İstihbarat Operasyonuna Devam Ediyoruz

Yazıya geçmeden önce geçen hafta neler yaptık kısaca hatırlayalım. “İstihbaratçı Olmak İster Misiniz?” adlı yazımda siz değerli okuyucu istihbaratçı rolünü üstlenmişti ve ben de sizden rapor bekleyen amiriniz rolündeydim. Tamamen hayal ürünü olan bir istihbarat raporu çerçevesinde istihbarat tahmini yapmaya çalışıyorduk. Bunu yaparken asıl amacımız örnek olayı çözmek değil, analitik düşünme yeteneği kazanmaktır. Bir önceki yazıda şunları öğrenmiştik;

  1. İstihbarat amacı ile hazırlanmış malzemenin kıymetlendirilmesi için kullanılan standart HARF-RAKAM METODU nedir, nasıl kullanılır?
  1. Ele geçen bilgi veya rapor karşısında analiz sürecine başlamadan önce ilk olarak neler yapılmalıdır?
  1. Bilgi veya raporun analizi sürecinde yapılması gereken ilk iş nedir?
  1. İstihbaratta kaynak değerlendirmesi kabaca nasıl yapılır?
  1. Ve en önemlisi de istihbaratçı olmak filmlerde gördüğümüzden ne kadar farklıdır?

Ufak ufak istihbaratçı olma yolunda ilerliyoruz. Yukarıda öğrendiğimizi söylediğim şeyler siyasete ilgi duyan her sıradan vatandaşın dahi ülke gündemini ve dış politikayı yorumlarken “Algı Yönetimi” operasyonlarına maruz kalmaması için bilmesi gereken şeylerdir. Daha önceki yazılarımda da dediğim gibi stratejik ortağınız olarak sizlere “bilgi satmak” yerine sizlerin sosyal ve politik analiz sürecinize katkıda bulunmayı hedefleyen işler yapmaya azami özen gösteriyorum. Lafı daha fazla uzatmadan operasyona devam edelim…

Kaynak değerlendirmesi aşaması tamamlamış bulunuyorsunuz. Sırada haber değerlendirmesi aşaması var. Bunun için de tekrar arşiv araştırmasına yönelmelisiniz. İstihbarat bir takım çalışmasıdır ve teşkilatımızın araştırma personelinden yardım istediniz. Araştırma personelimiz size aşağıdaki bilgileri raporladılar;

1. Coğrafi faktörler büyük elektrik enerjisine ihtiyaç gösterecek bir sanayi tesisi kurulmasına elverişlidir ve yeni bir demir yolu inşası bu bölgenin sanayileşmesinde karşılaşılan ulaşım problemini büyük ölçüde halledecektir.

2. Kantanya’da çekilen ray sıkıntısı eski ve kullanılmayan demiryollarının sökülmesi gereğini doğurmuştur ve bunlar herhangi bir yerdeki yeni bir hat inşası için kullanılabilir niteliktedir. Son zamanlarda bu husus normal bir uygulama haline gelmiştir ülkede. (Hatırlarsanız askeri ataşenin 12361 no’lu raporunda “F-3” koduyla nitelediği 2. paragrafta Yamanak-Taburca demiryolu hattının söküldüğü ve bu rayların yeni hat için kullanıldığı bilgisi verilmişti) (Bu yazıda istihbaratçı olan sizsiniz ama ben olsam bu bilgi ışığında F-3 kodunu F-2’ye yükseltirdim)

3. Bahse konu bölgede büyük iş gücü bulunmamasına rağmen bu ülkede bu gibi durumlara fazla ağırlık verilmemesi gerekir ve bu gibi durumlarda Kantanya Hükümetinin politikası başka yerlerden işçi çağrılması ve onların barınacakları yerlerin sonradan temini yolundadır.

4. Kantanya basınından yapılan tercümeler sadece “Zambak Gölü çevresinde halk ekonomisinin geliştirilmesi için nazım plan çerçevesinde büyük bir sanayi gelişme planının” uygulandığı şeklinde ifadeler kullanılmaktadır.

5. Davulca bölgesi tecrit edilmiş bir bölge olup nüfus yoğunluğu seyrektir. Halkı normal şartlarda hayvancılıkla uğraşmaktadır. Tarım oldukça düşük olarak kuzey bölgelerde yapılmaktadır. Güneydeki tarıma elverişli alanlara ise ulaşım sıkıntısı olduğundan bu faktörler nüfus yoğunluğunun artmasını engellemiştir.

  

ÜÇÜNCÜ GÖREV:

Kaynağı dikkate almaksızın 12361 sayılı ataşe raporundaki her haber paragrafının ihtimal derecesini kıymetlendir. (Yine harf-rakam metodu tablosu kullanılacak)

Raporun mahiyetini, akla yakınlığını, genel bilgi ve tecrübe ışığında gözden geçir ve işaret ettiği hususları araştırma personelinin raporladığı bilgilere göre değerlendir.

Her paragrafa (1-6 arası) değerlendirme rakamı ver. (Harf-rakam kriteri sistemine göre)

Sorunun cevabına geçmeden önce buraya kadar neler yaptık ve şuan istihbarat analizinin hangi aşamasındayız bir görelim…

İstihbaratı Anlamlandırma Süreci

Değerli okuyucu… Bu çalışma her ne kadar teorik ve karışık görünse de aslında yaptığımız şey çok basit. Bu analiz yöntemlerini sadece devlet kurumlarında çalışan istihbaratçılar kullanacak diye bir şey yok. Yani işinize yaramayacak şeyler olduğunu düşünüyorsanız kanaatimce yanılıyorsunuz. Bizler aslında sırasıyla şu çalışmaları yapmış oluyoruz;

  • Önümüze gelen bilgiye nasıl yaklaşmamız gerektiğini öğreniyoruz. Şöyle ki; duyduğumuz bir bilgi karşısında ondan hemen anlamlar çıkarmak yerine ilk olarak bilgiyi parçalarına ayırıyoruz. Gelen bilgiyi “kaynak” ve “haber” olarak ikiye ayırdıktan sonra bu unsurların teker teker analizini yapıyoruz. Ümit Özdağ’ın “İstihbarat Teorisi” adlı kitabında sıkça bahsettiği üzere entelektüel altyapısı olmayan bir kimseden istihbaratçı olmaz. Bu yorum ışığında kaynak ve haber analizi yaparken arşiv araştırmasına yöneliyoruz ve harf-rakam metoduyla ayrı ayrı derecelendirme yapıyoruz.
  • Bilgiye bir bütün olarak yaklaşmak bizi çoğu kez yanıltır. Bu yüzden kaynaklarımızın ve haberlerimizin derecelendirmelerini ayrı ayrı yaptıktan sonra bu iki unsuru bir araya getiriyoruz. Farkındaysanız hala bize gelen bilgiden anlam çıkarma, yani istihbarat analizi safhasına geçmedik.
  • Bu noktadan sonra bilgiye kaynaklarıyla ve muhtevasıyla bir bütün olarak yaklaşıp analiz sürecimize yani mana tayin etme aşamasına geçiyoruz.
  • Haber ve rapordan yukarıda açıklandığı şekilde mana tayin etme aşaması ve sonrasında gelecek olan “sentez” aşamaları birleştikten sonra nihayet biz bu bilgi ve rapordan “anlam çıkarmış” olacağız. Yani ham maddeyi işlemiş ve kullanılabilir hale getirmiş olacağız.
  • Bu çalışmada önümüze gelen rapordaki bilgileri parçalarına ayırdık ve geçen yazımızda kaynak değerlendirmesi yaptık. Şimdi sıra haber değerlendirmesi aşamasında. Somut olayımızın çözümüne geri dönelim…

ÜÇÜNCÜ GÖREV CEVABI:

Amiriniz sizden her paragraftaki bilginin “kaynak” dikkate alınmaksızın, araştırma ekibinizce de raporlanan bilgiler ışığında haber değerlendirmesini istemişti. O zaman biz de 12361 sayılı ataşe raporunu paragraf paragraf harf-rakam metoduna göre kıymetlendirelim…

Paragraf 1: Yeni tek hatlı bir demiryolu inşası (Davulca’dan Zambak Gölüne) ve cebri çalışma sisteminin uygulanması ve Kasım ayında bitirilmesinin planlanması hususu;

Şayet Kantanya basını Zambak Gölü çevresinde ekonomik gelişmelerden dolaylı olarak bahis açmışsa bunun doğruluğu düşünülebilir. Yeni demir yolu, yapımı süren gizli tesisin bir ön gereği olarak görülmektedir. Coğrafi şartlar da buna engel teşkil etmemektedir. (Araştırma personelince verilen raporun ilk maddesini hatırlayın) Cebri çalışma sistemi Kantanya hükümetinin normal politikası olup, müttefik devlet servislerinin istihbarat raporları da bir çalışma kampının Davulca’da bulunduğunu göstermekte ve bir demiryolunun da bu alanda mevcudiyetine işaret etmektedir.

Bütün bu vakalara göre 12361 sayılı raporda ataşenin “3” olan derecelendirmesini “2” ye yükseltmek yerinde olur.

 

Paragraf 2: Yamanak-Taburca hattının sökülmekte ve elde edilen raylardan Zambak Gölü’ne yeni bir demiryolu hattı yapıldığı hususu;

Araştırma personelinizden aldığınız raporun 2. maddesi, ataşenin verdiği bilgiyi teyit eder mahiyettedir. Bu sebeple ataşenin “3” olan derecelendirmesini “2” ye yükseltmek yerinde olur.

Paragraf 3: İşçilerin yaşam standartlarının düşük olduğu hususu;

  • Araştırma personelince verilen raporun 3. maddesi ve Kantanya hükümetinin genel politikaları göz önüne alındığında, bu haberin ataşe tarafından “3” olan derecelendirmesinin “2” ye yükseltilmesi gayet makuldür.

 

Paragraf 4: İnşa halinde gizli bir tesis ve yakınlarında hidroelektrik santral bulunduğu hususu;

  • Arşiv araştırmanız ve size raporlanan bilgiler ışığında coğrafi faktörler bu tesislerin inşası için uygun görülmektedir. Birbirini tamamlayan faktörler karşısında da bölgeye ilk olarak uzatılması ihtiyacı duyulan demiryolu, bölgedeki cebri çalışma gücünün bulunduğuna iyi bir delil teşkil etmektedir ve bu hususlar gizli bir görevle vazifelendirilmiş askeri birliklerin mevcudiyetini de ihtimal dâhiline sokmaktadır. Ve sahanın böyle bir gelişme için uygun bulunmayışı yolunda herhangi bir istihbari ve mantıki sebebin bulunmaması ise Zambak Gölündeki endüstriyel projenin ihtimal dâhilinde olduğunu göstermektedir. Ayrıca raporda belirtilen diğer faaliyetler mantık açısında bu proje ile irtibatlı görünmektedir. Bu sebepler ışığında “4” olan derecelendirmenin “2” ye yükseltilmesi yerinde olur.

Paragraf 5: Dobrulka’daki iş kurumunun Zambak Gölü’nde çalıştırılmak üzere 300 işçi emri aldığı hususu;

  • Dikkat edeceğiniz üzere yaptığınız ilk arşiv araştırması sonucu Kantanya basınında mevcut bilgiyi teyit eder nitelikte yayınlar yapıldığı görülmektedir ve bu yayınlardan işçi partisinin belli icraatlarda bulunduğu da ayrıca anlaşılmaktadır. Ancak yayınlarda sanayi tesisinin nerede olduğu bahsedilmemektedir. Buradaki kuvvetli duruma göre haberin yeniden kıymetlendirmesini yapacak olursak “3” olan derecelendirmenin “2” ye yükseltilmesi yerinde olacaktır.

Paragraf 6: Çiftçiler arasındaki memnuniyetsizlik hususu;

  • Bölgedeki çiftçiler arasındaki memnuniyetsizliği gösterir mahiyette daha önceden alınmış bir istihbarat yoktur. Fakat ataşenin değerlendirmesini kabul etmememizi gerektirecek bir durum da yoktur. O halde ataşenin verdiği “3” derecesinin muhafazası makul olandır.

Paragraf 7: Uçaksavar takviyeli, Zambak Gölü’ne doğru askeri birlik hareketi hususu;

  • Seyrek nüfuslu bölgelerde askeri birlik hareketlerinin olağan dışı bir durum olduğu söylenemez. (Nüfusun seyrek yapısı arşiv araştırmasında karşımıza çıkmıştı) Yapılan arşiv araştırmaları sonucu bu bilgiyi teyit edecek mahiyette bir bilgiye rastlamadınız. Yani aslında ataşenin “2” (muhtemelen doğru) olarak yaptığı derecelendirmeyi destekler mahiyette bilgi mevcut değildir. Ancak Kantanya hükümet politikaları ve üzerinden çalışıldığı iddia olunan sanayi faaliyetinin muhtevası göz önüne alındığında bu derecelendirmeyi kabul etmek yerinde olur. “Devlet Güvenliğinde İstihbarat Neden Önemlidir?” başlıklı yazımda da bahsettiğim gibi istihbarat sadece bilmekle alakalı bir şey değildir, istihbarat yeri geldiğinde hissetmektir. Bu sebeple ataşenin “2” olarak derecelendirdiği bu bilgiyi sizin de “2” olarak kabul etmeniz yerinde olur.

Paragraf 8: Çok sayıda ağır makine ile yüklü trenin Zambak Gölü yakınlarına sevki hususu;

  • Bu paragrafta rapor edilen pek az bilgi vardır. Faktörler bölgede endüstriyel bir projenin başladığına işaret etmektedir ve bölgede çok sayıda işçi varlığını işaret etmektedir. Bu hususlar bu bilgiye karşı tavrımızı belirlemede bize rehber olmalıdır.

Ancak burada şüpheli bir nokta vardır. O da daha önceki arşiv çalışmalarımızdan ve araştırma personelimizden bize raporlana bilgilerde bölgedeki ulaşım ağının çok eski ve yetersi olduğudur. Acaba bu eski ve yetersiz ulaşım ağı bu derece büyük bir sevkiyat için yeterli midir? Bu soruyu kendimize sormalıyız. Bundan dolayıdır ki, en iyi niyetli değerlendirmemiz ataşe raporunda yapılan “2” derecelendirmesinin yerini muhafaza etmesi yahut temkinli hareket edilerek “3” e düşürülmesi şeklinde olmalıdır.

Paragraf 9: Askeri birlikler için göl kenarında büyük bir dinlenme sahasının inşa edildiği hususu;

  • Bu bilgiye dair diğer kaynaklarımızda bir bilgi yoktur. Bölge şartları ise buna müsait değildir. Şöyle ki bölgeye ulaşım için yeni bir demir yolu hattı inşa edilmelidir. Sizce bir dinlenme tesisi için, merkeze uzak bir bölgeye yeni bir yol inşası ne kadar mantıklıdır? Ayrıca tam teçhizatlı özel askerlerin bölgeye sevki de bir o kadar mantıksızdır. Bu mantıki değerlendirmeler sonucu ataşenin “6” yani doğruluğu hakkında hüküm verilemez olan derecelendirmesi “5” yani mümkün değildir seviyesine çıkartılmalıdır.

Son Değerlendirme:

Bugünlük mesainiz bitti. İşinizi yapmış olmanın huzuru içinde eve gideceksiniz. Ancak son olarak buraya kadar yaptığınız çalışmaya dair amiriniz olarak sizden kısa bir rapor istedim.  Çekmeceden boş bir kağıt çıkardınız ve şu genel değerlendirme raporunu yazmaya başladınız;

“Elime geçen Çok Gizli ibareli 12361 sayılı rapora ilişkin şimdiye kadar yapmış olduğum çalışmalar şu şekildedir;

  • Stratejik istihbarat sürecinin ilk aşaması olan rapordaki bilgileri “kaynak” ve “haber” olarak sınıflandırdıktan sonra harf-rakam metodunu tatbik etmek üzere “kaynaklara” dair arşiv araştırmasına giriştim.
  • Yetersiz kaldığım noktada istihbaratın bir takım çalışması olduğu hususundan hareketle araştırma personelimizden “haberlere” ilişkin bilgilendirme talep ettim.
  • Bu arşiv araştırmaları ve bilgilendirmeler neticesinde kaynak ve haberleri ayrı ayrı değerlendirmeye tabi tuttum.
  1. 12361 sayılı ataşe raporundaki derecelendirmeleri bu çalışmam sonucunda aşağıdaki şekilde yeniden kıymetlendirdim, arz ederim;

 

Bu Çalışmada Neler Öğrendik?

  1. En önemlisi, istihbaratın bir takım çalışması olduğunu öğrendik,
  1. Önümüze gelen bilgiye bir bütün olarak yaklaşmaktansa, algı yönetimi operasyonlarına maruz kalmamak adına bilgiyi “kaynak” ve “haber” olarak parçalara ayırmamız gerektiğini öğrendik,
  1. Bu aşamalardan geçmeden yapılan değerlendirmenin bir analiz sayılamayacağını; yalnızca istihbarata mana tayin etme aşamasının geçiş süreci olabileceğini ve tüm bunlardan sonra yapılacak sentez aşamasıyla birlikte değerlendirildiğinde ulaştığımız sonucun ancak bir “analiz” sayılabileceğini öğrendik,
  1. Ünlü istihbaratçı Reinhard Gehlen’in de söylediği gibi “Tek bir rapor, rapor değildir. Ayrı ve bağımsız bir kaynak tarafından doğrulanmadıkça, hiçbir bilginin önemi yoktur.” sözünün doğruluğunu müşahede imkânı sağladık ve önemini öğrendik ve tatbik ettik.

 

Siz değerli okuyucuya bir şeyler öğretmek benim haddime değil, ben sadece sizleri stratejik ortağım olarak gördüğümden dolayı böyle bir çalışma içine girdim. Bu yazı dizisinin devam etmesini isteyenlerin yorumlarını bekliyorum. Emek verip okuduğunuz için teşekkür ederim…

İstiklal şairimiz Mehmet Akif ERSOY’un “Eşrey Bey’in emir eri Zenci Musa, omuzlarından arşa yükseldi Nebi İsa!” sözleriyle bahsettiği istihbarat tarihimizin büyük kahramanı Zenci Musa’nın aziz hatırasına ithaf… Ruhu şad olsun…

Saygılarımla…

11 YORUMLAR

  1. Beklediğim yazı geldi :).Bu sefer iyice üzerinde düşündüm olayı sindirdim ve yorumlamaya başladım.30-35dk’dır uğraşıyorum ve ateşe raporundaki paragrafları kendime göre puanladım.4 tanesini sizden farklı ve dolayısıyla yanlış derecelendirmişim.(Yanlış derecelendirme diyorum ama istihbarat raporlarında mutlak doğru var mı bilmiyorum,sonuçta sizde şahsi değerlendirmem yazmışsınız bir tabloda).Bunlara örnek olarak ; 4.Paragrafa verilen 4(Doğruluğu şüpheli) derecesini bende düşük buldum bunun sebebi olarakta Kantanya basınında “Zambak Gölü çevresinde halk ekonomisinin geliştirilmesi için nazım plan çerçevesinde büyük bir sanayi gelişme planının uygulandığı” şeklinde ifadeler kullanılmış.Basının bu tür büyük bir sanayi gelişmesinden bahsetmesi ve 4.Paragrafta geçen “büyük bir sanayi tesisi inşası” ile tamamen örtüşse de askeri açıdan bir bilgi elimizde yok ve ayrıca yapının bu kadar özenle korunmasını gerektirecek bir sebepde düşünemediğimden 4’den 3’e çıkarmıştım.Ancak sanırım sanayileşme Kantanya’da yeni ve önemli bir olay 🙂
    7.Paragrafta ki askeri hareketliliğe dair elimizde bir bilgi olmadığından 2 gibi kesin bir hükmü 3’e düşürmeye karar vermiştim.
    8.Paragrafta yanlış yorumlamama rağmen aynı dereceyi vermişiz bende sizin gibi 2 ve 3 arasında kaldım ama tren yolunun eski olmasını hesaba katmadığımdan ve yeni tren yolunun yapımının bittiğini zannetmemden ötürü 2’de karar kıldım.
    9.Paragrafta ki mantıksızlık hat safhada olsa da derecelendirirken mesafe olarak uzağa kurulmasını ve yeni bir yol yapımı gerektirmesini farkedemedim.Farkettiğim mantıksızlık sadece özel birliklerin bu işle görevlendirmesinin saçma olduğuydu.Tek farkettiğim mantıksızlık bu olunca da direk çizip atamadım ve bilemeyiz diye düşündüm ve 6’da bıraktım.
    Ama sonuç olarak her şeyden ziyade bir haberi,raporu,belgeyi nasıl okumamız ve nasıl yaklaşmamız gerektiğini hafiften anlamaya başladık.Aslında bu yaptığımız işlemi günlük hayatta da otomatik olarak yapıyoruz.Örneğin herkesin sözüne hemen inanmıyoruz ya da her gazeteye eşit şekilde yaklaşmıyoruz.Güvendiğimiz ve güvenmediğimiz gazeteler var.Ancak bu gazeteleri ideolojik olarak değilde geçmişlerinde yaptıkları doğru ve yanlış haberlere bakarak yargılamalıyız.En azından ben böyle yapıyorum.Ha keza haberler için de aynı şekilde bir süzgeçten geçirme işlemi uygulamaktayım.Gazeteler bir çok yanlış haber çıkmakta.Yani bu işlemleri farkında olmadan zihnimizden yapıyoruz aslında ama burada ki harf ve rakam olarak derecelendirmek kadar hassas olmuyor.Bu öğrettiğiniz sistematik süreç sayesinde çok daha doğru tahminlerde bulunulabilir ve benim çok hoşuma gitti.Şuanda akşam eve geldiğimde gazetelere harflendirmelerini yapıcam 🙂 ve çıkan bazı önemli haberleri rakamlayacağım.Bu şekilde kafamdan yaptığım düzensiz değerlendirmeyi daha destekli ve kesin bir hale getireceğime inanıyorum.
    Her şey için çok teşekkür ediyorum sizden çok şey öğrendim ve daha öğreneceğim çok şeyler olduğunu düşünüyorum.Yazılarınızın devamını bekliyorum…

    • Emincan Bey inanın son zamanlarda en keyifle okuduğum yazılardan biri sizin yorumunuzdu 🙂 değerlendirmeleriniz kesinlikle yanlış değil, sadece azıcık eksik ancak sizin de dediğiniz gibi herkesin değerlendirmesinin farklı olması çok normal. Zaten bu yüzden fark ettiyseniz bazı değerlendirmelerde temkinli davranmak adına hak ettiği dereceden daha düşük dereceler vermeyi tercih ettim. Bundaki amaç ise bizden sonra raporu check edecek kişiyi daha da dikkatli davranmaya sevk etmektir. Zaten yazıda da bahsettiğim gibi bu çalışmada amaç somut olayı çözmek değil, analitik düşünme yeteneği kazanmaktır. Piyasada o kadar çok analiz hatta makale olduğu iddia edilen yazı var ki… Siz değerli okuyuculara analiz olarak pazarlanan yazıların aslında istihbaratın bilimsel metodları göz önüne alındığında analizden ne kadar uzak olduğunu gözler önüne sermek de amaçlarımdan biriydi. Sizlere bir şeyler katabilmiş olmanın mutluluğunu yaşıyorum. Ancak maalesef bu çalışmaya daha fazla devam etmeyeceğim. Şuan hakimlik-savcılık sınavlarına hazırlanıyorum ve buna rağmen bu ağır çalışmanın altına girmiştim. Ancak beklediğimin çok çok altında bir ilgi oldu. Kurtlar Vadisi ile büyüyen bir nesile istihbaratın bir bilim olduğunu anlatmak nafile bir çaba:) Size ilginiz için çok teşekkür ediyorum, saygılarımı sunuyorum… Ayrıca gazete haberleri üzerinde bu metodu uygulamak çok verimli bir çalışma olacaktır. Bunu kesinlikle yapın. Alman istihbarat tarihinde bunla alakalı çok ilginç bir hikaye vardır. Alman bir gazeteci bir köşe yazısında Alman genelkurmayı ile alakalı “top secret” seviyesindeki bir bilgiyi paylaşır. Bunun üzerine istihbarat tarafından yakalanır ve sorguya alınır. Bilgiyi nereden aldığı, hangi ülke adına ajanlık yaptığı soruları sorulur. Gazeteci ise bu bilgiye sadece gazete küpürlerinden yaptığı analizlerle ulaştığını söyler. Gazetecinin evinde yapılan incelemede klasörler dolusu gazete küpürü bulunur. Ve serbest bırakılır. Lafı uzattığım için kusura bakmayın, son kertede diyeceğim o ki bu çalışmayı mutlaka yapın, yazılarıma gösterdiğiniz ilgi için de çok teşekkür ediyor, saygılarımı sunuyorum…

      • Ayrıca ilginizi çeker mi bilmem ama 6-7 mayısta Ankara’da istihbaratla alakalı harika bir sertifika programı var. Vizelerimle aynı tarihe denk gelmesine rağmen ben bu programa gitmeyi tercih etmiştim, okul uzadı ama çok faydalı oldu 🙂 Eminim sizin için de çok faydalı olacaktır.
        http://www.21yyte.org/tr/arastirma/istihbarat-arastirmalari-merkezi/2017/05/05/8610/istihbarat-yontemleri-sertifika-programi-6-7-mayis-2017-kayitlarimiz-baslamistir

      • Ne demek, ben teşekkür ederim istihbaratın bilinen ama inanmak istenilmeyen yönünü ele almışsınız.İlginin az olması sizinde belirttiğiniz gibi insanların kafasında ki “istihbaratçı” figürüyle çelişmesi.Ben yazılarınızdan memnun kaldım ancak hakimlik-savcılık sınavına hazırlanmanın ne kadar zor olduğunu oda arkadaşımdan biliyorum.Dolayısıyla sizi anlayışla karşılıyorum ve şimdiden iyi çalışmalar diliyorum.Sertifika programına katılmayı çok isterdim.Hatta şuan bunun üzüntüsünü yaşıyorum.Yakınlarda olsam kesinlikle hazırlanmaya başlamıştım.Ama şuan Trabzondayım ve yetişmem mümkün görünmemekte…Her yıl oluyorsa seneye kesinlikle gitmek isterim.

        • Her yıl nisan ya da Mayıs aylarında oluyor inşallah seneye katilabilirsiniz? bu arada ben de KTÜ Hukuk mezunuyum yanlış hatırlamıyorsam matematik okuyordunuz size başarılar diliyorum okulunuzda görüşmek üzere, saygılar…

  2. Estağfirullah Sayın Aliya:) İstihbarat’ın bahsettiğiniz yönü elbette var. İstihbarat’ın bu aksiyonlu yönü ilginizi çekiyorsa soğuk savaş dönemi istihbarat faaliyetlerini incelemenizi tavsiye ederim. İnanın o kadar heyecenlı hikayeler var ki:) Ama ben yazılarımda istihbaratın 2.dünya savaşından sonra kabul gördüğü üzere bilimsel yönüyle alakalı çalışmalar yapıyorum. Abraham SHULSKY’e göre “İstihbarat her tür ekonomik, politik, sosyal ve askeri gelişmeyi anlamayı ve derhal öngörmeyi amaçlayan evrensel, sosyal bir BİLİMDİR.” Ayrıca CIA’nın yıl içinde ürettiği istihbaratın %60’ının AÇIK KAYNAK İSTİHBARATI temelli olduğu hususunu da göz önüne alırsak, bizlere sıkıcı gelen bu çalışmaların istihbarat dünyasındaki yerini daha iyi anlamlandırabiliriz. Ayrıca Ertan BEŞE ve Merve SEREN’in, “Stratejik İstihbarat Olgusunun Teorik Çerçevesi, Unsurları ve
    Terörle Mücadele Politikaları Açısından Rolü ve Önemi’’ başlıklı makalelerinde de bahsettikleri üzere “Tüm dünyada istihbarat analistleri düşünen, mantıksal ve bilimsel metodu birleştirip uygulayan kişiler olarak istihbarat dünyasında geçmişte olduğundan daha fazla ilgi görmeye başlamışlardır. İstihbarat teknolojisi ve gizli bilgi toplama teknikleri önemli olmakla birlikte, politika üreticilerin karşı karşıya oldukları karmaşık ulusal güvenlik sorunlarına ilişkin “düşünceye dayalı bir analiz” daha üstündür.” Yorumunuz için teşekkür ederim… Saygılar…

  3. Şimdi ustam çok pardon cehaletimi mazur görün bu işin aksiyonu falan yokmu yâni biz araştırma rapor falan alırken yakalanma riski yakın dövüşte kullanacağımız taktikler kilit açma basit şeyleri silâh olarak kullanma izlendiğimizi fark etme öldürme yetkisi varsa ansızın neresine saldırma gibi yani

YAZIYLA İLGİLİ YORUM YAZABİLİRSİNİZ

Please enter your comment!
Please enter your name here