Rusya’nın En Güçlü Silahları

Rusya dünyanın en güçlü ikinci ordusuna sahip. Ülke’de herhangi bir savaş durumunda savaşa çağırılabilcek asker sayısı yaklaşık 70 milyon. Bu ülke nüfusunun nerdeyse yarısı. Rusya’nın envanterinde 3 bin uçak, 15 bin tank, 1 uçak gemisi ve 63 denizaltı bulunuyor. Ayrıca ülke yaklaşık 77 milyarı dolar savunma bütçesine ayırıyor. Peki Rus ordusu bu avantajlı duruma getiren modern silahlar neler?

TOS-1A, T-72 tank şasisi üzerine kurulu çok namlulu roketatar sistemi. Bu sistem hafif zırhlı araçların ve otomobillerin imhası, yapı ve binaların yakılması ve yıkımı için tasarlanmıştır. Sistem, güdümsüz termobarik ve yanıcı roketlerle yoğun saldırı sırasında hedef alanda meydana gelen şarapnel ve şok dalgası sayesinde açık alanda ve tahkimat içinde bulunan düşman askerlerinin yok edilmesinde etkili. İlk kez, 1988—1989’da Afganistan’da kullanıldı.


Buk-M1 adlı yarı aktif radar güdümlü orta menzil hava savunma sisteminin üretimine 1979’da başlandı. 1980’li yılların ortalarında Sovyet ordusu envanterine girdi. Mobil bir sistem olan Buk-M1 bataryası komuta aracı, hedef tespit radarı, her biri dört adet atışa hazır yarı aktif radar güdümlü 9M38M1 füzesi taşıyan altı adet atış birimi ve sekiz füze kapasiteli altı adet lojistik aracından oluşuyor. Menzili 45 km olan sistem 25.000 metre irtifada etkili olabiliyor.


11 bin kilometre menzilli RS-24 Yars füzesi katı yakıtla işleyen iki kademeli kıtalararası balistik füze. Katı yakıtla işleyen füze daha çabuk hız alıp füzesavar sisteminden daha kolay geçebilir. Bu füzenin yıkıcı gücü 1945’te Japonya’nın Hiroşima ve Nagasaki kentlerinde atılmış Amerikan atom bombalarının yıkıcı gücünden 40-50 misli büyük.


Rusya’nın 5. nesil savaş uçağı Sukhoi T-50, her türden gemiyi ve kara aracını yok etmek için geliştirildi. Uçağın silah donanımına X-35UE sınıflı yeni bir taktik füze dâhil edildi.Söz konusu füze, çıkarma botundan uçak gemisine kadar her türlü deniz hedefini, ayrıca lojistik depoları ve askeri araçlar gibi kara hedeflerini imha edebiliyor.


3.nesil T-90 tankı, günümüzde dünya ordularındaki tanklar içinde en modern tanklar arasında yer almaktadır. T-90 tankı yapılan bazı karşılaştırmalarda dünyanın en önemli tankları olan Abraham, Challengerve Leopard 2 tankları ile neredeyse aynı seviyede. Hatta bazı özellikleriyle artı avantajları da bulunan bu tank özellikle üretim maliyetinin düşük olması sebebiyle avantaj sağlayan bir tank olmuştur.


Mig-35 jet savaş uçağı it dalaşında ve hassas yer saldırılarında etkili. Saatte 2.400 km hıza ulaşabiliyor ve önceki modellerinden %30 daha hızlı. Keşif görevlerini idare etmesinin yanı sıra, hava savaşlarında ve uzun mesafeden denizdeki ve karadaki hedefleri vurmada etkili.


S-400 Triumf, S-300’den sonra geliştirilmiş, yeni nesil Rus yapımı bir hava savunma sistemi. Uzun menzilli olanı 400 km menzile sahiptir. Füzenin hedefleri, erken uyarı uçakları, sinyal karıştırıcı uçaklar ve balistik füzelerdir. Hızı 4.8 km/saniyedir.


Pantsir füze savunma sistemi 20 kilometre mesafeden, 10 kilometre yükseklikteki hedefi vurabiliyor. Güdümlü füzeler küçük, hızlı ve düşük seviyede ilerlediklerinden radarda görülmeleri de zor oluyor.


Rusya Hava Kuvvetlerinin ana taarruz helikopteri Mi-28 Gece Avcısı, 24 saat her türlü hava koşullarında görev yapar. Mi-28, ilk olarak 1983’te üretildi.


“Tank Katili” diye adlandırılan 2S35 Koalitsiya-SV kundağı motorlu top.Koalitsiya-SV’nin 152mm’lik kundağı motorlu topu 70 kilometrelik menziliyle düşmanların tanklarını, taktik nükleer silah sistemlerini, topçu ile havan topu bataryalarını, uçaksavar ile füze savunma sistemleri ve komuta kontrol tesislerini yok etmek için tasarlandı. Koalitsiya-SV dakikada 16 top mermisi atabiliyor. Kundağı motorlu topun mühimmat kapasitesi 50-70 arasında.


Ka-52 Alligator yeni nesil keşif ve saldırı helikopteri, her türlü hava koşulunda düşman tanklarını, zırhlı piyade araçlarını ve askeri teçhizatını imha etme becerisine sahip. Üstün manevra becerisi olan bu helikopterlerde ayrıca 30 milimetrelik otomatik silah donanımı bulunuyor.


NATO’da Blackjack kod adıyla bilinen Tupolov Tu-160, Sovyetler Birliği tarafından imal edilen en son stratejik ağır bombardıman uçağı olma özelliği taşıyor. Süpersonik ve değişken geometrik yapıya sahip olan uçak, Amerikan B-1 Lancer’e benzemesine rağmen ondan daha hızlı, daha büyük taşıma kapasitesine sahip.


T-14 Armata, Rusya’nın 5. nesil ana savaş tankıdır. Dünya basınında “Rus tehditi” olarak adlandırılan Armata sürekli donanımsal olarak zenginleştiriliyor. T-14 Armatalar hedeflerini uzaktan kumanda ile vurabiliyorlar. 2015’ten 2020’ye kadar Rusya 2300 T-14 üretmeyi planlıyor.


Rusya Stratejik Füze Kuvvetleri’ne ait ABD’nin füze kalkanını delecek yetenekteki hipersonik füze sistemi İskender-M.


Grad füzeleri bir çeşit füze topudur. Bu füzeler 218-240 cm uzunluğunda düz bir namludan oluşuyor. Bu namlunun içine üç kısımdan oluşan füze yerleştiriliyor: 25-30 kg ağırlığında bir başlık, füzeyi yönlendiren gövde ve füzeyi fırlatacak pervane şeklindeki taban. Bazen menzili artırmak için itici bir motor yerleştiriliyor. Bu füzenin çapı çeşidine göre 122 ile 230 mm arasında değişiyor. Füzenin boyu 3 metreye ağırlığı 77 kg’a ulaşıyor. Bu füzeler ya tekli ya da arabalara sabitlenmiş olarak toplu şekilde kullanılıyorlar. Füzelerin menzili kullanılan çapa göre 18-45 km arasında değişiyor.

Kaynak: Sputnik

2 YORUMLAR

  1. Natodaki konumumuza bakarak abd ve avrupanın bize karşı tutumu bakış açısı düşmanlığından dolayı almalıyız çünkü avrupa ve abd nin teknolojisi bizi koruyamıyor elimizdeki sistemlerin durumu ortada kendi teknolojimiz olsa sorun yok ama avrupa abd teknolojileri bizi korumuyor bundan dolayı s 400 ler alınmalı teknolojisi ve alt yapısı verilmeli üretiminide yapabilmeliyiz .Abd veAvrupa bize dost değil düşman olduktan sonra çinden bile bu teknolojileri almalıyız .

  2. Teknik yorum yapacak değilim ama bence Rusya’da amerikan teknolojisinin açığını kapatan veya kapatabilecek personel gücü mevcut. Rusya olaya teknolojikten çok teknik olarak bakıyor diyebiliriz. Mekanik kuvvet yani. Mantıklı mı? Gayet tabi. Herşeyi elektrik gibi yokluğu muhtemel bir enerjiye bağlamak sıkıntıyıda, hatayıda yanında her zaman barındırıyor. Mekanik sistemler kısmen daha hatasız. Tabi bu benim görüşüm.

Siz ne düşünüyorsunuz?