Terörizm ve Uluslararası Terör

Terörizm 

Terör, büyük çaplı korku veren ve bireylerde yılgınlık yaratan bir eylem durumunu ifade etmektedir. Terörizm ise siyasi amaçlar için mevcut durumu yasa dışı yollardan değiştirmek amacıyla örgütlü, sistemli ve stirekli terör eylemlerini kullanmayı bir yöntem olarak benimseme durumudur. Günümüzde uluslararası çıkar mücadelelerinde terörfaaliyetleri ön plana çıkmıştır.

Terörizmin, hız kazandığı dönemlerle uluslararası sorunlar arasında yakın bir ilişki olduğu
görülmektedir. Terörizm, siyasi bir mücadele aracı olarak bir ülkenin bir başka ülkeyi zayıflatması ve istikrarını bozması için de kullanılmaktadır. Son 25 yıl içinde Türk toplumunu en fazla etkileyen olay kuşkusuz ki terördür. Türkiye’deki terör faaliyetlerinin ortak amacı devletin üniter yapısını bozarak milli birlik ve beraberliği ortadan kaldırmaktır.

Terörizmin amacına ulaşmada seçtiği yöntemlerden bazıları ; halkı veya hedef bir topluluğu
korkutarak dehşete düşürmek , düzene karşı olan güçleri harekete geçirmek, kamuoyunu yönlendirmek, hedef ülkenin ekonomisine zarar vermektir. Terörle mücadelenin oldukça yüklü bir maliyeti bulunmaktadır. Ülkelerin gelişimi ve ekonomisine yönelik harcaması gereken paraları terörle mücadele alanına kaydırma zorunluluğu, ekonomik açıdan ülkenin kaynaklarının verimli alanlarda kullanılmasının engellenmesi terörizmin amaçlarındandır.

Terör örgütlerinin başlıca finans kaynakları: Silah, insan ve uyuşturucu madde kaçakçılığı, gasp, hırsızlık, fidye, haraç, çeşitli yayınlardan elde edilen gelirler ve dış desteklerdir.

Terörün Maliyeti

İç İşleri Bakanlığının 20.07.2008 tarihinde yaptığı açıklamaya göre Türkiye, terörle mücadele için 300 milyar dolar harcamış . Bu parayla, 24 derslikli 480.000 okul veya 48.000 tam teşekküllü hastane yapılabilirdi. 3.800.000 kişiye iş imkanı sunacak sayıda fabrika veya dünyanın en büyük kalkınma projelerinden olan GAP’tan yedi tanesi hayata geçirilebilirdi. Türkiye’nin bu güne kadar yaptığının iki katından fazla otoyol yapılabilir, Türkiye dünyanın 7. büyük ekonomisi haline gelir, dış borcu kalmazdı. Herkese çok daha kaliteli eğitim ve sağlık hizmeti sunulabilirdi.

1970-2015 Teör Saldırıları Yoğunluğu

Uluslararası Terör

Son yıllarda dünyada uluslararası güvenlikle ilgili en önemli sorun terördür. Buna rağmen, terör olarak kabul edilen eylemler konusunda devletler arasında ortak bir fikre varılamamıştır. Uluslararası politik dengeler ve ülkelerin çıkarları fikir birliğine varılamamasında önemli bir etken olmuştur. Özellikle terörist örgütler listesi oluşturmak devletler arasında pazarlık konusu edilmiştir. Bunun temel nedeni ise uluslararası bir terör tanımının bulunmamasıdır. Uluslararası bir terör tanımının yapılamaması terörü yasaklayan genel bir uluslararası anlaşmanın hazırlanmasını da engellemektedir.

20. yüzyılın sonlarına kadar terörist eylemlerin karakteristik özeliği genellikle devlet adamlarını hedef almasıdır. Avusturya-Macaristan veliahtı Ferdinand’ın, ABD Başkanı John F. Kennedy’nin ve Hindistan Başbakanı İndira Gandhi’nin öldürülmesi bunlara örnektir.

Yeni dönemde terörizm de küreselleşmiştir. Bu örgütler, internet ve uydu telefonu gibi modern iletişim araçlarıyla haberleşerek kitlesel tahribata yol açacak silahlarla dünyanın her tarafında eylem yapabilen terör ağlarına dönüşmüştür. 1990’lı yıllarda terörist faaliyetler çok fazla insanı hedef alan bir yapıya bürünmüştür. 11 Eylül saldırıları sonrasında, uluslararası terör, eylemlerini kişiler yerine sembol hedeflere yöneltmiştir. Örneğin 1992’de Asya kıtasında meydana gelen 17 terör eyleminde can kaybı 25 iken, 1995 yılında meydana gelen 16 eylemde can kaybı 5639 kişidir. 11 Eylül 2001 ‘de Dünya Ticaret Merkezine uçaklarla yapılan saldırılarda 2,974 kişi hayatını kaybetmiştir.

 

YAZIYLA İLGİLİ YORUM YAZABİLİRSİNİZ

Please enter your comment!
Please enter your name here