Türkiye-Almanya “Yüksek Gerilim Hattında” Neler Oluyor?

Osmanlı İmparatorluğu’ndan Türkiye Cumhuriyeti’ne miras kalan, Birinci Dünya Savaşı’ndan günümüze kadar devam eden müttefiklik ilişkisinde neler oluyor?

Türkiye-Almanya arasındaki ilişkiler salt ekonomik altyapıdan gelmemektedir, Almanya’da yaşayan 3 milyondan fazla Türk vatandaşı, iki ülke arasında kültürel bir yakınlık da sağlamakta. Fakat özellikle 15 Temmuz 2016’da Türkiye’de gerçekleştirilmeye çalışılan darbe teşebbüsünden sonra ilişkilerde tansiyon gözle görülür şekilde yükselmeye başladı. Son olarak Büyük Ada’da tutuklanan 6 kişiden birinin olan Alman vatandaşı aktivist Peter Steudtner olması gerginliğin tavan yapmasına neden olmuş, diplomatik ilişkiler zor bir döneme girmiştir.

 

Ankara – Berlin arasında son dönemde yaşanan önemli gelişmeler:

 

1) Sözde Ermeni Soykırımı’nın Kabulü

2 Haziran 2016’da Alman Federal Meclisi tarafından 1915 olaylarını Ermeni soykırımı olarak kabul edilmesi Türkiye- Almanya arasındaki diplomatik ilişkilerde yeni bir döneme girildiğinin habercisi niteliğindeydi. Türk hükümeti Berlin Büyükelçisini Ankara’ya çağırarak bu konuda taviz vermeyeceğini gösterirken, Alman hükümeti tarafından alınan kararın hukuki bir bağlayıcılığının bulunmadığının belirtilmesi olayın büyümesini engelledi.

alman federal meclisi ile ilgili görsel sonucu

2) Suçluların İadesi Sorunu

İki ülke arasındaki krizin fitilini daha da ateşleyen olaylar, Alman hükümetinin Türkiye’nin hakkında yakalama kararı çıkardığı terör örgütü üyelerini iltica etmesiyle başlıyor. Tutuklama emri çıkarılmış olan PKK terör örgütü mensuplarının, HDP’li vekillerin iade edilmemesi ve 15 Temmuz’un ardından FETÖ soruşturmasında darbeci subayların iltica taleplerinin kabul edilmesi Ankara tarafından tepki ile karşılanıyor. Berlin yönetimi ise kanıtların yetersiz olduğu görüşünde.

İlgili resim

3) Almanya’da Yaşayan Türk Vatandaşlarına “Casusluk” Suçlaması

Berlin hükümeti, Almanya’da görev yapmakta olan Diyanet İşlerine bağlı Diyanet İşbirliği Türk İslam Birliği mensubu Türk imamları, Almanya’da yaşayan FETÖ mensupları hakkında istihbarat çalışmaları gerçekleştirdiği gerekçesi ile tutukladı. MİT’in Almanya’ya gönderdiği listedeki isimleri, bu faaliyetler sonrasında belirledikleri yönünde suçlamalar mevcut.

ditib imamlarının almanyada tutuklanması ile ilgili görsel sonucu

4) Askeri Üslerde Yaşanan Gerginlikler

Alman yetkililerin İncirlik’te bulunan NATO üssüne yapmayı planladıkları ziyaretin Türk hükümetince veto edilmesi yeni bir krizi gündeme getirdi, haber ise Almanya kanadında geniş yankı uyandırdı. Alman Dışişleri Bakanı’nın Türkiye’de gerçekleştirdiği görüşmeler sonuçsuz kalınca, Konya’da bulunan üsse ziyaret gerçekleştirebileceklerini belirtip, İncirlik Üssü’nden Alman askerini çekme kararı alındı. Fakat hükümet, Alman yetkililerin Konya Üssünü ziyaret etme taleplerini de geri çevirmiş durumda. Almanya- Türkiye arasındaki üs sorunu gelecekte de devam edeceği sinyallerini veriyor.

türkiye almanya incirlik krizi ile ilgili görsel sonucu

5) Referandum Süresinde Yaşananlar ve “Nazi Kalıntısı” Benzetmesi

İki ülke arasındaki gerginliği tırmandıran bir diğer husus ise 16 Nisan 2017’de Türkiye’de yapılan referandum öncesi Türk bakan ve siyasetçilerin Almanya’da planladığı etkinliklerin iptal edilmesi ve yeni etkinliklere izin verilmemesi oldu. Başbakan Binali Yıldırım’ın katıldığı miting sonrası bakanlara izin verilmemesi Ankara tarafından çok sert tepki gördü. Alman yetkililer izin yetkisinin yerel yönetimlerde olduğunu savunurken, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın etkinlik iptallerini “Nazi uygulamalarına benzetmesi ve Nazi kalıntılarının devam ettiğini söylemesi” Alman cephesinde soğuk duş etkisi yarattı.

erdoğandan nazi benzetmesi ile ilgili görsel sonucu

6) Türkiye’de Tutuklanan Alman Vatandaşları

Şubat 2017’de hem Alman hem Türk vatandaşı olan Die Welt Gazetesi muhabiri Deniz Yücel’in Türkiye’de gözaltına alınması, Berlin hükümeti tarafından “Basın Özgürlüğü’nün” kısıtlandığı şeklinde lanse edilirken, Deniz Yücel “örgüt propagandası ve halkı kin ve tahrik” suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Geçtiğimiz haftada Büyük Ada’da gözaltına alınan 6 kişiden birinin Alman vatandaşı aktivist Peter Steudtner olması bu tartışmayı yeniden gün yüzüne çıkardı. Türkiye’nin Berlin Büyükelçisi, Alman Dışişleri Bakanlığı’na çağrıldı. Ankara hükümeti ise “yargı bağımsızlığı ilkesini” savunarak, hükümetin suçluları serbest bırakma yetkisi olmadığını dile getiriyor. Alman Dışişleri Bakanı Gabriel, vatandaşlarını ve yatırımcıları Türkiye’nin güvenli olmadığı konusunda uyarıyor.

türkiyede tutuklanan alman vatandaşları ile ilgili görsel sonucu

Ankara-Berlin hattında esen soğuk rüzgarların altında yatan nedenlerin iyi incelenmesinde fayda var. Almanya, AB ve NATO’da güçlü bir ele sahip, Türkiye ile yaşanılan gerginliklerin ardından ise bu gücünü kullanmaktan çekinmiyor. Berlin hükümetinin, Fırat Kalkanı Operasyonu sırasında, Alman firmalara “Türkiye’ye yedek parça ve mühimmat satılmaması” yönünde bir yaptırım uygulamış olması akıllara Almanya-Türkiye arasında Ortadoğu’da bir çıkar çatışması olduğu fikrini getiriyor. Aynı zamanda, AB’den Türkiye’ye ekonomik yaptırım tehditleri yağmakta. Brüksel’den yapılan son açıklamada, Türkiye hukuk devleti olma yolundan saparsa, Gümrük Birliği Anlaşmasının geleceği hakkında endişe duyulduğu belirtildi. Tarih boyunca süregelmiş olan “Türkiye’ye ekonomik yaptırım uygulama tehdidi ve istediğini alma” tezinin başarısız olacağı kanaatindeyim. Almanya’da yaklaşmakta olan seçimlerin heyecanı günümüz ilişkilerini etkilerken; sonuçları, Ankara-Berlin hattının yeni voltajını belirleyecektir.

YAZIYLA İLGİLİ YORUM YAZABİLİRSİNİZ

Please enter your comment!
Please enter your name here