Özbekistan’da Siyasi Belirsizlik ve Türkiye

Orta Asya coğrafi konumu itibariyle çok önemli bir noktada bulunmakta. Jeopolitik öneminin yanında bölgenin doğal kaynakları, uluslararası şirketleri ve küresel güç olan ABD, Çin ve Rusya için çok önemli. Özbekistan gerek konumuyla gerek bölgedeki nüfusuyla Orta Asya siyasetinin en önemli ülkelerinden birisidir. Özbekistan ile ilişki kurulmaksızın Orta Asya’da var olmaya çalışmak oldukça güçtür. Bölgesel etkinliği belirgin olan Özbekistan, bu özellikleri sebebiyle her bölge dışı ülkenin kapısını çaldığı bir ülkedir.

1989 yılından beri ülkeyi İslam Kerimov yönetiyordu. 27 yıllık Kerimov yönetiminin iktidarını sürdürürken uyguladığı politikalar ise “Demir Yumruk” olarak nitelendirilmektedir. Demokrasi ve insan hakları gibi endekslerde Özbekistan alt sıralarda yer almakta; bunun başlıca sebebi ise ülkede kurumsallaşan Otoriteryanizmdir.

Otoriteryan yönetim ülkede hiçbir muhalefet yapılarına imkan tanımamakta ve muhalifleri sindirme üzerine bir politika üzerine kurulu bir yapıdır. Özbekistan’da yapılan bu baskılar sonucu muhalif liderlerden Muhammed Salih ve Abdurrahim Polat gibi isimlerin 1992/93 döneminde ülkeden ayrılmak zorunda kalması, otoriteryan yönetimin ne derece olduğunu gözler önüne sermekte.

Türkiye Sovyetler Birliğinin dağılma sürecini dikkatlice takip etmiş ve bu dönemde özellikle Orta Asya Türk Cumhuriyetlerinin kurulmasında önemli rol oynamıştır. Diğer Türk cumhuriyetlerinde olduğu gibi Özbekistan’ın bağımsızlığını da tanıyan ilk ülke Türkiye olmuştur. Merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal ile başlayan ikili ilişkiler zamanla bozulmaya başlamış, özellikle muhalif liderlerin Türkiye’de bulunmaları Kerimov yönetimince olumsuz karşılanmıştır. 16 Şubat 1999’da Kerimov’a yönelik olduğu belirtilen bombalı bir suikast, bozuk giden ilişkilerin üzerine tuz-biber ekmiştir. Bu yaşanan gelişmeler günümüze kadar stabil bir Türkiye-Özbekistan ilişkisine sebep olmuştur.

ozbekistan-nerede

Bağımsızlığının 25’inci yıl dönümünün arefesinde  Özbekistan’da  kutlamalar yerine Taşkent’te şimdi daha çok kaygı hakim. 29 Ağustos’ta hastaneye kaldırılan Özbekistan Devlet Başkanı İslam Kerimov’un öldüğü kamuoyundan birkaç gün saklandı. Resmi olarak 2 Eylül’de ise öldüğünü açılandı.

“Büyük Ortadoğu Haritası”nda Batı cephesi olağandışı mevziler kaybederken, Özbekistan yeni sütre olabilir…

Özbekistan’da iktidar ilişkileri büyük sülalelere yani bölgelere göre şekilleniyor. Ülkede en güçlü üç Bölge Taşkent, Semerkand ve Fergana. Ancak Fergana bölgesi, Radikal İslamcı hareketlerle bağı olduğu gerekçesiyle Kerimov döneminde iktidar merkezlerinden uzak tutulduğu için gücünü kaybetmişti. Ülkenin yeni lideri üzerinde bu üç bölgeden en az ikisinin anlaşması gerekiyor. Kerimov kendisinden sonra ülkenin başına geçecek bir varis belirlemediği için de bir belirsizlik hakim. Bugün Özbekistan liderliği için 3 aday görünüyor ve her biri başka küresel omuza ve farklı iç avantajlara yaslanıyor. Rus, Çin ve Batı destekli bu adaylardan kimin ülkeyi yöneteceğini şimdiden söylemek çok zor. Ancak şunu söyleyebiliriz ki, Türkiye’nin Özbekistan ile ilişkilerini düzeltebilmesi açısından bölge siyasetini iyi takip etmesi ve pozisyonunu alması gerekiyor.

Abdulbaki YAMAN

StratejikOrtak.com MİSAFİR YAZAR

YAZIYLA İLGİLİ YORUM YAZABİLİRSİNİZ

Please enter your comment!
Please enter your name here