Terörizm ve Medya İlişkisi

Medya, teröristlerin saldırılarını, istemeden de olsa, izleyici ile buluşturmaktadır. İletişim teknolojilerinin yaygınlaşması ve geliştirilmesi terör olaylarının topluma daha kolay ulaşmasını sağlamaktadır. Bu gelişmeler, teröristlerin amaçlarına hizmet etmektedir. Terör olayları, medyada halkın haber alma özgürlüğü ve medya kanalları arasındaki rekabetten dolayı sıklıkla yer almaktadır.

Basın özgürlüğünün demokratik toplumlarda olmazsa olmazdır. Ancak medya da kendi sorumluluklarını iyi kavramalı ve bilmelidir. Halkı paniğe sevk edecek, halkın devlete karşı güvenini sarsacak, saldırıda zarar görenlerin ailelerini panik edecek bir tarzda haberler verilmemelidir. İnternet kullanımının yaygınlaşması ile enformasyon akışı hızlanmıştır. Bu hızlı enformasyon akışında dezenformasyonlara ve mizenformasyonlara karşı dikkatli olunmalıdır.

Halkı korkuya, telaşa, paniğe teşvik etmesiyle dezenformasyonlar ve mizenformasyonlar teröristlere hizmet etmektedir. Medyanın haber verme özgürlüğü olduğu gibi devlet de güvenliği sağlama görevi vardır. İnternet sayesinde teröristler, medyayı medyanın eşik bekçilerini(editörler, yayın yönetmenleri, yazı işleri müdürü gibi) aşarak topluma korku, yılgınlık, umutsuzluk, panik, güven bunalımı gibi duyguları yayabilmektedirler.

Günümüzdeki saldırılarının ana hedefi, ölü sayısının artmasında ziyade, medyada uzun süre kendilerinden bahsettirmektir. Bu tarz saldırılar toplumu doğrudan hedef alır. 11 Eylül bunun en güzel örneğidir. Yazılacak kitaplarda, yapılacak filmlerde, yayımlanan haberlerde, afişlerde kendilerinden bahsedilmesini arzu etmektedirler. Medyayı eylemlerinin bir parçası yaptıklarında, saldırıları üstlendiklerine dair bildiride bulunduklarında, medyaya demeç verdiklerinde, saldırı anlarını kaydedip medyaya servis ettiklerinde, rehine-uçak kaçırma ve sükse yaratacak kişilere saldırıda bulunduklarında amaçları, medyada yer alma güdülerinin tatminini sağlamaktır.

 Teröristler, saldırılarını gerçekleştirdiklerinde psikolojik ve asimetrik saldırılarda da bulunurlar. Kendi sempatizanlarına güçlü olduklarını, karşı tarafın zafiyet içinde olduğunu göstermek isterler. Sembolik saldırılarda da bulunurlar. Turistleri hedef alan saldırılarda turizm gelirlerinden ekonomiyi, toplumun genel kabulünü kazanmış sembol isimlere yapılan saldırılarla da toplumun bölünmesine yönelik stratejik saldırılar gerçekleştirirler.

Ülkelere mesaj vermek, ülkelerin yollarını değiştirmek için teröristler saldırılarını gerçekleştirsin diye de teşvik edilir. Rusya Devlet Başkanı ile Fransa Ulusal Cephe Partisi Başkanı ile görüştükten sonra St. Petersburg’da lanet bir saldırı gerçekleştirdiler. Bu sırada Rusya Devlet Başkanı’nın da St. Petersburg’ da olması bir mesajdır. Fransa ile Rusya arasında bir konsorsiyum olursa bunu kendi çıkarlarına aykırı olarak gören güçler, doğal olarak, olacaktır. Fransa’daki terör olaylarını nedeninin, Afrika’daki güçlerin çarpışması olduğu çok açıktır.

Fransa, Afrika’daki pazardan 300 milyar dolarlık bir gelir elde etmektedir. Bu pastadan daha fazla pay almak isteyen güçler, Fransa’nın oyun dışı kalması için yarı gizli faaliyetler yürütmektedir. Güç dengesi, Fransa ve Almanya gibi Avrupa devlerinin zor günler yaşaması, Çin, Hindistan, Japonya gibi devlerin şahlanışı ile Avrupa’dan Asya’ya kayacaktır. Avrupa’daki güç dengesinin Avrasya taraflarına kaymasını istemeyenler, Avrupa, Asya ve Ortadoğu’nun tam ortasındaki ülke olan Türkiye’yi kendi yanlarına almak isteyecektir. Son aylarda ülkemizi ziyaret edenler, bunun bilincinde oldukları için bizden kopamıyorlar.

 Bu vahim olaylar gerçekleştirilirken toplumun bütünleşmesi, dayanışması, birlik olmasını sağlamak medya da düşmektedir. Medya devletin ve milletin yanında olduğunu gösterecek yayınlar yapmalı, terörün asla amacına ulaşamayacağını belirtmelidir. Kamuoyunu sakinleştirmeli, terörü sevici-özendirici-övücü yayınlar yapmamalıdır. Nesnel olmalı, resmi açıklamalara teyit edilmemiş duyumlara itibar etmemeli, reklama yer vermemelidir.

NOT: Tarihi ve dini gerçekler konsantrasyonu, motivasyonu, kararlılığı sağlamak için önemlidir. Fırat Kalkanı’ na 24 Ağustos 2016 tarihinde başladık. Tam 500 yıl önce, 24 Ağustos 1516 tarihindeki Mercidabık Savaşı zaferi ile aynı gün başlaması bunun net örneğidir.

 Suriye’ye atılan 59 Tomahawk Füzesinin de gizli mesajı şudur: İncil/Matta 5/9 :“Ne mutlu barışı sağlayanlara! Çünkü onlara Tanrı oğulları denecek.”

Ünal G. Akman

StratejikOrtak.com MİSAFİR YAZAR

YAZIYLA İLGİLİ YORUM YAZABİLİRSİNİZ

Please enter your comment!
Please enter your name here