Vietnam Savaşı: Büyük Hezimet

Hepimiz az yada çok Vietnam savaşını duymuşuzdur. ABD’nin büyük bir hezimete uğrayarak yenildiği bir savaş olarak bahsedilir. Televizyondan ve internetten gördüğümüz resimler ve videolar bize bu savaşın ne kadar kanlı ve korkunç bir savaş olduğunu göstermiştir. Peki hiç düşündünüz mü Vietnamlıların günümüzde de süper güç olmayı sürdüren ABD yi ülkelerinden tamamen atabilmek için ne tür bedeller ödediğini?

Vietnam Savaşı, dünya savaş tarihine öyle büyük bir iz bırakmıştır ki günümüz Ortadoğu bataklığını bile anlamak istiyorsak Vietnam Savaşına da bakmamız gerekecektir. Peki nasıl oluyor da 42 yıl önce bitmiş bir savaşın etkileri günümüze kadar uzanabiliyor? Elbette ki bu doğrudan bir etki şeklinde değil dolaylı olmuştur. İşte bu yazımda Vietnam savaşının kısa bir özetini yapıp sonuçları üzerinde duracağız.

Öncelikle konuya girmeden şunu belirtmeliyim ki, tarihi olayları değerlendirirken yaptığımız en büyük hatalardan biri olayların tamamının zamanın akışı içerisinde neden-sonuç ilişkisine bağlı olarak geliştiğini unutup veya göz ardı edip olayları günümüz şartlarına göre değerlendirmemizdir. Bu, tarih biliminin ilkesine aykırıdır. Eğer tarihi olayları tarafsız bir şekilde ve o günün şartlarına uygun olarak değerlendirmezsek neden-sonuç ilişkilerinin birbiriyle olan bağlantısı kopacaktır. Bunun sonucunda da yaşadığımız şuan ki zamanı ve olayları açıklayamaz hale geliriz ki bu da istenmeyen bir durumdur.

Savaşın sonuçları üzerinde duracağız. Fakat yine de savaşın şiddetini anlamak için komünist Vietnam ın, bildiğimiz Vietnam gerillalarının lideri Ho Şi Minh‘e kulak verelim:

“Tüfeği olanlar tüfekleri, kılıçları olanlar kılıçları, kılıçları olmayanlar küçük çapa ya da sopalarıyla savaştı. Her mezra ve cadde birer kale, her insan bir savaşçı, her parti hücresi bir kurmay heyeti gibiydi. Zafer, çok büyük bedellerle 13 milyon şehit, yüzbinlerce yaralı ve sakatla kazanıldı.” Bu bize savaşı ilk ağızdan gayet iyi özetliyor.

VİETNAM

Resmi adı Vietnam Sosyalist Cumhuriyeti’dir. Konum olarak Güneydoğu Asya’da ve Çin-Hindi Yarımadasının doğusunda bulunur.

Vietnam savaşı 1945’te başlamış ve 1975’te sona ermiştir. Aralıksız 30 yıl süren bu savaşta ABD son 10 yıla doğrudan dahil olmuştur. İlk 20 yıl Fransa ve birazda Japonların dahil olduğu kısımdır. Biz ABD’nin dahil olduğu yıllara bakacağız.

Bildiğiniz gibi İkinci Dünya Savaşı’nın 1945’te sona ermesiyle beraber dünyada bir Sovyet yayılmacılığı baş gösterdi. Bunu durdurmak isteyen ABD, ilk olarak 1949’da NATO‘yu, 1954’te Balkan ittifakını ve en sonunda SSCB’yi çevreleme politikasının Uzak Doğu ayağı olan SEATO(Güneydoğu Asya Antlaşması Teşkilatı)‘yu kurdu. Bu şekilde SSCB her alandan çevrelenmiş oluyordu. Ancak 1954’te komünist lider Ho Şi Minh liderliğindeki komünist güçler 1954 yılında Vietnam da Fransızları bozguna uğrattılar. Yapılan anlaşmalarla Vietnam, komünist Kuzey ve ABD yanlısı Güney olmak üzere ikiye bölündü. Kalıcı bir çözüm ve anlaşma sağlanamadığı için beş yıl içinde komünistler Güneye karşı gerilla savaşı başlattılar. Bu şekilde ABD, Vietnam savaşına dahil olmuş oldu.

Savaş Başlıyor…

Öncelikle savaşın büyüklüğünü anlayabilmemiz için savaşa dahil olan devletlerin güçlerine bakalım:

ABD ve Güney Vietnam‘ın başını çektiği batılı devletler; 1 milyon 830 bin,

SSCB ve Çin’in başını çektiği Doğu Bloku Ülkeleri (Ağırlıklı Kuzey Vietnam); 461 bin

Mart 1965’te ABD kara kuvvetlerine bağlı birlikler Güneye ayak bastılar. 1968 yılında Güney Vietnam’daki ABD askerlerinin sayısı 536 bine ulaştı.

Burada dikkat çeken nokta bu savaşın büyük bir vahşet içerisinde geçmiş olmasıdır. Öyle ki ABD ağır bombardıman uçakları B-52’ler 1972 yılında altı ay boyunca Kuzey Vietnam’a 400.000 ton kadar bomba yağdırmışlardır. Ayrıca Kuzeyli komünistler ile ABD askelerinin birbirlerinden esir aldıkları askerlere uyguladıkları akla hayale gelmeyecek işkenceler de cabası.

Operasyon Linebacker II, Aralık 1972

Elbette bu savaşın dünyada özellikle ABD halkı üzerinde derin bir etkisi olmuştur. Televizyonunda evlere girmesiyle, savaş görüntüleri ABD halkı üzerinde derin etkiler bırakmış ve savaşa karşı kitlesel gösteriler başlamıştır. ABD’nin savaştan dolayı bütçe açığı vermesiyle beraber ve daha birçok nedenin birikmesinden kaynaklı olarak 27 Ocak 1973’te Paris’te bir ateşkes antlaşması imzalanmıştır. Bu şekilde ABD yenilgiyi kabul ederek Vietnam’dan çekilmiş oldu. Fakat sonraki 2 yılda Güney Vietnam ile savaş, Halk ordusunun 30 Nisan 1975’te Saygon’u ele geçirmesiyle sona erdi.

 Savaşın Sonuçları

Öncelikle tarafların kayıplarını verelim:

ABD ve Batılı ülkeler;

-Güney Vietnam: 300 bin ölü, 1 milyon 700 bin yaralı

-ABD: 60 bin ölü, 300 bin yaralı, 1.500 kayıp

-Güney Kore: 5 bin ölü, 3 bin yaralı

Laos Krallığı: 30 bin ölü.

 

SSCB ve Doğu Bloku ülkeleri;

Kuzey Vietnam: 1 milyon 176 bin ölü/kayıp, 600 bin yaralı,

Çin halk Cumhuriyeti: 1.446 ölü, 4.200 yaralı

SSCB: 16 ölü.

 

Bütün bunların haricinde;

Vietnamlı sivil ölü sayısı ( her iki taraftan): 2 milyon.

Kamboçyalı sivil ölü sayısı: 1 milyon,

Laoslu sivil ölü sayısı: 50 bin.

ABD’nin 50.000 in üzerinde askeri öldü ve binlercesi yaralandı veya kayboldu. Vietnam’ın kaybı ise korkunç seviyelerde olmuştur. Vietnam topraklarının 3’te 1’i yoğun bombardımanlar yüzünden kullanılamaz hale geldi. Ancak bütün bu sonuçlara rağmen Vietnam, savaştan galip ayrıldı. Fakat bu savaşın en ilginç sonuçlarından biri savaş bitip, ABD askerleri evlerine döndükten sonra da savaşın travmasından kurtulamayan 50.000 den fazla ABD askerinin daha yaşamlarına düşman kurşunuyla değil de kendi elleriyle son vermesi olmuştur. Aslında bu savaşın sonuçlarının belkide en önemli sonuçlarından biridir.

Genel anlamda dünyadaki savaşların insan psikolojisi üzerindeki etkilerine hiç değinilmiyor. Onun yerine kaç asker öldü kaç asker yaralandı şeklinde bir değerlendirme yapılıyor. Sanki savaşan insan değil de robotmuş gibi.

Şunu özellikle belirtmek isterim ki, Bir önceki yazım olan “Suriye İç Savaşında Kazanan ve Kaybeden Ülkeler” de ABD’nin Suriye de doğrudan yenilgiye uğramadığını detaylıca anlattım. Bir çok arkadaşımızın aklında ABD, Suriye de doğrudan yenilgiye uğradı gibi bir düşünce var. Yazdığım iki yazıyı da dikkatli okuyup bir karşılaştırma yaparsanız sonucun düşündüğünüz gibi olmadığını hemen fark edersiniz.

ABD nin Vietnam’dan çıkardığı dersler:

Dünya tarihindeki bütün savaşlar az veya çok insanlığın geleceği üzerinde belirleyici olmuştur. Buna en büyük örneklerden biri Vietnam savaşıdır.

ABD bu savaştan yenilmiş olarak ayrıldı. Ve prestiji sarsıldı. O kadar ki bunun etkilerini Hollywood filmlerinde de görebiliyoruz. Hepimizin az çok bildiği Rambo filmi buna bir örnektir. ABD bu savaşın etkisinden 1991 Körfez Savaşı’yla kurtulabilmiştir.

ABD’nin bu yenilgiden çıkardığı en önemli iki ders ise;

-Ucu açık savaşlara girilmeyecek (süresi belli olmayan),

-Savaşlara gerekmedikçe doğrudan ABD askeri gönderilmeyecek.

Peki ABD’nin bu kararlarının günümüzle bağlantısı nedir?

Bildiğiniz gibi Suriye de bir savaş yaşanıyor ve ağzımızdan düşmeyen IŞİD, El Nusra, PYD gibi terör gruplarının Neden ve hangi amaç için kurulduğu sorusuna şöyle cevap verebiliriz: ABD işgal etmek istediği ülkeleri doğrudan kendi ordusuyla değil de bu saydığım terör örgütlerini kullanarak istila etmeye çalışıyor ve bunada “Arap Baharı” adını veriyor. Aslında bunun adı “ABD Baharı” dır.

Mehmet Fehmi Karadağ

StratejikOrtak.com MİSAFİR YAZAR

 

41 YORUMLAR

  1. Bu terör örgütlerini bir devlet kurmadıysa bunlar nereden töredi elinde taş sopa yok farkındaysan en kötü keleşle geziyorlar kendileri mi üretiyor o kadar füzeyi bombayı mermiyi neymişde abd kurmamışda kaç milyar dolar para harcıyomuş amk harcıyor tabi ama terörü desteklemek için

  2. Cobar, ABD bu kadar güçle hala IŞİD i bitiremiyorsa bu 2 nedenledir:
    1)ABD işine geldiği için IŞİD i bitirmek istemiyordur.
    2)ABD beceriksiz bir silahlı kuvvetlere sahiptir.
    Biraz düzgün düşünürsen sence bunlardan hangisi olabilir. Ben cevabı vereyim:1
    IŞİD in Suriye deki görevi nedir? Esad’ı yok etmek yada zarar vermek. IŞİD bu görevi yerine getirmiştir. Artık IŞİD’in işlevi kalmadı, PYD kuruldu. İddia ediyorum 2 yıl içinde IŞİD diye birşey kalmayacak.
    Tüm bunları düşündüğümüzde IŞİD’i ABD’nin kurup beslediği ihtimali çok yüksektir. Ama biraz düşünmek gerekiyor.

    • ikiside değil. eğer abd karadan elini taşın altına koysa ışidin toprağı olmaz ama benim yerime başkası ölsün ben sadece havadan bomba atayım gibi korkakça bir tavır içinde olduğu için ışid bitmiyor. aynı şey rusya içinde geçerli.
      senin yaklaşımını birde türkiye-pkk denkleminde düşünelim. pkk devletten daha güçlü diyemi 40 yıldır devlet bitiremiyor. hayır. illa bir örgüt bitmiyor diye bitirilmek istenmiyor sonucuna varmak çok saçma.
      ayrıca 2 yıl içinde ışid nasıl bitsin boko haramdan ebu seyyafa bile bi çok cihatçı örgüt ışide biat etti.
      artık adamların nijeryadan filipnilere ağı var devamlı büyüyorlar.
      sen hiç gündemi takip etmiyon mu?

      • Saydığım iki maddenin dışında başka bir seçenek yok. PYD varken neden askerlerini Suriye’ye göndersin? IŞİD artık toprak kazanamıyor. Ve gerilemeye başladı. Gücünü kaybettikçe dünyadaki varlığınıda kaybedecektir.

        • senin mantıkla türkiyeninde 250 savas ucagı 4000tankı 700 000 kişilik ordusu var 10 000 kişilik pkkyla 35 senedir savasıyor evet o zaman turkıyede bılerek pkkyı bıtırmıyor değil mi 🙂 hemde yılda 30 milyar dolardan fazla askeri harcamayla. Bunlar bomboş hayal ürünü şeyler amerika ırakta IŞİD in ataları olan ırak islam ordusu ve el kaıdeye karşı 5000 askerini kaybetti hem de 5 trilyon dolar harcamaya karşı emin ol öyle bilgisayar oyunlarında olduğu gibi olsaydı amerika bu kadar askerını ve parasını kaybetmezdi amerikanın yüksek silah gücü ve ordusu vur kaç taktiğine bombalı araçlara ve halkın arasında saklanan militanlara pek sökmüyor ırak savaşını araştırırsan görebilirsin.

          • Acaba sen ABD yi ne kadar iyi tanıyorsunda ABD yi savunuyorsun? Burada sayıların bir önemi yok. Pkk yı bitirememesinin sebebi yazıda belirttiğim gerilla taktikleridir. Tartışmayı fazla uzatmayacağım ama şunu bil: Türkiye şuanda Güney sınırları boyunca PYD ye komşu artık Türkiye’nin karşısında Beşar Esad yok PYD gerillaları var. Bunun uzun vadedeki sonuçlarının ne olacağını az çok kestirebilirsiniz diye düşünüyorum.

        • Aynı şey rusya içinde geçerli esad rejiminin en büyük destekçisi 100 tan fazla savas ucagı ve helikopterle ve 5000 den fazla askeriyle ÖSO ve IŞİD e günlük 8 milyon dolardan fazla para harcayarak saldıran rusyada o zaman IŞİD ve ÖSO yu bilerek bitirmiyordur senin mantığa göre 🙂

          • Hayır, Rusya için aynı şey geçerli değildir. Rus operasyonları gerçek ve çok sert olmuştur. Rusya ilk 3 ay yoğun bombardıman yaptı. Daha sonra birliklerinin büyük çoğunluğunu suriyeden çekti. ABD emperyalist bir devlettir ikili oynar. Fakat Rusya emperyalist değildir. Rus operasyonları sonucu Suriye’de 30.000 den fazla terörist öldürülmüştür.

          • onu diyorum rusyanında zaten çekildiği falan yok madem senin dediğine göre sadece 3 ayda 30 000 militan öldürüldü bi 6 ay daha kalıp bütün OSÖ ve IŞİD i bitirebilirdi neden bitirmedi ? IŞİD ve ÖSO nun taş çatlasa 100 000 adamı vardır.Çünkü o işler o kadar kolay değil Türkiyenın 35 yıldır 250 savas ucagı 700 000 askerle 10 000 kişilik PKK yı bitirememesi gibi

  3. Geçmiş ile gelecek arasında güzel bir sentez olmuş. Fikir ve bakış açısı olarak düşündüğümüzde de güzel bir sinerji yaratmış. Ayrıca yazıyı okuduğuma da pişman olmadım. Yazılarınızın devamını dilerim…

  4. Muhammet Ali arkadaş, davet şeklini ilginç bulmakla beraber güzel olduğunu da belirtmeliyim. Ama şunu bil benim yazdığım yazılara karşı yapılacak her türlü olumsuz yorumlara karşı cevap verebilecek güçe ve bilgiye sahibim. Öyle olmasaydı burada olmazdım zaten.

  5. Elbetteki ABD uluslararası alanda zor duruma düşmemek için İşid ile hiç bir şekilde doğrudan bağlantı içinde olmayacaktır. Fakat bunu farklı kanallar aracılığıyla yapabilir. Bunu herkes bilir. En iyi ihtimal bile İşid i ABD nin kurmadığını düşünürsek kurulması için gerekli altyapıyı sağlamıştır. Buna Irak ı işgali örnektir. Eğer ABD Irak ı işgal etmemiş olsaydı. İşid diye birşey olmayacaktı. Bunu anlamak için dahi olmaya gerek yok.

    • biçok konuda haklısın ama bir o kurdu demek vardır bide kurulmasına sebep oldu demek vardır.
      mesela bi vazoyu alıp yere çarpmak vardır bide elinin çarpmasıyla vazonun düşüp kırılması vardır.
      ırakta ışidin doğmasına sebep olan şey baas partisi mensuplarının tasviyesiydi.
      bence abd tıpkı bosnada yaptığı gibi 2 federal bir özerk sistemli olarak ırakta da uygulama yapsaydı herkes kendini temsil edebilir ve herkes saddamın gidişinden sonra savaş büyümeden temsil hakkını bulabilirdi.

      • O iş o kadar basit değil. Sonuç itibari ile vazo kırıldı nasıl kırıldığının önemi var mı sence? Ben bir puzzle ın birleştirilmiş hali olan genel fotoğrafı veriyorum. Sen ise puzzle ın tek bir parçasını veriyorsun. Elbette ayrıntılar önemlidir. Fakat genel fotoğraf kadar değil. Ayrıca İşidi ABD nin kurmadığını kanıtlayabilirmisin? Ben sana ABD nin kurduğunu yazımla ve yorumlarımla kanıtlamaya çalışıyorum. Sen ise hala Baas iktidarındasın. O sadece buzdağının görünen kısmı benim anlattığım ise denizin altındaki görünmeyen kısmıdır. Umarım bakış açılarının ne kadar önemli olduğunu anlamışsındır. Sonuç itibari ile ortadoğu coğrafyasının bu halde olmasının en büyük sorumlusu ABD dir. Baas rejimleri sonra gelir. Bu gerçeği anla artık.

          • ayrıca senin yazıların veya yorumların belge yerine mi geçiyor? nasıl kanıtlamak bu? bende yazı ve yorum yazıyorum o zaman benimkileri de kanıt farz et.

          • Doğru ABD nin işid ile bağlantılı olduğunu iddia eden benim. Sen ise bağlantılı olmadığını ve işidin Baas rejimlerinin bir hediyesi olduğunu iddia ediyorsun. Fakat bir şeyi gözardı ediyorsun yazıma bu kadar yorum yazan ve benim görüşlerimi geçersiz kılmaya çalışan da sensin. Ben ortaya iddia atmış olabilirim yanlış ta olabilme ihtimali olabilir. Fakat yoğun eleştiri yapan sen olduğuna göre o nedenle kanıtı öncelikle benim değil senin sunman gerekiyor. Yazının linkini paylaşmış olabilirsin ama yazının tarafsızlığı konusunda şüphelerim olduğunu söylemiştim. Kanıt demek sadece yazının kaynak kısmına adres yazmak değildir. Elbette resmi kaynakları kanıt olarak göstereceğiz fakat unuttuğun bir şey var. İstihbarat bilgileri bu bilgilere erişemiyoruz o nedenle sadece resmi kaynaklara güvenerek yazı yazmak eksik olacaktır. Bunu da göz önünde bulundur. Ben bu yazıda perde arkasındaki olayları açığa çıkarmaya çalıştım. Bunu da ancak düşünerek yapabiliriz.

  6. Şunu belirtmeliyim ki ele geçirmek istediğiniz bir bölgede terör örgütü kuracak altyapı yoksa önce bu altyapıyı sağlarsınız. Bunun için ilk olarak askerlerinizi kullanıp o ülkeyi işgal etmeniz gerekir. Örnek 2003 ırak işgali. Devlet otoritesini o ülkede yok ettikten sonra istihbarat gücünüzü kullanarak o ülkede terör örgütlerinin kurulması için gerekli alt yapıyı sağlamış olursunuz ve bu şekilde terör örgütlerinin kurulumu tamamlanmış olur.

    • abd afgansitan ve ırak işgalleri yüzünden şimdiye kadar 5 trilyon $ harcadı.
      böylesine harcamaları bikaç milyon nüfuslu ülkeleri kaosa sürüklemek ve bikaç insanın birbirini öldürmesi için mi harcadı.
      sadece tek bir ülkede yaşanan bir istikrarsızlığın küresel liberalleşmeye ne kadar eksi katkısı var.

      • Bu yorumundan olayı bütün olarak algılayamadığını anlıyorum. ABD nin stratejilerinin 100 yıllık olduğunu bilirsin belki. Ve ortadoğu coğrafyasını şekillendirirken 100 yıl sonrasını düşünüyor. ABD ilerde de dünyanın lideri olabilmek için bölgeleri kendi insiyatifi doğrultusunda şekillendirmek zorunda çünkü Çin boş durmuyor. Yani dostum ABD 5 trilyon $ı milyonlarca insanı öldürmek için harcamadı. Onu dışarıdan öyle görürsün fakat işin altında yatan sebebler farklıdır. Hangi açıdan baktığınla alakalı.

        • Çin boş durmuyor ama onlar abd gibi saldırganlık yaparak ülkeleri etkileri altına almıyorlar. adamlar bir ülkeye girerken o ülkenin altyapısını güçlendiriyor kalkınmasına katkı sağlıyor ve karşılında ihtiyaç duydukları ham maddeleri temin ediyorlar. böylece barış ve karşılıkçı ihtiyaç dahilinde ilişkiler kuruyorlar.

          • şu 100 yıllık plan lafı tamamen algı operasyonu. daha düne kadar farklı sebeplerden ötürü farklı kesimleri destekliyorlardı ortadoğuda şimdi durum değişti. durum değiştiği için daha farklı kesimleri destekliyorlar. bırak 100 yılı çeyrek yüzyılda pozisyonlar değişiyor. istersen örnek verebilirim

          • Çin in dediğin gibi karşılıklı çıkar ilişkisine dayanan bir yol izlemesi başka seçeneğinin olmamasından kaynaklıdır. Fakat öyle yada böyle Çin in bu büyümesi ABD için bir tehtid ABD nin bir ülkede aradığı en önemli şey kaos ve savaş Amerika bunlardan besleniyor. Afganistanda at izi it izine karıştı. O nedenle o bölge çok karışık. Ayrıca her ülkenin kısa, orta ve uzun vadeli planları vardır. Bir ülke ekonomik ve askeri olarak ne kadar güçlü ise planları o derece başarılı olacaktır. O nedenle 100 yıllık plan algı operasyonu değildir. Bunun kanıtı Büyük Orta Doğu projesidir. Bu proje önümüzdeki 100 yılın kaderini belirleyecektir. Tabi bu planı uygularken öngörülemeyen bazı gelişmeler olabiliyor. Fakat bu durum ABD yi 100 yıllık planından alıkoymuyor.

  7. şimdi anladığım kadarıyla bu yazıda abd’nin vietnamdan ders çıkardığı ve bu yüzden artık başkalarını kendi için savaştırdığı algısı yaratılmaya çalışılmış.
    iyide abdnin vietnamdan sonra bile kendi ordusunu savaşa sürdüğü bissürü olay var.
    1983-1985 arası grenada işgali, 1989-1990 panama işgali, 1990 kuveyt saldırısı, 1995 ve 1999’da yugoslavyaya saldırma, 2001-2014 afganistana müdahale, 2003-2011 ırak işgali, 2011 libyaya müdahale gibi ve bunun dışında bm çatısı altında ki diğer operasyonlar. yani abd sanıldığı gibi ders çıkarmış gözükmüyor.
    ayrıca terör örgütleri tarihin her döneminde var.
    bazen insanlar öyle bir komplo teorisi üretiyorlar ki heralde haşhaşileri de cıa kurdu diyecekler

    • Yazıyı dikkatli oku süresi belli olmayan savaşlara girişilmeyecek o saydığın savaşların hiçbirinde ABD vietnamdaki gibi bir yenilgiye uğramamıştır. Askeri operasyonları elbette yapacak ama Arap baharı gibi bir projeye kendi askerlerini süremezdi dostum. İşin ucunda tekrar vietnamdaki gibi bir mağlubiyete uğrama ihtimali vardı. O nedenle bunları söylüyorum. Terör örgütleri her zaman vardı zaten. Sen durumu farklı algılamışsın. Ayrıca ben komplo teorisi üretmiyorum. Ben şuan ki yaşadığımız durumu mantık ilkeleri doğrultusunda temellendirmeye çalışıyorum. Ama bu söylediklerimin teori olduğu doğrudur. Yanlış veya doğru kesin ve net bir şey söylemek mümkün değil. Zaten bilmek mümkün olsaydı ülkelerin istihbarat birimleri olmazdı. Sen bu yazıyı doğru veya yanlış olarak değilde farklı bir bakış açısı olarak gör. Ayrıca ben algı yaratmaya çalışmıyorum. Sadece insanların olaylara daha büyük bir bakış açısıyla bakmalarını sağlamaya çalışıyorum. Bir önceki yazım bu söylediğime örnektir.

      • hiçbir işgalin süresi belli değildir. belki işgali halk desteklemez ve sana karşı direniş başlar ama böyle olmayadabilir. o yüzden bütün savaşların ucu açıktır. ırak işgal edilirkende böyle bir savaş beklenmiyordu. saddamın düşüşünü herkes desteklese de şiilerin iktidara gelecek olması direnişe sebep oldu. “IŞİD saddamın mirasıdır” isimli yazımı okumanı rica ederim.
        https://www.stratejikortak.com/2016/11/isid-saddamin-mirasidir.html
        bide abd hiçbirinde yenilmedi lafı doğru değil. savaş amacını gerçekleştirebilmişsen kazanılır. abd kuzey koreyi ve kuzey vietnamı güneyde ki müttefiklerine katamadığı için bu savaşları kaybetmişti. bahsettiğim savaşlar içinde ise amacına ulaşamadığı bir savaş var hala. o da afganistan, çünkü abd görevini 2014 sonunda afganlara teslim etti ama taliban hala belli yerleri kontrol ediyor.

        • Yazını okudum ve tarafsızlığı konusunda şüpheliyim. Çünkü tarafsız bir yazıda bir lider için Psikopat ve Paranoyak gibi tabirler kullanılmaz.Bu senin kişisel görüşün. İranlılar için sapık zihniyetli tabirini kullanmışsın aynı şekilde haşdi şabi içinde öyle. Bu da kişisel görüşün. Benim baasçı ve şii sempatizanı olduğumu düşünmeyin. Yazılarımı tarafsız yazarım. Ayrıca Saddam hüseyin ABD tarafından tuzağa düşürülmüştür. Irak işgalinin ABD tarafından çok önceden planlandığı anlaşılıyor. (Ucu açık cümlesinden kasıt tam olarak planlanmamış savaş demek), ayrıca benim bu yazım senin yazına bir meydan okuma değil ki! Sen yazılarında çok ayrıntıya giriyorsun. Ben her zaman bunu yapmam bazen güçlü bir bakış açısına sahip yazılar yazmak gerekir. O nedenle bana bir şey kanıtlamak zorunda değilsin. Çünkü İşid Baas ideolojisinin bir ürünü bile olsa bu gücü kullanan yine ABD ve israildir. Yani senin yazın benim buradaki öngörülerimi geçersiz kılamaz. Sana dostça bir tavsiye vereyim: Yazılarında elinden geldiğince tarafsız olmaya çalış. İyi çalışmalar ve başarılar…

          • 1-bütün yazılar tarafsız olsa bile içinde mutlaka yazara ait fikirler barındırır. yoksa yazıyı kaleme alması saçma olurdu bence. senin bu yazında da kişisel görüşler var nede olsa
            2-saddamın tuzağa düşürüldüğü fikrine katılıyorum
            3-sana meydan okumak için paylaşmıyorum zaten bu sadece bir davet ben bunu herkese yapıyorum
            4-sende bana birşey kanıtlamak zorunda değilsin

  8. Dünyada savaşlarda kullanılan en başarılı teknik gerilla savaşıdır. Bu teknikle asla mağlup olmazsınız geri çekilip tekrar saldırırsınız. Kuzey Vietnam’da bunu en iyi şekilde uygulamıştır.

    Yazının son bölümünde yazar çok güzel bağlantı yapmış ve çok yerinde olmuş, milletimizinde artık bunu algılaması lazım.

  9. Terör örgütleri Vietnamdan önce de vardı, Soğuk Savaş döneminde büyük savaşların göze alınamaması ile terö örgütleri maşa olarak kullanılmaya başlandı ve IŞİD ile ABD arasında organik bir bağ yoktur, klasik her şeyin altında abd arama huyunuz yanlış.

    • Dünyanın en büyük ve en karanlık istihbarat servislerinin CIA ve Mossad, ABD ve israil e ait olduğu düşünülürse İşid i ABD nin kurmuş olma ihtimali çok yüksek, dediğimi kanıtlayan 2 büyük durum var. 1)İşid neden İsrail e saldırmıyor? 2) ABD deyr ez zor u vurup 50 den fazla rejim askerini öldürdüğünde İşid de deyr ez zor a saldırıya geçti. Bu da bize ABD ve işid in bağlantılı olabilme ihtimalinin yüksek olabileceğini gösteriyor. En son dün İşid deyr ez zor a saldırdı. Yani dostum anlayacağın İşid kendi kendine oluşmadı. Aynı şekilde PYD de öyle.

      • 1- dünyanın en büyük istihbarat örgütü kgb’dir. cıa hollywood tarafından, mossadda yahudi ve müslümanlar tarafından büyütülüyor. kgb’nin sovyet döneminde bile cıa’dan 10 kat daha fazla personeli vardı ve çalıştıkları alanlar çok daha çeşitliydi. bunu araştır bence.
        2- ışidin israile saldırmadığı doğru değil. bizim medya öyle göstermeye çalışıyor. halbuki ışidin filistindeki birçok grupla bağlantısı var hatta geçen bunlardan biri batı şeriadan füze fırlattı. ışid hamasla bile bazen birlikte hareket ediyor. mısırda ki ışidçilerin çoğu gazzede hamasın tünellerinden geçerek sinaya gidiyorlar. mısır niye hamasın tünellerini patlatıyor sanıyorsun. en basitinden istanbulda istiklal caddesinde israilli turistlerin hedef alındığı saldırıyı hatırla(4 kişi ölmüştü hani).
        3- ABD çok fazla bombardıman yapan bir ülke sadece deyrizor değil normandiya çıkartmasında bile yanlış yeri bombalıyor hatta yanlış bilmiyorsam vietnamda da böyle birşey olmuştu. rusyanın da yanlışlıkla esad ve hizbullahı bombaladığı oldu. abd’nin bu tür vakaları daha çok çünkü çok fazla uçak kaldırıyorlar illaki bunlar oluyor. o yüzden cihatçı örgütleri abd büyütüyor saçmalıklarına aldırmamak gerek.
        4- pyd konusunda haklısın ama pyd’yi abd kurmadı. 2003’te kurulduktan sonrada abd destek vermiyordu. suriye savaşı başlayınca ışide karşı kara gücü olsun diye destek vermeye başladılar.

        • 1)Abartılıp abartılmadığı beni ilgilendirmez. ABD nin elinde bulunan ekonomik ve teknolojik olanaklar Rusya dan 10 kat daha fazla sende bunu bir araştır istersen. Sadece personel bakımından kalabalık olmasının bir anlamı yok. Önemli olan niteliktir.
          2)Küçük saldırıların olması sonucu değiştirmez. İşid, Esad a karşı topyekün savaşarak İsrailin ekmeğine yağ sürüyor. Bunu yukarıda linki olan bir önceki yazımda detaylıca anlattım. O yazıyı bir daha oku istersen.
          3)Normandiya çıkarması bundan yaklaşık olarak 65 yıl önce yapıldı. O zaman ki teknoloji ile şimdiki aynı değil. Günümüz teknolojisi ile Deyr ez zoru hata ile vurma ihtimali çok düşük. El kaideyi ABD nin kurduğunu ve destek verdiğini unutuyorsun herhalde.
          4)Bence o dediğin o kadar basit değil. ABD Türkiye yi kaybetme pahasında olsa PYD nin arkasında duruyor. Bunu dikkatli düşün. ABD nin BOP planını unutuyorsun herhalde.

          • bak daha az önce nijerya boko haramı vuracakken gitti yanında ki mülteci kampını vurdu 100 kişi öldü.

          • Amerika 80 den fazla savaş uçağıyla günde 10 milyon dolardan fazla para harcıyor surıyede ışidi vurmak için adamlar hala ışidi amerika kurdu yoksa israile saldırırdı diyor 🙂 daha geçen israilde ışide biat eden biri 4 israil askerini ezerek öldürdü onuda duymamışsındır şimdi sen

YAZIYLA İLGİLİ YORUM YAZABİLİRSİNİZ

Please enter your comment!
Please enter your name here