IŞİD’in Kısa Tarihi

IŞİD veya DEAŞ; Irak ve Suriye’de bütün halde kotrol ettiği büyük bir alanda, bir “İslam Devleti” kurduklarını iddia eden ve kendisine “dünyanın en zengin ve en güçlü terör örgütü” ünvanını kazandıran bir finansal ve askeri güce sahip örgüt.

ABD işgalinin ardından 2003 yılında Irak’ta, Ürdünlü asıllı Ebu Mus’ab ez-Zerkavi tarafından Tevhid ve Cihad adında bir örgüt kuruldu. Çok geçmeden bu örgüt fikirlerinin temelini oluşturan El Kaide’ye “biad” ederek Mezopotamya ve Irak El Kaidesi gibi isimlerle anılmaya başlandı. Irak’ta ABD’ye karşı direnişin arttığı dönemde daha güçlü bir pozisyona yükselen örgüt, 2006 yılında Zerkavi tarafından kurulan ve El Kaide’ninde dahil olduğu “Mücahidler Şura Konseyi” adındaki çatı yapılanmaya katıldı. 7 Haziran 2006’da Zerkavi’nin ABD tarfından düzenlenen bir suikastte öldürülmesinin ardından, örgütün başına geçen Ömer El Bağdadi örgütün ismini “Irak İslam Devleti” olarak değiştirdi. Bu çatı altında örgüt Irak’ta, bakanlıkları dahi olan bir sembolik devlet konumuna geldi.

Zerkavi

Bu dönemde Irak El Kaidesi, Anbar, Felluce, Bakuba, Diyala gibi birçok bölgede kontrolü ele geçirmişti. ABD ordusu Irak’tan çekilmeden hemen önce Irak İslâm Devleti grubu liderleri Ebû Ömer el-Bağdadi, Ebû Hamza el-Muhacir ve örgütün 20 kişilik Şura komisyonunun 18’i birkaç ay içinde ABD güçleri tarafından düzenlenen ve on binlerce askerin katıldığı geniş çaplı operasyonlarda öldürülmüştür. Örgüt içinde açıklama yapacak tanınmış bir lider kalmamıştır. Bu dönemde açıklama yapan ve örgütün şeri sorumlusu olduğu iddiâ edilen Ebû Muhammed el-Meşhedani yeni lideri açıklayacaklarını bildirmiş ve kısa süre sonra örgütün başına Ebûbekir el-Bağdadi sözcülüğüne ise Ebû Muhammed el-Adnani gelmiştir .

Ebu Bekir Bağdadi

Ayaklanmaların başladığı ilk dönemlerden itibaren Suriye’de faaliyet gösteren en güçlü gruplardan biri de “Suriye El Kaidesi” El Nusra Cephesi’dir. Merkezi El Kaide yapılanmasından o güne kadar zaten yarı bağımsız hareket eden Irak İslam Devleti lideri Ebu Bekir Bağdadi, Nisan 2013’te yayınlağı bir bildiri ile El Nusra Cephesi’ni fesh ettiğini ve etkinlik alanını Suriye’ye doğru genişleteceğini duyurdu. Fakat Nusret Cephesi lideri Cevlani bu durumu kabul etmeyeceğini duyurmuş ve örgüt faaliyetlerine devam etmiştir. Irak İslam Devleti Suriye’ye gelmeye başladığında örgütün adını “Irak Şam İslam Devleti” olarak değiştirmiş, Nusret Cephesi’ni kontrol ettiği bölgelerden çekilmeye mecbur bırakmış ve El Nusra saflarından bu örgütü çok sayıda katılım gerçekleşmiştir. Daha sonra El Kaide lideri Eymen El Zevahiri IŞİD’e, kendini fes edip El Nusra’ya katılmasını istediğini bildirmişse de Bağdadi buna karşı gelmiş ve iki örgüt arasındaki ipler iyice gerilmiş, nihayetinde Şubat 2014’te El Kaide, IŞİD ile tüm bağlatılarının koptuğunu ve bu örgütün politikalarını eleştirdiğini duyurmuştur.

Eymen El Zevahiri

Suriye ve Irak’ta oldukça etkili bir strateji ile topraklarını genişleten IŞİD, 29 Haziran 2014 tarihinde, örgütün ismini “İslam Devleti” olarak değitirmiş ve örgütün lideri sözde halife ilan edilmiştir. Fakat ne İslam Devleti ne de halifelik ilanının bu şekilde, bu örgüt tarafından gerçekleştirilmesinin İslam dini açısından bir karşılığı yoktur. Bu kadar kısa sürede etkinlik alanını çok geniş bir alana nasıl yaydığı, yerkürenin hemen her ülkesinden savaşçıların neden bu örgüte akın ettiği, örgütün işleyen bir devlet mekanizmasına, hukuk ve vergi sistemine, yüksek gelir sağlayan organize bir ticaret ağına nasıl sahip olduğu ve hem yerel hem küresel aktörleri onlarca cephede savaşacak kadar kendine nasıl düşman ettiği, bu örgüte ilişkin diğer merak edilen konulardır.

DEAŞ’ın güncel kontrol dağılımı (gri bölge)

Mehmet Enes Bağlama

StratejikOrtak.com MİSAFİR YAZAR

1 Yorum

YAZIYLA İLGİLİ YORUM YAZABİLİRSİNİZ

Please enter your comment!
Please enter your name here