olduğunu işaret etti.

30 Temmuz’da Kurucu Meclis seçimi yapıldı

Genel olarak anayasa yapmak ya da uyarlamak gibi amaçları olan Kurucu Meclis’in kurulması için 30 Temmuz’da seçim düzenlendi. Anayasanın yazılması için oluşturulacak Meclis seçimlerinin galibi Maduro oldu. Meclis’in 364 üyesi, kayıtlı seçmenlerin kullanacakları oylara göre belirlendi. Kalan 181 üyesi ise emekliler, yerliler, iş dünyası, köylüler ve öğrenciler gibi grupların oluşturduğu yedi sosyal kesimin üyeleri tarafından seçildi.

ABD Venezuela’ya ambargo kararı aldı

ABD Hazine Bakanlığı, 30 Temmuz Kurucu Meclis seçiminden sonra Venezüela Devlet Başkanı Nicolas Maduro hakkında yaptırım kararı aldı. ABD vatandaşlarının ve ABD’li şirketlerin Maduro’yla ticari ilişki kurmasını yasakladı.

6 Ağustos 2017 – Ülkede ‘darbe girişimi’ yaşandı

Silahlı bir grup askeri üniformalı kişinin Carabobo eyaletinde kalkışma başlattıklarını açıklayan bir video yayınlamalarının ardından ordu harekete geçti. Videoda, kendini Yüzbaşı Juan Caguaripano olarak tanıtan bir kişi, başkaldırı çağrısına uymayan birimlerin askeri hedef olarak belirleneceğini kaydetti. Daha önce Başkan Maduro’nun yanında olduklarını açıklayan Venezuela ordusu ve istibarata bağlı güçler derhal harekete geçti ve girişim ‘tam olarak başlamadan’ püskürtüldü.

Venezuela Savunma Bakanı Vladimir Padrino Lopez, askeri üsse saldıran küçük grubun, aralarında ordudan uzaklaştırılmış bir teğmenin dışında, asker üniforması giymiş sivillerden oluştuğunu açıkladı.

Venezuela’da 2002’de de bir darbe girişimi yaşanmış; halkın müdahalesi sonucu darbe girişimi başarısızlıkla sonuçlanmıştı.

CIA’in daha önce dünyanın dört bir yanında ve bazı Güney Amerika ülkelerinde de yönetimleri devirmek için ekonomik veya askeri darbelere destek verdiği biliniyor.

YAZIYLA İLGİLİ YORUM YAZABİLİRSİNİZ

Please enter your comment!
Please enter your name here